Başvuru, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazda, taraflar dinlenmeden karar verilmesi nedeniyle aleni yargılanma hakkının; delillerin hatalı değerlendirilerek usul ve kanuna aykırı karar verilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiaları hakkındadır.
Başvuru, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazda, taraflar dinlenmeden karar verilmesi nedeniyle aleni yargılanma hakkının; delillerin hatalı değerlendirilerek usul ve kanuna aykırı karar verilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiaları hakkındadır. Başvuru, 30/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 19/1/2015 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 5/6/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 5/6/2015 tarihinde Adalet Bakanlığına (Bakanlık) bildirilmiştir. Bakanlığın 13/7/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Antalya ili, merkez Güzeloba mahallesi, 6167 ada, 13 parsel sayılı taşınmazla ilgili, arsa sahibi Kooperatif ile yüklenici şirket arasında Antalya Noterliğinin 2/7/2004 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiştir. Sözleşmede, yükleniciye isabet eden başvuru konusu, A Blok Kat 3 numaralı bağımsız bölümün tapusunun, iskân belgesinin alınmasıyla birlikte yükleniciye devredileceği hususu kararlaştırılmıştır. Yüklenici şirket, bu sözleşme kapsamında yapacağı inşaatta, tuğla, sıva, tesisat işleri gibi bazı işlerin yapımı konusunda, K. isimli müteahhitle 31/10/2005 tarihli bir sözleşme imzalamıştır. Alt yüklenici K. sözleşmeye konu işlerin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesine rağmen alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle, yüklenici şirket aleyhine Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinin E.2007/342 sayılı dosyasında alacak davası açmıştır. Mahkeme yargılama sırasında, 4/3/2008 tarihli ek kararla, A blok, 3 numaralı bağımsız bölümle ilgili ihtiyati haciz kararı vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:“…Davalı şirket ile dava dışı arsa sahibi kooperatif arasında Antalya Noterliğince düzenlenen 2004 tarih 21768 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayri menkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme uyarınca davalı şirket tarafından davacı ile 2005 tarihli sözleşme yapıldığı, dava dışı arsa sahibi S.S. Sağlık Evleri Yapı Kooperatifi başkanı B.’nin mahkememizce 2008 tarihli yapılan keşif sırasında davalı şirketin kooperatiften sadece alacak olarak bir tapusunun kaldığı, iskan alındıktan sonra hakettiği son tapunun da verileceği, şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla, dosya kapsamı, dava dışı arsa sahibi kooperatif tarafından keşif sırasındaki beyanı dikkate alındığında davacı alacaklının dava dışı S.S. Sağlık Evleri Yapı Kooperatifi adına Antalya Merkez Güzeloba Mah. 6167 ada 13 parsel A Blok 3 numaralı bağımsız bölüm üzerine ihtiyati haciz konulması talebinin kabulü ile:İhtiyati haciz istenen Antalya Merkez Güzeloba Mah. 6167 ada 13 parsel A Blok 3 numaralı bağımsız bölüm her ne kadar dava dışı arsa sahibi S.S. S. E. Yapı Kooperatifi adına tapuda kayıtlı ise de tapu sicilinin beyanlar hanesine davacının alacağı olan 000,-TL'yi karşılayacak oranda takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına,…” Bu arada başvurucu, ihtiyati hacze konu A blok 3 numaralı bağımsız bölümü, yüklenici şirket ile aralarında düzenlenen 1/1/2005 tarihli temlik sözleşmesi ile satın aldığını belirterek arsa sahibi Kooperatif aleyhine 26/12/2012 tarihinde, Antalya Tüketici Mahkemesinde tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Başvurucu, Tüketici Mahkemesine açtığı davayı delil olarak göstererek hacze konu taşınmazın kendi mülkiyetinde olduğunu belirtmiş ve ihtiyati haczin kaldırılmasına, Antalya İcra Müdürlüğünün E.2010/15506 sayılı dosyasındaki takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Başvurucu dilekçesinde, Mahkemenin E.2007/342, Antalya İcra Müdürlüğünün E.2010/15506, Antalya Tüketici Mahkemesinin E.2012/3365 sayılı dosyalarını ve kat karşılığı inşaat sözleşmesini delil olarak göstermiş ve ilgili belgeleri dilekçe ekinde mahkemeye sunmuştur. Mahkeme, 20/2/2013 tarihli ek kararla itirazların reddine karar vermiştir. Ret kararının ilgili kısmı şöyledir:“…Dava dışı kooperatif temsilcisinin ve dava dışı Adnan Altın'ın ayrı ayrı mahkememize ibraz ettiği dilekçelerinde; taşınmazın B. Ltd Şti adına kayıtlı olmadığını, bu nedenle de ihtiyati haciz işleminin uygulanamayacağını belirterek Antalya İcra Müdürlüğünün E.2010/15506 sayılı takip dosyasındaki takibin durdurulmasına ve tapu üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmakla;Mahkememizin dosyası bütün halinde irdelendiğinde; ihtiyati haciz konulan bağımsız bölümün kooperatif ile davalı yüklenici arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yükleniciye düştüğü, kooperatifin keşif sırasındaki beyanında iskân alındığı takdirde yüklenicinin hak ettiği ve sadece kooperatif elinde kalan son tapu olan 3 numaralı bağımsız bölüm tapusunun da yükleniciye verileceği beyan edildiğinden kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında dosyamız davalısı yükleniciye düşecek olan bağımsız bölüm üzerine ihtiyati haciz konulduğundan dava dışı kooperatif ve Adnan Altın'ın icra takibinin durdurulması ve ihtiyati haczin kaldırılması yönündeki talepleri yerinde görülmediğinden reddine,…” Başvurucunun Antalya Tüketici Mahkemesine açtığı davada ise Mahkeme, 29/3/2013 tarihli ve E.2012/3365, K.2013/443 sayılı kararıyla, ihtiyati hacze konu taşınmazın başvurucu adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiş, Karar, 8/7/2013 tarihinde kesinleşmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:“…Toplanan delillerden, tüm dosya kapsamından, davalı arsa maliki kooperatif ile yüklenici şirket arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yüklenicinin yapımını üstlendiği ve kendisine isabet eden dava konusu A Blok 13 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki haklarını 1/1/2005 tarihli temlik sözleşmesi ile davacıya temlik ettiği, satış bedelinin tamamen ödendiği, bağımsız bölümün, kat irtifakı ve iskan alındıktan sonra tapusunun davacıya verileceğinin belirtildiği, taşınmazla ilgili 28/12/2009 tarihinde genel iskân belgesinin alındığı, sözleşmeye göre, tapu devir şartlarının oluştuğu, ayrıca tarafların karşılıklı anlaşması üzerine davalı arsa maliki kooperatif tarafından davanın kabul edildiği anlaşıldığından davacının davasının kabul nedeniyle kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” Başvurucu, Tüketici Mahkemesi kararını da delil olarak göstererek, Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/2/2013 tarihli ek kararını temyiz etmiş, Yargıtay Hukuk Dairesi, 28/11/2013 tarihli ve E.2013/5215, K.2013/6338 sayılı ilamıyla, hükmü onamıştır. Onama ilamı, 24/12/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu, 30/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder”. 2004 sayılı Kanun’un 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki maddesi şöyledir:“Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Yargıtay bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. Temyiz, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” 5311 sayılı Kanun’un maddesi ile 2004 sayılı Kanun’a eklenen geçici madde şöyledir:“Bölge adliye mahkemelerinin, 2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar İcra ve İflâs Kanununun bu Kanunla yapılan değişiklikten önceki temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümleri uygulanır.”