Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3310 E. , 2024/4222 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3310 Karar No : 2024/4222 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN_KONUSU : 24/12/2011 tarih ve 28152 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik'in, 01/04/2020 tarih ve 31086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik/ek; - 4. maddesinin 1. fıkrasının (ü) bendinde
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3310 E. , 2024/4222 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3310 Karar No : 2024/4222 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN_KONUSU : 24/12/2011 tarih ve 28152 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik'in, 01/04/2020 tarih ve 31086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik/ek; - 4. maddesinin 1. fıkrasının (ü) bendinde yer alan "veya veteriner tıbbi ürün temin izin sorumlusu veteriner hekime" ibaresi ile "ya da elektronik ortamda düzenlenen belgeyi" ibaresinin, - 23. maddesinin 12. fıkrasının, - 34. maddesinin 5. ve 11. fıkralarının, - 40. maddesinin 7. fıkrasının, - 41. maddesinin 5. fıkrasının (a) bendinde yer alan "Veteriner tıbbi ürün temin izni verilmesi" ibaresi, (c) bendinde yer alan "Veteriner tıbbi ürün temin iznine sahip yerlerde" ibaresi ile 7. fıkrasının (e) bendinin son cümlesinde yer alan “teslim eder ya da elektronik ortamda düzenlenen belgenin sisteme kaydını yapar” ibaresinin, - 42. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "5 yıl" ibaresinin, - 46. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesinin, - 47. maddesinin 7. fıkrasının, - 48. maddesinin 5. fıkrasının "Ancak Bakanlık elektronik reçete sisteminde düzenlenen reçetelerde bu hüküm uygulanmaz.” şeklindeki son cümlesi ile 8. fıkrasının, - 59. maddesinin 2. fıkrasının, - 79. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi ile 5. fıkrasının, - 80. maddesinin başlığı ile birlikte 1. ve 3. fıkralarında geçen "veteriner tıbbi ürün temin izinli yerler" ibareleri ile 3. fıkrasının (b), (d) ve (e) bentlerinin, - Geçici 1. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesinde yer alan "31/12/2024” ibaresinin, iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, - 4. maddesinin 1. fıkrasının (ü) bendinde yer alan "veya veteriner tıbbi ürün temin izin sorumlusu veteriner hekime" ibaresi ile "ya da elektronik ortamda düzenlenen belgeyi" ibaresi, 41. maddesinin 5. fıkrasının (a) bendinde yer alan "Veteriner tıbbi ürün temin izni verilmesi" ibaresi, (c) bendinde yer alan "veteriner tıbbi ürün temin iznine sahip yerlerde" ibaresi ile 7. fıkrasının (e) bendinin son cümlesinde yer alan “teslim eder ya da elektronik ortamda düzenlenen belgenin sisteme kaydını yapar” ibaresi, 48. maddesinin 5. fıkrasının "Ancak Bakanlık elektronik reçete sisteminde düzenlenen reçetelerde bu hüküm uygulanmaz.” şeklindeki son cümlesi ile 8. fıkrası, 80. maddesinin başlığı ile birlikte 1. ve 3. fıkralarında geçen "veteriner tıbbi ürün temin izinli yerler" ibareleri yönünden; elektronik reçete sisteminin hekimlik mesleğini idame ettirmelerini imkansız hale getirdiği, 6343 sayılı Kanundan doğan haklarının yanı sıra hekimlik mesleğinin en doğal sonucu olan ıslak imzalı reçete yazma hakkının ellerinden alındığı, yayımlanan elektronik reçete talimatları doğrultusunda kağıt reçetelerin davalı Bakanlık tarafından toplatıldığı ve elektronik reçete sistemini kullanamayan veteriner hekimlerin idari para cezalarına çarptırıldığı, öyle ki veteriner hekimlerin elektronik reçete sistemi doğrultusunda gönüllü olarak sokak hayvanlarına ilaç tedavisi uygulayamaz hale geldiği ve sahipsiz hayvanların bir nevi Bakanlık talimatnameleri ile ölüme terk edildiği, birçok hayvan sahibinin güvenli olmayan bir ortama tedavi gören hayvanının yerine kendilerine ait kişisel verilerinin girilmesini kabul etmediği, - Veterinerlik veya eczacılık fakültesinden mezun olmayan bir şahsın 6343 ve 5996 sayılı Kanunlara aykırı olarak ilaç satışı, temini ve kullanabilmesine izin verilmesi ile bu yerlerden alınan ilaçların yetkisiz kişiler tarafından hayvanlara uygulanmasının halk sağlığı kapsamında açık bir tehdit oluşturduğu, ülkemizde mevzuat gereği veteriner tıbbi ürünlerin üretici ya da ithalatçı tarafından ecza depoları ve veteriner ecza depolarına pazarlandığı, veteriner ecza depoları ve ecza depoları kanalıyla 5996 sayılı Kanun’un 13. maddesi gereğince yasal perakende satış yerlerinden son tüketiciye ulaştığı, perakende satış yerlerini Kanun açık bir şekilde ifade etmiş iken Kanun'da yeri olmayan bir düzenleme ile ilaç temin belgesi adı altında keyfiyet içerisinde perakende satış yerlerini atlayarak ve genişleterek perakende ihtiyaçların yasal zemin dışında yollarla teminine kalkışıldığı, davaya konu olan Yönetmelikte Yasaya aykırı olarak ilaç temin izin belgesi kapsamında üçüncü kişilerin perakende satış yerlerinin dışında yasal perakende satış noktalarından temin edilmesi zorunlu olan ilaçları doğrudan depolardan temin etmelerinin önü açıldığı, - 23. maddesinin 12. fıkrası, 40. maddesinin 7. fıkrası, 79. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi yönünden; Kanunda açıkça yönetmelikle belirleneceği şeklinde hüküm bulunmasına rağmen Bakanlığın bunu yönetmelikle belirlemeyip bu hususların talimatla belirleneceğini düzenlemesinin Kanuna açıkça aykırı olduğu, sık sık değişen bu talimatların takibinin mümkün olmadığı, Resmi Gazete’de yayınlanmadan keyfiyet içerisinde yapılan bu değişiklikleri zamanında öğrenmenin ve değişikliklere uyum göstermenin mümkün olmadığı, Bakanlığın kanunilik ilkesine uygun hareket etmemesinden kaynaklı olarak pek çok veteriner hekimin talimatlara uymadığı gerekçesiyle ağır para cezaları ile karşı karşıya kaldığı, - 34. maddesinin 5. ve 11. fıkraları yönünden; Türkçemizde “birleşim” olarak tanımlanan tertip kelimesi kullanılarak getirilen yasaklamayla, suç olmayan ve mesleğin icrasında gerekli olan bir hususun suç haline getirildiği, mesleğin gereklerinin gereği gibi yerine getirilemez hale sokulduğu, veteriner hekimlerin hastalarını muayene, teşhis ve tedavi ederken hastalarının bireysel özelliklerine, hastalara, çevre şartlarına göre kullandıkları ilaçları çeşitli çözelti oranları ve oranlarda kullanmasının mesleki bir gereklilik olduğu, - Veteriner hekimlerce satışı yapılmasa dahi tedavileri esnasında kullandıkları tüm ilaçların reçete olarak gösterilme zorunluluğunun getirilmesinin hukuka aykırı olduğu, yönetmelikle getirilen iç ambalaj bütünlüğü bozulmayacak şekilde satışına izin verileceği yönündeki düzenlemenin veteriner hekimlerin normal yaptığı bir işlemi suç haline getirdiği, veteriner hekimlerin mesleklerinin icrası esnasında kullandıkları ilacın tedavi kapsamında olduğu ve ticarete konu olan bir satış uygulaması olmadığı, Maliye Bakanlığının da serbest meslek erbabı olan veteriner hekimlerin kullandıkları ilacın bir satış olmadığını gösteren beyanları olduğu, - Veteriner tıbbi ürünlerin ticaretini yapanlara yönelik olarak getirilen 3 yıl süreyle kayıtları saklama yükümlülüğünün, Yönetmeliğin 42. maddesinin 1. fıkrasında yer alan 5 yıl saklama yükümlülüğü ile çelişkili olduğu, - 42. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "5 yıl" ibaresi yönünden; anılan maddedeki düzenlemenin kendi içerisindeki hükümlerle çelişir bir durumda olduğu, Yönetmeliğin 42. maddesinin 1. fıkrasında tüm kayıt ve belgelerin her an denetime hazır ve güncel olarak bulundurma ve en az 5 yıl süreyle muhafaza etme zorunluluğu getirilirken 34. maddenin 11. fıkrasında 3 yıl süreyle tüm kayıtları detaylı bir şekilde tutma ve saklama zorunluluğu getirmesinin çelişkili olduğu, - 46. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi yönünden; sağlık ihtiyaçları sebebiyle veteriner hekimlere aktarılmış kişisel verilerin üçüncü şahıslarla paylaşılmasının mümkün olmadığı, Yönetmelikle getirilen düzenleme neticesinde il müdürlüklerinin bu verilere sahip olacağı, ayrıca bu verilerin nasıl korunacağına, veri sorumlularının kim olacağına, toplanan bu verilerin nerede kullanılacağına ve verilerin üçüncü şahıslarca kullanılması halinde sorumluluğun kime ait olacağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin mevcut olmadığı, düzenlemenin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na aykırı olduğu, - 47. maddesinin 7. fıkrası yönünden; 6343 sayılı Kanun'un 10. maddesinde tutulması zorunlu olan hasta protokol defterinin dava konusu kural ile yasal zorunluluk olmaktan çıkarıldığı, söz konusu defterin veteriner hekimler için yargılamalarda kesin delil hükmünde olduğu, defterin Kanun kapsamında belirlenen usule uygun olarak tutulmasının zorunlu olduğu, bu zorunluluğun yönetmelikle kaldırılamayacağı, - 59. maddesinin 2. fıkrası yönünden; davaya konu Yönetmeliğe eklenen sağlık personeli ibaresinin, Kanun ile veteriner hekimlere verilen yetkinin, Yönetmelik ile normlar hiyerarşisi ilkesine aykırı şekilde genişletilmesi anlamına geldiği, hayvanlara reçete yazma, muayene ve tedavi etme yetkisinin 6343 sayılı Kanun uyarınca sadece veteriner hekimlere verildiği, - 79. maddesinin 5. fıkrası yönünden; söz konusu düzenlemede açıkça Bakanlığın denetimleri haber vererek yapacağının düzenlendiği, haber verilerek yapılan denetimde sağlığa veya hukuka aykırı bir durum tespitinin mümkün olmadığı, söz konusu denetimlerin haber verilmeksizin yapılması gerektiği, - 80. maddesinin 3. fıkrasının (b), (d) ve (e) bentleri yönünden; Yönetmeliğin 80. maddesi ile yapılan değişiklikle 5996 sayılı Kanun’un 37. maddesine aykırı bir düzenlemeye yer verildiği, kanun koyucunun yerine geçilerek yasada olmayan yeni bir ceza ihdas edildiği, ruhsat iptali ile ruhsatın askıya alınması ve dolayısıyla veteriner hekimlik faaliyetini durduracak şekilde bir ceza düzenlemesi yapıldığı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı olarak Yönetmelikle suç ve ceza ihdas edildiği, - Bakanlıkça yayımlanan Talimat ile kullanılmamış, ambalajı açılmış, bozulmuş ve son kullanma tarihi geçmiş ilaçların, Bakanlıkça belirlenecek ilaç imha komisyonlarınca değerlendirmeye alınana kadar kliniklerde saklanması gerektiğinin açık olarak zorunlu kılındığı, dava konusu kuralın bu uygulamaya aykırı olduğu, - Geçici 1. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesinde yer alan "31/12/2024” ibaresi yönünden; Yönetmelik kapsamında yapılan değişikliklerle Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinin yaklaşık 5 yıl, Yönetmeliğin 34. maddesinin 14. fıkrasında yer alan düzenlemenin ise 6 ay sonra yürürlüğe gireceğinin düzenlendiği, bu farklı uygulamaların Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, 5 yıl ötelemenin ekonomik gücü yüksek olan firmaları kapsadığı, bunun bir nevi bu firmalara yönelik muafiyet sağladığı ve kamu sağlığına aykırı olduğu, ileri sürülmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idarece, - 4. maddesinin 1. fıkrasının (ü) bendinde yer alan "veya veteriner tıbbi ürün temin izin sorumlusu veteriner hekime" ibaresi ile "ya da elektronik ortamda düzenlenen belgeyi" ibaresi, 41. maddesinin 5. fıkrasının (a) bendinde yer alan "Veteriner tıbbi ürün temin izni verilmesi" ibaresi, (c) bendinde yer alan "Veteriner tıbbi ürün temin iznine sahip yerlerde" ibaresi ile 7. fıkrasının (e) bendinin son cümlesinde yer alan “teslim eder ya da elektronik ortamda düzenlenen belgenin sisteme kaydını yapar” ibaresi, 48. maddesinin 5. fıkrasının "Ancak Bakanlık elektronik reçete sisteminde düzenlenen reçetelerde bu hüküm uygulanmaz.” şeklindeki son cümlesi ile 8. fıkrası, 80. maddesinin başlığı ile birlikte 1. ve 3. fıkralarında geçen "veteriner tıbbi ürün temin izinli yerler" ibareleri yönünden; elektronik reçete uygulamasının veterinerlik hekimlik mesleğinin icrasına müdahale teşkil ettiği yönündeki iddianın gerçek dışı olduğu, sistem kullanıcısı bir veteriner hekimin mesleğini icra ederken mesleki faaliyetleri ve yetkilerinin kullanılması noktasında herhangi bir kısıtlama yaşamadığı, reçete etmek istediği her ilacı yazabildiği, hayvana ilacı istediği doz ve istediği sürede önerebildiği, - İlaç temin belgesi düzenlemek suretiyle ilaç temin sorumlusu adı altında üçüncü kişilere yetki tanındığı iddiasının asılsız olduğu, söz konusu düzenlemenin yeni bir durum olmadığı, Yönetmeliğin 41. maddesinin 3 ve 4. fıkralarında yazılı olan hükümler ile uyumlu olduğu, söz konusu mevzuat ile üçüncü kişilere temin için herhangi bir yeni kural getirilmediği, düzenlemenin 2015 yılından beri uygulandığı, davacı tarafından Mahkemenin yanıltılmaya çalışıldığı, - Farklı adreslerde çiftlik veya kümesleri bulunan veya temin izni alan entegre hayvancılık işletmelerinde veteriner biyolojik ürünlerin uygulamasını yapan veteriner hekim veya yardımcı sağlık personelinin uygulama makbuzunu düzenleyerek bir nüshasını çiftlik veya hayvan sahibine teslim edeceği ya da elektronik ortamda düzenlenen belgenin sisteme kaydını yaparak yine bu belgenin PDF çıktısının alınmasının mümkün olduğu, - Elektronik ortamda arandığında söz konusu psikotropik ve narkotik ürünlerin yazıldığı reçeteler görülebildiği için Yönetmeliğin 48. maddesine aykırı bir durum oluşmadığı, sonuç olarak bu değişiklikle narkotik reçetelerin daha etkin ve hızlı bir şekilde incelenebildiği, - 23. maddesinin 12. fıkrası, 40. maddesinin 7. fıkrası, 79. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi yönünden; Yönetmelik hükümlerine göre çıkarılacak talimat ve kılavuzların Bakanlık internet sayfasında yayımlandığı, söz konusu talimatların halihazırda yürürlükte bulunduğu, yani davacı tarafından iptali istenen çerçeve Yönetmelik maddeleri ile Yönetmelik hükümlerine aykırı yeni bir uygulamaya gidilmediği, - 34. maddesinin 5. ve 11. fıkraları yönünden; satış yerlerinde ürün veya terkip hazırlanamayacağı yönündeki düzenlemenin daha önceki Yönetmelikte ve öncesinden beri var olan bir husus olduğu, Yönetmelikteki değişikliğin sadece bu hususun devamında yer alan ifadenin revize edilmesinden ibaret olduğu, söz konusu revizyon sayesinde serbest veteriner hekimlerin büyük ambalajlı olarak aldıkları ürünleri, ürün bütünlüğü bozulmaksızın tekil olarak kullanabilmesine imkan sağlandığı, örneğin ambalajında 120 adet tüp bulunan bir ürünü kutusu bozulmaksızın satılma zorunluluğunun ortadan kaldırıldığı, - 42. