11. Ceza Dairesi 2010/1252 E. , 2010/822 K. Resmi evrakta sahtecilik suçundan sanık ...'nın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 339/1, 80, 59.maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Ankara 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2002 tarihli ve 2001/436 esas, 2002/331 sayılı kararının, Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 26.05.2004 tarihli ve 2004/163-6789 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenm…
**11. Ceza Dairesi 2010/1252 E. , 2010/822 K.** **"İçtihat Metni"** Resmi evrakta sahtecilik suçundan sanık ...'nın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 339/1, 80, 59.maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Ankara 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2002 tarihli ve 2001/436 esas, 2002/331 sayılı kararının, Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 26.05.2004 tarihli ve 2004/163-6789 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin, aynı Mahkemenin 18.8.2004 tarihli ve 2001/1436 müteferrik sayılı kararına yönelik itirazın keza reddine dair, Ankara 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 26.08.2004 tarihli ve 2004/236 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre: Sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu şirket tarafından yapılan Türkiye Kızılay Derneğine ait Samsun Gençlik Kampı onarım inşaatı sırasında, iş iskelesi kurulmadığı halde hakediş raporlarında kurulmuş gibi gösterildiğinden bahisle sanığın mahkumiyetine karar verilmesini müteakip, sanık müdafiinin verdiği yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçe ekinde ibraz edilen, inşaat Mühendisleri Odası Samsun Şübesi'nin 08.06.2004 tarihli ve 2004/331 sayılı yazısında, 1995-1996 yılları arasında inşa edilen istinat duvarına ait harpuşta korkuluk ve boya işlerinin yapımı ile ilgili iş iskelesi kurulmasının gerekli olduğunun belirtildiği ve sanığın tüm savunmalarında iskele kurulduğu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, iskelenin varlığı konusunda bu durumun yeni delil olarak kabulü ile yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 18.01.2010 gün ve 2009/315/2225 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 27.01.2010 gün ve KYB.2010/18955 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: Hükümlünün yetkilisi olduğu şirket tarafından yapılan Türkiye Kızılay Derneğine ait Samsun Gençlik Kampı onarım inşaatında, hiç imal edilmeyen iş iskelesine ve eksik kullanılan demir için gerçeğe aykırı hak ediş belgesi düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; dosyada mevcut İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği’nin 12.06.2001 günlü denetim tevdii raporuna göre; inşaat mühendislerince mahallinde yapılan inceleme, mevcut ataşman, kroki ve metrajlar üzerindeki incelemeler sonucunda; 42,521 ton kalın demir kullanılmadığı ve 889,90 metrekare iş iskelesi kurulmadığı halde bunlar varmış gibi hakediş raporu düzenlendiğinin belirlendiği, keza suç tarihinde Kızılay Genel Müdürlüğü Fen İşlerinde inşaat mühendisi olarak görev yapan ve davanın diğer hükümlüsü olan Sadık Körükoğlu’nun Mülkiye Müfettişliğine yazılı olarak sunduğu beyanında “Samsun Gençlik Kampı onarımı ile ilgili olarak Samsun-Sinop karayolu kenarına yapılan istinat duvarı kalıbı söküldükten sonra,kampın sosyal hizmetlere karşı kullanılması açısından özellik taşıması nedeni ile istinat duvarının kampa dönük yüzeyinin kalıp izlerini kapatmak amacıyla serpme sıva yapılması iç iş iskelesi kurulmuş ancak keşfinde yer almadığından ve beton yüzeyinin düzgün olduğu görüldüğünden serpme sıva yaptırılmamış, buna karşılık hak ediş kontrolünde iş iskelesi düşülmesi gözden kaçmıştır” biçiminde savunmada bulunduğu ve Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin talimatı üzerine mahallinde bilirkişilerin de katılımı ile Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesince 21.03.2002 tarihinde yapılan keşif ile sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre de kalın demirin eksik kullanıldığı, istinat duvarının 10 metre eksik inşa edildiği ve iş iskelesi kurulmadığının belirtildiğinin ve mahkemece de tüm bu olgular değerlendirilerek hükümlülerin istinat duvarının yapımı sırasında iş iskelesi kurulmadığı, inşaatın 10 metre eksik yapıldığı yine inşaatta kullanılan demirin cinsi ve miktarı itibariyle farklılık göstermesine karşın bu hususlarda sahte hak ediş raporu düzenlendiğinin sübuta erdiğinden mahkûmiyetlerine hükmolunduğu ve hükmün Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.05.2004 gün ve 163-6789 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, vaki karar düzeltme taleplerinin de red olunduğunun anlaşılması karşısında; hükümlü müdafiinin istemi üzerine TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şubesince düzenlenen 08.06.2004 gün ve 2004/331 sayılı “Karayolları 7. Bölge Müdürlüğünden temin etmiş olduğumuz yol kesiti ve bu bölgede yol dolgusunun 1997 yılı ve sonrası yapıldığına dair kurum yazısından da anlaşılacağı üzere, 1995-1996 yılları arasında inşa edilen istinat duvarına ait harpuşta-korkuluk ve boya işlerinin yapımı ile ilgili iş iskelesi kurulmasının gerekli olduğu sonucuna varılmıştır” biçimindeki kanaat içeren ve hükümlü Sadık Körükoğlu’nun açık ikrarı, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporu ile yine mahallinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği’nin 12.06.2001 günlü denetim tevdii raporundaki bulgulara aykırılık içeren yazının yeni bir delil olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla; vaki yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.08.2004 gün ve 2001/436 müteferrik sayılı kararı ile bu karara yönelik itirazın reddinde dair Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.08.2004 gün ve 2004/236 değişik iş sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediği cihetle, CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 12.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.