5. Ceza Dairesi 2006/12472 E. , 2010/4324 K. "" Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; evlenme nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 434/1. maddesi gereğince davanın teciline dair, Çeşme Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.11.2005 gün ve 2005/217 Esas, 2005/432 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gön…
**5. Ceza Dairesi 2006/12472 E. , 2010/4324 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; evlenme nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 434/1. maddesi gereğince davanın teciline dair, Çeşme Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.11.2005 gün ve 2005/217 Esas, 2005/432 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 11.03.2008 gün ve 2007/253 Esas, 2008/82 sayılı kararında da açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK.nun 26/2. maddesinin "kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez" hükmü karşısında; 16 yaşında olan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyan sanığın aynı Yasanın 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve TCK.nun 7/1. madde dikkate alınarak sanığın beraeti yerine yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.