6. Hukuk Dairesi 2021/452 E. , 2021/2098 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi İLK DRC. MHK. : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, yapımı davalı tarafından yüklenilen yeralt
**6. Hukuk Dairesi 2021/452 E. , 2021/2098 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi İLK DRC. MHK. : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, yapımı davalı tarafından yüklenilen yeraltı suyundan sulama suyu temini ve sisteminin kurulması işinin, sözleşmede gösterilen bedelden fazla istenen miktarda davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olup; mahkemece davanın kabulü ile, davacının davalı idareye 517.176,35 TL miktarında borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi üzerine davalı vekilince temyiz yoluna başvurulmuştur.. Davacı vekili davasında, taraflar arasındaki ".... Köyü V. Kısım YAS Sulama Tesisleri" ile ilgili sözleşme çerçevesinde davalı idarenin köy kooperatifine yeraltı sulama suyu tesisleri kurup 2002 yılında devir ve teslim ettiği halde, 23.12.2009 tarihinde devir sözleşmesi imzalandığından devir teslim tarihini 23.12.2009 olarak gösterip bu tarihe göre davacıya borç çıkardığını, halbuki devir sözleşmesi kapsamında devredilen su kuyularının davacıya teslim edildiği 2002 yılı piyasa rayiç bedellerinin esas alınması gerektiğini savunarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının davalı idareye 1.000,00 TL borçsuz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 517.176,35 TL'ye çıkarmıştır. Davalı vekili savunmasında, 6200 Sayılı ... Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında devir ve maliyet hususlarına ait esasların idarece belirlendiğini, tesislerin ikmalini müteakip idare tarafından hesaplanacak kat'i bedellerinin geri ödemeye esas alınacağının ve davacı tarafça bu hükümler çerçevesinde tesisin devir ve teslim alınacağının kabul ve taahhüt edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 23.06.2017 ve 12.07.2017 tarihli bilirkişi raporları hükme esas alınarak, sözleşme konusu işin tamamlanmış olarak davacıya teslimi için makul sürenin 2 yıl olduğu, projenin yapılmış bölümlerinin davalı tarafın iddiası doğrultusunda 2009 yılı rayiç piyasa fiyatlarına göre hesaplandığı taktirde toplam 559.022,66 TL, davacı tarafın iddiası doğrultusunda 2002 yılı rayiç piyasa değerlerine göre hesaplandığında ise 348.472,65 TL olduğunun tespit edildiği, sözleşmede iş bedeline ilişkin kati hüküm bulunmadığından su kuyularının davacıya fiilen teslim tarihi olan 2002 yılı itibariyle yapılan hesaplamanın dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın ıslah edilmiş şekliyle kabulüne, davacının davalı idareye 517.176,35 TL miktarında borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince karara karşı davalı yüklenici idare tarafından yapılan istinaf başvurusu esastan red edilmiştir. Yanlar arasında imzalanan 23.12.2009 tarihli Devir sözleşmesi ile davalı tarafından yüklenilen yeraltı suyundan sulama suyu temini maksadıyla projeleri hazırlanarak sondaj kuyuları inşası, motopomplarla techizi, motopomp barakaları, sulama ve elektrik tesisleri işletilmek üzere davacı kooperatife devredilmiştir. Sözleşmenin "geri ödeme" başlıklı 8.maddesinde, devir edilen tesisin maliyeti, motopomplar ve barakalar bedeli 136.567,00 TL, kuyu bedeli 577.160,00 TL ve elektrifikasyon tesisi bedeli 151.922,00 TL olmak üzere toplam 865.649 TL olarak belirlenmiş, maddenin devamında yeraltı sulama tesisinin davacıya devir edildiği tarihten itibaren ilk 3 yıl geri ödeme yapılmayacağı, tesis bedelinin davacı tarafından 4.yıl olan 23.12.2012 tarihinden itibaren 12 yıl süresince eşit taksitler halinde faizsiz olarak davalı idareye ödeneceği kararlaştırılmıştır.. Taraflar arasında sözleşme ve içeriğine ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, su kuyuları maliyetine ilişkin geri ödeme bedelinin hangi tarih itibariyle hesaplanacağına yöneliktir. Davacı iddiasında, geri ödenmesi gereken iş bedelinin tesisin fiilen teslim edildiği 2002 yılındaki rayiç piyasa değerlerine göre hesaplanması gerektiğini ileri sürmekte, davalı idare ise, geri ödemenin 28.08.1981 tarih ve 2893 sayılı olur ile devir maliyetlerinin kat'i devrin yapıldığı yılın DSİ'ce belirlenecek birim fiyatları üzerinden yapılması gerektiğini, bu itibarla geri ödemenin devir sözleşmesinin imzalandığı 2009 yılında tespit edilen ve 8.maddede belirlenen toplam değer olan 865.649,00 TL üzerinden yapılması gerektiğini savunmaktadır. Her ne kadar 6200 sayılı ... Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında devir ve maliyet hususlarına ait esasların idarece belirlenerek tesislerin ikmalini müteakip idare tarafından hesaplanacak kat'i bedellerinin geri ödemeye esas alınacağı düzenlemesi mevcut ise de; bu durum idareye hesaplama konusunda bir yetki vermektedir. Tarafların özgür iradeleri ile düzenledikleri sözleşmede devir bedeli kararlaştırılmış olup, geri ödeme konusunda sözleşmede kararlaştırılan bedelin esas alınması gerekir. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ve nitelendirme sonucu yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 28.09.2020 tarih ve 2018/841 Esas, 2020/912 Karar sayılı kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 08.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.