1. Hukuk Dairesi 2026/1387 E. , 2026/2080 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2092 E., 2025/3181 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/959 E., 2024/184 K. Dava, yolsuz tescil hukuki nedenlerine dayalı, miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakanları ... ’un maliki olduğu 2 64... parsel sayılı taşınmazının dava dışı gelini ... tarafından murise vekaleten …
1. Hukuk Dairesi 2026/1387 E. , 2026/2080 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2092 E., 2025/3181 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/959 E., 2024/184 K. Dava, yolsuz tescil hukuki nedenlerine dayalı, miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakanları ... ’un maliki olduğu 2 64... parsel sayılı taşınmazının dava dışı gelini ... tarafından murise vekaleten 13.12.1996 tarihli 7676 yevmiye nolu işlemle davalı ...‘a satış suretiyle devredildiğini, temlik tarihinde murisin ölmüş olduğunu, yapılan işlemin geçersiz olup davalı adına oluşan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı; hak düşürücü sürenin geçtiğini, murisin ölümünden önce mirasçılar arasında fiili bir paylaşım yapıldığını, dava konusu taşınmazın da babası ... ’a verildiğini, bunun üzerine babası ... tarafından dava konusu taşınmaz üzerine bina inşa edildiğini, yapıların muris hayatta iken ve tüm mirasçıların rıza ve muvafakati ile yapıldığını, taşınmazın 20 yıldır zilyetliğinde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; muris ... ...’un 20.07.1996 tarihinde öldüğü, murise ait dava konusu taşınmazın ise vekil ... ... tarafından murisin ölümünden sonra 13.12.1996 tarihinde vekaleten davalıya satış suretiyle devredildiği, vekalet ilişkisinin ölümden sonra da devam edeceği hususunun vekaletnamede belirtilmediği, ölüm ile birlikte vekaletin sona erdiği, davalının bu ölümden haberinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumda vekilin, vekil edenin ölümünü başka bir deyişle vekalet yetkisinin sona erdiğini bilerek işlem yaptığı, davalı adına oluşan tescilin yolsuz olduğu, davalının ilk el konumunda olup Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; davanın yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı miras payı oranında açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, davaya konu taşınmazın kayıt maliki ... kızı ... ... adına kayıtlı iken davalının annesinin, kayıt malikinin vekili olarak taşınmazı davalıya 13.12.1996 tarihinde devrettiği, kayıt maliki ... kızı ... ...'un 20.07.1996 tarihinde öldüğü, davalının, kayıt malikinin oğlu ...'ten olma torunu olduğu, mirasçı sıfatı bulunmadığı terekeye karşı üçüncü kişi konumunda olduğu, davacılar dışında dava dışı mirasçıların bulunduğu, davanın tüm mirasçılar tarafından terekeye iade talepli olarak açılmadığı, bu durumda pay oranında açılan davanın dinlenemeyeceği, davacıların aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.