1. Ceza Dairesi 2022/11981 E. , 2023/7046 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2029 E., 2022/1986 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddes
**1. Ceza Dairesi 2022/11981 E. , 2023/7046 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2029 E., 2022/1986 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılanlar vekilinin ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/27 Esas, 2022/123 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, b) Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, Karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.07.2022 tarihli ve 2022/2029 Esas, 2022/1986 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin, sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanık ...'nın müşterek fail olduğuna, atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, sanık ... hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanığın mahkûmiyetine yeterli, inandırıcı ve kesin delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanıkların baba oğul, maktulün ise sanıklar ile aynı köylü olduğu, sanık ... ile maktulün olay tarihinden üç ay kadar önce tarlaya hayvan sokma mevzusundan dolayı tartıştıkları, yine sanıklar ile maktul arasında kamu arazisini ekme meselesinden kaynaklı husumet olduğu, olay günü sanık ...'nin saat 10.00 sularında Çukurören köyü Kaplanpınarı Mevkinde hayvanlarını otlattığı esnada maktulün olay yerine gelerek sanık ...'ye hitaben "Benim ekinimde hayvanlarını otlattın, bu yanına mı kaldı? ekinde davar da güdecekmişsin" dediği, taraflar arasında tartışma çıktığı, tartışmanın boyutunun artarak arbedeye dönüştüğü, maktulün sopa ile sanık ...'nin koluna vurduğu ve sanık ...'nin kolunda çatlak oluştuğu, akabinde sanık ...'nin kendisine ait ruhsatsız Unique marka tabanca ile maktule doğru uzak atış mesafesinden 4 el ateş ettiği, atışların maktulün sol uyluk ve sol göğsüne isabet ettiği, bu yaralanma neticesinde maktulün öldüğü, maktulün yapılan otopsi işleminde sol göğüs bölgesinde ve sol uyluk orta bölgenin ön-dış yüzeyindeki alanda ateşli silah giriş yarası, burun sırtında yüzeysel abrazyon, sağ el birinci parmak ile sol el yüzeyinde çizikler bulunduğunun ve başkaca lezyona rastlanılmadığının, sol uyluk orta bölgenin ön dış yüzeyindeki yaralanmada mermi çekirdeğinin girdikten sonra önden arkaya doğru devam ettiğinin, kemik bölgesinde yön değiştirerek yukarı doğru seyrettiğinin ve kas dokuda kaldığının, kesin ölüm nedeninin ateşli silah yaralanmasına bağlı iç organ, büyük damar yaralanması ve iç kanama olduğunun tespit edildiği, maktulün yaşamını yitirmesinin ardından sanık ...'nin ..... ....., Mevkine ve ...... Köyüne yakın bir yerde tarla süren oğlu olan sanık ...'in yanına giderek maktul ile tartıştığını ve maktulü vurduğunu söylediği, sanık ...'in babasının kolunu kontrol ettiği, akabinde sanık ...'in traktörü ile sanık ...'nin ise yayan vaziyette köye gitme kararı aldıkları ve sanık ...'nin yolda iken jandarmayı arayarak maktulü öldürdüğünü bildirdiği belirtilmiştir. 2. Olay yeri inceleme raporuna göre cesedin yerde sırt üstü yatar halde kol ve bacakların karın içine çekilmiş şekilde olduğunun görüldüğü, cesedin bulunduğu yere 7,61 m mesafede sopa ve 2,92 m mesafede baston, cesedin pantolon cebinde 7,65 mm çapında dolu tabanca fişeği ve cesedin kaldırılması sırasında altında 2,5 cm çapında sopa bulunduğu, ayrıca olay yerinde cesede farklı mesafelerde olacak şekilde 4 adet 7,65 mm çapında boş tabanca kovanının ele geçirildiği, suçta kullanılan silaha ise ulaşılamadığı, olay yakalama üst arama tutanağına göre ise sanık ...'nin yakalandığında üzerinden 1 adet Vzör marka tabanca ve tabancaya ait şarjör ile 5 adet 7,65 mm fişeğin çıktığı, sanığın