Başvuru, acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılan davada menfaat koşulunun bulunmadığı gerekçesiyle uyuşmazlığın esasının incelenmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılan davada menfaat koşulunun bulunmadığı gerekçesiyle uyuşmazlığın esasının incelenmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 19/1/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. Başvuruya Konu İptal Davası Süreci 19/10/2006 tarihli ve 2006/11296 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile İstanbul'un Fatih ilçesi Hatice Sultan Mahallesi'nde kâin 467 pafta, 2525 ada, 46 parsel sayılı taşınmazın acele kamulaştırma usulüyle kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar 13/12/2006 tarihli ve 26375 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Anılan taşınmazın tapu kaydına göre taşınmazın hissedarlarından biri Murat oğlu İbrahim'dir. Başvurucu, söz konusu taşınmazda pay sahibi olduğunu ileri sürerek 19/10/2006 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle Danıştayda dava açmıştır. Başvurucunun mahkemeye sunduğu ve İstanbul Asliye Hukuk Hâkimliğince verilen 24/6/1969 tarihli veraset ilamına göre başvurucu, Emrullah oğlu İbrahim Solagay'ın mirasçısı olan Ahmet Hasan Solagay'ın mirasçısıdır. Davaya bakan Danıştay Altıncı Dairesi (Daire) 14/7/2009 tarihli ara kararıyla taşınmazın tapu kaydında adı geçen Murat oğlu İbrahim ile başvurucunun sunduğu veraset ilamında adı geçen Emrullah oğlu İbrahim Solagay'ın aynı kişi olduğunu gösteren nüfus kayıt örneği vb. her türlü bilgi ve belgenin gönderilmesini istemiş ancak başvurucu herhangi bir belge ibraz etmemiştir. Daire 8/2/2010 tarihli kararıyla davayı ehliyet yönünden reddetmiştir. Daire, başvurucunun tapu kaydında adı geçen Murat oğlu İbrahim ile kendisinin mahkemeye sunduğu veraset ilamında geçen Emrullah oğlu İbrahim Solagay'ın aynı kişi olduğunu ispatlayamadığını vurgulamıştır. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (İDDK) 3/4/2013 tarihli kararıyla onanmıştır. Bu süre zarfında başvurucu, tapu kaydındaki baba isminin tashihi talebiyle 11/5/2010 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu kaydının düzeltilmesi davası açmış; yine mirasçılık belgesi istemiyle 13/12/2012 tarihinde İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine başvuruda bulunmuştur. Ayrıca başvurucu; uyuşmazlığa konu gayrimenkulün maliki olan dedesi İbrahim'in babasının adının tapuda sehven Murat olarak yazıldığını, dedesinin babasının gerçek isminin Emrullah olduğunu belirterek Emrullah oğlu İbrahim ile Murat oğlu İbrahim'in aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesi istemiyle 5/8/2013 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde de tespit davası açmıştır. Başvurucu, uyuşmazlığa konu taşınmazın tapuda adına kayıtlı olduğu kişinin mirasçısı olduğunu ve uyuşmazlıkla menfaat ilişkisinin bulunduğunu ispatlamak amacıyla açtığı davaların bekletici mesele yapılması talebini de içeren 9/9/2013 tarihli dilekçeyle kararın düzeltilmesi isteminde bulunmuştur. İDDK'nın 5/11/2014 tarihli ara kararıyla, başvurucunun murisinin pay sahibi olduğunu belirttiği acele kamulaştırmaya konu edilen taşınmazın tapuda adına kayıtlı olduğu kişinin mirasçısı olduğunu ispatlamak amacıyla tapudaki kaydın düzeltilmesi davası açtığı, öte yandan tapuda malik görünen kişinin başvurucunun nüfus kaydında ve veraset ilamında adı geçen murisi ile aynı kişi olduğunun tespit edilmesi amacıyla da tespit davası açtığı belirtilerek sözü edilen davalar hakkında karar verilinceye kadar dosyanın bekletilmesine karar verilmiştir. İDDK tarafından 20/4/2016 tarihinde İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılmış ve başvurucunun muris İbrahim Solagay'ın veraset ilamı ile ilgili olarak açtığı davada davanın kabulüne ilişkin 6/2/2013 tarihli kararın Yargıtay Hukuk Dairesinin 31/3/2014 tarihli kararıyla bozulması üzerine uyuşmazlık hakkında bir karar verilip verilmediği, verilmiş ise sonucu ile kararın bir örneğinin gönderilmesi, henüz bir karar verilmemiş ise davanın ne aşamada olduğunun bildirilmesi hususunda gereği rica edilmiştir. İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 15/5/2016 tarihli cevapta