Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/16496 E. , 2024/23099 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/16496 Karar No : 2024/23099 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurulu / ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/16496 E. , 2024/23099 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/16496 Karar No : 2024/23099 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurulu / ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin 09/02/2023 tarih ve E:2018/46, K:2023/224 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 20.000.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Meslekten çıkarılmasına ilişkin cezanın subjektif gerekçelere dayandığı, tarafına tevzi edilen soruşturmada hukuka uygun karar verdiği ve bunun yargısal bir tasarruf olduğu, nitekim kararın başsavcı vekili denetiminden de geçtiği, taraflarca da itiraz edilmediği, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın verildiği tarih itibarıyla Fetullah Gülen cemaatinin terör örgütü olduğuna ilişkin Milli Güvenlik Kurulu tarafından yapılan bir tespit bulunmadığı, aksine yapının geniş tabanlı bir sivil toplum kuruluşu olarak bilindiği, ayrıca Milli Güvenlik Kurulu kararlarının yargı kararlarına dayanak olamayacağı, dosyanın tevzi tarihinde tekemmül etmiş durumda olduğu, daha önceki işlemlerinin de diğer savcılar tarafından Genel Suçlar Soruşturma Bürosunda yürütüldüğü, Hakimler ve Savcılar Kurulunca verilen cezanın suç ve cezaların geçmişi yürümezliği ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerine aykırılık oluşturduğu, gerekçeli karar hakkının, adil yargılanma hakkının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davacının, disiplin cezasına konu eylemlerini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi bağlamında hukuk dışı nedenlerle gerçekleştirdiği ve anılan eylemlerinin nitelik ve ağırlık itibarıyla mesleğin şeref ve onurunu bozacak veya mesleğe olan genel saygı ve güveni zedeleyecek nitelikte olduğu, sübuta eren filleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve K:... sayılı kararının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1000.-TL maddi , 20.000.000.-TL manevi tazminatın yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılmıştır. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinin 1. fıkrasında "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir." hükmü; anılan maddenin son fıkrasında da, "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir. Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır. Dosyanın incelenmesinden; davacının FETÖ/PDY örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik biçimde bir organizasyonla hukuka aykırı eylemlerde bulunması nedeniyle mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görülen eylemleri sübut bulduğundan bahisle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69' uncu maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. Davacının, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3'üncü maddesinin (I) numaralı fıkrası kapsamında FETÖ örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sabit görüldüğünden meslekte kalmasının uygun olmadığı ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği ve bu karara karşı açılan dava ve temyiz başvurularının reddedildiği, ceza davasında da ''silahlı terör örgütüne üye olma'' suçundan dolayı mahkumiyet kararı verilmiş olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında ''görevi kötüye kullanma'' suçuna ilişkin olarak yapılan yargılamada ... tarih ve K:... sayılı kararla hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetimli serbestlik kararı verilmiş olduğu dosyanın incelendiği tarih itibarıyla UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemeyle tespit edilmektedir. Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde; olayın tarihi, gelişim şekli gözönüne alındığında FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda hareket ederek "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu kabul edilmek suretiyle 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakimi'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı hakkında, Gaziantep Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının ... esas sayılı soruşturma dosyasında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve hedefler doğrultusunda hareket ederek işlem tesis ettiği iddiasıyla disiplin soruşturması başlatılmıştır. Yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 01/02/2018 tarihli Rapor üzerine, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının tespit olunan eylemlerine ilişkin kovuşturma izni verilmesine ve disiplin dosyası hakkında kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilmiş; Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ise, kovuşturma sonucunun beklenmesine yönelik karardan vazgeçilerek; "...ilgili C. Savcısının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda, aynı örgüte mensup M.Y. hakkında usul ve yasaya aykırı şekilde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermek