19. Ceza Dairesi 2016/8772 E. , 2018/5120 K. "" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın ü…
**19. Ceza Dairesi 2016/8772 E. , 2018/5120 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın üzerine atılı bulunan İİK'nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, “1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, 2-)Telef ederek 3-)Kıymetten düşürerek, 4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek, 5-)Asıl olmayan borçlar ikrar ederek; Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsendiği anlaşılmıştır. Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudunu eksiltmek suçunun oluşması için manevi unsurun gerçekleşmesi şarttır. Borçlunun malvarlığını azaltması eyleminin suç oluşturabilmesi için failin genel kastı yeterli değildir. Failin genel kastının yanında alacaklıya zarar verme özel kastı ile hareket etmesi gerekir. Sanığın özel kastının tespiti açısından her olayda, elden çıkarılan maldan elde edilen paranın hangi amaç için kullanıldığının araştırılması gerekir. Somut olayımızda; sanık ...'in Ziraat Bankası ... Şubesi'nden 28/09/2011 tarihli tüketici kredi sözleşmesiyle 25.000 TL kredi kullanan eşi ...'e kefil olduğu, taksitlerin bir kısmının ödenmesinden sonra ödeme yapamayan sanık ve borçlu eşi hakkında 21.237,75 TL ana para, faiz ve giderleriyle birlikte 23.166,73 TL toplamda olmak üzere İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün 2013/8190 esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 29/04/2013 tarihinde sanığa tebliğ edilerek takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.