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "5 yıl" ibaresi yönünden; her ne kadar davacının belirttiği üzere her iki fıkra birbiri ile çelişse de fıkradaki değişikliklerin kayıtların saklanma süresi ile ilgili olmadığı, söz konusu hükümlerin aynen korunduğu, dolayısıyla bu konuda dava açılmasının zaman aşımı nedeniyle mümkün olmadığı, diğer taraftan yapılacak ilk Yönetmelik değişikliği ile söz konusu çelişkinin giderileceği, - 46. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi yönünden; elektronik reçete sisteminin rol tanımlaması esasına göre kurgulanan bir yazılım olduğu, bu sebeple hiçbir kullanıcının bir diğer kullanıcının kişisel verilerini ve mesleki faaliyetleri sonucunda ortaya koyduğu işlemleri görebilme imkanı olmadığı, hayvan sahibine reçeteyi yazan veteriner hekim tarafından verilen şifre ile perakende satış yerinin sadece elektronik reçetede yazılı ürünleri görebildiği, konu hakkında çıkarılan Talimat ile rol tanımlaması yapıldığı, her bir kullanıcının yetki alanının sınırlandırıldığı, diğer taraftan hayvan sahibi bilgilerinin de sadece veteriner hekimlere elektronik reçete yazılabilmesi için hayvan sahibi tarafından kişisel verilerin söylenmesi durumunda görülebildiği, bu sebeple davacının iddia ettiği gibi gerek veteriner hekim bilgilerinin gerekse hayvan sahiplerine ait bilgilerin ilgisiz kişiler tarafından görülebileceği iddiasının kesinlikle doğru olmadığı, - 47. maddesinin 7. fıkrası yönünden; tutulması zorunlu olan defterin kaldırılmasının söz konusu olmadığı, muayene yerlerinin, muayene ve tedavileri için getirilen hayvanların eşkallerinin, sahiplerinin adreslerinin, hastalık durumlarının, tedavi şekillerinin yazıldığı hayvan muayene kayıt defterinin kaldırıldığı yolundaki davacı iddiasının asılsız olduğu, istenilen bilgilerin karşılanması halinde elektronik ortamda kayıt alınabileceği, sorumlunun elektronik takip sistemlerinde tuttuğu kayıt veya defterleri tekrar tutmasının gerekmediği, - 59. maddesinin 2. fıkrası yönünden; sağlık mesleği mensubu ifadesinin 2011 tarihinden beri ilgili yönetmelikte yer aldığı, ilgili ifade ile veteriner hekimler dışındaki başkaca sağlık meslek mensuplarına yetki tanındığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, Yönetmeliğin tanımlar bölümünde sağlık mesleği mensubu ifadesinin tanımlandığı ve burada veteriner hekim, eczacı ve yardımcı sağlık personelinin olduğunun açıkça düzenlendiği, - 79. maddesinin 5. fıkrası yönünden; GMP (iyi üretim uygulamaları) denetimlerinde asıl amacın uygunsuzluk tespit etmek olmadığı, firmaların kaliteli ürün üretimine katkıda bulunmaya çalışmak olduğu, 2012 yılından beri bu alanda yeterli tecrübeye erişilmiş olduğu, bu nedenle bildirimli denetimin bir sorun oluşturmadığı, buna karşın Bakanlıkça bildirimsiz denetim yapılabilmesinin de zaten mümkün olduğu, bu tür denetimlerin de şikayet ve kalite unsurları gibi durumları ortaya çıkarmak ve uygunsuzluk tespit edildiğinde gereken yasal ve yönetsel yaptırımları uygulamak için gerçekleştirilebildiği, - 80. maddesinin 3. fıkrasının (b), (d) ve (e) bentleri yönünden; söz konusu Yönetmelik hükmü ile yeni bir cezayı uygulamanın söz konusu olmadığı, aksine meslek gruplarındaki uygunsuzluğun devamı halinde 5996 sayılı Kanundaki mevcut ceza hükmünün uygulanmasını güçlendirmek adına yapılan bir düzenleme olduğu, - İnsan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre güvenliğinin garanti altına alınması, son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin kullanımının engellenmesi, kayıt dışı kullanımın önüne geçilmesi ve kayıt sistemlerinden söz konusu ürünlerin imha sonrası düşümünün sağlanması amacıyla Yönetmeliğe uygun olarak Veteriner Tıbbi Ürünler ve Veteriner Atıklarının İmhası Talimatı’nın yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve son kullanma tarihi geçen ürünler için yapılacak işlemlerin açıklandığı, davacının ilgili düzenlemenin anılan Talimat ile çeliştiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, - Geçici 1. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesinde yer alan "31/12/2024” ibaresi yönünden; 5 yıllık geçiş süresinin çoğunluğu kamuya ait tesislerde üretilen ürünlerin sürdürülmesi ile ülkemiz hayvan hastalıkları ile mücadelesinde önemli bir silah olan aşılamalara destek amacıyla getirildiği, yani iddia edilenin aksine söz konusu değişikliğin büyük firmalar için değil büyük oranda kamuya ait tesisler için yapıldığı, insan ve hayvan sağlığı ile ilgili faaliyet alanında hizmet veren veteriner hekimlerin yaptığı tüm mesleki iş ve işlemlerde zamansal olarak herhangi bir süreç verme imkanı bulunmadığından bu konuda bir ek süre tanınmadığı, çünkü yapılan faaliyetin bir sağlık hizmeti olduğu, savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : 01/04/2020 tarih ve 31086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (ü) bendinde yer alan "veya veteriner tıbbi ürün temin izin sorumlusu veteriner hekime" ve "ya da elektronik ortamda düzenlenen belgeyi" ifadeleri, 34. maddesinin 5. fıkrası ile 11. fıkrası, 41. maddesinin 5. fıkrası, 7. fıkrasının (e) bendinin son cümlesinde yer alan “teslim eder ya da elektronik ortamda düzenlenen belgenin sisteme kaydını yapar” ibaresi, 46. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi, 47. maddesinin 7. fıkrası, 48. maddesinin 5. fıkrasının "Ancak Bakanlık elektronik reçete sisteminde düzenlenen reçetelerde bu hüküm uygulanmaz.” şeklindeki son cümlesi ile 8. fıkrası, 59. maddesinin 2. fıkrası, 79. maddesinin 5. fıkrası, 80. maddesinin başlığı ile 1 ve 3. fıkralarında geçen "veteriner tıbbi ürün izinli yerler" ibareleri, 80. maddesinin 3. fıkrasının (b) ve (d) bentlerinin birinci cümleleri, Geçici 1. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesinde yer alan "31/12/2024” ibaresi yönünden davanın reddi; Yönetmelik'in 23. maddesinin 12. fıkrası, 40. maddesinin 7. fıkrası, 79. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi ile 80. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinin son cümlesi ile (d) bendinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci cümlelerinin iptali; Yönetmelik'in 42. maddesinin 1. fıkrası yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava; 01/04/2020 tarih ve 31086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin, 2. maddesi ile değiştirilen ana Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ü) bendinde yer alan "veya veteriner tıbbi ürün temin izin sorumlusu veteriner hekime" ve "ya da elektronik ortamda düzenlenen belgeyi" ifadelerinin; 8. maddesi ile ana Yönetmeliğin 23. maddesine eklenen 12. fıkrasının; 9. maddesi ile değiştirilen ana Yönetmeliğin 34. maddesinin 5 ve 11. fıkralarının; 10. maddesi ile ana Yönetmeliğin 40. maddesine eklenen 7. fıkrasının; 20. maddesi ile değiştirilen ana Yönetmeliğin 79. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin; ve aynı Yönetmeliğin 11, 12, 15, 16, 17, 18, 21 ve 24. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır. Davacı tarafından dava dilekçesi içeriğinde; dava konusu Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 11, 12, 15, 16, 17, 18, 21 ve 24. maddeleri ile birlikte 2, 8, 9, 10 ve 20. maddelerinin de tamamının iptali istenilmişse de; 2, 8, 9, 10 ve 20. maddelerinin tamamı yönünden hukuka aykırılık iddiasında bulunulmadığı, bu nedenle, sayılan bu maddeler yönünden hukuka uygunluk denetimi dava dilekçesinde belirtilen cümle ve ibarelere hasren ve davacının iddiaları ile sınırlı olarak yapılmıştır. Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler. Ancak, bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun "Veteriner Sağlık Ürünleri" başlıklı Üçüncü Kısmının "Veteriner Sağlık Ürünlerinin Onayı, Üretimi ve Sahibinin Sorumlulukları, Toptan ve Perakende Satışı, Tanıtımı ve Uygulanması" başlıklı Birinci Bölümü'nün, "Veteriner sağlık ürünlerinin onayı, üretimi ve sahibinin sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinde, "(1) Veteriner sağlık ürünlerinin üretimi, ithalatı, ihracatı, kullanımı, ambalajlanması, etiketlenmesi, tanıtımı, nakliyesi, depolanması, reçeteli ya da reçetesiz satışı, onayı, kontrolü ve teminine ilişkin işlemler Bakanlık tarafından belirlenir. (2) Veteriner tıbbî ürünlerinin üretimi, ithalatı, ihracatı ve piyasaya arzı için Bakanlıktan onay alınması zorunludur. Onaya ilişkin bilgilerin gizliliği esastır. (3) Veteriner sağlık ürünlerinin onayını, kimyager, kimya mühendisi, eczacı veya veteriner hekim olan gerçek kişiler veya bu kişilerden birini istihdam eden tüzel kişiler alabilir. Bunlardan, veteriner biyolojik ürünlerin onayını, sadece veteriner hekimler ve veteriner hekim istihdam eden tüzel kişiler alabilir. (4) Bakanlık, insan, hayvan ve çevreye olan olumsuz etkileri sebebiyle, bazı maddelerin veteriner sağlık ürünleri üretiminde kullanılmalarını veya hayvanlara uygulanmalarını tamamen veya kısmen yasaklayabilir, kısıtlayabilir ya da kullanımını belirli esaslara bağlayabilir. (5) Orijinal veteriner tıbbî ürünlerinin ilk onayı tarihinde belirlenen geçerlilik süresi dolmadan veya hak sahibinden izin alınmadan jenerik veteriner tıbbî ürünler piyasaya arz edilemez. (6) Bakanlık, hayvan sağlığını tehdit eden bir hastalığın ortaya çıkması durumunda, bu hastalığa karşı kullanılan onaylı veteriner tıbbî ürünleri bulunmadığında veya ihtiyacın karşılanamadığı durumlarda, uygun gördüğü tıbbî ürünlerin kullanımına geçici olarak izin verebilir. (7) Veteriner tıbbî ürünlerinin üretimi, onay verilen üretim yerlerinde, onaya esas şartlara ve farmasötik şekil ve yöntemlere göre yapılır. Ancak, Sağlık Bakanlığından onaylı üretim yerlerinde, Bakanlığa bildirimde bulunmak şartıyla, verilen onay doğrultusunda veteriner biyolojik ürünler hariç veteriner tıbbî ürün üretimi yapılabilir. (8) Veteriner sağlık ürünleri, veteriner hekimler, eczacılar, kimya mühendisleri veya kimyagerlerin sorumluluğunda üretilir. Bu ürünlerin kalite kontrolü, Bakanlık tarafından uygun görülen laboratuvarlarda bu fıkrada belirtilen meslek mensupları tarafından yapılır. Veteriner biyolojik ürünlerin üretim ve kalite kontrolleri ile veteriner sağlık ürünlerinin etkinlik ve güvenlik değerlendirme çalışmaları veteriner hekimler tarafından yapılır. (9) Veteriner biyolojik ürün üretilen yerlerde, sağlık koruma bandı uygulanır. (10) Bakanlıkça, üretim koşullarına ve onaya esas dosyasındaki ürün standartlarına uymadığı tespit edilen veteriner tıbbî ürünleri hatalı kabul edilir. Hatalı veya son kullanma tarihi geçen veteriner tıbbî ürünlerin piyasaya arz edilmesi ve kullanımı yasaktır. Piyasaya arz edilmiş, hatalı veteriner tıbbî ürünleri, onay sahipleri tarafından piyasadan toplanmak zorundadır. Hatası giderilemeyecek ürünler, masrafı sahibine ait olmak üzere derhal imha ettirilir. Veteriner biyolojik ürünler dışındaki hatalı veteriner tıbbî ürünlerin, hatası giderilebildiği takdirde, piyasaya yeniden arzına izin verilebilir. (11) Onay koşullarının değişmesi, ürünün beklenen etkiyi göstermemesi veya istenmeyen etkilerin görülmesi, onaya esas formül ve spesifikasyonlarına uyulmaması gibi hususların tespiti hâlinde, veteriner tıbbî ürünlerinin onayı askıya alınabilir veya iptal edilebilir. (12) Veteriner tıbbî ürün onay sahibi, ürününün etkin, güvenilir ve öngörülen kalitede olması ile uygun şartlarla dağıtımından sorumludur. Onay verilmiş veteriner tıbbî ürünün kullanımında istenmeyen etkilerinin ortaya çıkması durumunda, onay sahibinin sorumluluğu ortadan kalkmaz. (13) Veteriner tıbbî ürün onay sahibi, belirlenen kayıtları tutmak, her türlü değişikliği bildirmek, talep edilen bilgi ve belgeyi zamanında Bakanlığa vermek zorundadır. (14) İthal edilecek veteriner tıbbî ürünlere ilişkin şartlar Bakanlıkça belirlenir. (15) Yurt dışından bağışlanan veya araştırma, test ve onay işlemlerinde kullanılacak veteriner sağlık ürünleri ve ham maddelerinin yurda girişine ilişkin şartlar Bakanlıkça belirlenir. Bu ürünler hiç bir şekilde ticarete konu olamaz. (16) Ülkemizdeki hayvanlara uygulanmak üzere ithal edilecek veteriner biyolojik ürünlerdeki suşlar, ülkemizde bulunan hastalık yapan antijenik suşlarla uyumlu olmak zorundadır. (17) Tıbbî olmayan veteriner sağlık ürünlerinin üretimi, ithalatı, ihracatı, kullanımı, ambalajlanması, etiketlenmesi, tanıtıcı bilgileri, tanıtımı, depolanması, piyasaya arzı, reçeteli ya da reçetesiz satışı ve kontrolü Bakanlıkça belirlenir. (18) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir." hükümlerine yer verilmiştir. Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik 24 Aralık 2011 tarihli ve 28152 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 01/04/2020 tarih ve 31086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. maddesinde, "Aynı Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, onuncu ve on birinci fıkraları yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. ... (12) Bu madde kapsamında veteriner tıbbi ürün üretim yerlerine izin verilmesi ile ilgili diğer hususlar Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimat ile belirlenir.” düzenlemesine; 10. maddesinde, "Aynı Yönetmeliğin 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. ... (7) Bu madde kapsamında veteriner ecza deposuna izin verilmesi ve depolama faaliyetleri ile ilgili diğer hususlar Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimat ile belirlenir." düzenlemesine; 16. maddesinde, "Aynı Yönetmeliğin 47 nci maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. (7) Bakanlık elektronik takip sistemlerinde tutulan defterlerin ayrıca tutulması gerekmez. Ancak bu durum sistem kayıtlarına esas tüm ticari belgelerin muhafazasını ve muhafaza süresini etkilemez." düzenlemesine; 17. maddesinde, "Aynı Yönetmeliğin 48 inci maddesinin beşinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. ... (8) Reçetenin elektronik ortamda düzenlenmesi ve tutulacak kayıtlara ilişkin hususlar Bakanlık tarafından yayımlanan talimat ve kılavuz ile belirlenir." düzenlemesine; 20. maddesinde, "Aynı Yönetmeliğin 79 uncu maddesinin başlığı “Üretim yeri, iyi üretim uygulamaları (GMP) denetimleri ve yaptırımlar” olarak; birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. ... j) GMP denetimlerine dair diğer usul ve esaslar Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimat ile belirlenir." düzenlemesine; 21. maddesinde, "Aynı Yönetmeliğin 80 inci maddesinin başlığı “Satış yerlerinin ve veteriner tıbbi ürün temin izinli yerlerin denetimi ve cezalar” olarak; birinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. ... d) Veteriner tıbbi ürünleri ile ilgili Bakanlıkça istenen kayıtları tutmayanlarla ilgili olarak Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde belirtilen cezai işlemler uygulanır. Aynı uygunsuzluğun bir yıl içerisinde iki defa tekrar etmesi halinde Bakanlıktan izinli perakende satış yerlerinin faaliyetleri bir ay süreyle durdurulur, ruhsatları/izinleri askıya alınır, ürün satmaları engellenir, ürünler yediemine alınır. Uygunsuzluğun devam etmesi durumunda ruhsatları/izinleri iptal edilir ve bir yıl boyunca yeni ruhsat/izin verilmez. Ürünler satın alındığı pazarlama izin sahibi ya da ecza deposuna veya bir başka perakende satış yerine Bakanlık izni ile devir edilir, altı ay içerisinde iade edilmeyen ve devredilmeyen ürünler masrafı sahibine ait olmak üzere imha edilir. Eczaneler hakkında Sağlık Bakanlığı bilgilendirilir." düzenlemesine; 22. maddesinde, "Aynı Yönetmeliğin 87 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) Elektronik reçete ve veteriner tıbbi ürün takip sistemleri yoluyla gerçekleştirilen faaliyetler Bakanlık tarafından yayımlanan talimat ve kılavuzlara uygun şekilde gerçekleştirilir.” düzenlemesine; 24. maddesinde, "Aynı Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesinde yer alan “24/12/2019” ibaresi “31/12/2024” olarak değiştirilmiş ve aynı maddenin onuncu fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır." düzenlemesine; 26. maddesinde ise, "Bu Yönetmeliğin; a) 9 uncu maddesi ile Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmeliğin 34 üncü maddesine eklenen on dördüncü fıkrası yayımı tarihinden altı ay sonra, b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer." düzenlemesine yer verilmiştir. Yönetmeliğin 8. maddesiyle Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesine eklenen 12. fıkranın, 10. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 40. maddesine eklenen 7. fıkranın ve 20. maddesiyle değiştirilen 79. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi yönünden : Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerinden olup 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 12. maddesinde, veteriner sağlık ürünlerinin onayı, üretimi ve sahibinin sorumluluklarına ilişkin genel hükümlere yer verildiği ve bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirleneceğinin düzenlendiği görülmektedir. Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmeliğin; 23. maddesi ile veteriner tıbbi ürün üretim iznine ilişkin, 40. maddesi ile veteriner ecza deposu ruhsatının verilmesine ilişkin, 79. maddesi ile üretim yeri, iyi üretim uygulamaları (GMP) denetimleri ve yaptırımları ile ilgili genel usul ve esasların belirlendiği, dava konusu Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 8. maddesi ile ana Yönetmeliğin 23. maddesine eklenen 12. fıkrası ile veteriner tıbbi ürün üretim yerlerine izin verilmesi ile ilgili hususların, 10. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 40. maddesine eklenen 7. fıkrası ile veteriner ecza deposuna izin verilmesi ve depolama faaliyetleri ile ilgili diğer hususların, 20. maddesiyle değiştirilen 79. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi ile de GMP denetimlerine dair diğer usul ve esasların Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimat ile belirleneceği düzenlemesine yer verildiği görülmektedir. Belirtilen düzenlemelerin incelenmesinden; 5996 sayılı Kanun gereği Yönetmelikle düzenlenmesi gereken hususların bir kısmının Yönetmelikle düzenlendikten sonra, konu "ile ilgili diğer hususların" düzenlenmesinin Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimata bırakıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu Yönetmeliğin amacını ve kapsamını belirleyen maddeler ışığında değerlendirme yapıldığında; veteriner tıbbi ürün üretim iznine, veteriner ecza deposu ruhsatının verilmesine ve üretim yeri, iyi üretim uygulamaları (GMP) denetimleri ve yaptırımları ile ilgili genel esasların, bu konudaki asli düzenleme yetkisinin kullanıldığı dava konusu Yönetmelikle belirlenmesi, bunun dışında kalan ve oluşacak yeni koşullara göre sürekli değiştirilmesi gereken niteliği nedeniyle yönetmelikle düzenlenmesi mümkün görülmeyen diğer detayların alt düzenlemelere bırakılması gerekmektedir. Ancak, dava konusu Yönetmelik maddeleri incelendiğinde; konu ile ilgili diğer usul ve esasların Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimat ile belirleneceği belirtilerek ve diğer hususların neler olduğuna ilişkin bir açıklamaya da yer verilmeyerek Kanunla Bakanlığa verilen Yönetmelikle düzenleme yapılmasına ilişkin yetkinin, Genel Müdürlükçe kullanılmasına sebep olacak şekilde, açık ve net olarak yönetmelikle düzenlenme şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla anılan düzenlemelerde hukuka uyarlık görülmemiştir. Yönetmeliğin 21. maddesiyle değiştirilen Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmeliğin 80. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendi yönünden : Dava konusu Yönetmeliğin 21.maddesiyle değiştirilen Yönetmeliğin 80. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, "Veteriner tıbbi ürünleri ile ilgili Bakanlıkça istenen kayıtları tutmayanlarla ilgili olarak Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde belirtilen cezai işlemler uygulanır. Aynı uygunsuzluğun bir yıl içerisinde iki defa tekrar etmesi halinde Bakanlıktan izinli perakende satış yerlerinin faaliyetleri bir ay süreyle durdurulur, ruhsatları/izinleri askıya alınır, ürün satmaları engellenir, ürünler yediemine alınır. Uygunsuzluğun devam etmesi durumunda ruhsatları/izinleri iptal edilir ve bir yıl boyunca yeni ruhsat/izin verilmez. Ürünler satın alındığı pazarlama izin sahibi ya da ecza deposuna veya bir başka perakende satış yerine Bakanlık izni ile devir edilir, altı ay içerisinde iade edilmeyen ve devredilmeyen ürünler masrafı sahibine ait olmak üzere imha edilir. Eczaneler hakkında Sağlık Bakanlığı bilgilendirilir." düzenlemesine yer verilerek, uygunsuzluğun bir yıl içerisinde iki defa tekrar etmesi halinde ruhsatların/izinlerin askıya alınması ve uygunsuzluğun devamında iptalinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Veteriner tıbbî ürünleri ile ilgili Bakanlıkça istenen kayıtların tutulmaması, 5996 sayılı Kanun'da yaptırım gerektiren bir fiil olarak düzenlenmiş ve karşılığı olan yaptırım da Kanun'un 37. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde belirlenmiş olmasına rağmen anılan uygunsuzluğun tekrarı haline ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu durumda, veteriner tıbbî ürünleri ile ilgili Bakanlıkça istenen kayıtların tutulmaması fiilinin tekerrürü haline ilişkin olarak Kanun'da herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiş olmasına rağmen konunun Kanun'u aşar şekilde Yönetmelikle düzenlenerek uygunsuzluğun bir yıl içerisinde iki defa tekrar etmesi halinde ruhsatların/izinlerin askıya alınması ve uygunsuzluğun devamında iptalini öngören dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesiyle değiştirilen Yönetmeliğin 80. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinin anılan kısımlarında bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin Dava Konusu Edilen Diğer Kısımlarına gelince : Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2'inci maddesindeki Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmeliğin 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (ü) bendinde reçete tanımına ilişkin değişiklik ; Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9'uncu maddesine (Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmeliğin 34'üncü maddesinin "5 inci ve 11'inci fıkrası) ilişkin değişiklik ; dava konusu Yönetmeliğin 11,12 ve 15-18 ve 21 ve 24.maddelerinde iptali istenilen düzenlemeler yönünden ; insan ,hayvan ve çevre sağlığını yakından ilgilendiren hususlara ilişkin olarak veteriner tıbbi ürünlerine ilişkin işlemlerin düzenlenmesi amacına yönelik olarak yapılan düzenlemelerde , düzenlemelerin dayanağı olan üst hukuk normlarına ,kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesiyle Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesine eklenen 12. fıkranın, 10. maddesiyle aynı Yönetmeliğin 40. maddesine eklenen 7. fıkranın, 20. maddesiyle değiştirilen 79. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin ve 21. maddesiyle değiştirilen Yönetmeliğin 80. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinin iptali , dava konusu Yönetmeliğin diğer kısımları yönünden davanın reddi gerektiği, düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 22/10/2024 tarihinde, davacı Serbest Veteriner Hekimler Derneğini temsilen Dernek Yönetim Kurulu Başkanı ... Kanat ve Dernek vekili Av. ...'nun, davalı idareyi temsilen Hukuk Müşaviri ...'nün geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Veteriner tıbbi ürünlerin üretimi, ithalatı, ihracatı, kullanımı, ambalajlanması, etiketlenmesi, tanıtımı, nakliyesi, depolanması, reçeteli ya da reçetesizsatışı, izin verilmesi, kontrolü ve teminine ilişkin uygulamaları belirlemek amacıyla hazırlanan Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik, 24/12/2011 tarih ve 28152 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bilahare, 01/04/2020 tarih ve 31086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile Ana Yönetmelikte değişiklikler yapılmıştır. Bunun üzerine, davacı tarafından, dava dilekçesinin "Konu" ile "Sonuç ve İstem" bölümlerinde, 01/04/2020 tarih ve 31086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 2, 8, 9, 10, 11, 12, 15, 16, 17, 18, 20, 21 ve 24. maddelerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Her ne kadar, dava dilekçesinin "Konu" ile "Sonuç ve İstem" kısımlarında, 01/04/2020 tarihli ve 31086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2, 8, 9, 10, 11, 12, 15, 16, 17, 18, 20, 21 ve 24. maddelerinin tamamının iptali istenilmişse de; davacı tarafından anılan maddelerin tamamı yönünden hukuka aykırılık iddiasında bulunulmadığından, iptal istemine konu bu maddeler yönünden hukuka uygunluk denetimi, dava dilekçesinde belirtilen cümle ve ibarelere hasren ve davacının iddiaları ile sınırlı olarak yapılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Tarım ve Orman Bakanlığının teşkilat ve görevlerinin düzenlendiği Onbeşinci Bölümünde yer alan "Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü" başlıklı 413. maddesinin 1. fıkrasının (j) beninde, hayvan hastalıkları ile mücadele ve hayvan sağlığı hizmetlerini yürütmek ve buna ilişkin esasları belirlemek; (k) bendinde ise, hayvan sağlığında kullanılan tedavi edici ve koruyucu maddeler ile bunların etken ve yardımcı maddelerinin imal, satış, taşıma ve muhafaza şartlarını tespit ve ilan etmek, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının; 69. bendinde, "Tıbbî olmayan veteriner sağlık ürünleri"nin, hayvana uygulanmak ya da hayvan için kullanılmak amacıyla tüm üretim aşamalarından geçerek kullanıma hazır hâle getirilmiş ilaç niteliğinde olmayan ürünleri; 72. bendinde, "Üretim, işleme ve dağıtımın aşamaları"nın, ithalat ve birincil üretim dahil, ürünün üretim, işleme, depolama, nakliye, nihai tüketiciye satışı veya arzını içeren herhangi bir aşamayı; 73. bendinde, "Ürün"ün, bitki, bitkisel ürün, gıda, gıda ile temas eden madde ve malzemeler, yem, hayvansal ürün, veteriner sağlık ürünü, bitki koruma ürünü ile ziraî mücadele alet ve makineleri ile ahşap ambalaj malzemesini; 74. bendinde, "Veteriner biyolojik ürünleri"nin, hayvanlarda aktif veya pasif bağışıklık oluşturmak, bağışıklığın seviyesini ölçmek veya hastalık teşhisi için hazırlanmış aşı, serum gibi ürünler ile teşhis kitlerini; 75. bendinde, "Veteriner ecza deposu"nun, sadece veteriner sağlık ürünlerinin toptan satışının yapıldığı, eczacı veya veteriner hekim sorumluluğunda faaliyet gösteren ecza depolarını; 77. bendinde, "Veteriner sağlık ürünleri"nin, veteriner tıbbî ürünleri ve tıbbî olmayan veteriner ürünlerini; 78. bendinde, "Veteriner tıbbî ürünleri"nin, hayvana uygulanmak ya da hayvan için kullanılmak amacıyla tüm üretim aşamalarından geçerek kullanıma hazır hâle getirilmiş etkin madde ihtiva eden ürünleri ve veteriner biyolojik ürünleri ifade edeceği; "Veteriner hizmetleri ile ilgili faaliyet onayları" başlıklı 11. maddesinde, "(1) Bu Kanun kapsamında faaliyet gösteren muayenehane, klinik, poliklinik, hayvan hastanesi, ev ve süs hayvanı satış yerleri, hayvan eğitim ve barınma yerleri, otel hizmeti veren hayvan bakımevleri, hayvan pazar ve borsaları, damızlık kümes ve kuluçkahaneler, hayvan hastalıkları teşhis, analiz ve üretim laboratuvarları ile deney hayvanı üretici ve tedarikçileri Bakanlıktan onay almak ve istenen kayıtları tutmakla yükümlüdür. (2) Birinci fıkra kapsamındaki muayenehane, klinik ve polikliniklerin açılması için yalnızca veteriner hekimlere onay verilir. (3) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir." kuralına; "Veteriner Sağlık Ürünleri" başlıklı Üçüncü Kısmının "Veteriner Sağlık Ürünlerinin Onayı, Üretimi ve Sahibinin Sorumlulukları, Toptan ve Perakende Satışı, Tanıtımı ve Uygulanması" başlıklı Birinci Bölümü'nün, "Veteriner sağlık ürünlerinin onayı, üretimi ve sahibinin sorumlulukları" başlıklı 12. maddesinde, "(1) Veteriner sağlık ürünlerinin üretimi, ithalatı, ihracatı, kullanımı, ambalajlanması, etiketlenmesi, tanıtımı, nakliyesi, depolanması, reçeteli ya da reçetesiz satışı, onayı, kontrolü ve teminine ilişkin işlemler Bakanlık tarafından belirlenir. (2) Veteriner tıbbî ürünlerinin üretimi, ithalatı, ihracatı ve piyasaya arzı için Bakanlıktan onay alınması zorunludur. Onaya ilişkin bilgilerin gizliliği esastır. (3) Veteriner sağlık ürünlerinin onayını, kimyager, kimya mühendisi, eczacı veya veteriner hekim olan gerçek kişiler veya bu kişilerden birini istihdam eden tüzel kişiler alabilir. Bunlardan, veteriner biyolojik ürünlerin onayını, sadece veteriner hekimler ve veteriner hekim istihdam eden tüzel kişiler alabilir. ... (7) Veteriner tıbbî ürünlerinin üretimi, onay verilen üretim yerlerinde, onaya esas şartlara ve farmasötik şekil ve yöntemlere göre yapılır. Ancak, Sağlık Bakanlığından onaylı üretim yerlerinde, Bakanlığa bildirimde bulunmak