kolluk beyanında söz konusu tabancanın maktule ait olduğunu ve maktulün olayda kendisine yönelik ateş etme biçiminde kullandığını, kendi kullandığı tabancayı ise düşürdüğünü beyan ettiği ancak sanık ... müdafiinin soruşturma aşamasında sunmuş olduğu dilekçesinde sanık ... ile görüşerek sanığın suçta kullandığı tabancanın yerini öğrendiğini söylemesi üzerine usulüne uygun yapılan 12.11.2020 tarihli ev aramasında Unique Henday marka tabanca ve tabancaya ait şarjör ile 7,65 mm 3 adet fişeğin ele geçirildiği, alınan uzmanlık raporlarına göre Vzör marka tabancada maktule ait herhangi bir izin olmadığının, olay yerinden ele geçirilen 4 adet 7,65 mm çapında boş kovanın tek bir tabancadan atıldığının, söz konusu tabancanın ise 612808 seri numaralı Unique marka tabanca olduğunun, sanık ...'nin sağ el iç-dış ve yüz svaplarında atış artığının, sanık ...'in sağ-sol el ve yüz svaplarında atış artığının, yine maktulün sol el iç-dış ile yüz svaplarında atış artığının ve maktulün kıyafetleri üzerinde yapılan incelemede ise uzak atış mesafesinden atış yapıldığının tespit edildiği belirtilmiştir. 3. Sanık ... ile maktul arasında husumet bulunduğunun gerek sanık tarafından gerekse maktulün eşi katılan ... ve oğlu katılan ... tarafından beyan edildiği, sanık ...'nin soruşturma aşamasında olay günü maktul ile Kaplanpınarı Mevkinde karşılaştıklarını, maktulün kendisine "Benim ekinimde hayvanlarını otlattın, bu yanına mı kaldı?, ekinde davar da güdecekmişsin" dediğini ve tartıştıklarını, tartışmanın arbedeye dönüştüğünü ve maktulün kendisine Vzör marka tabanca ile ateş ettiğini, isabet etmediğini, tekrar ateş etmek istediğini, tabancanın tutukluk yaptığını, sonra da kendisinin eline tabanca aldığını ancak ateş etmediğini, maktulünde sopa ile koluna 4-5 kez vurduğunu ve her vurmada tabancanın ateş aldığını ve böylelikle maktule isabet edip ölmesine sebebiyet verdiğini beyan ettiği ancak olay yerinden maktulün ateş etmesi sonucu ortaya çıkan Vzör marka tabanca ile atılmış herhangi bir boş kovana rastlanılmadığı, olay yerinden ele geçirilen 4 adet boş kovanın da sanık ...'nin kullandığı Unique marka tabancadan atıldığının tespit edildiği, sanığın maktulün kullandığını iddia ettiği Vzör marka tabancada maktule ait ize rastlanılmadığı, sanık ...’nin kolunda çatlak bulunduğunun tespit edildiği, söz konusu bulgu ile sanığın maktulün koluna sopa ile vurması yönündeki beyanının uyumlu olduğu fakat sanığın "maktul koluma sopa ile 4-5 kez vurdu, her vurduğunda tabanca ateş aldı" biçimindeki söyleminin hayatın olağan akışına fizik kurallarına aykırı olduğu, zira maktulün sanığın tabancayla ateş etmesi sonucu vücudunda ateşli silah yaralanmalarının oluşması ile yere düşmesi beklendiğinden maktulün yara almaksızın sanığın koluna 4-5 kez sopa ile vurmasının mümkün olamayacağı ancak sanığın maktule 4 kez ateş ettiğinin sabit olduğu, sanığın maktule uzak atış mesafesinden ateş ettiği, sanığın iddia ettiği bir oluşta atış mesafesinin uzaktan ziyade yakın olmasının bekleneceği, maktulün vücuduna tabanca ile ateş edilmesi sonucu iki ayrı mermi girişinin bununla birlikte sırtında, kaş üstünde ve sağ el parmaklarında darbe izlerinin bulunduğu, söz konusu darbe izlerinin sanığın beyanında da geçtiği üzere olayın başlangıcında yaşadıkları arbedede gerçekleşmiş olabileceğinin anlaşıldığı, sanığın mahkeme huzurunda alınan beyanlarında ise kısmen soruşturma beyanlarını tekrarladığı ve "maktul siyah renkteki tabancasını çıkardı, aramızda 10 metre kadar mesafe vardı, tabancasını bana doğru bir el ateşledi, fakat ben yaralanmadım, kurşunun tam olarak neremden geçtiğini bilemiyorum, tabancayı bana doğru doğrultmuştu, bende bunun üzerine kurtlardan korunmak amacıyla yanımda