12. Ceza Dairesi 2023/662 E. , 2023/4323 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1315 E., 2016/261 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar…
**12. Ceza Dairesi 2023/662 E. , 2023/4323 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1315 E., 2016/261 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Marmaris 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/1315 Esas, 2016/261 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.03.2021 tarihli Tebliğname ile hükmün onanması görüşüyle Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Marmaris 4. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Müşteki ...´ın yaklaşık 10 yıldır Marmaris Şoförler odası başkanı olduğu, 30.03.2015 tarihinde iş yerinden mesai bitiminden sonra ... isimli arkadaşının dükkanına gittiği, burada oturup konuştukları, daha sonra müştekinin kendi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... ile saat 22:00 sıralarında evine gitmek için ...'a ait dükkandan ayrıldığı, aracı ile ikametine doğru seyir halinde iken sanık ...´ın kullanmakta olduğu ... plaka sayılı aracın müştekiyi ikametine kadar takip ettiği böylece üzerine atılı suçu işlediği iddia edilmiştir... Görgü tanığı bulunmayan olayda, sanık aleyhine değerlendirilebilecek tek delil, müştekinin hazırlık ve kovuşturma aşamasında ki soyut iddiasıdır. Katılanın soyut iddiası dışında sanığın katılana ait aracı takip ederek huzur ve sükununu bozduğuna dair somut başka bir delille desteklenmeyen iddiaya dayanılarak sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesine imkan bulunmamaktadır. Bu itibarla, atılı suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayan sanığın beraatına karar vermek gerekmiştir." denilmiştir. 2. Sanık soruşturma aşamasındaki beyanında "... olay tarihinde ... Renault Symbol marka aracı bir günlüğüne 70 TL´ye kiraladım, aracı kiraladıktan sonra pazar yerinde bulunan Ordulular Derneğine gittim, bir süre burada oturdum, daha sonra buradan araçla saat 22:00 sıralarında dernekten ayrıldım, araçla ... Mahallesi tarafına doğru hareket ettim, bir süre o istikamette gittikten sonra döndüm, tekrar pazar yerine geldim, daha sonra arkadaşım .... beni aradı, kalmış olduğum apartta beklediğini söyledi, gidip onunla buluştum, ... bana, motorla gezelim dedi, bende bir günlüğüne ... kiraladım, verdiğim para boşa gitmesin, ... ile gezmek istiyorum, dedim, ... ısrarla motorla gezmek isteyince aracı orada bırakıp, motorla gezdik, ... isimli şahsı tanımıyorum, ben yaklaşık 4 yıldır Marmaris´e sadece kış sezonları gelirim, yazları Ordu iline giderim, ...´ın şöforler odası başkanı olduğunu da ihbar sonrasında öğrendim, olay günü kendisini takip etmedim, ve beni takip etmem için de kimse yönlendirmedi, atılı suçlamayı kabul etmiyorum.", mahkeme beyanında "...söz konusu olay tamamen tesadüftür, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" demiştir. 3. Katılan beyanında "Ben bu olayla ilgili daha önce soruşturma aşamasında beyanda bulunmuştum, o ifadelerimi aynen tekrar ederim, olay tarihinde ben Ordulular lokalindeydim, lokal çıkışında bir aracın beni beklediğini gördüm, seyir halinde bulunduğum esnada araca yol vermeme rağmen ... beni sürekli olarak geçmek istemedi, beni takip eden aracın plakası ... plaka sayılı araçtı, ben aracımı evimin önüne park ettiğimde bu araçta benim evimin önüne farları sönük olarak park etmeye çalıştı, polisi aradım, kimseyle de husumetim yoktur, öğrendiğim kadarıyla beni takip eden şahıs ... Yapı isimli işyerinde çalışıyormuş, beni bu şekilde rahatsız eden sanıktan şikayetçiyim" demiştir. 4. Tanık .... beyanında "... benim teyzemin oğludur, olaya ilişkin herhangi bir bilgim ve görgüm yoktur, söyleyeceğim bir şey yoktur, ancak olay tarihinde ben Marmaris'e geldim ve bir apartta kalmaya başladım, .. beni saat 20:00 gibi aparttan aldı ve bir süre motorla dolaştık, herhangi bir aracı takip etmedik" demiştir. IV. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu gözetildiğinde, katılanın aracı ile seyri sırasında sanığın da kendi aracı ile onu takip edip önünü kesmeye çalıştığına dair beyanı dışında dosyada herhangi bir delil bulunmadığı ve sanığın da katılanı takip etmediği yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmakla, mahkemece üzerine atılı suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayan sanığın beraatine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Marmaris 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/1315 Esas, 2016/261 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.