6. Hukuk Dairesi 2010/8256 E. , 2010/12333 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı kiracısının; ki
**6. Hukuk Dairesi 2010/8256 E. , 2010/12333 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı kiracısının; kirası altında bulunan işyerinin m2 alanı dışına çıkarak, karşıdaki duvara ve yan tarafına raf ve açık vitrin yaparak kiralanandaki mallarını satışa sunduğunu ve işgal ettiğini, işgalin kaldırılması için üç gün süreli ihtara rağmen, halen kullanımın devam ettiğini, taraflar arasındaki mevcut yazılı kira sözleşmesinin hususi şartlarının 23. maddesinde de kiralananın dışına raf ve vitrin, dolap gibi hiçbir eşyanın konulamayacağının kararlaştırıldığını, bu nedenle bu şarta uymayan kiracı davalının kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalı yargılamaya katılmamış, mahkemece, davalının sözleşmenin 23. maddesini ihlal etmesi nedeni ile fena kullanma ve sözleşmeye aykırılıktan dolayı, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiştir. Akde aykırılık nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için akde aykırılığın, kiralananın doğrudan kullanımı ile ilgili olması gerekir. Kira akdi ile kiralanan kısım dışında kalan yerlerin kullanımı, bu yerler ile ilgili kiracının tasarrufta bulunması akde aykırılık oluşturmaz. Ayrıca kira sözleşmesinde kiracının kabul ettiği şartlardan birinin yerine getirilmemesi tahliyeyi gerektirmez. Davacı tarafça akde aykırılık olarak gösterilen hususlar kiralananın doğrudan kullanımı ile ilgili olmayıp, tamamı kiralanan işyerinin dışında kalan alanlarla ilgili bulunduğundan Borçlar Kanununun 256. maddesi anlamında tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Bu hususlar ancak akdin feshini gerektirir. Mahkemece verilen süreli ihtara rağmen akde aykırı davranışa son verilmediğinden akdin feshine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.