Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/2463 E. , 2024/3782 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/2463 Karar No : 2024/3782 TEMYİZ EDENLER: I- (DAVACI) ... Sağlık A.Ş. VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALILAR) 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : I- (DAVALILAR) 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı 2- ... Belediye Başkanlığı II- (DAVACI) ... Sağlık A.Ş. İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/2463 E. , 2024/3782 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/2463 Karar No : 2024/3782 TEMYİZ EDENLER: I- (DAVACI) ... Sağlık A.Ş. VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALILAR) 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : I- (DAVALILAR) 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı 2- ... Belediye Başkanlığı II- (DAVACI) ... Sağlık A.Ş. İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 30/06/2020 tarih ve E:2019/12979, K:2020/6327 sayılı; davanın kısmen reddi, kısmen kabulü yolunda verilen idare mahkemesi kararının betonarme proje bedelinin 150.000 TL'lik kısmı yönünden bozulması, diğer kısımlar açısından onanması yolundaki kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Konya ili, Selçuklu ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Selçuklu Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin ve bu kararın onaylanmasına dair Konya Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının, Konya Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli imar plan değişikliğinin ve ... tarih ve ... sayılı imar durum belgesi ile ... tarih ve ... sayılı imar durum belgesinin iptali istemiyle komşu parsel malikleri tarafından açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan işlemlerin iptaline karar verildiğinden, belirtilen işlemler nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 4.889.422,98-TL maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; davacı tarafından dosyaya betonarme proje bedeli olarak 13.010,00-TL tutarında banka dekontu sunulduğu halde, 16/11/2017 tarihli ilk bilirkişi raporunda bu bedelin düşük olduğu değerlendirilerek bilirkişilerce yapılan piyasa araştırması neticesinde ilave olarak 150.000,00-TL maddi tazminatın daha davacıya ödenmesinin uygun görüldüğü, bu tutara davalı idarelerce itiraz edilmesine karşın, alınan ek raporda bilirkişilerin ilk görüşlerinde ısrar ettiği, ancak mali müşavir tarafından davacı şirkete ait ticari defterler incelenmek suretiyle düzenlenen 17/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda, anılan bedele ilişkin herhangi bir tespitte bulunulmadığı ve belirtilen 150.000,00-TL zararın oluştuğuna dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, bu durumda betonarme proje bedelinin 150.000,00-TL'lik kısmının tazmininin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, betonarme proje bedelinin 150.000,00-TL'lik kısmı yönünden de davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından; davacının uyuşmazlık konusu parselde mülkiyet hakkı bulunmadığından idare mahkemelerince verilen iptal kararları neticesinde meşru ve güncel bir menfaatinin etkilenmediği, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, ayrıca vekalet ücretinin reddedilen tutar üzerinden nisbi olarak hesaplanması gerektiği ileri sürülmektedir. Davacı tarafından; davacı şirketin, davaya konu parselde yapılması planlanan hastanenin inşaası için kurulmuş bir şirket olduğu, bu kapsamda şirketin yaptığı tüm harcamaların mahkemeye sunulduğu, kayıtlı tüm giderlerin davalı idarelerce tazmini gerektiğinden eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğu belirtilerek temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından; davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idareler tarafından; savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu kararın esasa ve manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle hükmedilen maktu vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden onanmasına, kabul edilen ve reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan vekalet ücretine, nispi karar harcına ve temyiz yargılama giderlerine ilişkin kısmı yönünden ise bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olan ve önceki imar planlarında konut alanı kullanımında bulunan uyuşmazlık konusu taşınmaz açısından, davacı şirket tarafından teklif edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği talebi, Selçuklu Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilmiş, bu karar Konya Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanarak taşınmaz sağlık tesis alanı kullanımına ayrılmış ve anılan uygulama imar planı uyarınca ... tarih ve ... sayılı imar durum belgesi düzenlenmiştir. Bahsi geçen işlemlerin iptali istemiyle komşu parsel malikleri tarafından açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K ... sayılı kararı ile taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında halen konut alanı kullanımında bulunması nedeniyle üst ölçekli imar planına aykırı olduğu sonucuna varılarak işlemlerin iptaline karar verilmiş, bu karar Danıştay Altıncı Dairesinin 20/04/2009 tarih ve E:2008/9434, K:2009/4394 sayılı kararı ile onanmıştır. Taşınmazın sağlık tesis alanı olarak belirlenmesine ilişkin Selçuklu Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin, bu kararın onaylanmasına dair Konya Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının ve aynı doğrultuda yapılan 1/5000 ölçekli imar plan değişikliğinin kabul edilmesine ilişkin Konya Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatının iptali istemiyle