5. Hukuk Dairesi 2012/19252 E. , 2013/1678 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK.nun 1007.maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan …
**5. Hukuk Dairesi 2012/19252 E. , 2013/1678 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK.nun 1007.maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK.nun 1007.maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacının 1987 yılında satın almak suretiyle iktisap ettiği dava konusu taşınmazın, kıyı kenar çizgisinde kalması nedeniyle, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.06.2003 tarihinde kesinleşen 1995/200-2001/410 sayılı karar ile tapu kaydının iptal edilmesi üzerine davacı tarafından tazminat istemli bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak; alınan raporlar, zemin değerinin tespiti açısından hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; 1- Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, emsal taşınmazların gerçek satış değerlerini yansıtmadığından bahisle, piyasa rayicinden söz edilerek taşınmazın zeminine değer biçilmiş olup, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir. Bu durumda, taraflara tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen taşınmaza yakın bölgeden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüz ölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, gerektiğinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre taşınmazın dava tarihindeki değerinin belirlenmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi, 2- Tapu kaydı, mahkeme kararı ile iptal edilen taşınmazın zemininin ve üzerindeki yapıların dava tarihindeki değeri belirlenip, faizin de dava tarihinden başlatılması gerektiğinin düşünülmemesi, 3- Kabule göre de; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, taşınmaz ve üzerindeki yapıların 10.12.2011 tarihi itibariyle toplam değeri 109.998,00-TL olarak hesap edildikten sonra, raporun sonuç kısmında maddi hata sonucu bu miktarın 129.800,00-TL olarak gösterilmesi ve mahkemece de, maddi hataya dayalı miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi, Doğru görülmemiştir.