11. Ceza Dairesi 2025/4371 E. , 2026/650 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4118 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve 2023/7759…
11. Ceza Dairesi 2025/4371 E. , 2026/650 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4118 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve 2023/77598 Soruşturma, 2023/43273 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.06.2023 tarihli ve 2023/4118 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 14.06.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 15.09.2025 tarihli ve 2025/21803 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/110662 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/110662 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ... vekilinin şikayetinde özetle, müşteki şirketin %60 hissesinin ...'e, %40 hissesinin ise şüpheli ...'a ait olduğunu, müşteki firma ile ... Dağıtım-... arasında gerçekleştirilen ticari ilişki kapsamında ... Dağıtım'ın ...'a olan ödemelerini güvence altına alabilmek amacıyla şüpheli ...'ın 2013 yılında, toplam 20.000 Türk lirası bedelli iki adet çek talep ettiğini, bunun üzerine ... Dağıtım ortakları tarafından çekin şüpheliye verildiğini, şüphelinin şirketin bilgisi ve onayı olmaksızın 2017 yılında teminat çeki olarak verilen çeklerin bedelini talep ederek kendisinin şahsen tahsil ettiğini, ancak müşteki firma alacağı olarak tahsil edilen bedelleri ve çekleri şüphelinin teslim etmediğini beyan ederek şikayetçi olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Somut olayda, öncelikle şüpheli ile şüpheliye ödeme yaptığı belirtilen ... Dağıtım firması yetkililerinin ifadelerinin alınması, şüpheliye bahse konu ticari ilişki kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığının ve eğer ödeme yapılmışsa bu ödemelerin şüpheli tarafından ortağı bulunduğu müşteki firma hesabına aktarılıp aktarılmadığının tespitine ilişkin olarak ilgili firmaların ticari defter ve kayıtları ile şüphelinin banka hesap hareketlerinin ve başkaca söz konusu olayın aydınlatılmasına yarar bilgi ve belgelerin (Sözleşme, dekont, makbuz, fatura vs.) dosyaya temin edilmesi sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi şirketi müştereken temsile yetkili olan şüphelinin, aralarındaki ticari ilişki kapsamında ... Dağıtım isimli şirketten teminat olarak alınan 30.11.2013-31.12.2013 vade tarihli 2 adet 10.000'er TL bedelli çeke karşılık adı geçen şirket yetkilileriyle 15.11.2017 tarihli protokolü imzalayarak karşılığında 11 adet bono aldığının, bono bedellerini kendi nam ve hesabına tahsil ederek şirkete teslim etmediğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şüphelinin ifadesinin alınması, ... Dağıtım isimli şirketin yetkililerinin tespit edilerek olayla ilgili bilgilerine başvurulması, taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin hukuk/icra dosyalarının araştırılması, tespit edilmesi halinde getirtilip incelenerek iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, gerekli görülmesi halinde şüphelinin ve şirketin banka hesap hareketlerinin, şirkete ait ticari defter ve belgelerin getirtip incelenmesi suretiyle bilirkişi raporu aldırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...2017 yılında tahsil edilen paraların şirket hesabına geçirilmediği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, şikayete konu olayın şirket ortaklığından kaynaklı hukuki mesele olduğu, müştekinin ilgili hukuk mahkemesine başvurabileceği, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurları oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçeyle eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.06.2023 tarihli ve 2023/4118 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.