şartıyla, verilen onay doğrultusunda veteriner biyolojik ürünler hariç veteriner tıbbî ürün üretimi yapılabilir. (8) Veteriner sağlık ürünleri, veteriner hekimler, eczacılar, kimya mühendisleri veya kimyagerlerin sorumluluğunda üretilir. Bu ürünlerin kalite kontrolü, Bakanlık tarafından uygun görülen laboratuvarlarda bu fıkrada belirtilen meslek mensupları tarafından yapılır. Veteriner biyolojik ürünlerin üretim ve kalite kontrolleri ile veteriner sağlık ürünlerinin etkinlik ve güvenlik değerlendirme çalışmaları veteriner hekimler tarafından yapılır. ... (17) Tıbbî olmayan veteriner sağlık ürünlerinin üretimi, ithalatı, ihracatı, kullanımı, ambalajlanması, etiketlenmesi, tanıtıcı bilgileri, tanıtımı, depolanması, piyasaya arzı, reçeteli ya da reçetesiz satışı ve kontrolü Bakanlıkça belirlenir. (18) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir." kuralına; "Veteriner tıbbî ürünlerinin toptan ve perakende satışı, tanıtımı" başlıklı 13. maddesinde, "(1) Veteriner biyolojik ürünler dışındaki veteriner tıbbî ürünlerinin toptan satışı, ecza depoları veya veteriner ecza depoları kanalıyla, perakende satışları ise eczaneler, veteriner muayenehane, klinik, poliklinik ve hayvan hastaneleri kanalıyla yapılır. Ancak, Bakanlıkça izin verilmiş süs kuşları ile akvaryum ve egzotik süs hayvanlarını satan işyerlerinde, veteriner biyolojik ürünler dışındaki sadece bu hayvanlara mahsus olan veteriner tıbbî ürünler satılabilir. Veteriner biyolojik ürünlerin satışına ilişkin hususlar Bakanlıkça belirlenir. (2) Veteriner tıbbî ürünlerini depolayanlar, toptan ve perakende ticaretini yapanlar, alış ve satış ile ilgili kayıtları tutmak, Bakanlığın belirlediği uygun şartlarda muhafaza etmek ve denetimlerde her türlü kolaylığı göstermek zorundadır. (3) Psikotropik ve narkotik veteriner tıbbî ürünleri, bu Kanun hükümlerine ilave olarak uyuşturucularla ilgili özel kanunlara da tâbidir. Bu ürünler sadece klinisyen veteriner hekimlere, veteriner fakültelerinin ilgili birimlerine satılabilir, sadece veteriner hekimler tarafından uygulanır ve Bakanlığın izni olmadıkça devredilemez ve satılamaz. Bu ürünler için azaltılmış olsa dahi tanıtım numunesi hazırlanamaz. ... (6) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir." kuralına; "Veteriner tıbbî ürünlerin uygulanması" başlıklı 14. maddesinde, "(1) Veteriner hekim, uygulayacağı veya tavsiye edeceği, reçeteye tâbi veteriner tıbbî ürünler ve terkipler için, reçete düzenlemek, belirlenen kayıtları tutmak ve talep edildiğinde Bakanlığa sunmak zorundadır. (2) Veteriner tıbbî ürünler, kullanıma arz edilen hâliyle, etiket ve prospektüs bilgilerine göre uygulanır. Buna aykırı uygulamalarda sorumluluk, uygulayana ve uygulanmasına izin verene aittir. (3) Veteriner biyolojik ürünleri, veteriner hekim veya yardımcı sağlık personeli tarafından uygulanır. Bakanlığın programlı veya projeli çalışmaları için uygulayıcılara, hayvan sahipleri tarafından Bakanlıkça belirlenen uygulama ücreti ödenir. (4) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir." kuralına yer verilmiştir. "Veteriner sağlık ürünleri ile ilgili yaptırımlar" başlıklı 37. maddesinde, "(1) Veteriner sağlık ürünleri ile ilgili yaptırımlar aşağıda belirtilmiştir: ... f) 12 nci maddenin onyedinci fıkrasına göre Bakanlıkça belirlenen düzenlemelere aykırı hareket edenlere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. İzinsiz olduğu belirlenen ürünler masrafları sorumlusuna ait olmak üzere piyasadan toplatılır ve imha edilmek üzere mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. g) 13 üncü maddede belirtilen satış yerleri dışında veteriner tıbbî ürünlerin satışını yapan yer sahiplerine onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir; ürünlere el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. ğ) 13 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen psikotropik ve narkotik veteriner tıbbî ürünleri ile ilgili hükümlere aykırı hareket edenlere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir; ürünlere el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. h) 13 üncü maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen hükümlere aykırı hareket edenlere onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin, ticarî reklâm ve ilân yoluyla gerçekleşmesi hâlinde 23/2/1995 tarihli ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 16 ncı maddesine aykırı hareket edenler hakkındaki ceza hükümleri uygulanır. ı) Veteriner tıbbî ürünlerini satmak üzere onaylı satış yerlerinin, onaya esas dosya bilgilerine ve ilgili mevzuata uymadığının tespiti hâlinde, işyeri sahipleri ve sorumluları ürün güvenilirliğine ilişkin risk oluşturmayan durumlarda ikaz edilir ve düzeltilmesi için süre verilir. Risk oluşturması ve ikaz edilen hususların düzeltilmemesi hâlinde satış yerinin onayı bir aydan bir yıla kadar askıya alınır. i) Veteriner tıbbî ürünleri ile ilgili Bakanlıkça istenen kayıtları tutmayan, veteriner tıbbî ürünlerinin toptan ve perakende satışı ile ilgili esaslara uymayan onay sahibine, üretim yerlerine ve toptan satış depolarına yirmibin Türk Lirası, perakende satış yerlerine beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. j) 13 üncü maddede belirtilen yerlerde, ambalajı açılmış, bozuk veya son kullanma tarihi geçmiş veteriner sağlık ürünleri bulunduran ve satan kişilere bin Türk Lirası idarî para cezası verilir." kuralına yer verilmiştir. 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun'un; 5. maddesinde, "Veteriner hekimlerin vazife ve salahiyetleri aşağıda yazılı fıkralarda gösterilmiştir: a) Hayvanları muayene, hayvan hastalıklarını tedavi etmek ve hayvanlar üzerinde muktedir olabildiği her türlü ameliyatı yapmak, ihtisası icabettiren ahvalde ise mütehassıs (Veteriner hekim) e müracaatı tavsiye eylemek; b) Hayvanların vasıfları ve sağlık durumları hakkında rapor vermek; c) Kara ve deniz hayvanlarından elde edilen gıdai, sınai maddelerle mamullerini, hayvan yemi olarak kullanılan maddelerin muayene ve ihtisas sahibi ise tahlil etmek; d) (Veteriner hekim) likte tatbik olunan her türlü aşı, serum, biyolojik maddelerle müstahzaratı (ihtisas sahibi olmak ve bu maksatların tahakkuku için tedvin olunmuş hususi kanunların hükümlerine uymak şartiyle) ihzar, muayene, tahlil eylemek ve bu gibi hususatta rapor verebilmek; e) Eczanesi bulunmıyan yerlerde hayvan hastalıklarında kullanılan her nevi aşı, serum, müstahzar ve biyolojik maddeleri muhtevi bir ecza dolabı tesis eylemek ve bu ilaçları satabilmek; f) Memleket hayvancılığının ıslah ve inkişafını engelleyici hareketleri, ve bulaşıcı hayvan hastalıklarını görür veya işitirse en kısa bir zamanda keyfiyetten resmi makamları haberdar etmek ve istilai mahiyet arzeden vakayide ise derhal muktedir olabileceği önleyici tedbirlere girişmek ve zootekni sahasında haiz olduğu ilmi salahiyetini kullanmak." kuralına; 10. maddesinde, "Veteriner hekimler, hastane, laboratuvar ve muayene yerlerinde muayene ve tedavileri için getirilen hayvanların eşkalini, sahiplerinin adreslerini, hastalık durumlarını, tedavi şekillerini, yazmak üzere yönetmeliğindeki örneğine uygun gündelik bir protokol defteri tutmaya medburdurlar. Bu defterlerin sayfaları kayıtlı bulundukları veteriner dairesi tarafından numaralanır ve mühürlenir. Tedavi ve ücretlerden doğacak davalarda işbu defterlerdeki kayıtlar esastır." kuralına; 11. maddesinde, "(Veteriner hekim) bulunan şehir, kasaba ve köylerde (Veteriner hekim) olmıyanların her türlü hayvan hastalıklarını muayene ve tedavi etmeleri, hayvanlar üzerinde ameliyat yapmaları yasaktır." kuralına; 12. maddesinde, "Veteriner hekimlerin reçete kağıtlarında diploma numaralarını, muayenehane veya ikametgah adreslerini açıkça göstermeleri mecburidir." kuralına yer verilmiştir. 15/10/2011 tarih ve 28085 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Veteriner Hekim Muayenehane ve Poliklinik Yönetmelik'in; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının; (h) bendinde, "Muayenehane"nin, hayvanların ayakta muayene, teşhis ve tedavilerinin ve bunlarla ilgili uygulamalarının yapıldığı veteriner hekim veya veteriner hekimler tarafından açılmış iş yerini; (j) bendinde, "Poliklinik"in, en az dört veteriner hekimin mesleklerini icra etmek için bir araya gelerek açmış oldukları muayenehaneler bütününü; (k) bendinde, "Reçete"nin, Veteriner hekim tarafından, veteriner tıbbi ürün satış yetkisine sahip kişiye hitaben yazılan, hekimin kimlik ve adres bilgileri ile diploma numarasını, hayvana ait kimlik ve adres bilgilerini, kullanılması tavsiye edilen ürün veya terkipler ile uygulamalar hakkındaki bilgileri içeren fiziki ortamda düzenlenen ıslak imzalı veya Bakanlıkça belirlenmiş elektronik ortamda düzenlenmiş belgeyi; (n) bendinde, "Sorumlu veteriner hekim"in, muayenehane veya polikliniğin, kuruluş, işleyiş ve denetimi ile ilgili her türlü işlemlerde birinci derecede sorumlu veteriner hekimi; (u) bendinde, "Yardımcı sağlık hizmetleri personeli"nin, veteriner hekime, hayvan sağlığı hizmeti sırasında yardımcı olan ve veteriner hekim sorumluluğunda görev yapan hayvan sağlık teknisyeni veya teknikeri, veteriner sağlık teknisyeni veya teknikeri, laborantı" ifade edeceği düzenlenmiştir. 24/12/2011 tarih ve 28152 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik'in 01/04/2020 tarih ve 31086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik haliyle; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının; (a) bendinde, "Bakanlık"ın, Tarım ve Orman Bakanlığını; (g) bendinde, "Etkin madde"nin, hayvanları hastalıklardan korumak, tedavi etmek, fizyolojik fonksiyonları istenen yönde değiştirmek ve/veya hayvan organizmasındaki organik ve fonksiyonel bozuklukları düzeltmek veya bir hastalığı teşhis etmek amacıyla kullanılan farmakolojik aktif maddeleri; (ı) bendinde, "İç ambalaj"ın, ürünün farmasötik şeklini oluşturan etkin ve yardımcı maddeleri muhafaza eden ve/veya farmasötik şekil ile temas eden kabı; (i) bendinde, "İl Müdürlüğü"nün, Tarım ve Orman İl Müdürlüğünü; (j) bendinde, "İlçe Müdürlüğü"nün, Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğünü; (ü) bendinde, "Reçete"nin, veteriner hekim tarafından, veteriner tıbbi ürün satış yetkisine sahip eczacı ya da bir veteriner hekim veya veteriner tıbbi ürün temin izin sorumlusu veteriner hekime hitaben yazılan, hekimin kimlik ve adres bilgileri ile diploma numarasını, hayvana ait kimlik ve adres bilgilerini, kullanılması tavsiye edilen ürün veya terkipler ile uygulamalar hakkındaki bilgileri içeren tarihli ve imzalı ya da elektronik ortamda düzenlenen belgeyi; (y) bendinde, "Sağlık mesleği mensubu"nun, veteriner hekim, eczacı ya da yardımcı sağlık personelini; (ee) bendinde, "Üretim yeri"nin, ürünlerin başlangıç maddesi, formülasyon, dökme üretim, birincil ambalajlama, ikincil ambalajlama, etiketleme, paketleme ve kalite kontrol faaliyetlerinin yürütüldüğü veya kullanıma hazır haliyle piyasaya arzı için serbest bırakıldığı yeri; (ff) bendinde, "Ürün"ün, veteriner tıbbi ürününü; (ğğ) bendinde, "Veteriner biyolojik ürün"ün, hayvanlarda aktif veya pasif bağışıklık oluşturmak, bağışıklığın seviyesini ölçmek veya hastalık teşhisi için hazırlanmış aşı, serum gibi ürünler ile teşhis kitlerini; (hh) bendinde, "Veteriner ecza deposu veya depo"nun, sadece veteriner sağlık ürünlerinin toptan satışının yapıldığı, eczacı veya veteriner hekim sorumluluğunda faaliyet gösteren ecza depolarını; (kk) bendinde, "Veteriner tıbbî ürün"ün, hayvana uygulanmak ya da hayvan için kullanılmak amacıyla tüm üretim aşamalarından geçerek kullanıma hazır hâle getirilmiş etkin madde ihtiva eden ürünleri ve veteriner biyolojik ürünleri; (mm) bendinde, "Yardımcı sağlık hizmetleri personeli"nin, veteriner hekime, hayvan sağlığı hizmeti sırasında yardımcı olan ve veteriner hekim sorumluluğunda görev yapan hayvan sağlık teknisyeni veya teknikeri, veteriner sağlık teknisyeni veya teknikeri; (öö) bendinde, "GMP"nin, iyi üretim uygulamalarını ifade edeceği düzenlemesine; "İzin verilmesi" başlıklı 23. maddesinin 12. fıkrasında, "Bu madde kapsamında veteriner tıbbi ürün üretim yerlerine izin verilmesi ile ilgili diğer hususlar Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimat ile belirlenir." düzenlemesine; "Satış ile ilgili genel esaslar" başlıklı 34. maddesinin 5. fıkrasında, "Satış yerlerinde ürün ya da terkip hazırlanamaz, ürünler sadece pazarlama iznine esas takdim şekilleri ile satılabilir; ancak, Bakanlıkça uygun görülenlerin iç ambalaj bütünlüğü bozulmayacak şekilde satışına izin verilebilir.” düzenlemesine; 11. fıkrasında, "Beşeri tıbbi ürünler ve bitki koruma ürünleri hariç olmak üzere, veteriner tıbbi ürün veya üründe kullanılacak başlangıç maddelerinin yapımında kullanılan ve anabolik, antienfeksiyöz, antiparaziter, antienflamatuvar, hormonal ya da psikotropik etkili maddeleri bulunduran, ithal ve ihraç eden veya ticaretini yapanlar; Bakanlığa karşı sorumlu olup veteriner tıbbi ürün takip sistemlerine kayıt olmak, yayımlanan talimat ve kılavuzlara uymak, ürünlerin ticareti ile ilgili tüm kayıtları detaylı bir şekilde tutmak ve gerektiğinde Bakanlığa sunmak üzere en az üç yıl boyunca muhafaza etmek zorundadırlar.” düzenlemesine; 14. fıkrasında, “Pazarlama izni sahipleri ve depoların satış ve iade işlemlerinde düzenlenecek fatura ve belgelerde; işlem tarihi, satış/iade miktarı (ambalaj boyutu ve sayısı), alıcı adı ve adresi ile ürüne ait bilgiler (adı ve farmasötik form/güç bilgisi, seri numarası ve son kullanma tarihi) yazılır.” düzenlemesine; "Veteriner ecza deposu ruhsatının verilmesi" başlıklı 40. maddesinin ruhsat başvurusunda istenilecek belgeleri düzenleyen 1. fıkrasının (ı) bendinde, "İlgili ücret ve harçların yatırıldığına dair makbuz,” düzenlemesine; 3. fıkrasında, "İl müdürlüğü, kontrol sonucunda, uygun olduğu görülen veteriner ecza deposuna ruhsat düzenler.” düzenlemesine; 7. fıkrasında, "Bu madde kapsamında veteriner ecza deposuna izin verilmesi ve depolama faaliyetleri ile ilgili diğer hususlar Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimat ile belirlenir.” düzenlemesine; "Depo faaliyetleri" başlıklı 41. maddesinin 5. fıkrasında, "Bu maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları kapsamında ürün temin eden yerlerin aşağıdaki esaslara uyması gerekir: a) Veteriner tıbbi ürün temin