1. Hukuk Dairesi 2012/9240 E. , 2012/14476 K. "" MAHKEMESİ : ALANYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2002 Yanlar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava ve birleştirilen dava, tapu iptali ve t…
**1. Hukuk Dairesi 2012/9240 E. , 2012/14476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ALANYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2002 Yanlar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava ve birleştirilen dava, tapu iptali ve tescili isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, 5841 sayılı Yasa Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarihli 2009/31 E. 2011/77 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş olduğundan, Anayasa Mahkemesinin anılan kararı karşısında işin esasının 28.11.1997 tarihli 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre belirlenen veya belirlenecek olan kıyı kenar çizgisine göre çözüme kavuşturulacağı açıktır. Ne var ki, Mahkemece, yapılan keşfe dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporlarının hükme elverişli ve yeterli olduğu söylenemez. Dosya kapsamına göre, 28.11.1997 tarihli 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gözetilmek suretiyle jeolog, jeoloji yüksek mühendisi sıfatlarını haiz 3 kişiden oluşturulacak bilirkişi heyeti aracılığıyla mahallinde keşif yapılarak, drenaj çukurları açılmak, bitki ve toprak yapısının incelenmesi, idarenin belirlediği kıyı kenar çizgisinden delil olarak yararlanmak suretiyle kıyı-kenar çizgisinin bilirkişilerce saptanması, bilirkişilerce belirlenen çizgi ile idarenin belirlediği çizgi arasında bir fark olduğu taktirde neden kaynaklandığının bilimsel verilere göre irdelenmesi, keşfi izlemeye elverişli olacak şekilde teknik bilirkişiye rapor ve harita (kroki) düzenlettirilmesi, buna göre belirlenecek kıyı-kenar çizgisi dikkate alınarak çekişmeli yerin tanımı 3621 Sayılı Yasanın 4. maddesinde yapılan kıyıda kalıp kalmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması, ondan sonra elde edilecek verilere (bulgulara) göre bir karar verilmesi gerekirken eksik tahkikatla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Hükmü sadece davacı Hazinenin temyiz etmiş olmasıda dikkate alınarak kabul kapsamına alınan bölüm yönünden Hazinenin kazanılmış hakkınında gözetilmesi gerekeceği açıktır. Öte yandan, eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen kayıtlardan, çekişme konusu taşınmazlardan 278 parsel sayılı taşınmazın, yargılama aşamasında davalı Ş. tarafından 25.07.2000 tarihinde dava dışı G. K. satış yoluyla devredildiği anlaşılmaktadır.