Yargıtayın bozma kararı üzerine dosyanın yeniden esasa kaydedildiği ancak davanın takip edilmemesi üzerine 6/11/2014 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve 3/4/2015 tarihinde de davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği belirtilmiştir. Bekletme kararından sonra 25/10/2017 tarihinde İDDK tarafından 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesinde yazılı nedenler bulunmadığı gerekçesiyle kararın düzeltilmesi isteminin reddine hükmedilmiştir. Nihai karar, başvurucu vekiline 20/12/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 19/1/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Mirasçılık Belgesi İstemine Yönelik Dava Süreci Başvurucu, muris İbrahim Solagay'ın veraset ilamı talebiyle 13/12/2012 tarihinde İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. İlgili Mahkemece 6/2/2013 tarihinde talebin kabulüne karar verilerek 72pay olarak kabul olunan miras ilgili mirasçılar arasında paylaştırılmıştır. Mahkemece ayrıca, başvurucunun dedesi İbrahim Solagay'ın 9/12/1933 tarihinde vefatıyla mirasçısı olarak kalanlardan başvurucunun babası Ahmet Hasan Solagay'ın 31/7/1998 tarihinde vefat ettiği de belirtilmiştir. Temyiz edilen karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 31/3/2014 tarihli hükmüyle, taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası hakkında karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararı üzerine tekrar esas numarası alan dava, takip edilmemesi üzerine ilgili Mahkemenin 6/11/2014 tarihli kararıyla işlemden kaldırılmış ve 3/4/2015 tarihinde de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Tespit Davası Süreci Başvurucu tarafından 5/8/2013 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tespit davasında 27/2/2018 tarihinde davanın kabulüne hükmedilmiş ve Emrullah oğlu İbrahim ile Murat oğlu İbrahim'in aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmiştir. Anılan kararın gerekçesinde özetle dava konusu İstanbul'un Fatih ilçesi Hatice Sultan Mahallesi, 467 pafta, 2525 ada, 46 parselde iken kamulaştırma sonrası tevhit edilerek 3039 ada, 1 parsel olarak tescil olan taşınmazın Emrullah oğlu İbrahim adına kayıtlı olduğu, Mahkemece tapu kütükleri üzerinde Osmanlıca konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla yapılan incelemeden belgelerdeki Emrullah isminin Allah lafzı elif ve güzel he ile kısaltıldığı, baştaki elif görülmediği takdirde Murat isminin yazılımı ile Emrullah isminin yazılımının el yazısında karıştırıldığının anlaşıldığı ve davanın kabulüne Emrullah oğlu İbrahim ile Murat oğlu İbrahim'in aynı kişi olduğunun tespitine karar verildiği belirtilmiştir. Bahsi geçen kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine hüküm 6/6/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Tapu Kaydının Düzeltilmesi Davası Süreci İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin 6/11/2018 tarihli kararıyla, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde toplanan deliller ve Mahkemeye getirtilen kayıtlar ile de tapu kaydındaki Murat oğlu İbrahim'in başvurucunun dedesi olduğu kanıtlanan Emrullah oğlu İbrahim olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Söz konusu karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur ve dava derdest durumdadır. A. Ulusal Hukuk 2577 sayılı Kanun'un "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" İdari dava türleri şunlardır:a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları..." 2577 sayılı Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" kenar başlıklı maddesinin (3) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Dilekçeler, ...c) Ehliyet,...yönlerinden sırasıyla incelenir." 2577 sayılı Kanun'un "İlk inceleme üzerine verilecek karar" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin;...b) 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine,...Karar verilir."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ... konusunda karar verecek olan,... bir mahkeme tarafından ... görülmesini isteme hakkına sahiptir..." Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı İlgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı için bkz. Ali Diren, B. No: 2015/13108, 18/4/2018, §§ 26-