12. Ceza Dairesi 2022/36 E. , 2023/5508 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1918 E., 2019/4620 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayıl…
**12. Ceza Dairesi 2022/36 E. , 2023/5508 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1918 E., 2019/4620 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 03.05.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 1 yıla yakın süre tutuklu kalması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 1.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur. 2. Davalı vekili 06.06.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süre ve husumet yönünden reddini talep ediyoruz. Davacı kendi kusurlu hareketleri neticesinde tutuklanmıştır. Talep edilen maddi tazminat delillerle desteklenmemiştir. Talep edilen tazminat miktarı fahiştir. Faiz talebinin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Daha önce başka bir tazminat davası açıp açmadığı araştırılmalıdır." şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2017 tarihli ve 2017/203 Esas, 2018/95 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2018/1918 Esas, 2019/4620 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.12.2021 tarihli ve 2020/9995 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Davacı ...'ın İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 esas, 2017/22 karar sayılı dosyası üzerinden suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan yargılandığı, bu suç nedeniyle 02.05.2011 tarihinde gözaltına alındığı, 05.05.2011 tarihinde gözaltından çıkarıldığı, 06.05.2011 tarihinde tutuklandığı, 21.12.2011 tarihinde tahliye edildiği, bu suçtan dolayı anılan mahkemece 27.02.2017 tarihinde sanığın beraatine karar verildiği ve bu kararın 12.10.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklulukta geçerdiği sürelerin infaz gördüğü, 2011 yılının her iki döneminde 16 yaşından büyüklerdeki sanayi sektöründeki asgari ücret nazara alınarak bilirkişi tarafından dönemlere göre ayrı ayrı tazminatın hesaplanması sonucu davacının 4.493,76 TL maddi tazminata hak kazandığı, ancak dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak suretiyle 1.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi talep edildiğinden davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği toplam 233 gün karşılığı talebe bağlı kalınarak 1.000,00 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 02.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir ölçü olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminat miktarının davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı tarihinden itibaren faize hükmedilmesi suretiyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nefaset kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespitinin gerektiği dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin de bulunması nedeniyle gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği 233 gün süre ile sanığın şahsi ve sosyal durumu da nazara alınarak takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davacının gözaltına alındığı 02.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Davacının beraatle sonuçlanan dava dosyasında 02.05.2011 - 06.05.2011 tarihlerinde gözaltı, 06.05.2011 - 21.12.2012 tarihleri arasında ise tutuklu kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın gözaltı ve tutukluluk süresi dikkate alınarak ve net asgari ücret üzerinden maddi kayıp hesap edildiğinde daha fazla maddi kayıp bulunmakta ise de, taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL maddi tazminatın tutuklama tarihi olan 06.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazine idaresinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat miktarı belirlenirken, objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı ve tutuklu kaldığı süre, tutuklama tarihi olan 06.05.2011 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi suretiyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak şekilde, hak ve nefaset kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespit etmek gerektiği göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirme sonucunda 20.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 06.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazine idaresinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas – 2017/22 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan 02.05.2011 - 05.05.2011 tarihleri arasında 3 gün gözaltında, 06.05.2011 - 21.12.2011 tarihleri arasında 229 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 12.10.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden; Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, 1.000,00 TL maddi tazminat talep edilmesi karşısında; davacının gözaltı ve tutukluluk süresi dikkate alınarak ve tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama neticesinde daha fazla maddi kayıp tespit edilmekte ise de, taleple bağlı kalınarak davacı lehine 1.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak takdir edilen manevi tazminat miktarı yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2018/1918 Esas, 2019/4620 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.