izni verilmesi ile ilgili gereklilikler Bakanlık tarafından belirlenir ve yayımlanır. b) İzin verilen yerin durumu Bakanlık izni olmadan değiştirilemez. c) Veteriner tıbbi ürün temin iznine sahip yerlerde veteriner tıbbi ürünlerle ilgili personel görevinden ayrıldığı durumda en geç yedi gün içerisinde Bakanlığa bildirilir ve otuz gün içerisinde yerine yeni sorumlunun atanması sağlanır. Bu süre içerisinde sorumlu personelin vekili bulunmayan yerler veteriner tıbbi ürün alamaz ve temin edilen ürünü kullanamaz. Otuz gün içerisinde yeni sorumlu atamayan yerlerin temin izni iptal edilir, ürünler Bakanlık izniyle başka bir veteriner ecza deposu ya da perakende satış yerine devredilebilir. ç) Temin edilen ürünlerin muhafazası ile ilgili tüm sorumluluk alıcıya aittir. Ürünlerin uygun koşullarda muhafaza edilmediğinin tespiti halinde ürünlerin kullanımı durdurulur, durum düzelene kadar ürün temin izni askıya alınır. Talep edilmesi halinde masrafları temin izin sahibi tarafından karşılanmak üzere bu ürünler analize gönderilir ve analiz sonucu uygun olanların kullanımına izin verilir. d) İzin sahibi, farklı adresteki temin izinli yerleri arasında ürün transferi yapabilir. Bu durumda ürünlerin uygun koşullarda naklini sağlar ve gerekli kayıtları tutar. e) Veteriner tıbbi ürün temin izinli yerler satın aldıkları ürünlerin alış faturası ve kullanımı ile ilgili kayıtları tutmak ve istendiğinde sunmak, reçeteye tabi ürünler için reçete düzenlemek zorundadır.” düzenlemesine; 7. fıkrasının (e) bendinde, "Farklı adreslerde çiftlik veya kümesleri bulunan ve dördüncü fıkraya göre izin alan entegre hayvancılık işletmeleri, veteriner biyolojik ürünlerin nakli için uygun nitelikte araç ve malzemeyi temin eder. Bu nitelikteki hayvancılık işletmeleri, ürünlerin uygulaması için yeterli sayıda veteriner hekim veya yardımcı sağlık personeli istihdam eder veya uygulamayı çiftlik veya kümesin bulunduğu yerdeki veteriner hekim poliklinik, muayenehane ve hayvan hastanelerine yaptırır. Ürünler izin başvurusunda belirtilen yerler dışında muhafaza edilemez, kümes veya çiftliklere, sahiplerine teslim edilemez. Uygulamayı yapan veteriner hekim veya yardımcı sağlık personeli uygulama makbuzu düzenleyerek bir nüshasını çiftlik veya kümes sahibine teslim eder ya da elektronik ortamda düzenlenen belgenin sisteme kaydını yapar." 7. fıkrasının (f) bendinde, "Perakende satış izinli yerler, aşı ve serum gibi veteriner biyolojik ürünler ile invivo test antijenlerini hayvancılık işletmelerine, hayvan sahiplerine veya yetiştiricilerine satamaz ve teslim edemez, bu ürünler için reçete düzenlenmez. Ürünler sadece perakende satış izinli yerdeki veteriner hekim veya yardımcı sağlık personeli tarafından uygulanabilir. Veteriner biyolojik ürünün uygulama sonrasında il müdürlüğünden temin edilen makbuz düzenlenerek, ilgili sayfanın bir nüshası hayvan sahibine teslim edilir. Bu belgenin Bakanlık elektronik kayıt sistemleri yoluyla düzenlenmesi durumunda ayrıca makbuz düzenlenmesi gerekmez." düzenlemesine; "Depo kayıtları" başlıklı 42. maddesinin 1. fıkrasında, "Depolar, ürünlerle ilgili alım, satım ve stok kayıtları ile gerektiğinde geri çekme işlemleri için gerekli her türlü bilgiyi izlenebilirliği sağlayacak şekilde tutmak, tüm kayıt ve belgeleri her an denetime hazır ve güncel olarak bulundurmak ve en az beş yıl süre ile muhafaza etmek, talep edildiğinde Bakanlığa göndermek, teftişe sunmak, Bakanlıkça uygulanacak izleme sistemlerine uymak zorundadır.” düzenlemesine; "Nakil, devir ve kapatma işlemleri" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, "Perakende satış izni sahibi, işyerinin nakli halinde, izne esas ilgili belgeleri nakil yapılan yer için yeniden düzenleyerek dilekçe ve eski izin ile il müdürlüğüne başvurur. İlk müracaatta olduğu gibi yapılan kontroller sonucunda başvurunun uygun bulunması halinde yeni belge düzenlenir ve Bakanlık elektronik takip sistemlerinde bilgileri güncellenir. Nakil işlemi farklı bir il sınırları içerisine gerçekleştirilecek ise perakende satış izin sahibi eski perakende satış iznini veren il müdürlüğüne bildirimde bulunur, perakende satış izni Bakanlık elektronik takip sistemlerinde pasif durumuna getirilir, devir yazısı ile devir esnasındaki stok ürünlere ilişkin bilgiler başvuru evraklarına eklenir.” düzenlemesine; 3. fıkrasında, "İşyerinin devri veya kapatılması durumunda, perakende satış izni sahibi ya da ölümü halinde yasal varisleri izni veren il müdürlüğüne bir dilekçeyle başvurur. İl müdürlüğü perakende satış iznini Bakanlık elektronik takip sistemlerinde pasif durumuna getirir, on beş gün içerisinde başvuruya ilişkin yerinde denetim gerçekleştirir. Denetim Defteri, Narkotik Psikotropik Ürünler Stok ve Sarf Defteri ile diğer defterler muhafaza edilmek üzere il müdürlüğünce bir tutanak ile teslim alınır, diğer kayıtlar süresince saklanmak üzere izin sahibine teslim edilir.” düzenlemesine; "Perakende satış yerleri kayıtları" başlıklı 47. maddesinin 7. fıkrasında, "Bakanlık elektronik takip sistemlerinde tutulan defterlerin ayrıca tutulması gerekmez. Ancak bu durum sistem kayıtlarına esas tüm ticari belgelerin muhafazasını ve muhafaza süresini etkilemez.” düzenlemesine; "Reçete ile ilgili esaslar" başlıklı 48. maddesinin 5. fıkrasında, "Psikotropik ve narkotik ürünlerin yazıldığı reçeteye başka herhangi bir ürün yazılamaz. Ancak Bakanlık elektronik reçete sisteminde düzenlenen reçetelerde bu hüküm uygulanmaz." düzenlemesine; 8. fıkrasında, "Reçetenin elektronik ortamda düzenlenmesi ve tutulacak kayıtlara ilişkin hususlar Bakanlık tarafından yayımlanan talimat ve kılavuz ile belirlenir.” düzenlemesine; "Sağlık mesleği mensuplarının sorumlulukları" başlıklı 59. maddesinin 2. fıkrasında, "Sağlık mesleği mensupları, ürün kullanımı ile ortaya çıkan ve ürüne bağlı olabileceği düşünülen ciddi ve beklenmeyen istenmeyen etkileri, doğrudan veya Bakanlık veteriner tıbbi ürün takip sistemleri yoluyla ya da görev yaptıkları il/ilçe müdürlüğü aracılığı ile on beş gün içinde Bakanlığa bildirir." düzenlemesine; "Üretim yeri, iyi üretim uygulamaları (GMP) denetimleri ve yaptırımlar" başlıklı 79. maddesinin 1. fıkrasında, “Bakanlık, yurt içi ve yurt dışındaki üretim yerlerinde bir program dâhilinde önceden haber vermek suretiyle iyi üretim uygulamaları (GMP) denetimi gerçekleştirir. GMP denetimleri aşağıdaki esaslara göre yürütülür: a) GMP sertifikası başvuru ve denetim süreçleri Genel Müdürlük tarafından yürütülür. b) GMP denetimleri Genel Müdürlükçe belirlenen GMP denetçileri tarafından gerçekleştirilir. c) GMP denetim süreci, gerçekleştirilen denetimin son gününden bir sonraki sertifikalandırma denetiminin ilk gününe kadar olan süreyi kapsar. ç) GMP denetimlerinde, üretim yerinin Bakanlıkça yayımlanan GMP kılavuzu ve denetime konu ürünlerin pazarlama izni dosyasındaki ilgili bilgilerle uyumu esas alınır. d) GMP denetimleri veya yapılacak değerlendirmeler neticesinde uygun olduğu anlaşılan üretim yerleri için GMP sertifikası düzenlenir. e) Denetimde tespit edilen ve kapatılması için zaman gerektiren bulgular, denetçiler tarafından uygun görülmesi şartıyla üretim yeri tarafından taahhüt verilerek kapatılabilir. Ancak üretim yeri tarafından yapılacak düzeltici ve önleyici faaliyetler söz konusu denetim süreci içerisinde bitirilmek zorundadır. Verilen taahhütlerin zamanında ve/veya uygun şekilde kapatılmadığının tespit edilmesi halinde GMP sertifikası askıya alınır. Bu durumda denetimde tespit edilen eksiklikler tamamlandıktan sonra yeni bir denetim başvurusu yapılır. Yeni denetimde önceki denetimdeki konular öncelikle kontrol edilir. f) Bakanlıkça verilen GMP sertifikası geçerlik süresi dolduğunda, üretim yerinin GMP sertifikası iptal edilir ve geçerli bir GMP sertifikası yoksa üretim yeri izni askıya alınır. g) Türkiye’deki ve yurt dışındaki üretim yerlerinin GMP kapsamındaki denetimi ve sertifikalandırılması masrafları başvurana ait olmak üzere gerçekleştirilir. ğ) Veteriner tıbbi ürünler için sözleşmeli olarak hizmet veren üretim yerleri, analiz laboratuvarları, ambalajlama tesisleri ve serbest bırakma yerleri de Bakanlık GMP denetimlerine tabidir. h) Kapsam değişikliği ve genişletme başvuruları, yerinde denetim yapılarak ve/veya dosya incelemesi ile sonuçlandırılabilir. ı) Yurt dışındaki veteriner tıbbi ürün üretim yerleri bulundukları ülkenin yetkili otoritesi tarafından izinli olmalıdır. i) Üretim yeri izni sahipleri ve pazarlama izin sahipleri, yurt içinde veya yurt dışındaki bir üretim yerinin ve ürünlerinin iyi üretim uygulamalarına uygunluğunu sertifika ile tescilini talep edebilir. j) GMP denetimlerine dair diğer usul ve esaslar Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimat ile belirlenir." düzenlemesine; 2. fıkrasında, "Bakanlık, yapılan denetimlerde insan ve hayvan sağlığını tehlikeye atacak ciddi bir durumun veya bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak faaliyet gösterildiğinin tespit edilmesi halinde üretim yeri izinlerini, aykırılıklar giderilinceye kadar tamamen veya kısmen, belirli farmasötik şekiller için askıya alabilir veya tamamen iptal edebilir.” düzenlemesine; 5. fıkrasında, "Bakanlık, iyi üretim uygulamaları denetimlerinden ayrı olarak gerekli görülen durumlarda önceden haber vermeksizin üretim yerlerini denetleyebilir.” düzenlemesine; “Satış yerlerinin ve veteriner tıbbi ürün temin izinli yerlerin denetimi ve cezalar” başlıklı 80. maddesinin 1. fıkrasında, "Veteriner ecza depoları ve perakende satış yerleri yılda en az bir, veteriner tıbbi ürün temin izinli yerler yılda en az iki defa denetlenir. Bunun dışında gerekli görülen hallerde de denetim yapılabilir. Denetime, il/ilçe müdürlüğünce görevlendirilen yetkililer ve Genel Müdürlüğün ilgili birim çalışanları yetkilidir.” düzenlemesine; 3. fıkrasında, “Tespit edilen hususlarla ilgili aşağıdaki işlemler uygulanır: a) Ürün güvenilirliğine ilişkin risk oluşturmayacak nitelikte aykırılıkların tespiti halinde bu aykırılıkların düzeltilmesi için on beş gün süre tanınır. Bu süre sonunda aykırılıkların giderilmemesi halinde depoların faaliyetleri tamamen durdurulur, ruhsatları askıya alınır. Perakende satış yerlerinin ve veteriner tıbbi ürün temin izinli yerlerin izinleri askıya alınarak ürün satmaları ya da kullanmaları engellenir, ürünler yediemine alınır. Aykırılıkların giderilmesi halinde gerekli incelemeler yapılır ve uygun bulunduğunda satış yerleri ve veteriner tıbbi ürün temin izinli yerlerin faaliyetlerine izin verilir. Ancak teftişten itibaren iki ay geçmesine rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyen satış yerleri ve veteriner tıbbi ürün temin izinli yerlerin ruhsat/izinleri tamamen iptal edilir. b) Ürün güvenilirliğine ilişkin risk oluşturan hususların tespiti halinde, ilk defa yapılacak tespitlerde bir ay, ikinci tespitte altı ay, üçüncü ve daha sonraki tespitlerde ise birer yıl süreyle ruhsat/izin askıya alınır. Bu sürelerin sonunda, gerekli incelemeler yapılır ve aykırılıkların giderildiğinin tespiti halinde satış yerleri ve veteriner tıbbi ürün temin izinli yerlerin faaliyetlerine izin verilir, aksi halde satış ruhsatı/izni iptal edilir. c) Pazarlama izni olmayan veya kaçak ürünleri bulunduran ve satan iş yerleri ile ilgili olarak Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen cezai işlemler uygulanır. Bu kapsamdaki ürünleri bulunduran ve kullanan veteriner tıbbi ürün temin izinli yerlerin, ürünleri temin ettikleri yer tespit edilir; bu amaçla gerekli kolaylığı göstermeyen izin sahipleri hakkında Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen cezai işlemler uygulanır. ç) Veteriner ecza deposu ruhsatı veya veteriner tıbbi ürün perakende satış izni olmadan ürün satışı yapanlarla ilgili olarak Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde belirtilen cezai işlemler uygulanır. d) Veteriner tıbbi ürünleri ile ilgili Bakanlıkça istenen kayıtları tutmayanlarla ilgili olarak Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde belirtilen cezai işlemler uygulanır. Aynı uygunsuzluğun bir yıl içerisinde iki defa tekrar etmesi halinde Bakanlıktan izinli perakende satış yerlerinin faaliyetleri bir ay süreyle durdurulur, ruhsatları/izinleri askıya alınır, ürün satmaları engellenir, ürünler yediemine alınır. Uygunsuzluğun devam etmesi durumunda ruhsatları/izinleri iptal edilir ve bir yıl boyunca yeni ruhsat/izin verilmez. Ürünler satın alındığı pazarlama izin sahibi ya da ecza deposuna veya bir başka perakende satış yerine Bakanlık izni ile devir edilir, altı ay içerisinde iade edilmeyen ve devredilmeyen ürünler masrafı sahibine ait olmak üzere imha edilir. Eczaneler hakkında Sağlık Bakanlığı bilgilendirilir. e) Satış yerlerinde ambalajı açılmış, bozuk veya son kullanma tarihi geçmiş veteriner sağlık ürünleri bulunduran ve satan kişilerle ilgili olarak, Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde belirtilen cezai işlemler uygulanır. f) Bu Yönetmeliğin 34 üncü maddesinin üçüncü, beşinci, yedinci, sekizinci, dokuzuncu ve on dördüncü fıkraları ile 41 ve 49 uncu maddelerinde belirtilen satış ile ilgili esaslara uymayanlarla ilgili olarak, Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde belirtilen cezai işlemler uygulanır. g) Perakende satış izni ya da veteriner tıbbi ürün temin izni alınması sırasında hizmet nakil araçlarını veya araçlardaki değişikliği bildirmeyenler ilk tespitte uyarılır. Daha sonraki tespitlerde veya ürünlerin araçlarda kalite ve güvenilirliği etkileyecek şekilde uygunsuz taşındığının tespiti halinde bu fıkranın (b) bendinde belirtilen işlemler uygulanır. ğ) Veteriner ecza depolarında, perakende satış yerlerinde, veteriner tıbbi ürün temin izinli yerlerde veya bunlara ait nakil araçlarında ürünlerin uygun olmayan şartlarda muhafaza veya nakledildiği, muhafaza veya nakil sıcaklık kayıtlarının tutulmadığı veya eksik tutulduğu tespit edilen ürünler yediemine alınır ve ürünler analiz ettirilir. Analiz sonucunda uygun olmadığı görülen veya sahibinin kontrol ettirmek istemediği ürünlere el konularak mülkiyeti, imha edilmek üzere kamuya geçirilir. Bu ürünlere ait numune gönderim, analiz ve imha masrafları ürün sahibince karşılanır.” düzenlemesine; 5. fıkrasında, “Bu Yönetmeliğin 41 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları kapsamında veteriner tıbbi ürün temin izni alan yerlerin reçete düzenlemeden ürün kullanımı durumunda Kanunun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca işlem yapılır. Aynı uygunsuzluğun bir yıl içerisinde ikinci defa tekrar etmesi halinde faaliyeti bir ay süreyle askıya alınır, üçüncü defa tekrar etmesi halinde temin izni iptal edilir ve ürünler satın alındığı pazarlama izin sahibi ya da ecza deposuna veya bir başka perakende satış yerine Bakanlık izni ile devir edilir. Altı ay içerisinde iade edilmeyen ve devredilmeyen ürünler masrafı sahibine ait olmak üzere imha edilir. İzni iptal edilen yerlere bir yıl süreyle yeni temin izni verilmez.” düzenlemesine; "Geçiş hükmü" başlıklı Geçici 1. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinde, "Şap, Brusella, Koyun ve Keçi Vebası, Koyun ve Keçi Çiçek, Antraks, Mavi Dil, Sığırların Nodüler Ekzantemi ve Üç Gün Hastalığı aşıları, Tüberkülin ve Mallein test antijenleri ile otovaksinlerin üretim yerleri bu ürünlerin üretimi için 31/12/2024 tarihine kadar iyi üretim uygulamaları (GMP) belgesi almak zorundadır. Bu tesislerin (b) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla farklı ürün üretmesi durumunda ilgili ürünlerin pazarlama izinleri ile Bakanlığın üretim yeri için verdiği tüm izinler iptal edilerek tesis ve sahibi hakkında Kanunun 37 nci maddesinin ilgili hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Yönetmeliğin 4. Maddesinin 1. Fıkrasının (ü) Bendinde Yer Alan "veya veteriner tıbbi ürün temin izin sorumlusu veteriner hekime" İbaresi ile "ya da elektronik ortamda düzenlenen belgeyi" İbaresi, 41. Maddesinin 5. Fıkrasının (a) Bendinde Yer Alan "Veteriner tıbbi ürün temin izni verilmesi" İbaresi, (c) Bendinde Yer Alan "Veteriner tıbbi ürün temin iznine sahip yerlerde" İbaresi ile 7. Fıkrasının (e) Bendinin Son Cümlesinde Yer Alan “teslim eder ya da elektronik ortamda düzenlenen belgenin sisteme kaydını yapar” İbaresi, 48. Maddesinin 5. Fıkrasının "Ancak Bakanlık elektronik reçete sisteminde düzenlenen reçetelerde bu hüküm uygulanmaz.” Şeklindeki Son Cümlesi ile 8. Fıkrası, 80. Maddesinin Başlığı ile Birlikte 1 ve 3. Fıkralarında Geçen "veteriner tıbbi ürün temin izinli yerler" ibareleri Yönünden İncelenmesi: Davacı tarafından anılan düzenlemelere yönelik olarak özetle; 6343 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca reçetelerin fiziki ortamda kağıt üzerinde düzenlenmesi gerektiği, elektronik reçete sisteminin Kanun'a aykırı olduğu gibi veteriner hekimlerin mesleğini idame ettirmelerini de imkansız hale getirdiği, hastalarını tedavi hak ve yetkilerine müdahale içerdiği, sokak hayvanlarına ilaç tedavisinin uygulanamaz hale geldiği, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na aykırılık oluşturduğu, veteriner tıbbi ürün temin izni düzenlemesiyle perakende satış yerlerini atlayarak perakende ihtiyaçların 5996 sayılı Kanun'a aykırı yollarla teminine imkan sağlandığı ileri sürülmektedir. Davacının iddialarının iki başlık atında toplandığı görüldüğünden, hukuka aykırılık incelemesinin de bu doğrultuda yapılması gerekmektedir. 1) Yönetmelik Hükümlerinin Reçetenin Elektronik Ortamda (E-Reçete) Düzenlenmesi Yönünden İncelenmesi: Dairemizin E:2019/719 ve E:2019/10541 sayılı dosyaları ile işbu davaya ait dosyanın birlikte incelenmesinden; E-Reçete sisteminin, ülkemizde hayvan sağlığı alanında kullanılan veteriner tıbbi ürünler ile veteriner tıbbi ürün bileşimine giren etkin ve yardımcı maddelerin temininden/ithalatından son kullanımına kadar tüm aşamalarında kayıt altına alınmasını ve beşeri tıbbi ürünler dâhil olmak üzere hayvan sağlığı alanında kullanılan reçeteye tabi veteriner ilaçların izlenebilirliğini sağlamak, veteriner hekimlerin gerçekleştirdikleri faaliyetleri sonunda oluşan verileri kullanarak; gıda güvenliğini temin etmek, hayvan hastalık ve zararlıları ile etkin bir mücadele gerçekleştirmek amacıyla veteriner hekim reçetelerinin elektronik ortamda düzenlenmesini (E-Reçete) amaçladığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik hükümleri incelendiğinde; davalı idareye, veteriner tıbbi ürünlerin üretimi, ithalatı, ihracatı, kullanımı, reçeteli ya da reçetesiz satışı, temini ve uygulanması ile veteriner tıbbi ürünlerden reçeteye tabi olan ve olmayanların tespitine, veteriner hekimler tarafından düzenlenecek reçetelere, dolayısıyla reçetenin haiz olması gereken asgari niteliklere ilişkin usul ve esasları düzenleme yetkisi verildiği, dava konusu düzenlemelerin de davalı idareye tanınan bu yetki kapsamında tesis edildiği görülmektedir. 6343 sayılı Kanun'un 12. maddesinde yer verilen "reçete kağıtlarında" ibaresi ile ifade edilmek istenenin, reçetenin niteliği olmayıp Kanun'un kabul edilerek yayımlandığı 1954 yılı itibarıyla "reçete" şablonunda düzenlenmiş olan kağıtlarda bulunması gereken hususlara ilişkin olduğu açık olup, bu hükmün reçetelerin mutlaka kağıt şeklinde düzenlenmesini zorunlu kıldığının kabulüne hukuken olanak bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı tarafından, e-reçete sisteminin veteriner hekimlerin mesleğini icralarına, hastalarını muayene ve tedavi hak ve yetkilerine müdahale teşkil ettiği ileri sürülmekte ise de; e-reçete uygulamasının yalnızca usuli/şekli bir düzenleme olduğu, hekim yetkisinin içeriğine, uygulanacak tedavi yöntemine müdahale içermediği, nitekim Yönetmeliğin 12. maddesinde reçeteye tabi olan ürünlerin sayıldığı, 48. maddesinde reçetede bulunması gerekli asgari bilgilerin neler olduğunun düzenlendiği, devamında davalı Bakanlığın herhangi bir durum, işletme, ürün sınıfı ya da hayvan grubu için reçete bilgilerine ve bu bilgilerin kullanımına yönelik kurallar getirip reçeteleri sınıflandırabileceği öngörüldükten sonra, veteriner hekimin, uygun izinli bir ürün bulunmaması durumunda, veteriner biyolojik ürünler dışındaki izinli ürünleri mesleki bilgisine dayanarak etiket dışı olarak kullanabileceği veya kullanılmasını tavsiye edebileceği belirtilerek reçetelerin mesleki uygulama yönünden içeriğini belirleme yetkisinin veteriner hekime ait olduğu açıkça kabul edilmiş ve bu alana müdahale edilmemiştir. Yine, davacı tarafından elektronik reçete düzenlenmesi amacıyla Bakanlık tarafından hazırlanılarak kullanıma sunulan İlaç Takip Sistemi (İTS)'nin korunaksız olduğu ve veteriner hekimler ile müşterilerinin kişisel verilerinin hukuka aykırı bir şekilde yayılmasına sebep olduğu ileri sürülmekteyse de, davalı idarenin web sitesinde 13/12/2018 tarihinde yayınlanan "Veteriner Hekim E-Reçete ve İlaç Takip Sistemi Talimatı ve Uygulama Kılavuzu - Güncelleme III" düzenlemesi incelendiğinde, İlaç Takip Sistemi (İTS) ile kullanıcıların rolleri belirlenerek kişisel verilerin ilgisiz kişilerin eline geçmesinin engellendiği, bunun dışında 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun'un 12. maddesinde, "Veteriner hekimlerin reçete kağıtlarında diploma numaralarını, muayenehane veya ikametgah adreslerini açıkça göstermeleri mecburidir." kuralına yer verildiğinden, reçeteye tabi ürünleri satan yerlerin Kanunda sayılan bilgileri görebilmesinin, Kanun hükmünün gereği olduğu anlaşıldığından, anılan düzenlemelerin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na da aykırı olmadığı sonucuna varılmaktadır. Nitekim, 15/10/2011 tarih ve 28085 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Veteriner Hekim Muayenehane ve Poliklinik Yönetmeliğinin, 08/07/2019 tarih ve 30825 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 4. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde yer alan reçete tanımındaki "veya Bakanlıkça belirlenmiş elektronik ortamda düzenlenmiş belgeyi" ibaresinin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 10/02/2022 tarih ve E:2019/10541, K:2022/620 sayılı davanın reddine ilişkin kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21/12/2022 tarih ve E:2022/3305, K:2022/3786 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği; yine davalı idarenin web sitesinde 13/12/2018 tarihinde yayımlanan "Veteriner Hekim E-Reçete ve İlaç Takip Sistemi Talimatı ve Uygulama Kılavuzu - Güncelleme III" düzenlemesinin iptali istemiyle açılan davada da, Dairemizin 10/02/2022 tarih ve E:2019/719, K:2022/622 sayılı davanın reddine ilişkin kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 04/12/2023 tarih ve E:2022/3302, K:2023/2943 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmektedir. Öte yandan, davacı Dernekçe, Yönetmeliğin 41. maddesinin 7. fıkrasının (e) ve (f) bentlerine eklenen ibareler yönünden, veteriner biyolojik ürünleri hayvanlara uygulayan veteriner hekim ya da yardımcı sağlık personelinin bu uygulamanın yapıldığını gösteren uygulama makbuzunu fiziki ortamda düzenlemesi halinde makbuzun bir nüshasını uygulama yapılan hayvanın bulunduğu çiftlik veya kümesin sahibine teslim edeceğinin, elektronik ortamda düzenlenmesi halinde ise uygulama belgesinin sisteme kaydını yapmakla yetineceğinin düzenlenmesinin, teslim ile sistem kaydının eşdeğer tutulması nedeniyle hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; teslim veya sisteme kayıt işleminin tamamlanmasının, çiftlik ya da kümes sahibi açısından yükümlendirici bir hukuki sonuca bağlanmadığı, düzenleme ile amaçlananın hangi hayvana hangi uygulamaların yapıldığının kayıt altına alınmasından ibaret olduğu, bu haliyle belgenin elektronik ortamda düzenlenmesinin çiftlik ya da kümes sahipleri veya hayvan sağlığı yönünden olumsuz bir sonuca neden olmayacağı anlaşıldığından, anılan iddiaya itibar edilmemiştir. Her ne kadar dava konusu Yönetmeliğin 48. maddesinin 7. fıkrasında, hayvan sahiplerine hayvanlarına uygulanan tıbbi ürünlerle ilgili fatura, reçete ve kayıtları en az 5 yıl süreyle saklama yükümlülüğü getirilmiş; 80. maddesinin 4. fıkrasında da, bu yükümlülüğe uymayanlara uygulanacak yaptırımlara yer verilmiş ise de; yine 48. maddesinin 8. fıkrasında tutulacak kayıtlara ilişkin hususların Bakanlıkça alt düzenleyici işlemlerce belirleneceği öngörüldüğünden ve bu alt düzenlemeler de hiyerarşik bakımdan üst norm olan dava konusu Yönetmelik kuralına aykırı düzenleme yapılamayacağı açık olduğundan, aktarılan düzenlemeler, Yönetmeliğin 41. maddesinin 7. fıkrasının (e) bendinin son cümlesinde yer alan dava konusu ibare bakımından olumsuz bir sonuç ve dava konusu ibarenin iptalini gerektiren bir husus olarak görülmemiştir. Son olarak, Yönetmeliğin, reçetenin elektronik ortamda düzenlenmesi ve tutulacak kayıtlara ilişkin hususların Bakanlık tarafından yayımlanan talimat ve kılavuz ile belirleneceği yönündeki 48. maddesinin 8. fıkrasında, e-reçete sisteminin, uygulamanın sürekli takibi ile yenilik ve değişikliklerin ivedi bir şekilde hayata geçirilmesi gereken bir alan olması ve genel çerçevesinin yönetmelikle çizilmiş olması, ayrıca talimat adı altındaki düzenlemelerin yine Bakanlıkça yapılmasının öngörülmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir. 2) Yönetmelik Hükümlerinin Veteriner Tıbbi Ürün Temin İzni Bakımından İncelenmesi: Davacı tarafından iptali istenilen bir diğer düzenleme olan veteriner tıbbi ürün temin izninin Yönetmeliğin 41. maddesinin 3 ve 4. fıkraları kapsamında düzenlendiği görülmektedir. Yönetmeliğin 41. maddesinin 3. fıkrasına göre, hayvan sağlığı hizmeti veren, hayvan yetiştiren veya hayvancılıkla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının, veteriner hekimlerinin raporuna istinaden, ihale yoluyla depolardan ürün teminine; 41. maddesinin 4. fıkrasına göre ise, kamuya ait olanlar da dâhil olmak üzere hayvan sağlığı hizmetlerini, bünyesinde tam zamanlı istihdam ettiği veteriner hekimlerle sağlayan hayvancılık işletmelerinin depolardan ürün teminine Bakanlıkça izin verilebileceği anlaşılmaktadır. Her ne kadar, davacı tarafından veteriner tıbbi ürün temin iznine yönelik düzenlemeler nedeniyle 5996 sayılı Kanun'un 13. maddesine aykırı bir şekilde piyasaya yetkisiz kişiler tarafından ürün satılmasına neden olunacağı ileri sürülmekteyse de, Yönetmeliğin 41. maddesinin 3. fıkrasında bu madde kapsamında temin edilen veteriner biyolojik ürün dışındaki tıbbi ürünlerin ticarete konu edilemeyeceğine, 4. fıkrasında da, hayvancılık işletmelerinin herhangi bir gerekçe ile temin ettikleri veteriner biyolojik ürün dışındaki tıbbi ürünleri başka kişilere satamayacağı, dağıtamayacağı ve sadece izin verilen işletmedeki hayvanlara uygulanabileceği düzenlemelerine yer verilerek, Kanun'a aykırılığın engellendiği ve yetkisiz kişilerce satışa karşı gerekli önlemlerin alındığı görülmektedir. Benzer düzenlemeye, Yönetmeliğin 41. maddesinin 7. fıkrasının (d) bendinde de yer verilerek veteriner biyolojik ürünler yönünden de hayvancılık işletmelerine satış yasağı getirildiği görülmektedir. Ayrıca maddede; anılan işletmelere veteriner tıbbi ürünlerin tamamı (biyolojik dahil) yönünden perakende satış izinli yerlerden temin etme yasağı getirilmiştir. Başka bir ifadeyle, 5996 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "Veteriner biyolojik ürünler dışındaki veteriner tıbbî ürünlerinin toptan satışı, ecza depoları veya veteriner ecza depoları kanalıyla, perakende satışları ise eczaneler, veteriner muayenehane, klinik, poliklinik ve hayvan hastaneleri kanalıyla yapılır." şeklindeki kuralda, toptan ve perakende satış yerleri tahdiden belirlenmiş olup; veteriner tıbbi ürün temin izni verilen yerlerin, bu ürünlerin satış ve ticaretini yapma yetkisi bulunmadığından, düzenleme, anılan Kanun hükmüne bu yönden aykırı olmadığı gibi, dava konusu temin iznine istinaden veteriner tıbbi ürünlerin yalnızca depolardan teminine izin verildiğinden, düzenlemelerin bu yönden de kanuna uygun olduğu anlaşılmaktadır Ayrıca, depolardan ürün teminine izin verilen yerlerin, hayvan sağlığı hizmeti veren, hayvan yetiştiren veya hayvancılıkla ilgili faaliyette bulunan ve buna bağlı olarak uhdesinde veteriner hekim istihdam eden kamu kurum ve kuruluşları ile kamuya ait olanlar da dâhil olmak üzere hayvan sağlığı hizmetlerini tam zamanlı istihdam ettiği veteriner hekimlerle sağlayan hayvancılık işletmeleri olduğu dikkate alındığında, bünyesinde çok sayıda hayvan bulunan ve tam zamanlı veteriner hekim istihdam eden bu işletmelerde kullanılmak üzere ürün bulundurulmasının sundukları hizmetin gereği olduğu açık olduğundan, düzenlemede kamu yararına da aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, Yönetmeliğin elektronik reçete düzenlemesi ile veteriner tıbbi ürün temin iznine ilişkin kurallarında hukuka aykırılık görülmemiştir. Nitekim, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Veteriner Biyolojik Ürün Takip Sistemi (ATS) Talimatı & Uygulama Kılavuzu'nun iptali istemiyle açılan davada, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 04/12/2023 tarih ve E:2022/3596, K:2023/2945 sayılı kararıyla onanarak kesinleşen Dairemizin 30/03/2022 tarih ve E:2019/10710, K:2022/1727 sayılı davanın reddine ilişkin kararında da; veteriner tıbbi ürünlerin hayvan işletmelerince (satmamak kaydıyla) satın alınabileceğini ve dolayısıyla (ihtisas sahibi kişiler marifetiyle) işletmeye ait hayvanlara uygulanabileceğini öngören dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir. B) Yönetmeliğin 23. Maddesinin 12. Fıkrası, 40. Maddesinin 7. Fıkrası, 79. Maddesinin 1. Fıkrasının (j) Bendi Yönünden: Bir hiyerarşik kurallar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki kuralların, dayanaklarını üst düzeydeki kurallardan aldıkları kuşkusuzdur. Kurallar hiyerarşisinin en üstünde genel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar dayanağını Anayasadan, yönetmelikler ise dayanağını kanunlardan almaktadır. Dolayısıyla, bir kuralın, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir kurala aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır. Nitekim, belirtilen hiyerarşinin, yönetmelikler bakımından ifadesi niteliğini taşıyan Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kurala bağlanmıştır. Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olmak (kanuni idare) ve dayanak üst normlara aykırı olmamak (normlar hiyerarşisi) kaydıyla, Anayasada belirtilen "yönetmelik" veya Anayasada adının zikredilmemesi sebebiyle "adsız düzenleyici işlem" olarak tanımlanan ve hiyerarşik olarak yönetmelikten alt düzeyde bulunan yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapma görev ve yetkisine sahiptir. Bu çerçevede, Bakanlıkların, dayanak Kanun'da açıkça "yönetmelik" ile düzenleme yapma yetkisi (şekil yönünden bağlı yetki) verilmediği sürece, yukarıdaki ilkelere uygun olmak kaydıyla, yönetmelik veya adsız düzenleyici işlemler ile düzenleme yapma konusunda takdir yetkileri (seçimlik hakları) bulunduğu açıktır. Öte yandan, İdare Hukukunda "yetki", idareye Anayasa ve yasalarla tanınmış olan karar alma gücünü, bir işlemi yapabilme ehliyetini ifade etmektedir. Bir başka ifadeyle, idare adına kimin irade açıklamasında bulunabileceğini anlatmaktadır. İdari işlemin en temel unsurunu oluşturan "yetki", yasayla hangi makama verilmiş ise ancak onun tarafından kullanılabilir. Bu açıdan ilke olarak "yetkisizlik kural, yetkili olma istisna"dır. Her ne kadar, dava konusu fıkra ve bentlerde, 09/01/2024 tarih ve 32424 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişiklikler yapılmış ise de, anılan değişikliklerin, işbu davada Dairemizce 23/06/2021 tarihinde verilen yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi amacını taşıdığı, bu nedenle mevcut uyuşmazlığın konusuz kalmasına neden olmayacağı kanaatine varıldığından, uyuşmazlığın esasının incelenmesi uygun görülmüştür. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 12. maddesinde, veteriner sağlık ürünlerinin üretimi, onayı, onay (izin) sahibinin sorumluluklarına; 13. maddesinde, veteriner biyolojik ürün dışındaki tıbbi ürünlerin depolanması, toptan ve perakende satışına; 31. maddesinde, Bakanlıkça yapılacak resmi kontrollere ilişkin genel hükümlere yer verildikten sonra her üç maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esasların, dolayısıyla veteriner sağlık ürünlerinin üretimi, temini, depolanması, toptan ve perakende alım-satımı, nakliyesine ilişkin başvuru, belge düzenleme ve denetim de dahil olmak üzere bütün hususların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirleneceğinin düzenlendiği görülmektedir. Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik incelendiğinde ise; Yönetmeliğin 23. maddesi ile veteriner tıbbi ürün üretim yeri iznine ilişkin düzenlemelere yer verildikten sonra, maddenin dava konusu 12. fıkrası ile bu madde kapsamında veteriner tıbbi ürün üretim yerlerine izin verilmesi ile ilgili diğer hususların Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimat ile belirleneceğinin düzenlendiği; 40. maddesi ile veteriner ecza deposu ruhsatına ilişkin düzenlemelere yer verildikten sonra, maddenin dava konusu 7. fıkrasıyla bu madde kapsamında veteriner ecza deposuna izin verilmesi ve depolama faaliyetleri ile ilgili diğer hususların Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimat ile belirleneceğinin düzenlendiği; 79. maddesi ile de üretim yeri, iyi üretim uygulamaları (GMP) denetimleri ve yaptırımları ile ilgili genel usul ve esaslarına yer verildikten sonra, maddenin 1. fıkrasının dava konusu (j) bendi ile de GMP denetimlerine dair diğer usul ve esasların Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimat ile belirleneceğinin düzenlendiği görülmektedir. Dolayısıyla, 5996 sayılı Kanun gereği yönetmelikle düzenlenmesi öngörülen hususların bir kısmının uyuşmazlığa konu Yönetmelikle düzenlendiği, bununla birlikte konu ile ilgili "diğer hususların" düzenlenmesinin Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimata bırakıldığı anlaşılmaktadır. 5996 sayılı Kanun hükümleri ile dava konusu Yönetmeliğin amacını ve kapsamını belirleyen maddeler ışığında değerlendirme yapıldığında; veteriner tıbbi ürün üretim yeri iznine, veteriner ecza deposu ruhsatına ve üretim yeri, iyi üretim uygulamaları (GMP) denetimleri ile yaptırımlarına ilişkin genel esasların, bu konudaki asli düzenleme yetkisinin kullanıldığı dava konusu Yönetmelikle belirlenmesi, bunun dışında kalan ve niteliği gereği oluşacak yeni koşullara göre sürekli değiştirilmesi ihtiyacı bulunan, bu nedenle de yönetmelikle düzenlenmesi mümkün görülmeyen diğer detayların ise alt düzenlemelere bırakılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Ancak dava konusu Yönetmelik maddeleri incelendiğinde; konu ile ilgili diğer usul ve esasların neler olduğu belirtilmeden, bu hususların Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimat ile belirleneceği düzenlemesine yer verilerek, Kanunla Bakanlığa verilen yönetmelikle düzenleme yapılması şeklindeki bağlı yetkinin, Kanun'a aykırı bir şekilde Genel Müdürlüğe talimatla düzenleme yapmak üzere devredildiği görülmektedir. Bu itibarla, 5996 sayılı Kanun'u aşar bir şekilde Genel Müdürlükçe talimatla düzenleme yapılmasına olanak sağladığı anlaşılan dava konusu düzenlemelerde hukuka uyarlık görülmemiştir. C) Yönetmeliğin 34. Maddesinin 5. ve 11. Fıkralarının İncelenmesi: Davacı tarafından anılan düzenlemelere yönelik olarak özetle; veterinerlerin terkip (birleşim) hazırlayıp uygulamasının yasaklandığı, veteriner hekimlerce satışı yapılmasa dahi tedavileri esnasında kullandıkları tüm ilaçların reçete olarak gösterilme zorunluluğunun getirilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. 6343 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, "(Veteriner hekim) likte tatbik olunan her türlü aşı, serum, biyolojik maddelerle müstahzaratı (ihtisas sahibi olmak ve bu maksatların tahakkuku için tedvin olunmuş hususi kanunların hükümlerine uymak şartiyle) ihzar, muayene, tahlil eylemek ve bu gibi hususatta rapor verebilmek;" veteriner hekimlerin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun "Veteriner tıbbî ürünlerin uygulanması" başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "Veteriner hekim, uygulayacağı veya tavsiye edeceği, reçeteye tâbi veteriner tıbbî ürünler ve terkipler için, reçete düzenlemek, belirlenen kayıtları tutmak ve talep edildiğinde Bakanlığa sunmak zorundadır." kuralına yer verilmiştir. Anılan Kanun hükümlerine göre, veteriner hekimlerin terkip hazırlama, uygulama ve tavsiye etme konusunda yetkili oldukları açıktır. Bununla birlikte, 5996 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye istinaden dava konusu Yönetmelikte, veteriner tıbbi ürünlerin üretilmesi, ithal edilmesi, piyasaya arzı, depolanması ve uygulanması için ürüne yönelik olmak üzere "pazarlama izni", gerçek veya tüzel kişilerin pazarlama izni ile ilgili konularda faaliyet gösterebilmesi için "iştigal izni", veteriner tıbbi ürün üretim tesisi için "üretim yeri izni", pazarlama izni verilmiş bir ürünün üretilen her serisi veya her serinin her bir ithalatı ya da her bir takdim şeklinin piyasaya arzı için "satış izni" adı altında her birinin düzenleme amaç ve koşulları farklı olan farklı izinlere istinaden faaliyet izni/onayı verildiği; başka bir anlatımla, dava konusu Yönetmeliğe bir bütün olarak bakıldığında, sistematik olarak, her bir faaliyetin ayrı izinlerin konusunu oluşturduğu, bu bağlamda üretim yapılacak yerler ile satış yapılacak yerlerin farklı izin ve koşullara tabi tutulması nedeniyle dava konusu fıkrayla satış yerlerinde üretim yapılmasının yasaklandığı, aynı şekilde Yönetmeliğin 21. maddesinin 5. fıkrasında da, üretim yeri izni verilen yerlerde satış faaliyetinde bulunulmasına izin verilmediği görülmektedir. Dolayısıyla dava konusu kuralla, veteriner hekimlerin terkip hazırlama ve uygulama yetkisinin kaldırılmayıp yalnızca bu yetkisini kullanabileceği alanların sınırlandırıldığı, bu hususta da Kanunla davalı Bakanlığa yetki verilmiş olduğu ve bahse konu yer/izin ayrımı yapılmasında (farklı izinler için farklı koşullar aranmasında) kamu yararı bulunduğu anlaşıldığından, anılan kuralda hukuka aykırılık görülmemiştir. Öte yandan, davacı tarafından, Yönetmeliğin 34. maddesinin 5. fıkrasında yer alan, "...ürünler sadece pazarlama iznine esas takdim şekilleri ile satılabilir; ancak, Bakanlıkça uygun görülenlerin iç ambalaj bütünlüğü bozulmayacak şekilde satışına izin verilebilir.” şeklindeki düzenlemeyle veteriner hekimlerin normal olarak yaptığı bir işlemi suç haline getirdiği ileri sürülmekteyse de, 5996 sayılı Kanun'un 37. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi uyarınca satış yerlerinde ambalajı açılmış ürün bulundurulması yaptırıma bağlandığından, dava konusu düzenlemenin anılan Kanun hükmünü aşar şekilde bir yasak getirmediği, bilakis iç ambalaj bütünlüğü bozulmamak kaydıyla dış ambalajı açılan ürünlerin satışına olanak tanıdığı anlaşıldığından, ürünlerin sadece pazarlama iznine esas takdim şekilleri ile satılabileceği ve Bakanlıkça uygun görülen ürünlerin iç ambalaj bütünlüğü bozulmayacak şekilde satışına izin verilebileceği yönündeki düzenlemede davacı iddiaları çerçevesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Yine davacı tarafından, Yönetmeliğin 34. maddesinin 11. fıkrasında yer alan, beşeri tıbbi ürünler ve bitki koruma ürünleri hariç olmak üzere, veteriner tıbbi ürün veya üründe kullanılacak başlangıç maddelerinin yapımında kullanılan ve anabolik, antienfeksiyöz, antiparaziter, antienflamatuvar, hormonal ya da psikotropik etkili maddeleri bulunduran, ithal ve ihraç eden veya ticaretini yapanların; ürünlerin ticareti ile ilgili tüm kayıtları detaylı bir şekilde tutarak, gerektiğinde Bakanlığa sunmak üzere en az üç yıl boyunca muhafaza etmesi gerektiği yönündeki düzenlemesinin, Yönetmeliğin 42. maddesinin 1. fıkrasında yer alan depoların tüm kayıt ve belgeleri en az beş yıl süre ile muhafaza etmesi gerektiği yönündeki düzenlemesi ile çeliştiği ileri sürülmekteyse de, 09/01/2024 tarih ve 32424 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile Yönetmeliğin 42. maddesinin 1. fıkrasında yer "en az beş yıl" ibaresi "en az üç yıl" şeklinde değiştirilerek bu çelişkinin giderildiği görüldüğünden, anılan düzenlemede bu yönden hukuka aykırılık görülmemiştir. Ayrıca, kayıt ve belgelerin saklanması için öngörülen 3 yıllık sürenin gerekli ve yeterli (orantılı) olduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede bu yönden de hukuka aykırılık görülmemiştir. D) Yönetmeliğin 42. Maddesinin 1. Fıkrasında Yer Alan "5 yıl" İbaresinin İncelenmesi: Davacı tarafından, Yönetmeliğin 42. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, depoların tüm kayıt ve belgeleri en az beş yıl süre ile muhafaza etmesi gerektiği yönündeki düzenlemenin, Yönetmeliğin 34. maddesinin 11. fıkrasında yer alan, beşeri tıbbi ürünler ve bitki koruma ürünleri hariç olmak üzere, veteriner tıbbi ürün veya üründe kullanılacak başlangıç maddelerinin yapımında kullanılan ve anabolik, antienfeksiyöz, antiparaziter, antienflamatuvar, hormonal ya da psikotropik etkili maddeleri bulunduran, ithal ve ihraç eden veya ticaretini yapanların; ürünlerin ticareti ile ilgili tüm kayıtları detaylı bir şekilde tutarak, gerektiğinde Bakanlığa sunmak üzere en az üç yıl boyunca muhafaza etmesi gerektiği yönündeki düzenlemesi ile çeliştiği ileri sürülmekteyse de, 09/01/2024 tarih ve 32424 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile Yönetmeliğin 42. maddesinin 1. fıkrasında yer "en az beş yıl" ibaresi "en az üç yıl" şeklinde değiştirilerek anılan çelişkinin giderildiği görüldüğünden, esasının incelenme olanağı kalmayan anılan düzenlemenin iptali istemi yönünden dava hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. E) Yönetmeliğin 46. Maddesinin 3. Fıkrasının Son Cümlesinin İncelenmesi: Davacı tarafından, Yönetmeliğin 46. maddesinin 3. fıkrasının, "Denetim Defteri, Narkotik Psikotropik Ürünler Stok ve Sarf Defteri ile diğer defterler muhafaza edilmek üzere il müdürlüğünce bir tutanak ile teslim alınır, diğer kayıtlar süresince saklanmak üzere izin sahibine teslim edilir.” şeklindeki son cümlesinin, hekimlere sağlık ihtiyaçları sebebiyle aktarılan kişisel verilerin üçüncü şahıslarla paylaşılmasının mümkün olmadığı, Yönetmelikle getirilen düzenleme neticesinde il müdürlüklerinin bu verilere sahip olacağı, ayrıca bu verilerin nasıl korunacağına, veri sorumlularının kim olacağına, veteriner hekimlerce toplanan bu verilerin nerede kullanılacağına ve verilerin üçüncü şahıslarca kullanılması halinde sorumluluğun kime ait olacağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin mevcut olmadığı, düzenlemenin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Anılan düzenleme incelendiğinde, Denetim Defteri, Narkotik Psikotropik Ürünler Stok ve Sarf Defteri ile diğer defterlerin muhafaza edilmek üzere il müdürlüklerince teslim alınmasının; iş yerinin devri veya kapatılması durumunda, hayvanların, hastalıklarının ve kullandıkları