komşu parsel malikleri tarafından açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K ... sayılı kararı ile, yapı ruhsatının dayanağının 2008 tarihli imar planları değil, 2010 tarihli imar planları olduğu, bu imar planlarının, aynı kişiler tarafından açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptaline karar verildiğinden dayanağı kalmayan yapı ruhsatının iptaline, 2008 tarihli imar planı değişiklikleri yönünden ise davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karar Danıştay Altıncı Dairesinin 28/05/2015 tarih ve E:2013/4110, K:2015/3563 sayılı kararı ile onanmış, kararın düzeltilmesi talebi 17/07/2017 tarih ve E:2015/9203, K:2017/6018 sayılı karar ile reddedilmiştir. Nihai olarak, taşınmaza ilişkin Konya Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile 1/5000 ölçekli imar plan değişikliği yapılmış, buna dayalı olarak Selçuklu Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği, Konya Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanmış ve ... tarih ve ... sayılı imar durum belgesi ile ... tarih ve ... sayılı imar durum belgesi düzenlenmiştir. Anılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, "1/5000 ölçekte kamu yararının gerektirdiği bir zorunluluğa dayanmadan yapılan fonksiyonel bir değişiklik olması nedeniyle plan bütünlüğünü bozucu niteliğinden dolayı İmar Planı Yapılması ve Değişikliğine Ait Esaslara Dair Yönetmelik'te belirtilen hususlara uygunluk taşımadığı, değişikliğe ilişkin gerekçelerin, düzenlemeyle ilgili teknik açıklamalar ve plan bütününde alan kullanımı kararları ve büyüklüklerine ilişkin düzenlemeler ortaya konulamadığından ötürü ve plan revizyonu gerektiren bir işlem olmasına rağmen plan değişikliği yoluyla yapılmış olması nedeniyle şehircilik ilkelerine, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olmadığı, önerilen sağlık tesisi alanı içeriği ve büyüklüğü açısından 1/25000 ölçekli nazım imar planında öngörülen kullanıma aykırılık taşıdığından ve ayrıca söz konusu sağlık tesisi alanının 1/25000 ölçekli planda da gösterilmesi gerektiğinden, söz konusu plan değişikliğinin üst ölçekli plana aykırı olduğu, 1/5000 ölçekli nazım imar planı bütününde öngörülen yerleşim alanını azaltması ve sağlık tesisi alanına ilişkin büyüklüğü artırması açısından, 1/1000 ölçekli planda ise alan çevresinde öngörülmüş çevre düzenlemesi, açık ve yeşil alan düzenlemesi, trafik yolu düzenlemesi ve yaya yolu bağlantılarını değiştirmesi nedeniyle planlama bütünlüğünü bozucu bir değişiklik olduğu, bu itibarla da şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadıkları sonuç ve kanaatine varılmıştır. Öte yandan; plan değişikliklerindeki hukuka aykırılıkların, dava konusu edilen imar durum belgelerini de sakatlayacağı açıktır." gerekçesiyle dava konusu işlemlerine iptaline karar verilmiş, bu karar Danıştay Altıncı Dairesinin 18/04/2013 tarih ve E:2012/6240, K:2013/2734 sayılı kararı ile onanmış, onama kararının davacı tarafa tebliği üzerine de bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 31/1. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinin (ğ) bendinde vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin 1. fıkrasında, kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 2. fıkrasında da, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı; 331. maddesinde ise, davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ederek hüküm altına alacağı düzenlemelerine yer verilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı hükme bağlanmıştır. 03/09/2022 tarih ve 31942 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve temyize konu mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinde "Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." kuralına ve "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde; "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. " düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu kararın esasa ilişkin kısmı yönünden; İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu İdare Mahkemesi kararının esasına ve manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle hükmedilen maktu vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır. Temyize konu kararın kabul edilen ve reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan vekalet ücretine, nispi karar harcına ve temyiz yargılama giderlerine ilişkin kısmı yönünden ise; Bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelen mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi gereklidir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hale getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren ya da dava açmasının davacıyı dava açmadan önceki durumundan daha da kötüye götürmesi hallerinde mahkemeye erişim hakkının özüne dokunulacak şekilde sınırlandığından bahsedilebilir. Dava sonucunda taraflara vekalet ücreti ödeme yükümlülüğü öngörülmesi de bu kapsamda mahkemeye erişim hakkına yönelik bir sınırlama oluşturur. Bu bağlamda usulüne uygun olmayan dilekçeler ile yapılan başvuruların önlenerek dava sayısının azaltılması ve böylece mahkemelerin diğer uyuşmazlıkları makul sürede çözebilmesi amacıyla başvuruculara belli yükümlülükler öngörülebilir. Öngörülen yükümlülükler dava açmayı imkansız hale getirmedikçe ya da aşırı derece zorlaştırmadıkça mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği söylenemez. Dolayısıyla davayı kaybetmesi halinde davacıya yüklenecek olan vekalet ücreti bu çerçevede değerlendirilmelidir. Nitekim bir tam yargı davasında davacı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin, hak arama hürriyeti ve mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği