2. Ceza Dairesi 2023/26482 E. , 2023/9580 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2023/197 E., 2023/764 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK:... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlü…
**2. Ceza Dairesi 2023/26482 E. , 2023/9580 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2023/197 E., 2023/764 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK:... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.06.2015 tarihli ve 2015/1047 Esas No.lu iddianamesi ile, suça sürüklenen çocuğun, kimliği tespit edilemeyen bir şahıs ile birlikte, katılana ait iş yerine gece saat 02.30 sıralarında girerek 1.000,00 TL, toplam 5.500,00 TL değerinde sigara çalması nedeniyle, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 116/2, 116/4, 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/243 Esas, 2015/604 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 31/3, 116/4, 31/3. maddeleri uyarınca hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından sırasıyla 5 yıl hapis, 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Kararın suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/7873 Esas, 2021/11960 Karar sayılı kararı ile; "5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca, Mahkemesince Baroya yazı yazılarak, suça sürükleen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi talep edilmeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 29.11.2014 tarihli iş yeri güvenlik kamerasına ait CD izleme tutanağında, kameraya yansıyan iki kişiden birinin daha önceden tanınmakta olan suça sürüklenen çocuk olduğunun belirtildiği, suça sürüklenen çocuğun CD izleme kayıtlarını kabul etmediği, soruşturma aşamasında suça sürüklenen çocuğun teşhise elverişli fotoğrafları ile CD görüntülerinin, fotoğraf ve görüntülerdeki kişinin aynı kişi olup olmadığına dair rapor alınması amacıyla Ankara Kriminal Polis Laboratuvarına gönderildiği, 17.03.2015 tarihli rapor ile "CD'nin deforme olması nedeniyle açılamadığı ve bu suretle teşhisin yapılamadığının" belirtildiği, yine soruşturma aşamasında kamera kayıtlarından elde edilen ve suça sürüklenen çocuğun işaretlenmiş olduğu fotoğrafların üzerinde gerekli incelemenin yapılması için tekrar bilirkişi incelemesine gönderildiği, 15.04.2015 tarihli rapor ile "Tetkik konusu fotoğraf çıktılarının fotokopi olduğu ve düşük baskı kalitesinde basıldığı, tetkik konusu fotoğraf çıktılarının elde edilmiş olduğu orjinal güvenlik kamera kayıtlarının taraflarına gönderilmemiş olduğu, söz konusu fotoğraflarda aydınlatma ve ışık koşullarının elverişli olmadığı, bunlara bağlı olarak hedef şahsın yüzüne ait morfolojik yapıların ve olası karakteristik izlerin net biçimde görülemediğinin müşahade edildiği ve belirtilen olumsuzluklar nedeniyle sağlıklı bir karşılaştırmalı inceleme yapılamadığından istem doğrultusunda müspet ya da menfi bir kanaat beyanında bulunulabilmesinin mümkün olmadığı, tetkik konusu fotoğrafların elde edildiği orjinal güvenlik kamera kayıtlarının mevcut bulgular ile birlikte gönderilmesi halinde yeniden inceleme yapılabileceğinin" bildirildiği, buna karşın mahkemece "Suça sürüklenen çocuğun Ödemiş ve çevresinde hırsızlık eyleminde bulunduğundan dolayı polis memurlarınca tanındığı, dolayısıyla CD tespit tutanağını tutan polis memurlarının teşhisine itibar edilmesi gerektiği" gerekçesi ile suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının 15.04.2015 tarihli raporunda belirtilen orjinal güvenlik kamera kayıtları temin edilerek, sözkonusu kayıtlar ve suça sürüklenen çocuğun teşhise elverişli fotoğraflarının karşılaştırılması amacıyla yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, 29.11.2014 tarihli iş yeri güvenlik kamerasına ait CD izleme tutanağına göre, suçun iki kişi tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi" nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 4. Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2022 tarihli ve 2021/691 Esas, 2022/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 31/3, 62/1, 116/4, 119/1-c, 31/3, 62. maddeleri uyarınca hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından sırasıyla 4 yıl 2 ay hapis, 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Kararın suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 13.12.2022 tarihli ve 2022/14177 Esas, 2022/20793 Karar sayılı kararı ile; "10.06.2021 tarihli bozma ilamı üzerine alınan sosyal inceleme raporunda “Suça sürüklenen çocuğun gerçekleştireceği eylemlerin, hukuki anlam ve sonuçları konusunda bilgiye sahip olduğu, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğunun anlaşıldığının" belirtilmiş olması karşısında; suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca, suç tarihi itibariyle işlediği iddia olunan hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali fiillerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı ve azalmış ise bunun önemli derecede olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden rapor alındıktan sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi" nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 6. Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2023 tarihli ve 2023/197 Esas, 2023/764 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Kanunu'nun 142/2-h, 143/1, 31/3, 62/1, 116/4, 119/1-c, 31/3, 62. maddeleri uyarınca hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından sırasıyla 4 yıl 2 ay hapis, 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğun suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığı, kriminal raporun kesin bir kanıya değil muhtemel bir kanıya dayandığı, hükme esas alınabilmesinin mümkün olmadığına, Katılan vekilinin temyiz istemi; hükmü temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.İddia, suça sürüklenen çocuk savunması ve katılan beyanı, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 10.04.2023 tarihli raporu, Jandarma Kriminal Daire Başkanlığından alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; katılana ait olan bakkal dükkanına geceleyin girilerek hırsızlık yapıldığının tespit edilmesi üzerine bölgede bulunan kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde, suça sürüklenen çocuğun, gece saat 02.30 sıralarında, kimliği tespit edilemeyip hakkında ayrı soruşturma yürütülen faili meçhul kişi ile birlikte katılana ait bakkal dükkanındaki malzemeler ile birlikte uzaklaşırken tespit edildiği, bozma ilamı doğrultusunda suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu tanzim ettirildiği ancak suça sürüklenen çocuğun olay tarihi itibariyle 18 yaşını ikmal etmesine yalnızca 3 aylık bir sürenin kalmasının yanında gerek suça sürüklenen çocuğun aşamalarda dosyaya yansıyan kişiliği gerek ise alınan savunma ve beyanlarının muhteviyatı itibariyle ve suça sürüklenen çocuk hakkında tanzim edilen raporun niteliği itibariyle suça sürüklenen çocuk hakkında tanzim edilen rapora itibar edilmediği, bunun dışında bozma ilamına göre suça sürüklenen çocuğa müdafii tayin edildiği, savunmasının müdafii eşliğinde alındığı, 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunmasının tespit edildiği, 13.12.2022 tarihli ilâmında belirtildiği şekilde Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden 10.04.2023 tarihinde aldırılan rapora göre suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunduğunun belirtildiği, suça sürüklenen çocuk her ne kadar suçu kabul etmemiş ise de; güvenlik kamera görüntülerine ait fotoğraf ile suça sürüklenen çocuğun teşhise elverişli fotoğrafların gönderilerek Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Laboratuvar Amirliğinden rapor aldırıldığı, aldırılan rapora göre bahse konu kişinin suça sürüklenen çocuk olduğu hususunda muhtemel kanaat oluştuğunun bildirildiği anlaşılmıştır. 2. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 10.04.2023 tarihli raporu ile, Jandarma Kriminal Daire Başkanlığının 27.01.2022 tarihli inceleme raporu dosya içerisinde mevcuttur. 3. Mahkemece, 3 ve 5. maddelerde belirtilen bozma gerekleri yerine getirilmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dava dosyası kapsamı, katılan beyanı, olay yeri inceleme raporu, CD izleme tutanağı, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 10.04.2023 tarihli raporu ile, Jandarma Kriminal Daire Başkanlığının 27.01.2022 tarihli inceleme raporu karşısında; suça sürüklenen çocuğun suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında isabetsizlik görülmemiş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafi ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2023 tarihli ve 2023/197 Esas, 2023/764 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafi ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafi ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.