Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2332 E. , 2025/28 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2332 Karar No : 2025/28 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2332 E. , 2025/28 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2332 Karar No : 2025/28 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : Dava; davacının, Emniyet Genel Müdürlüğü ... Dairesi Başkanlığı emrinde görev yaptığı dönemdeki fiilleriyle ilgili olarak yapılan soruşturma sonucunda Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 6., 7. ve 12. fıkra hükümleri uyarınca 2 kez ayrı ayrı "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idare emrinde emniyet amiri olarak görev yapan davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda, bazı şahısların iletişimlerinin usulsüz dinlenmesi işlemlerinde imzası bulunduğundan bahisle davaya konu İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun 27/01/2016 günlü kararının verildiği, davacının iptalini istediği işlemin, ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın işlemden kaldırılmasına dair olduğu, disiplin hukukunda zamanaşımı müessesesinin ceza verme yetkisini ortadan kaldıran bir durum olması ve kamu düzeninden sayılması nedeniyle zamanaşımı hükümlerinin uygulanmasının diğer usuli kurallardan önce geldiği ve cezalandırılan kişi lehine daha avantajlı bir durum oluşturduğu, dava konusu işlemde de bu husus gözetilerek soruşturma dosyasının işlemden kaldırıldığının anlaşıldığı, bu durumda; idarenin disiplin cezası verme mekanizmasını harekete geçirmek suretiyle davacıya isnat edilen fiillerin kesinlik derecesinin ortaya çıkarılması ve bu şekilde disiplin yönünden kusurlu olup olmadığının ve gerçekten o disiplin suçunun işlenip işlenmediğini, kim tarafından ne zaman ve ne şekilde işlendiğini, zamanaşımına uğrayıp uğramadığını kontrol ve analiz etmek mecburiyetinde olduğu dikkate alındığında, davacının üzerine atılı fiiller nitelenerek yapılan değerlendirme sonucunda tesis edilen disiplin kurulu kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na 6638 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle eklenen geçici 28. hükmünün uygulanabilirliğini sağlamak açısından, ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı belirlenen fiillerin nitelendirilmesinin zorunluluk arz ettiği, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda Yüksek Disiplin Kurulunca davacının fiillerinin nitelendirilerek zaman aşımı kapsamında bulunduğunun belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde bu nedenle de hukuka aykırılık görülmediği belirtilerek davacının istinaf isteminin açıklamalı olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; henüz resmi evrak niteliği taşımayan, hazırlık işlemi niteliğindeki belgelerde sıralı amir olarak parafının bulunması gerekçe gösterilerek suçlandığı, dava konusu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün yok hükmünde olduğu, yüksek disiplin kurulunca, hakkında isnat edilen fiillere yönelik olarak bir değerlendirme yapılmadan, doğrudan dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken, fiiller hakkında değerlendirme yapılarak disiplin cezasıyla tecziyesi yönünde kanaatin belirtilmesi nedeniyle, özlük dosyasına konulacak olan dava konusu işlemde yer alan üzerine atılı fiillerin su oluşturduğu gibi bir durumun ortaya çıkacağı, masumiyet karinesine de aykırılık teşkil edeceği, disiplin soruşturmasının usulüne uygun yürütülmediği, lehine olan hususların değerlendirilmediği, bir alt cezanın keyfi olarak uygulanmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının adli yardım talebinin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla kabul edildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince, adli yardım istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacının, Emniyet Genel Müdürlüğü ... Dairesi Başkanlığı emrinde görev yaptığı dönemdeki fiilleriyle ilgili olarak düzenlenen soruşturma raporu sonucunda; G.K. ve Y.F.Ç. isimli kişilerin iletişimlerinin usulsüz dinlenilmesine yönelik işlemlerde imzası bulunduğundan bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 6., 7. ve 12. fıkra hükümleri uyarınca 2 kez ayrı ayrı "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, soruşturmaya konu fiillerin işleniş tarihi itibariyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince idarenin ceza verme yetkisi zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olduğu haliyle mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinde, "Meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar şunlardır:...6- (Değişik:28/5/1988- 88/12992 K.) Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasten adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira, 7- Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak,...12- Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek,..." hükmüne yer verilmiştir. 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un; "Disiplin cezası verilebilecek haller" başlıklı 8. maddesinde, "...(6) Meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:...ç) Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak...h) Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek..." hükmü yer almaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde; "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca "suç tasnii" fiili kapsamında verilen meslekten çıkarma cezası yönünden; Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın, bu Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir. 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiiller sayma suretiyle belirtilmiş, ancak bu fiiller arasında davacının cezalandırılmasına dayanak olan "suç tasnii" fiiline yer verilmemiş; bir başka ifadeyle, emniyet teşkilatı personelinin disiplin suç ve cezalarını düzenleyen yeni Kanun uyarınca davacıya isnat edilen eylem, disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarılmıştır. Ceza Hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fillere uygulanmasını öngörmektedir. Kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezada lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, sübuta eren fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezasıyla cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. Bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde yer alan "suç tasnii" fiili, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında bu madde uyarınca tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/1314, K:2019/2098 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. ve 8/12. maddeleri kapsamında verilen meslekten çıkarma cezaları yönünden; Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir. Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun'un geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na eklenen ve 04/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren geçici 28. madde hükmünde yer alan, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki son beş yıl içinde meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği hâlde, idarenin ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensuplarının, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirileceği ve bildirim tarihinden itibaren kırk beş gün içinde de atama tekliflerinin yapılacağı" yolundaki kuralla, bu hüküm kapsamındaki personel yönünden, zamanaşımına uğrayan fiile yönelik meslekten çıkarma cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörüldüğü hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Yukarıda yer verilen geçici 28. madde kapsamında somut olayın çözüme kavuşturulabilmesi için; davacının meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, idarenin ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemine yönelik işbu davada, zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılmış dosya içeriği fiillerin davacı tarafından işlenip işlenmediğinin, işlenmiş ise hangi tarihte işlendiğinin ve bu fiillerin meslekten çıkarma cezasını gerektirip gerektirmediğinin, başka bir ifadeyle, öncelikle, fiillerin sübûta erip ermediğinin incelenmesi, isnat edilen fiillerin işlendiğinin tespit edilmesi durumunda, fiillerin işlendiği tarih esas alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının ortaya konulması, varılacak sonuca göre de dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla; davacı hakkında yürütülen soruşturmada yer alan her bir olay ayrı ayrı değerlendirilmeden, davacının disiplin cezasını gerektiren fiillerinin sübûta erip ermediği irdelenmeden ve eylemlerin hangi tarihte işlendiği tespit edilmeden, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06/01/2025 tarihinde gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. (X) GEREKÇEDE KARŞI OY : Daire kararında "Kural olarak disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı durumlarda, olayda zamanaşımının gerçekleştiğinin tespiti üzerine disiplin cezasına konu fiil veya fiillerin sübut bulup bulmadığı yönünde herhangi bir araştırma, değerlendirme yapılmaksızın zamanaşımı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir." gerekçesine yer verilmiştir. Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri olduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir. Öte yandan, zamanaşımına ilişkin 657 sayılı Yasa'nın 127. maddesinde getirilen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu süreler olduğundan, disiplin cezasını gerektiren fiil tespit edilip söz konusu fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulması ve fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğinin tespit edilmesi durumunda zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesi gerekmektedir. Nitekim, soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçlarının birbirinden farklı olacağı kuşkusuzdur. Zira, hukuk aleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir. Belirttiğim bu gerekçelerle kararın yukarıdaki paragrafına katılmıyorum.