suretiyle adı geçen şahsı koruma güdüsüyle hareket ettiği, mesleki davranış şekli itibariyle, makul olarak düşünme yeteneği olan bir kişide herhangi bir serzenişe yol açmayacak hâl ve tavır içinde olması, işlem ve kararları, yargının doğruluğuna ve tutarlılığına ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olması, tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olması gereken ilgili C. Savcısının, Ceza muhakemesi kurallarına riayet etmeksizin, Bangalore Yargı Etiği İlkeleri arasında kabul edilen doğruluk, tutarlılık ve tarafsızlık değerlerine aykırı hareket ederek görevinin sağladığı nüfuz ve yetkileri hukuka aykırı şekilde başkalarını koruma saikiyle kullandığı, ilgilinin eyleminin 'Suç' niteliğini değerlendirme görev ve yetkisinin adli mercilere ait olduğu ancak fiil suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile nitelik ve ağırlık itibariyle mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü..." gerekçesiyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır. Anılan karara yapılan yeniden inceleme talebinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bu karara karşı yapılan itiraz Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmiştir. Davacı tarafından, Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 20.000.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. Öte yandan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca yapılan değerlendirmede 16/02/2015 tarihinde emekli olan davacı hakkında hakimlik görevi sona erdiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Diğer yandan, UYAP üzerinden yapılan incemede; davacının, disiplin cezasına konu eylemi nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesince yürütülen kovuşturmada verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla, "görevi kötüye kullanma" suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 231. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Anılan kararının 11/12/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Hakimlik ve savcılık teminatı" başlıklı 139. maddesinde; "Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır."; "Hakimlik ve savcılık mesleği" başlıklı 140. maddesinin üçüncü fıkrasında; "..Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.." hükümleri yer almaktadır. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin birinci fıkrasında, "...Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir..."; son fıkrasında ise, "Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir. " hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklanmakta olup, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamaları gerekmektedir. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder. Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, yasa koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır. Davacı hakkında, Gaziantep Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında tesis ettiği iki ayrı işlem nedeniyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda hareket ettiği iddialarına yönelik yapılan soruşturmada neticesinde HSK müfettişliğince düzenlenen 01/02/2018 tarihli soruşturma raporunun incelenmesinden: "05/02/2014 tarihli Ö.G. ismiyle BİMER'e yazılan dilekçede; Gaziantep 1. Organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren ... Profil San. Tic. A.Ş yetkililerinin çalışanlarına haksızlık yaptığı, işçileri işe alırken senet imzalattırdıkları, şirket yetkililerinin isçileri işten çıkardıklarında işçilerin tazminat istememesi ve haklarını aramamaları için bu senetlerle tehdit ettikleri ve şantajda bulundukları, işçilerin haklarını aramaları durumunda fabrika çalışan işçilerden zorla ve tehditle Emniyet Müdürlüğüne ve Cumhuriyet Savcılığına götürerek yalancı tanklık yaptırdıkları, fabrikanın genel müdürü S.D.T.'in işçileri toplayarak dönemin Başbakanını küçük düşürücü, aşağılayıcı tweetlerin atılması ve yazıların yazılmasını istediği, yine fabrikanin ... plaka sayılı aracının 2007 yılında Suriye'de kaza yaptığı ancak bu aracın Türkiye'de kaza yapmış gibi göstererek sigortadan haksız yere para aldıkları şirket sahibi M.Y.'in vergi kaçırdığı, işçilerin haklarını yiyerek Fetullah GÜLEN cemaatine yardımda bulunduğu cemaatin finansörlüğünü yaptığını, Halil ve Feride Cevizli Erkek Öğrenci Yurdunu yaptırarak cemaatin emrine verdiği Gülen Cemaatine her yil çok fazla para yardımları yaptığı, yurtdışında cemaate okul inşaatı yaptırdığı, S.D.T.'in ise firmada M.Y.'in bir numaralı adamı olduğu, S.D.T.'in 2000-2004 yılları arasında fabrikada çalışıp daha-sonra Fetullah GÜLEN'in emri ile Endenozya'ya imam olarak tayin edildiği, 1-2 yıl önce firmaya geri dönerek M.Y.'in yardımcısı olarak çalışmaya başladığı, bu kişinin konuşmalarında, emniyete üst kademede ve mahkemede bir çok hâkim savcının kendilerinden olduğunu, mahkemede ve emniyette yapamayacağı hiçbir işin olmadığını söylemekten çekinmediği belirtilmiş, söz konusu şikayet dilekçesinin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 13/02/2014 tarihinde gereğinin takdir ve ifasi için Gaziantep Cumburiyet Başsavcılığına gönderilmesi üzerine soruşturmaya başlanıldığı, (...) Cumhuriyet Savcısı ... tarafından düzenlenen Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ... soruşturma ve ... karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ile (...) şüpheli M.Y.'a ilişkin bedelsiz senedi kullanma ve dolandırıcılık, S.D.T'a ilişkin bedelsiz senedi kullanma ve hakaret suçlarından kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği kararda; '... Profil San. Tic. A.