taşıdığım ruhsatsız olan kendi tabancamı cebimden çıkarıp ağzına mermi verdim ve maktule doğru doğrulttum, sanığın ayaklarına doğru bir el ateş ettim, sanık anam dedi ve bana sinkaflı küfürlerle hakaret etti ve bana doğru yürümeye başladı, yerden bir sopa aldı, tabancamın bulunduğu sağ elime 3-4 kez vurdu, biz iyice yüz yüze yaklaştık, aramızda yarım metreden daha az bir mesafe kaldı, sonra benim sağ elimi iki eliyle tutup kendine çekti, ben elimi ondan kurtarmak amacıyla geri çektiğimde tabanca patladı ve maktul ... yere düştü" şeklinde beyanda bulunarak olayın oluş şekline ilişkin çelişkiye düştüğü ve yine kendi tabancasının ateşlenmesine ilişkin hayatın olağan akışına aykırı beyanlarda bulunduğu, 19.01.2021 tarihli tutanak ile maktulün ailesi olan katılanların maktule ait iddia olunan şekilde bir silahın bulunmadığını, yalnızca ruhsatlı yivsiz tüfeğinin bulunduğunu beyan ettikleri, buna rağmen sanık ...'nin evinde yapılan usulüne uygun aramada marka ve modeli farklı birden fazla silaha ulaşıldığı söz konusu durumun Vzör marka tabancanın da sanığa ait olabileceği ihtimalini doğurduğu, bu şekilde sanığın maktulün kendisine tabanca ile ateş ettiği biçimindeki beyanının gerçeği yansıtmadığı, bunlara ilaveten maktulün sol elinde ve yüz svabında atış artığına rastlanılmış ise de olayda sanık ... ve maktulden başka görgü tanığının olmadığı, maktulün yakınlarının maktule ait tabancasının olmadığına yönelik beyanda bulundukları ve olay yerinde sanığın olayda kullandığı Unique marka tabancaya ait kovanların bulunmasına rağmen sanığın anlatımındaki şekilde mağdurun Vzör marka tabanca ile ateş ettiğini destekler herhangi bir boş kovana rast gelinmediği gözetilerek mevcut delil durumuna göre olaydan sonra sanığın maktulü kontrol amacıyla maktulün yanına gelip eline ve yüzüne dokunmuş olabileceği, yine maktulün bulunduğu esnadaki vücut durumundan da eline ve yüzüne atış artığının bulaşabileceği, mağdurun sol el ve yüzündeki svaplardaki atış artığının bunlardan kaynaklanabileceği kanaatine varıldığı, aksi durumda dahi sanık ...'nin maktul öldükten sonra maktule temas ederek maktule ait olduğunu söylediği Vzör marka tabancayı alarak yanında götürdüğü, bu halde de maktulde atış artığı bulunmasının normal olduğunun düşünüldüğü, sanığın ateş etmesi sonrası kendi kullandığı Unique markasına ait kovanların olay yerinden bulunmasına rağmen sanığın savunmasında bahsettiği şekilde maktulün Vzör marka tabancayı ateşlemesinden kaynaklı çıkan kovanların bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı, yine olay esnasında maktulün sopa ile sanığın eline vurması esnasında sanığın tabanca ile ateş ettiği yönündeki gerçeğe uygun olmayan çelişkili beyanları da gözetilerek maktulün yanında bulundurduğu Vzör marka tabancayı olay esnasında ateşlediğine ilişkin kanaat oluşmadığı hususları birlikte gözetildiğinde sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği ve sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanma ihtimalinin bulunmadığı, sanık ... ile maktulün olay yerinde karşılaşarak önceye dayalı meselelerden tartışmaya başladıkları, kendi aralarında arbede oluştuğu ve maktulün sanığın koluna olay yerinde bulunan sopa ile vurarak sanığın kolunda çatlak oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, akabinde sanık ...'nin kapıldığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi ile haksız tahrik altında yanında bulundurduğu Unique marka tabanca ile maktule 4 el ateş ederek hayati bölgelerine isabet eden iki mermi girişi ile yaşamını yitirmesine neden olduğu bu şekilde üzerine atılı kasten öldürme suçunu işlediği vicdani kanaatine varıldığı belirtilmiştir. 