4. Hukuk Dairesi 2024/2477 E. , 2024/5272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/172 Değişik İş, 2021/195 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-4184 HÜKÜM/KARAR : Ret/İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/104882 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem He
**4. Hukuk Dairesi 2024/2477 E. , 2024/5272 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/172 Değişik İş, 2021/195 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-4184 HÜKÜM/KARAR : Ret/İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/104882 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların eşi ve babası olan murisleri ...in 17.11.2019 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın Ziraat Bankası AŞ'den kullanmış olduğu on adet tarımsal krediye bağlı olarak davalı nezdinde yine on adet hayat sigortası poliçesi mevcut olduğunu, müteveffanın kalp krizi geçirmesi sonucu vefat ettiği, davalı tarafından ilk olarak kredilerin kapatılacağının söylendiğini ancak daha sonra poliçelerin teminat dışı olduğundan ödeme yapılmayacağının ifade edildiğini, davalının ret yazısında müteveffanın böbreklerinde sorun olduğu belirtilmişse de müteveffanın kalp krizi sonucu vefat ettiğini, geçmişinde de herhangi bir kalp rahatsızlığı mevcut olmadığını, müteveffanın diyalize bağlı olduğu düşünülse dahi bu hususun hayat sigortası poliçelerini teminat dışı bırakan bir husus olmadığını, müteveffanın ani bir şekilde kalp krizi nedeniyle vefat ettiğini, müteveffa tarafından herhangi bir sağlık beyanı doldurulmadığını, müteveffanın Denizbank'tan kullandığı iki adet kredi nedeniyle dava dışı şirket tarafından düzenlenen hayat sigortası poliçelerine istinaden ödeme yapıldığını ve kredilerin kapatıldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeler Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince on ayrı hayat sigortası nedeniyle 46.035,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta ettirenin dava dışı banka olması nedeniyle sözleşmeden doğan hak ve alacakları talep etme hakkının dava dışı bankaya ait olduğunu, bu nedenle davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, hayat sigortası poliçelerinde bankanın daini mürtehin kaydı bulunması nedeniyle bankanın muvafakatı sağlanmadan davacıların başvuru hakkı olmadığını, sigorta dönemi öncesinden gelen böbrek yetmezliğine bağlı diyaliz tedavisinin teminat kapsamı dışında olduğunu, sigortalı tarafından böyle bir rahatsızlığın olmadığının beyan edildiğini, beyan yükümlülüğüne aykırı hareket edilmesi nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, tarımsal kredinin limit dahilinde kullandırılan bir kredi olduğunu, kişinin kendisine tanınan limit sona erene kadar dilediği miktarda kredi kullanabildiğini, her hayat sigortası poliçesi için ayrı kredi sözleşmesi yapılmadığı gibi kullanılan limit kapsamında hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; müteveffanın poliçelerin akdedilmesinin öncesinden gelen böbrek rahatsızlığı bulunduğu ve diyaliz tedavisi gördüğü, müteveffanın rahatsızlığını bilmesine rağmen poliçenin düzenlenmesi sırasında bu hastalığının varlığına ilişkin yöneltilen soruya "hayır" cevabını verdiği, konusunda uzman bilirkişiden alınan raporda müteveffanın ölümü ile böbrek rahatsızlığı arasında illiyet bağı bulunduğunun bildirildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1435 vd maddeleri ile Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C.2.2 maddesi gereğince sigorta şirketinin ret gerekçesinin doğru olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, raporun yetersiz olduğunu, hukuki konuda bilirkişi tarafından görüş bildirilmesinin kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan tespitlerin dayanaksız olduğunu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının gerekçesiz olduğunu, murisin ani bir şekilde kalp krizi nedeniyle vefat ettiğini, öncesinde kalp rahatsızlığı olmadığını, murisin sağlık beyanı ve sertifika formu imzalamadığını, davalı tarafından gönderilen belgelerde imza ve tarih mevcut olmadığını, her bir sağlık sigortası poliçesi için ayrı ayrı sağlık beyanı ve sertifika formu düzenlenmesi gerektiğini, murisin