T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/525 KARAR NO : 2025/1535 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27.12.2022 NUMARASI : 2022/488 Esas 2022/1008 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 31.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 31.10.2025 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.12.2022 tarih 2022/488 Esas 2022/1008 Karar sayılı kar…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/525 KARAR NO : 2025/1535 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27.12.2022 NUMARASI : 2022/488 Esas 2022/1008 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 31.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 31.10.2025 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.12.2022 tarih 2022/488 Esas 2022/1008 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacı şirketin tarım ilacı ve gübre ithalatı ve satışı işi yaptığını, dava dışı ....şirketinin ürünlerini 2011 yılından bu yana ithal ederek bu ürünlerin münhasıran Türkiye pazarında tanıtımını ve satışını yaptığını; dava konusu ... ürününün Türkiye Distribütörlüğü için 25.10.2016 tarihinde dava dışı ... şirketi ile davacı distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü nezdindeki tescil belgesinin süre dolumu nedeniyle 23.03.2020 tarihinde 5 yıl süreyle geçerli olmak üzere yenilendiğini; davalı şirketin ise dava dışı ... tarafından grup şirket bünyesine dahil edildikten sonra davacı şirketin saf dışı bırakılması amacıyla 18.08.2021 tarihinde ürün için T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü nezdinde ilk defa tescil belgesi aldığını, dava dışı ...'un davacı şirkete ürün üretilmediğinden bahisle vermediğini, ancak grup şirketi olan davalı şirket üzerinden bu ürünü Türkiye piyasasına sürdüğünü, bu durumun dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ve haksız rekabet hali oluşturduğunu iddia ederek, TTK'nın 54. maddesi uyarınca davalının haksız rekabetinin tespitine, davacı şirketin dava konusu Microstar ürününe dair tescil belgesinin sona erme tarihi 23.03.2025 tarihine kadar men'ine, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle davacının uğradığı maddi zararlarına ilişkin olarak belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin arabuluculuğa başvurulan 28.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkili şirketin sattığı ürünlerin, üretici dava dışı ... . şirketinden yasal yolla temin edilen orjinal ürünler olduğunu, bu ürünlerin ithali ve satışı için T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü nezdinde gerekli tescillerin yapıldığını, ithal izinlerin alındığını, müvekkilinin haksız rekabet hükümlerini ihlal etmediğini, davacının talebini distribütörlük sözleşmesinin tarafı olan....’a yöneltmesi gerektiğini, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen tescil belgesinin, bu ürünün münhasıran tescil belgesi sahibi tarafından satılabileceğini göstermediğini, müvekkilinin taraf olmadığı sözleşmeden doğan talepler nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının kendi portföyünden haksız olarak faydalanıldığı gibi soyut bir beyanda bulunduğunu, ancak Türkiye'de ürünün piyasaya tanıtılmasıyla ilgili ne tür bir masraf yapıp, pazar yarattığı veya ne gibi bir zarara uğradığı hususlarında delil sunamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça dava dışı .... şirketi ile distribitörlük sözleşmesi imzalandığının, bu sözleşmeye aykırı davranılarak dava dışı .... şirketinin aynı ürünleri davalı aracılığıyla Türkiye piyasasında satışa sunduğunun iddia edildiği, ayrıca davalının davacı şirketin müşteri pörtföyünü kullandığının iddia olunduğu, bir eylemin TTK'nın 54. maddesinde sayılan haksız rekabet hallerinden olabilmesi için her ne kadar TTK'nın 55. maddesinde tahdidi olarak sayılmamış ise de; bu ve benzeri nitelikteki eylemlerden meydana gelmiş olması gerektiği, davacının Türkiye'de münhasıran yetkili olmasına rağmen aynı ürünün sözleşmeye aykırı şekilde davalı tarafından da satışının yapıldığı hususun haksız rekabet niteliğinde olmayıp sözleşmeye aykırılık olarak değerlendirilmesi gerektiği, varsa davacının sözleşmeye aykırı davranıştan kaynaklı olarak sözleşmenin bağlayıcı olduğunu iddia ettiği davalı ya da sözleşmenin tarafına karşı sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı dava açabileceği, dava dilekçesinde iddia edilen hususların TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde yer alan haksız rekabet niteliği taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dava dışı ... şirketinin dava dışı ....aracılığı ile dava konusu ürünlerini müvekkili şirkete ulaştırdığını, dava dışı ...nın Türkiye'deki uzantısının ise davalı şirket olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki bu şekilde devam etmekte iken 2014 yılında dava dışı ... şirketinin davalı şirketi kendi bünyesi altına aldığını, müvekkili şirketin dava dışı .... ile arasındaki distribütörlük sözleşmesine istinaden dava konusu ürünün Türkiye’ye ithalatı ve satışı için T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü nezdindeki tescil belgesini süre dolumu nedeniyle 23.03.2020 tarihinde 5 yıl süreyle geçerli olmak üzere yenilediğini, davalının dava dışı .... tarafından grup şirket bünyesine dahil edildikten sonra müvekkilinin saf dışı bırakılması amacıyla 18.08.2021 tarihinde ürün için T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü nezdinde ilk defa tescil belgesi aldığını, müvekkili şirkein dava dışı .....'un aracılık ettiği ticari faaliyet ve sözleşmelerden itibaren dava konusu Microstar ürününün reklamı, tanıtımı, kullanımı, yaygınlaştırılması ve satışı gibi birçok konuda gerekli emek ve mesaiyi gerçekleştirerek ve bu hususta masraflar yaparak Türkiye pazarında kendisine bir müşteri portföyü oluşturduğunu, ayrıca Microstar ürününün tanıtımı ve yaygınlaştırılması amacıyla yine Türkiye pazarında ve farklı illerde olmak üzere deneme çalışmaları yaptığını, davalı şirketin, dava dışı ...’ın müvekkili ile olan sözleşmesini ihlale/sona erdirmesine yönelik faaliyetlerde bulunduktan sonra, dava dışı ... ile anlaşarak dava konusu ürünü Türkiye piyasasına sürmesi neticesinde oluşan müvekkilinin menfi ve müspet zararından sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin hem ürün için oluşturduğu müşteri portföyünü kaybettiğini, hem kendisine ürün gönderilmediği için satıştan elde edeceği kardan mahrum kaldığını, hem de ürünün satışını kendisinin devam ettireceği düşüncesiyle yapmış olduğu yatırımlarının karşılıksız kaldığını, ilk derece mahkemesince bilirkişi incelemesi dahi yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde belirtildiği üzere, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Kanununda dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar başlığı altında haksız rekabet hallerinin örnek mahiyetinde belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a maddesinde dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmayı yol açan önlemler almak halleri haksız rekabet teşkil eden eylemlerden sayılmıştır. Haksız rekabetin varlığı halinde haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men’ini talep edebileceği gibi kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini ve 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine maddi tazminat olarak hakim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. Maddi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için öncelikle davacının istediği zararı kanıtlaması gerekir. Asıl olan, davalının haksız rekabeti ile davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir. Haksız rekabette davacının maddi tazminat istemine konu ettiği zararı, davalının elde ettiği kar miktarı olmayıp, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacının elde etmekten mahrum kaldığı kar miktarıdır. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre; davalının, davacı ile dava dışı .... şirketi arasında düzenlenen distribütörlük sözleşmesinin tarafı olmamasına, davalının TTK'nın 54. maddesinde sayılan haksız rekabet oluşturan eylemleri gerçekleştirdiğinin davacı tarafça kanıtlanamamış olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 31.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.