Ş hakkındaki iddialar nedeniyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İs Teftiş Kurulu Baskanlığı tarafından yapılan denetim neticesinde düzenlenen rapora göre söz konusu şirketle ilgili olarak adli yönden herhangi bir usulsüzlüğün tespit edilemedigi, işe alım sırasında işçilerden açık senet alım konusunda müştekilerin soyut beyanları olsa da bu sebeple verilen senedin teminat senedi hükmünde olduğu, bu durumun Yargıtayın yerleşik içtihatlarıyla sabit olduğu, müştekilerin işten haksız çıkarılma, tazminatlarını tam olarak alamama ve sigorta primlerine dair iddialarının ise işçi ve işveren arasindaki hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu şirkete ait aracın kaza yapması sonucu sigortadan haksız yere para alındığına dair iddialar ilgili olarak Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca daha önce ... ve ... sorusturma numaralı ile soruşturma yapıldığı ve soruşturmaların neticelendirildiği yapılan incelemede dosyadaki iddialarin aynı oldugu ve olayla ilgili CMK 172/2 maddesi anlamında yeni bir delilin olmadığı, şirkette genel müdürlük yapan süpheli S.D.T.'ın dönemin Başbakanına hakaret etmeleri için işçilere telkinde bulunduğuna dair iddialar hakkında, soyut beyanlar dışında herhangi bir delilin olmadığı, şüpheli M.Y.'ın Fetullah Gülen cemaatine maddi yardımda bulunduğuna ilişkin konunun ise hukuk sistemimizde kişilere tanınan özel veya tüzel kişilere bağış yapma hakkı kapsamında kaldığı, bu durumun herhangi bir suç oluşturmadığı' gerekçelerine yer verildiği, (...) Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 22/01/2015 tarihli görev bölümüne göre, organize, terör ve teknik takipli suçlar bürosuna gelen soruşturmaları yürütme ve neticelendirme görevinin Cumhuriyet Savcısı C.A.A.'a ait oldugu, Cumhuriyet Savcısı ...'nın terör ve örgütlü suçlara bakma görevinin bulunmadığı (...) Yürütülen soruşturma kapsamında, (...) şüpheliler M.Y. ve S.D.T'in Fetullah Gülen Cemaati ile irtibatlı oldukları, M.Y.'in Gülen Cemaatine maddi yardımda bulunduğu, Halil ve Feride Cevizli Erkek Öğrenci Yurdunu M.Y.'in yaptırarak Gülen cemaatine tahsis ettiği yönünde beyanların olduğu, soruşturma dosyası muhtevasına göre; şüpheliler M.Y. ve S.D.T'in Fethullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması üyesi oldukları, şüpheli M.Y.'ın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile bağlantılı olduğu bilinen Halil ve Feride Cevizli Erkek Öğrenci Yurdunu Yaptırıp örgütün hizmetine sunduğu ve örgüte maddi yardımda bulunduğu gibi yardımda bulunmaya da devam ettiği hususlanda iddialar bulunması karşısında, igili tarafından kaleme alınan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarih olan 03/03/2015 tarihi itibariyle bu örgütün terör örgütü kapsamına alındığına dair kararlar bulunmasına, belirtilen tarihlerde tüm ülkemizde olduğu gibi Gaziantep ilinde de FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik soruşturmalar yürütüldüğünün tanık beyanları ile anlaşılmasına ve Mili Güvenlik Kurulunun 26/02/2014 26/05/2016 tarihleri arasında gerçekleştirdiği müteaddit toplantılarda FETÖ/PDY'nin, milli güvenliği tehdit eden ve kamu düzenini bozan, Devlet içerisinde legal görünüm altında illegal faaliyetler yürüten, illegal ekonomik boyutu bulunan, diğer terör örgütleri ile iş birliği yapan bir terör örgütü olduğuna dair değerlendirmelerin yapıldığı ve bu terör örgütü ile Devletin tüm kurum ve birimleri ile birlikte etkin bir mücadele yapılmasına dair kararların alındığı bilinmesine rağmen, ilgiliye tebliğ edilen Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı görev bölümü kuralları gereğince dosyanın Terör ve Organize Suçlara bakmakla görevli Cumhuriyet Savcısına gönderilmesi gerekirken iş bölümü kurallarına aykırı olarak soruşturma dosyasını muktezaya bağlayıp ... tarih ... soruşturma ve ... karar sayılı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiği, mezkûr kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın içeriğinde ise; şüpheli M.Y.'in FETÖ/PDY silahli terör örgütü ile bağlantılı olduğu bilinen Cevizli Erkek Öğrenci Yurdunu yaptırıp örgütün hizmetine sunduğu, bu bağlamda terör örgütüne maddi yardımda bulunduğu yönündeki iddiaya ilişkin '... Şüpheli M.Y.'in Fetullah Gülen cemaatine maddi yardımda bulunduğuna ilişkin konunun ise hukuk sistemimizde kişilere tanınan özel veya tüzel kişilere bağış yapma hakkı kapsamında kaldığı, bu durumun herhangi bir suç oluşturmadığı...' şeklinde gerekçelere yer verdiği (...)" tespitleri yer almaktadır. Disiplin