beyan yükümlülüğünü kasten yerine getirmediğini davalının ispatlaması gerektiğini, müteveffanın başka bir bankadan kullandığı kredi nedeniyle düzenlenen hayat sigortası poliçesi kapsamında ödeme yapıldığını, bu hususun da sigorta bedellerinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini gösterdiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; müteveffa tarafından imzalanan Sağlık Beyan ve Sertifika Talep Formuna göre hiçbir rahatsızlığı olmadığı, murisin 2015 yılından beri mevcut rahatsızlığının var olduğu ve poliçe yapıldığı sırada mevcut rahatsızlığını gizlediği, beyan yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi nedeniyle poliçeye ilişkin herhangi bir hak talep edilemeyeceği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı nezdinde hayat sigortası ile sigortalı olan davacıların murisinin ölümünün sigorta teminatı kapsamı içerisinde olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1439 uncu maddesi, Hayat Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Somut olayda davacıların murisi ...in dava dışı Ziraat Bankası AŞ'den kullandığı kredilere bağlı olarak on adet hayat sigortası poliçesi düzenlenmiştir. Muris .........., 17.11.2019 tarihinde kaldırıldığı Nurdağı Devlet Hastanesinde vefat etmiş olup epikriz raporunda, murisin kardiyak arrest olarak hastaneye geldiği, 50 dakika yapılan resüsüitasyon işlemlerine rağmen kurtarılmadığı ve ex olduğu kayıtlıdır. Dosya içerisinde bulunan "Kredi Grup Hayat Sigorta/Sağlık Beyan ve Seritifika Talep Formu"nda "böbrek yetmezliğine bağlı diyaliz tedavisi görmekte misiniz?" sorusuna hayır cevabının verildiği anlaşılmaktadır. Davacılar tarafından davalıya yapılan başvuru üzerine verilen cevapta da müteveffanın böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize bağlı olduğunun tespit edildiği, sigortalının poliçenin düzenlenmesi sırasında kendisine bu yönde sorulan soruya hayır cevabı verdiği, bu nedenle ödeme yapılmayacağı bildirilmiştir. Davalı taraf, davacılar murisinin poliçe tanziminden önce mevcut olan böbrek hastalığını bildirmeyip sözleşmenin kurulması sırasında beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu aykırılık nedeniyle de zararın teminat dışı kaldığı savunmasında bulunmuştur. Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğünü düzenleyen 6102 sayılı Kanun'un 1435, 1439 ve 1440. maddeleri, Yargıtayın yerleşik kararları ile hayat sigortalarında da uygulanmaktadır. Anılan bu düzenleme, Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2 nci maddesi ile sözleşme hükmü halini almıştır. Gerek 6102 sayılı Kanun'un düzenlemeleri ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2 nci maddesine göre sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmesinin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlü olup şayet sigortalı tarafından var olan hastalık kasten bildirilmemiş ise sigortacının sözleşmeden cayma hakkı söz konusudur. Dosya arasında mevcut olan Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 18.11.2015 tarihli epikrizine göre muris ...e böbrek yetmezliği tanısı konulduğu, rutin diyaliz tedavisi uygulandığı ve hastada üç kez diyaliz önerildiği görülmektedir. Ancak dosya arasında murisin bu rahatsızlık nedeniyle tedavi görüp görmediğine ilişkin başka bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince ölüm ile murisin böbrek yetmezliği rahatsızlığı arasında illiyet bağı olup olmadığına dair rapor alınmış ise de alınan rapor tek bilirkişi tarafından düzenlemesi ve dosya kapsamında murisin tedavisine ilişkin bilgi ve belge olmaması nedeniyle denetime elverişli olmayıp hükme esas alınamaz. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıların murisinin daha önce tedavi gördüğü hastanelerden, poliçe tarihinden öncesine ait tüm tedavi belgelerinin ve Sosyal Güvenlik Kurumundan(SGK) murisin kullandığı ilaçlara ilişkin listenin celp edilerek murisin böbrek hastalığının poliçe tanzim tarihi öncesinde var olup olmadığına ve murisin böbrek hastalığı ile ölüm olayı arasında illiyet bağı olup olmadığına ilişkin içerisinde kalp damar hastalığı ile nefroloji uzmanı hekimlerin de bulunduğu bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.