10. Hukuk Dairesi 2021/11903 E. , 2022/83 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2016/23-2021/70 Dava, davacının sigortalılık başlangıcının 10.11.1983 tarihi olarak tespiti ile işe giriş bildirgesinin davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin bozma kararına uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı…
**10. Hukuk Dairesi 2021/11903 E. , 2022/83 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2016/23-2021/70 Dava, davacının sigortalılık başlangıcının 10.11.1983 tarihi olarak tespiti ile işe giriş bildirgesinin davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin bozma kararına uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Eldeki davada, mahkemece verilen 02/04/2015 tarihli ilk karar, Yargıtay (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesi’nin 17/09/2015 günlü ve 2015/11227 – 2015/16823 sayılı ilamı ile “Yapılacak iş; öncelikle davalı işyerinin dönem bordolarında adı geçip dinlenilmeyen bordro tanığının adresinin ve kimlik bilgilerinin Kurumdan araştırılarak beyanına başvurmak ve SGK ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile sürekli bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerine sahip başka kişi olup olmadığını, davacının eski cilt, hane ve sıra no bilgilerini ilgili nüfus müdürlüğünden sormak, yukarıda söz edilen 506 sayılı Yasanın 120 maddesi göz önünde tutularak işe giriş bildirgesinin davacıya ait oluğu kabul edilirse işe giriş bildirgesinin verildiği tarihteki doğum tarihi olarak düzeltilebileceği gözetilerek ayrıca sigortalılık başlangıç tarihinin talep gibi olduğu değerlendirilirse bu konuda infazda tereddüt olmayacak şekilde hüküm kurmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir” gereğine işaret edilerek, bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesi tarafından bozmaya uyulmuş olup bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, “tüm dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi ve ATK raporu ile işe giriş bildirgesi üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının açıklığa kavuşturulamaması ve ilgili emniyet ve zabıta birimlerince komşu işyeri tanığı tespit edilememesi nedeniyle her ne kadar işe giriş bildirgesi mevcut olsa dahi tespiti talep edilen tarih itibariyle fiili çalışma olgusu somut ve net bir şekilde açıklığa kavuşturulamadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.