4. Hukuk Dairesi 2016/11781 E. , 2018/6694 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ aleyhine 28/09/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde…
**4. Hukuk Dairesi 2016/11781 E. , 2018/6694 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ aleyhine 28/09/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının temyiz itirazlarına gelince; Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davalı şirkete ait “www. .... com.tr” isimli internet sitesinde, 03/06/2015 tarihinde yayınlanan haberde, müvekkili ... Valisi ... ile .... tarafından gönderilen tırlarla ilgili soruşturmayı yapan savcı arasında geçen ifadelerin yer aldığını, haberin gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafından yapılan haberin eleştiri sınırlarını aştığını, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek, söz konusu haber nedeniyle müvekkilinin uğradığı manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, dava konusu haberde davacının kişiliğine yönelik aşağılayıcı, küçük düşürücü hakaret ve iftira niteliğini taşıyan bir yan olmadığını, dava konusu haberin kamusal hakkın kullanılması çerçevesinde yazılıp yayınlandığını, basın özgürlüğünün gereği olduğunu ve hukuka aykırı olan davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu haberin okuyucuda mahkeme beyanı olduğu kanısı oluşturarak gerçeklik olgusunu zedelediği ve davacının kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.