4. Sanık ... hakkında babası olan sanık ... ile birlikte iştirak halinde maktulü öldürdükleri iddiası ile kamu davası açılmış ise de sanık ...'nin istikrarlı bir biçimde olay esnasında oğlunun olay yerinde bulunmadığını savunduğu, sanık ...'in de olay zamanında köye yakın bir yerde yalnız başına tarla sürdüğünü beyan ettiği, sanıkların olay anında birlikte olduklarına ilişkin herhangi bir delil veya emarenin dosyaya yansımadığı, her ne kadar sanık ...'ten alınan svaplarda atış artığı tespit edilmiş ise de sanık ...'nin tüm aşamalarda olaydan sonra oğlunun yanına gittiğini ve oğlunun kendisinin koluna dokunarak baktığını beyan ettiği, sanık ...'in de 16.12.2020 tarihli ek beyanında ve sonrasında babasının olay sonrasında yanına geldiğini ve babası ile temas ettiğini söylediği, sanık ...'nin maktulü tabanca ile öldürmesinin ardından olay yerine ve köye yakın bir noktada olan oğlu olan sanığın yanına giderek fiziki temasta bulunmaları ile sanık ...'te tespit edilen atış artığının babası olan sanıktan bulaşabileceği, zira 07.01.2021 tarihli raporda sanık ...'te bulunan atış artıklarının bizzat atış ile de ya da buluşma yolu ile de gerçekleşebileceğinin belirtildiği, diğer taraftan sanık ... sıcağı sıcağına alınan ilk beyanlarında babasını ilk kez köyde gördüğünü ve temas etmediğini söylemiş ise de bu söyleminin üzerine atılı suçun ağırlığından kaynaklı ve bir nevi babası ile kendisini koruma maksatlı olabileceği, sanıklar ve ... hakkında alınan HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporunda sanıkların farklı operatör kullandığının ve bölgenin coğrafi konumu gözetildiğinde baz istasyonlarının kapsama alanının geniş olabileceğinin belirtildiği, bu halde söz konusu yer köy alanı olduğundan sanıkların baz adreslerinin yakın çıkmasının muhtemel olduğu, sanıkların da aşamalarda bulundukları yerlerin yakın mesafede olduğunu belirttikleri dikkate alındığında baz kayıtlarına yönelik araştırmanın sanık aleyhine değerlendirilemeyeceği, bununla birlikte dosya arasında bulunan kamera araştırma tutanağından saat 09.51'de sanık ...'in yalnız başına traktörle köyden ayrıldığının belirtildiği, bu halde sanıkların yan yana olduklarının sabit olmadığı, yine olaya yönelik ihbarın bizzat sanık ... tarafından yapıldığı ve ......,'nin jandarmaya birini öldürdüğünü söylediği, tanık .......'nin de beyanlarında sanık ...'nin kendisini arayarak maktulü vurduğunu söylediğini ifade ettiği, tanık.......'nın da beyanında sanık ...'nin köye yalnız başına gelerek maktulle tartıştığını ve maktulü vurduğunu ifade ettiği, bu şekilde sanık ...'nin olaydan sonra iletişim kurduğu her bir kişiye maktulü kendisinin vurduğunu söyleyerek tekil konuştuğu hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'in üzerine atılı maktul ...'i öldürme suçunu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı bir delil bulunmadığından ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraatine karar verildiği belirtilmiştir. 5. Sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, kolluk tutanakları, ölü muayene ve otopsi tutanağı, uzmanlık raporları, doktor raporları, HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu, nüfus ve adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan elde edilen delillerin 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca mahkûmiyetine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik bulunmadığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylem bulunduğundan haksız tahrik indirimi yapılmasının, haksız tahrikin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında indirim miktarının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.07.2022 tarihli ve 2022/2029 Esas, 2022/1986 Karar sayılı kararlarında katılanlar vekili, sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.