soruşturmasına konu eylemleri nedeniyle davacı hakkında yürütülen ceza kovuşturması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda: "(...) Sanık ...'nın suç tarihinde Gaziantep Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı, sanığın suç tarihinde kendisinin baktığı şüpheliler M.Y. ve D.T. hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında yaptığı hukuka aykırılıkların, mesleki kıdemi dikkate alındığında, beşeri hata ve mesleki tecrübesizlik kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Yargıtay CGK kararında açıklandığı üzere, eylem tarihi itibarıyla FETÖ/PDY'nin silahlı terör örgütü olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmamasının, neticeyi bilerek ve isteyerek tipik hareketi gerçekleştiren kişilerin kanuni yönden sorumlu tutulmalarına engel teşkil etmeyeceği, sanık ...’nın Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasını Cumhuriyet Başsavcılığı görev bölümü kuralları gereğince Terör ve Organize Suçlara bakmakla görevli Cumhuriyet Savcısına göndermesi gerekirken işbölümü kurallarına aykırı olarak soruşturma dosyasını muktezaya bağlayıp, ilgili soruşturmaya konu şüphelilerin örgüte maddi yardımda bulunma eylemlerinin 'bağış yapma hakkı kapsamında kaldığı ve herhangi bir suç oluşturmadığı' şeklinde açıkça hukuka aykırı bir gerekçe ile takipsizlik kararı vererek FETÖ/PDY terör örgütünün mensubu oldukları ve örgüte maddi yardımda bulundukları iddiasıyla hakkında soruşturma yapılan şüphelilere menfaat sağladığı ve bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde görevinin gereklerine aykırı hareket etttiği (...)" tespitlerine yer verildiği görülmektedir. Bununla birlikte, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği ve anılan kararın iptali istemiyle açtığı davada, Dairemizin 25/06/2020 tarih ve E:2017/11680, K:2020/2729 sayılı kararı ile; "(...)davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği(...)" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/11/2021 tarih ve E:2021/445, K:2021/2125 sayılı kararıyla reddedilerek söz konusu hükmün kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçu kapsamında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hapis cezasına hükmedildiği; mahkumiyet kararının Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay kanun yolu incelemesinden geçmek suretiyle 22/05/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülmüş olan soruşturma kapsamında ve ceza davasında ortaya konulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, FETÖ/PYD terör örgütü üyesi olduğu hususu, kesinleşen ceza yargılaması neticesinde sabit olan davacının, Gaziantep Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde, kendisine tevdi edilen ... sayılı soruşturma dosyasını, esas hakkında karar verdiği 03/03/2015 tarihi itibarıyla Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı görev bölümü kuralları gereğince terör ve organize suçlara bakmakla görevli Cumhuriyet Savcısına göndermesi gerekirken, soruşturmanın esası hakkında, Başsavcılık tarafından cumhuriyet savcılarına tebliğ edilen iş bölümü kurallarına aykırı olarak kendisinin karar verdiği; anılan soruşturmada şikayetçi tarafından, M.Y. isimli kişinin FETÖ/PDY terör örgütüne finansal destek sağladığı iddiasına ilişkin ise "Fetullah Gülen cemaatine maddi yardımda bulunmanın hukuk sistemimizde kişilere tanınan özel veya tüzel kişilere bağış yapma hakkı kapsamında kaldığı" gerekçesine yer vermek suretiyle gerçekleştiği görülen eylemlerin, FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik soruşturmaların yürütülmeye başlandığı, FETÖ/PDY'nin, milli güvenliği tehdit eden ve kamu düzenini bozan, Devlet içerisinde legal görünüm altında illegal faaliyetler yürüten, illegal ekonomik boyutu bulunan, diğer terör örgütleri ile iş birliği yapan bir terör örgütü olduğuna dair Milli Güvenlik Kurulu tarafından değerlendirmelerin yapıldığı ve Devletin tüm kurum ve birimleri ile birlikte söz konusu örgütle etkin bir mücadele yapılmasına dair kararların alındığı dönemde gerçekleştiği değerlendirildiğinde; yargısal faaliyete ilişkin olmadığı, terör örgütünün hukuk dışı amaçlarının gerçekleştirilmesine yönelik örgütsel aidiyet içerisinde gerçekleştiği yönünde yapılan değerlendirmenin makul ve hakkaniyetli olduğu, hakimlik-savcılık mesleğinin saygınlığınının yitirilmesi sonucunu doğuran, mesleğin şeref ve onurunu bozan nitelik ve ağırlıkta olduğu, dolayısıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında belirtilen meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçunu oluşturduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat taleplerinin de reddi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL maddi ve ... TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE, 2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilmeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Davacının manevi tazminat isteminin de reddedilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ... TL vekâlet ücretinin de davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.