iddiasıyla yapılan bireysel başvuru sonucunda, Anayasa Mahkemesince verilen 07/11/2013 tarihli, Başvuru No:2012/791 sayılı kararda, hak edilen tazminatın 3/4'ünün vekalet ücreti adı altına idareye verilmesinin Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde değerlendirilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesine göre, konusu para ile ifade edilen manevi tazminat davalarında, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi durumlarında kabul ve ret edilen kısım esas alınarak Tarifenin 3. kısmına göre nispi olarak vekalet ücreti hesaplanacağı, ancak bu durumda karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği, manevi tazminat isteminin tamamının reddi halinde ise maktu vekalet ücretine hükmedileceği ve maddi ve manevi tazminat istemlerinin birlikte yer aldığı davalarda, manevi tazminat istemi yönünden ayrıca vekalet ücreti hesaplanması gerektiği kurala bağlanmıştır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesine göre ise, maddi tazminat davalarında, davanın kısmen kabul, kısmen ret kararı ile sonuçlanması halinde, taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi olarak belirleneceği, ancak hükmedilecek ücretin davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği, maddi tazminat isteminin tümünün reddi halinde ise avukatlık ücretinin maktu olarak belirleneceği düzenlenmiştir. Davanın 4.889.422,98-TL maddi ve 100.000-TL manevi tazminat istemiyle açıldığı, ... İdare Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemeleri neticesinde düzenlenen raporların ve dosyanın birlikte incelenmesinden davacının 3.472.822,55-TL maddi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin 1.516.600,43-TL maddi tazminat isteminin ise reddine yönelik ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın verildiği, maddi tazminat isteminin kabul edilen (3.472.822,55-TL) kısmı üzerinden hesaplanan 99.928,23-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen (1.516.600,43-TL) kısmı üzerinden hesaplanan 68.523,01-TL'nin de davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine karar verildiği, anılan kararın betonarme proje bedelinin 150.000-TL'lik kısmının bozulması, kalan kısımlarının onanmasına ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 30/06/2020 tarih ve E:2019/12979, K:2020/6327 sayılı kararına uyularak ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar neticesinde, 150.000-TL betonarme proje bedeli yönünden de ret kararı verildiğinden hükmedilen maddi tazminat tutarının değiştiği, buna karşın bozma kararı üzerine verilen idare mahkemesi kararında, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin yeniden hesaplama yapılmayarak idare mahkemesinin ilk kararına atıf yapıldığı görülmektedir. Bununla birlikte, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, 4.889.422,98-TL maddi tazminat isteminin 3.472.822,55-TL'sinin kabul edilmesi nedeniyle maddi tazminat isteminin 1.416.600,43-TL'lik kısmının reddine karar verilmesi gerekirken sehven 1.516.600,43-TL'nin reddine karar verildiği görülmekte ise de Dairemizin 30/06/2020 tarih ve E:2019/12979, K:2020/6327 sayılı kararı üzerine kabul ve reddedilen maddi tazminat miktarı değişeceğinden reddedilen maddi tazminat miktarı hakkında yeniden hüküm kurulacağı açıktır. ... İdare Mahkemesince, Dairemizin yukarıda anılan bozma kararına uyularak verilen 15/12/2022 tarih ve E:2022/1481, K:2022/1422 sayılı kararı neticesinde; hükmedilen maddi tazminat miktarının 3.322.822,55-TL, reddedilen maddi tazminat miktarının ise 1.566.600,43-TL olduğu, bu nedenle davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen maddi tazminat tutarı üzerinden nispi olarak, davalı idareler lehine hükmedilecek vekalet ücretinin ise reddedilen tutar üzerinden nispi olarak hesaplanması gerekirken Dairemizin bozma kararı öncesinde hükmedilen 3.472.822,55-TL ile reddedilen 1.516.600,43-TL'lik (hatalı olarak hesaplanan) maddi tazminat miktarları üzerinden yapılan hesaplara atıf yapılarak karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Diğer taraftan, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda hükmedilen 3.472.822,55-TL maddi tazminat istemi üzerinden hesaplanan nispi karar harcının da bozma kararı üzerine kabul edilen maddi tazminat miktarı olan 3.322.822,55-TL üzerinden yeniden hesaplanıp fazladan alınan harcın davalı idarelere iadesine karar verilmesi gerektiği neticesine ulaşılmıştır. ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda hükmedilen temyiz yargılama giderleri incelendiğinde ise Dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, temyize konu kararın kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilerek davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarelerin temyiz istemlerinin 150.000-TL'lik kısmının ise kabulüne karar verildiği görüldüğünden temyiz yargılama giderlerinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiği açıktır. İdare Mahkemesince yeniden yapılacak vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hesaplamaların ise 03/09/2022 tarih ve 31942 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve temyize konu mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre yapılması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının esasa ilişkin kısmı yönünden ONANMASINA, 3. Kabul edilen ve reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan vekalet ücretine, nispi karar harcına ve temyiz yargılama giderlerine ilişkin kısmı yönünden ise BOZULMASINA, 4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 06/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.