9. Ceza Dairesi 2024/334 E. , 2024/2478 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/895 E., 2022/1710 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar haklarında verilen hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenle…
**9. Ceza Dairesi 2024/334 E. , 2024/2478 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/895 E., 2022/1710 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar haklarında verilen hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü. I. HUKUKÎ SÜREÇ -OLAY VE OLGULAR 1. Sanıklar haklarında, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2021 tarihli ve 2021/1360 Esas sayılı iddianamesiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile çocuğun cinsel istismarı suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli, 2021/121 Esas, 2022/70 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; sanık ... hakkında ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Kararın sanık ... müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdure vekilinin temyizi üzerine, duruşma açılarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 12.09.2022 tarihli, 2022/895 Esas, 2022/1710 Karar sayılı kararı ile hükümlerinin kaldırılmasına karar verilmiş, sanık ... hakkında katılan mağdureye anal yoldan organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği kabul edilen eylemin, mevcut delillerin değerlendirilmesi ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında ise, mevcut delillerin değerlendirilmesi ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.11.2022 tarihli ve 9-2022/134548 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Katılan mağdurenin aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunmasına rağmen mahkûmiyet kararı verildiği, katılan mağdure ile sanığın alakasının olmadığı, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, tanıkların da sanığa yönelik görgüye dayalı beyanının olmadığı, kararda katılan mağdurenin isminin yanlış belirtildiği gerekçeleriyle beraatine karar verilmesi ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması ile dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara yöneliktir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan mağdurenin kendisini özel vekille temsil ettirmemesine rağmen vekalet ücreti verilmesi, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğu, katılan mağdurenin iç çamaşırında sanığın DNA'sının çıkmasının eylemi gerçekleştirdiği anlamına gelmeyeceği, organ sokma eylemini gerçekleştirdiğini gösteren delil olmadığı, anal muayene raporunun sanık lehine olduğu ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III.GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik sair temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Katılan mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle baro tarafından vekil tayin edildiği ve katılan mağdure ile vekil arasında vekaletnameye dayalı bir ilişkinin bulunmadığı nazara alınıp vekil için belirlenen ücretin de yargılama giderlerine eklendiği gözetilmeden, sanık aleyhine katılan mağdure vekili yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 inci, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası, 230 uncu maddesi, 289 uncu maddesinin (g) bendi ve 1412 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleriyle bunun hukuki nitelendirmesinin belirtilmesi suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve Bölge Adliye Mahkemesinin katılan mağdurenin hangi beyanına ne şekilde üstünlük tanındığına ve hangi eylem yada eylemleri kabul ettiğine dair denetime elverişli gerekçe içermeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuş, bozma sebebine göre Tebliğnamede düzeltilerek onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 12.09.2022 tarihli, 2022/895 Esas, 2022/1710 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hükümde sanık ...'in katılan mağdure lehine vekalet ücreti vermesine ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sanık ... açısından esası incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 12.09.2022 tarihli, 2022/895 Esas, 2022/1710 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.03.2024 tarihinde karar verildi.