3. Hukuk Dairesi 2010/8569 E., 2010/12616 K. 3. Hukuk Dairesi 2010/8569 E., 2010/12616 K. - TEDBİR NAFAKASI - VEKALET ÜCRETİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 186 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 197 ] "" Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dava dilekçesinde; …
3. Hukuk Dairesi 2010/8569 E., 2010/12616 K. **3. Hukuk Dairesi 2010/8569 E., 2010/12616 K.** **- TEDBİR NAFAKASI - VEKALET ÜCRETİ**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 186 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 197 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dava dilekçesinde; tarafların on yıldır evii oldukları, davalı kocanın müşterek çocuğun ölümü sonrasında dışa dönük hayat yaşamaya başladığı ve boşanma davası açtığı davanın retle sonuçlanmasına rağmen ayrı yaşamın devam ettiği İleri sürülerek, işi ve geliri bulunmayan davacı lehine tedbir nafakasına hükmedilmesi istenilmiştir. Mahkemece; davacının tekstil işinde aylık 680 TL maaşla çalıştığı, davalının ise polis memuru olup başkaca geliri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. TMK'nun 186/3. maddesinde; eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları îie katılırlar, hükmü yer almıştır. Aynı Yasanın 197. maddesinde de; ayrı yaşamada haklı olan eşin diğer eşten tedbir nafakası isteyebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı (kadın) ayrı yaşama hakkına dayalı olarak tedbir nafakası istemektedir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği, davalı (koca), birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Zira evlilik birliğinin korunması ve devamını sağlamak için eşlerin asgari ölçüde uyması gereken bazı yükümlülükler ve karşılamaları gerekli bazı ortak giderler mevcuttur. Bu giderlere örnek olarak, kira parası, yakıt parası, elektrik, telefon ve su parası gibi giderler gösterilebilir. Giderlere katılmada ise ölçü eşlerin "güçleri" esas alınmalıdır. Davacı (kadın)nın geliri bulunması, emekli olması, gelirlerinin davalıyla denk olması, hatta davalının gelirinden daha fazla olsa bile, davalı (koca)yı ortak giderlere katılma yükümlüğünden büsbütün kurtarmaz, bu durum sadece nafaka miktarının takdirinde etkili olabilir. Keza, davacı (kadın)nın belirli ve sürekli bir gelirinin olması, ona, tedbir nafakası bağlanmasını engelleyici bir hal değildir. Hakim, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir. Somut olayda; davalının açtığı boşanma davasının reddedildiği, davadan sonra tarafların bir araya gelmedikleri, davalının birlikte yaşamı yeniden tesis etmek için herhangi bir girişiminin olmadığı, dolayısıyla davacının ayrı yaşamakta haklı olduğu anlaşılmaktadır. O halde; yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktarda nafakaya hükmetmek gerekirken, istemin tümden reddi doğru olmayıp, bozma nedenidir.