7. Ceza Dairesi 2021/16310 E. , 2023/2159 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/32 E., 2016/112 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edi
**7. Ceza Dairesi 2021/16310 E. , 2023/2159 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/32 E., 2016/112 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve 2016/32 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de sanık hakkında düzenlenen tahkikat evrakının ilgili kurumca yasa gereği idari para cezası teklifinde bulunulmadan düzenlendiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.01.2021 tarihli ve 2016/200969 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçun sübuta ermesine rağmen, hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve esas yönünden Kanun'a aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık hakkında 24.02.2015-13.03.2015 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2.Sanığın savunmasında; babasının kalp ve astım hastası olduğu, ayrıca hayvanlara bakması gerektiği için askerlik şubesine gelip müracaat edemediğini, hakkında yoklama kaçağından idari para cezası düzenlendiğini 10 gün kadar önce karakoldan öğrendiğini beyan ettiği belirlenmiştir. 3.Sanık hakkında suç tarihlerinden sonra yoklama kaçağı fiilinden dolayı verilen Ayvalık Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 02.09.2015 tarihli ve 6017 Esas, 44 Karar sayılı idari yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır. 4.İdari yaptırım kararının sanığa 16.09.2015 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır. Tebliğ mazbatasına göre, tebliğin suç tarihlerinden sonra doğrudan sanığın mernis adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 ... maddesinin ikinci fıkrasına göre yapıldığı belirlenmiştir. 5.Sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan dolayı kamu davası açılmasından sonra Ayvalık Askerlik Şubesi Başkanlığının 16.02.2016 tarihli yazısının dosyaya girdiği, söz konusu yazıda sanık hakkında yoklama kaçağı fiilinden dolayı idari para cezası teklifinde bulunulması gerekirken sehven suç dosyasının gönderildiği belirtilerek dosyanın işlem yapılmadan iadesinin istenildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE 1.1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idari para cezası bulunması gerekmektedir. Buna göre suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Barışta, 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi uyarınca haklarında verilen idarî para cezası kesinleştikten sonra kabul edilecek bir özrü olmadan,..." ve de 1632 sayılı Kanun'un 18.02.2021 tarihli ve 7281 sayılı Kanunla değişik 63 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Barışta, 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 24 üncü maddesi uyarınca haklarında verilen idarî para cezası kesinleştikten sonra belirtilen mazeretlerden birisi bulunmaksızın,..." şeklindeki düzenleme uyarınca, failin müsnet suçu barışta ilk kez işlemesi, sonrasında usule uygun şekilde idari para cezası ile cezalandırılıp cezanın kesinleşmesi, buna rağmen benzer fiili tekrarlaması gerekmektedir. Suçun oluşumu bakımından idari para cezasının hangi bentteki kabahatten (yoklama kaçağı, saklı, bakaya) dolayı verildiğinin bir önemi olmadığı gibi, failin sonraki işlediği eyleminin de işlenen kabahat eyleminden farklı bir eylem olması mümkündür. Dosya kapsamına göre; ilk kez yoklama kaçağı kalan sanık hakkında eylemin kabahat teşkil ettiği, bu eylemine ilişkin olarak 1111 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi gereğince Ayvalık Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 02.09.2015 tarihli ve 6017 Esas, 44 Karar sayılı kararı ile idari yaptırım kararı verildiği, ayrıca Ayvalık Askerlik Şubesi Başkanlığının 16.02.2016 tarihli yazısı ile de sanık hakkında yoklama kaçağı fiilinden dolayı idari para cezası teklifinde bulunulması gerekirken sehven suç dosyasının gönderildiğinin belirtildiği belirlenmekle Mahkemece unsurları itibarıyla oluşmayan suçtan dolayı sanığın beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 24.02.2015-13.03.2015 şeklinde gösterilmesi yerine 2015 şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir. 3.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 4.Sanık hakkında kurulan hükümde; sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş olması karşısında, uygulama maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi yerine aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde 4. paragrafta açıklanan nedenlerle Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve 2016/32 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 1 ... maddesinde yer alan "223/2-b maddesi gereğince" ibaresinin çıkartılarak yerine "5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde karar verildi.