T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2296 KARAR NO : 2025/1551 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 21/06/2022 NUMARASI : 2021/575 Esas - 2022/520 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan m…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2296 KARAR NO : 2025/1551 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 21/06/2022 NUMARASI : 2021/575 Esas - 2022/520 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/12/2016 tarihinde saat 14.00 sularında plakası tespit edilemeyen bir araç sürücüsü aracın sol ön köşe kısımları ile Soğuksu Mahallesi Ede Sokak üzerinde yaya olarak Kavacık istikametine yürüyen müvekkiline sağ arka tarafından çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, araç sürücüsünün müvekkiline hızla çarparak olay yerinden kaçtığını, müvekkilinin olay sonrasında Beykoz Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındığını, uzman mütalaa raporuna göre kazada faili meçhul araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğunu, araç ve sürücüsünün tespit edilememiş olmasından dolayı ...müvekkilinin zararından sorumlu olduğundan başvuruda bulunulduğunu, ... Hesabının ise 03.06.2020 tarihli yazısı ile başvurusuna istinaden taraflarından ifade tutanaklarını ve ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kazaya sebebiyet veren araçla ilgili daimi arama kararını istediğini, taraflarınca bu yazıya 04.06.2020 - tarihinde mail yoluyla gönderildiği halde taraflarına herhangi bir cevap verilmediğini, müvekkilinin trafik kazası akabinde Beykoz Devlet Hastanesinde trafik kazası olarak kaydı yapılarak tedavisine başlandığını, müvekkilinden ya da ailesinden herhangi bir şekilde ifade alınmadığını, müvekkili ve ailesinin Suriyeli olduğunu, Türkçeye hakim olmadıklarını, kaza akabinde hastane polisi veya yahut ilgili kolluk birimleri hiçbir şekilde müvekkili ile ilgilenmediğini, ifadesi alınmadığından müvekkilinin mağduriyeti soruşturmaya değer bile bulunmadığını, ilgili birimlerin müvekkili ile ilgilenmemesi kendisine yükletilecek bir kusur olmadığını, müvekkilinin gerçek zararının tespiti ile davalıdan tahsili için tedavi gideri 200 TL, bakıcı gideri 200,00 TL, efor tazminatı (sürekli iş göremezlik) 300,00 TL, geçici iş göremezlik 300,00 TL olmak üzere toplamda 1.000,00 TL'nin HMK 107 kapsamında daha sonra arttırılmak üzere mevcut uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; MÖHUK m. 48/1 uyarınca teminat yatırılmadan yapılan başvuru açısından usulden reddini talep ettiklerini, kazaya karışan aracın türü belirsiz olduğunu, bu hususta açıkça tespit yapılmadan ...yönünden sorumluluk kurulamayacağını, uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle 3 yaşındaki çocuğun bakım yükümlülüğünü ihlal ederek savunmasızca trafiğe terk etmenin ağır kusurlu olduğunu, geçici iş görmezlik, geçici bakıcı ve rapor ücret talebinin reddi gerektiğini, başvuru sahibi kaza tarihinde 3 yaşında bir çocuk olduğunu, dolayısıyla herhangi bir geçici iş göremezliği söz konusu olamayacağını, davanın öncelikle dava şartı eksiliğinden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, aksi yönde kanaat halinde yine savunmaları kapsamında müterafik kusur ve hatır indirimlerinin uygulanarak karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yaralandığı trafik kazası neticesinde görevli hastane polisi tarafından ifadesinin alınmamış olması ve soruşturma dosyasının açılmamış olmasının müvekkiline yükletilemeyeceğini, Genel Adli Muayene Raporunda trafik kazasının araçtan düşme şeklinde hatalı yazılması olayın tek görgü tanığı müvekkilinin babası ...olduğunu, dolayısıyla mahkemeye tanık olarak sunabileceği bir tek kendisi olduğunu, mahkeme huzurunda alınan ifadesinde de kazayı samimi bir şekilde beyan ve ifade ettiğini, amaç somut gerçeğe ulaşmak olduğundan, delillerin vicdanen kanaat doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken aksine verilen red kararı hakkaniyetle bağdaşmadığını, müvekkile sokakta yürürken araç çarptığını, müvekkile çarpan araç sürücüsü olay yerinden aracı ile birlikte hiç durmadan hızla uzaklaştığını, kaza sonrası müvekkili hastaneye kaldırılmış fakat kendisiyle hastanede ne hastane personeli ne de hastane polisi ilgilenmediğini, kazadan dolayı tazminat alabilmek adına ... Hesabına başvuruda bulunulduğunu, ...ise müvekkili ile ilgilenmeyen hastane personeli ve hastane polisinin kusur ve ihmallerini müvekkiline atfederek ödeme yapmadığını ve iş bu davanın konusu oluştuğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 10/12/2016 tarihinde saat 14.00 sularında plakası tespit edilemeyen bir araç sürücüsünün aracın sol ön köşe kısımları ile Soğuksu Mahallesi Ede Sokak üzerinde yaya olarak Kavacık istikametine yürüyen küçük yaştaki davacıya sağ arka tarafından çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği ve olay yerinden kaçması nedeniyle plakasının tespit edilememesinden dolayı davalıdan tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince "... tedavi evraklarının celp edilmesinde iddia edilen tarihte Beykoz Devlet Hastanesi kayıtlarında tanı olarak trafik kazası sonrası muayene ve gözlem şeklinde ibarenin yer aldığı, dava dilekçesine ekli olarak sunulan 10/12/2016 tarihli genel adli muayene formunda muayene sonucu olarak araçtan düşme şeklinde tk geçiren hastanın ayaktan acil servise başvurduğu tespitine yer verildiği, davacı tarafın dava dosyasındaki anlatımları ile hastane kayıtlarındaki tespitlerin uyumlu olmadığı, iddia edilen trafik kazası ile ilgili kolluk tespiti, savcılık dosyası, görüntü, tarafsız tanık vs. bulunmadığı, davacı tarafça gösterilen tanıkların davacı yaşı küçüğün anne ve babası olup aynı zamanda davada taraf sıfatlarının bulunduğu anlaşıldığından tanık olarak beyanlarının alınmadığı, davacı tarafın zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlaması gerektiği, mevcut dosya kapsamına göre ispat yükü altında olan davacı tarafın yerine getiremediği ... " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de dosyada bulunan tedavi evraklarında davacıda sağ kruris 1/3 kırıktan bahsedildiği ve trafik kazası olduğu belirtildiği halde, mahkemece yaralanmanın trafik kazası sonucu olup olamayacağı yönünde illiyet bağını açıklayan maluliyet raporu alınmadan "araçtan düşme şeklinde yaralanmanın da trafik kazası sonucu olabileceği" hususu gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, ATK'dan ya da başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden oluşturulacak aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden, maluliyetin trafik kazasından olup olmadığı, dava dilekçesinde açıklanan kazanın oluş şekline göre gerçekleşen trafik kazası ile davacının yaralanması arasında illiyeti bulunup bulunmadığı, trafik kazası yaralanma olduğunun tespiti halinde ise kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı kalıcı iş göremezlik durum ve oranının ne olduğu konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınması ve tüm deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/10/2025