ilaçların, devir veya kapanma sırasında işyerinde mevcut bulunan ve niteliği gereği yalnızca 5996 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 3. fıkrasında sayılan veteriner hekimlere veya veterinerlik fakültelerine satılabilen, sadece veteriner hekimlerce uygulanabilen, Bakanlık izni olmaksızın satış ve devir edilemeyen, dolayısıyla satın alma ve uygulama yetkisine sahip veteriner hekim dışında kimsenin eline geçmemesi gereken narkotik ve psikotropik ürünlerin isim ve sayılarının kayıt altına alınması suretiyle takip ve denetiminin sağlanması, ileride ihtiyaç duyulabilecek defter ve belgelerin kaybolmasının engellemesi amacıyla getirildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu düzenlemede dayanağı mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, Yönetmeliğin 47. maddesi uyarınca tutulması zorunlu bulunan anılan defterlerin, yine Yönetmeliğin 80. maddesi uyarınca bu defterler üzerinde inceleme ve denetleme yapmaya da yetkili olan bir kamu kurumu tarafından muhafaza edilmek üzere teslim alınmasının Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na aykırı olmayacağı da açıktır. Ayrıca, davacı tarafından 01/04/2020 tarih ve 31086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik'in 46. maddesinde yapılan diğer değişikliklerin de 5996 sayılı Kanun'a aykırı olduğu ileri sürülmekteyse de, anılan düzenlemeler yönünden 5996 sayılı Kanun'a aykırılık görülmemiştir. F) Yönetmeliğin 47. Maddesinin 7. Fıkrasının İncelenmesi: Davacı tarafından, Yönetmeliğin 47. maddesinin 7. fıkrasında yer alan, “Bakanlık elektronik takip sistemlerinde tutulan defterlerin ayrıca tutulması gerekmez. Ancak bu durum sistem kayıtlarına esas tüm ticari belgelerin muhafazasını ve muhafaza süresini etkilemez.” şeklindeki düzenlemenin, 6343 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan protokol defterinin yasal zorunluluk olmaktan çıkartılması nedeniyle normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, söz konusu defterin veteriner hekimler için yargılamalarda kesin delil hükmünde olduğu, defterin Kanun kapsamında belirlenen usule uygun olarak tutulmasının zorunlu olduğu ileri sürülmektedir. 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun'un 10. maddesinde, "Veteriner hekimler, hastane, laboratuvar ve muayene yerlerinde muayene ve tedavileri için getirilen hayvanların eşkalini, sahiplerinin adreslerini, hastalık durumlarını, tedavi şekillerini, yazmak üzere yönetmeliğindeki örneğine uygun gündelik bir protokol defteri tutmaya medburdurlar. Bu defterlerin sayfaları kayıtlı bulundukları veteriner dairesi tarafından numaralanır ve mühürlenir. Tedavi ve ücretlerden doğacak davalarda işbu defterlerdeki kayıtlar esastır." kuralına yer verilmiştir. Anılan hükümde tutulması zorunlu koşulan protokol defteri, Veteriner Hekim Muayenehane ve Poliklinik Yönetmeliği'nin 17. maddesinde "Hayvan Muayene Kayıt Defteri" adı altında düzenlenmiş olup, bu defterin fiziken veya elektronik ortamda tutulması konusunda veteriner hekime takdir yetkisi tanınmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin "Perakende satış yerleri kayıtları" başlıklı 47. maddesinin 1. fıkrasında ise, satış izni verilen perakende satış yerlerinde bulundurulacak defterler, yapılacak denetimlerde tespit edilen hususların kaydedileceği Denetim Defteri, satış yerine gelen ürünlerin kaydedileceği Veteriner Tıbbi Ürün Kayıt Defteri, Narkotik ve Psikotropik Ürünler Stok ve Sarf Defteri, geri çekme kararı verilen, iade veya devir edilen ürünlerin kaydedileceği İade-Devir Defteri olarak sayılmıştır. Buna göre, 6343 sayılı Kanun'da veteriner hekimlerce tutulması zorunlu kılınan defterin "hastane, muayenehane, poliklinik ve laboratuvar" gibi sağlık hizmetinin sunulduğu yerlerde yapılacak muayene, teşhis ve tedavi işlemlerine yönelik olduğu; dava konusu Yönetmelikte elektronik ortamda düzenlenebileceği öngörülen defterlerin ise tümüyle "perakende satış izni bulunan yerlerde" tutulan ve satış hizmeti ile sınırlı bilgiler içeren kayıtlar olduğu; dolayısıyla dava konusunda Yönetmelik kuralında sayılan defterler ile 6343 sayılı Kanun'un 10. maddesinde yer alan defterin kapsam ve uygulama alanının tümüyle farklı olduğu, dava konusu kuralın Kanun hükmündeki deftere yönelik herhangi bir düzenleme içermediği, bir başka ifade ile protokol defterinin Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik kapsamında tutulan bir defter olmadığı görülmektedir. Bu nedenle, davacının, 6343 sayılı Kanunda tutulması zorunlu olan protokol defterinin dava konusu kural ile yasal zorunluluk olmaktan çıkarıldığı yönündeki iddiası yerinde görülmemiştir. Öte yandan, Bakanlık elektronik takip sistemlerinde usulüne uygun olarak tutulan defterlerin gerekli kayıtları arşivleme amacını yerine getirmesi nedeniyle ayrıca fiziken tutulmasının gerekmediği yolundaki düzenlemede, ayrıca elektronik ortamda kayıt tutulmasının, teyide ihtiyaç duyulması halinde dayanak belgelere ulaşılmasının elzem olması nedeniyle, sistem kayıtlarına esas tüm ticari belgelerin muhafazasını ve muhafaza süresini etkilemeyeceği yönündeki düzenlemede de dayanağı mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır. G) Yönetmeliğin 59. Maddesinin 2. Fıkrasının İncelenmesi: Yönetmeliğin dava konusu 59. maddesinin 2. fıkrasında, sağlık mesleği mensuplarının, ürün kullanımı ile ortaya çıkan ve ürüne bağlı olabileceği düşünülen ciddi ve beklenmeyen istenmeyen etkileri, doğrudan veya Bakanlık veteriner tıbbi ürün takip sistemleri yoluyla ya da görev yaptıkları il/ilçe müdürlüğü aracılığı ile on beş gün içinde Bakanlığa bildirmesi gerektiği düzenlenmektedir. Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde, "istenmeyen etki", bir ürünün, etiket ve prospektüs bilgilerine uygun olarak kullanımı sonucu hayvanlarda, insanlarda veya çevrede görülen zararlı etkileri veya istenmeyen durumları şeklinde; (y) bendinde, "sağlık mesleği mensubu", veteriner hekim, eczacı ya da yardımcı sağlık personeli şeklinde; (mm) bendinde ise, "yardımcı sağlık hizmetleri personeli", veteriner hekime, hayvan sağlığı hizmeti sırasında yardımcı olan ve veteriner hekim sorumluluğunda görev yapan hayvan sağlık teknisyeni veya teknikeri, veteriner sağlık teknisyeni veya teknikeri şeklinde tanımlanmıştır. 6343 sayılı Kanun'un 5. ve 11. maddelerinde, hayvanları muayene etmek, hayvan hastalıklarını teşhis ve tedavi etmek, hayvanlar üzerinde ameliyat yapmak, aşı, serum ve biyolojik maddeleri (veteriner biyolojik ürünleri) uygulamak (veteriner hekim bulunduğu sürece) münhasıran veteriner hekimlerin yetkisinde kabul edilmiş; 8. maddesinde de, veteriner hekimlerin mesleklerini serbestçe icra edebilmeleri için Bakanlıktan ruhsat almak kaydıyla muayenehane açabilecekleri belirtilmiştir. 6343 sayılı Kanun'dan sonra yürürlüğe giren 5996 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 3. fıkrasında, hayvanlara ötenazi yapılmasına yalnızca veteriner hekim tarafından karar verilebileceği; 11. maddesinde, muayenehane, klinik ve polikliniklerin yalnızca veteriner hekimlerce açılabileceği; 12. maddesinde, veteriner biyolojik ürünlerin onayının (pazarlama izninin) sadece veteriner hekimlere verileceği, bu ürünlerin üretiminin de sadece veteriner hekimler tarafından yapılabileceği; 14. maddesinin 1. fıkrasında, reçeteye tâbi veteriner tıbbî ürünler ile terkipleri uygulama, tavsiye etme ve reçete düzenleme yetkisinin veteriner hekime ait olduğu; 3. fıkrasında, veteriner biyolojik ürünlerin, veteriner hekim veya yardımcı sağlık personeli tarafından uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Davacı tarafından, davaya konu Yönetmeliğe eklenen sağlık personeli ibaresinin Kanun ile veteriner hekimlere verilen yetkinin, Yönetmelik ile normlar hiyerarşisi ilkesine aykırı şekilde genişletilmesi anlamına geldiği, hayvanlara reçete yazma, muayene ve tedavi etme yetkisinin 6343 sayılı Kanun uyarınca sadece veteriner hekimlere verildiği ileri sürülmekteyse de, dava konusu düzenlemenin, tek başına, veteriner hekim dışındaki sağlık mesleği mensuplarına, hayvanlara reçete yazma, muayene ve tedavi etme yetkisi tanımadığı, yalnızca şahit olduğu ciddi ve beklenmeyen etkileri ihbar yükümlülüğü getirdiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, eczacıların 5996 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 6197 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 2. fıkrası uyarınca veteriner biyolojik ürünler dışında veteriner tıbbi ürünlerinin perakende satışı bakımından, yardımcı sağlık personelinin ise 5996 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca veteriner biyolojik ürünleri uygulama bakımından yetkili olduğu dikkate alındığında; eczacıların ve yardımcı sağlık personelinin ürün kullanımı ile ortaya çıkan ve ürüne bağlı olabileceği düşünülen ciddi ve beklenmeyen istenmeyen etkileri gözlemleyebilecek faaliyetlerde bulunmaya yasal olarak yetkili oldukları ve bu faaliyetleri sırasında fark ettikleri söz konusu etkileri bildirmekle yükümlü oldukları da açıktır. Başka bir anlatımla, 6343 sayılı Kanun'dan sonra kabul edilmesi karşısında 5996 sayılı Kanun'un veteriner hekim ve yardımcı sağlık personelinin yetkilerine ilişkin hükümlerinin 6343 sayılı Kanun'un bu konuda aksi yöndeki düzenlemelerini zımnen ilga ettiğinin kabulü zorunlu olup, 5996 sayılı Kanun'un ilgili hükümleriyle kanun koyucunun, hayvanlar üzerinde tıbbi ameliyelerin kural olarak veteriner hekimlerce gerçekleştirilmesi koşulunu getirdiği, veteriner biyolojik ürünlerin ise veteriner hekimlere ilaveten yardımcı sağlık personeli tarafından da uygulanmasına olanak tanıdığı açıktır. Nitekim, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Veteriner Biyolojik Ürün Takip Sistemi (ATS) Talimatı & Uygulama Kılavuzu'nun iptali istemiyle açılan davada, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 04/12/2023 tarih ve E:2022/3596, K:2023/2945 sayılı kararıyla onanarak kesinleşen Dairemizin 30/03/2022 tarih ve E:2019/10710, K:2022/1727 sayılı davanın reddine ilişkin kararında da; 5996 sayılı Kanun uyarınca, veteriner biyolojik ürünlerin veteriner hekimlere ilaveten yardımcı sağlık personeli tarafından da uygulanmasının mümkün olduğu gerekçesine açıkça yer verilmiştir. Bu itibarla, dava konusu düzenleme ile getirilen bildirim yükümlülüğünde dayanağı mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. H) Yönetmeliğin 79. Maddesinin 5. Fıkrasının İncelenmesi: Davacı tarafından, söz konusu düzenlemelerle Bakanlığın denetimleri haber vererek yapacağının düzenlendiği, haber verilerek yapılan denetimde sağlığa veya hukuka aykırı bir durum tespitinin mümkün olmadığı, söz konusu denetimlerin haber verilmeksizin yapılması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idarece, İyi Üretim Uygulamaları (GMP) denetiminde asıl amacın uygunsuzluk tespit etmek olmadığı, firmaların kaliteli ürün üretimine katkıda bulunmaya çalışmak olduğu, 2012 yılından beri bu alanda yeterli tecrübeye erişilmiş olduğu, bu nedenle bildirimli denetimin bir sorun oluşturmadığı, buna karşın Bakanlıkça bildirimsiz denetim yapılabilmesinin de zaten mümkün olduğu, bu tür denetimlerin de şikayet ve kalite unsurları gibi durumları ortaya çıkarmak ve uygunsuzluk tespit edildiğinde gereken yasal ve yönetsel yaptırımları uygulamak için gerçekleştirilebildiği savunulmaktadır. Yönetmeliğin dava konusu 79. maddesinin 1. fıkrasında, yurt içi ve yurt dışındaki üretim yerlerinde bir program dâhilinde önceden haber vermek suretiyle İyi Üretim Uygulamaları (GMP) denetimi gerçekleştirileceği; 5. fıkrasında da, Bakanlığın, iyi üretim uygulamaları denetimlerinden ayrı olarak gerekli görülen durumlarda önceden haber vermeksizin üretim yerlerini denetleyebileceği düzenlenmektedir. Buna göre, dava konusu düzenlemelerin, davalı idarenin mutad/olağan GMP denetimleri haber vererek; üretim yerlerine yönelik bütün olağandışı denetimleri ise haber vermeksizin yapmasına olanak tanıdığı, bu haliyle kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir yönünün bulunmadığı görülmektedir. Öte yandan, dava konusu düzenlemenin uygulanması amacıyla davalı Bakanlıkça yayımlanan 01/03/2013 tarih ve 2013/08 sayılı ve "GMP Denetimleri" konulu Talimat ile Veteriner Tıbbi Ürünler İçin İyi Üretim Uygulamaları (GMP) Kılavuzu birlikte incelendiğinde; GMP sertifikasına ilişkin ilk denetimin belge almak için GMP Denetimi Öncesi Bilgi Raporu ile birlikte başvuruda bulunulması sonrasında yapılması, GMP sertifikasının süre verilerek süre sonunda yeniden denetiminin yapılması ve denetimin esasları arasında üretim yerlerinin iyileştirilmesi ve durumunun değerlendirilmesi gibi hususların bulunduğu, dolayısıyla haber verilerek denetim yapılmasının, başvuru ve denetim sürecinin hukuki belirlilik çerçevesinde detaylıca düzenlenmesinin de doğal bir sonucu olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu düzenlemede dayanağı mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Ⅰ) Yönetmeliğin 80. Maddesinin 3. Fıkrasının (b), (d) ve (e) Bentlerinin İncelenmesi 1) Yönetmeliğin 80. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinin incelenmesi: Yönetmeliğin 80. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Ürün güvenilirliğine ilişkin risk oluşturan hususların tespiti halinde, ilk defa yapılacak tespitlerde bir ay, ikinci tespitte altı ay, üçüncü ve daha sonraki tespitlerde ise birer yıl süreyle ruhsat/izin askıya alınır. Bu sürelerin sonunda, gerekli incelemeler yapılır ve aykırılıkların giderildiğinin tespiti halinde satış yerleri ve veteriner tıbbi ürün temin izinli yerlerin faaliyetlerine izin verilir, aksi halde satış ruhsatı/izni iptal edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı tarafından, davalı idarenin fonksiyon gaspı suretiyle 5996 sayılı Kanun'da bulunmayan bir cezayı Yönetmelikle ihdas ettiği ileri sürülmektedir. 5996 sayılı Kanun'un 37. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde, veteriner tıbbî ürünlerini satmak üzere onaylı satış yerlerinin, onaya esas dosya bilgilerine ve ilgili mevzuata uymadığının tespit edilmesi ve bu durumun ürün güvenilirliğine ilişkin risk oluşturması hâli yaptırım gerektiren bir fiil olarak düzenlenmiş ve karşılığı olan yaptırım da yine Kanunla satış yeri onayının (izninin) 1 aydan 1 yıla kadar askıya alınması olarak belirlenmiş, askıya alma süresi sonunda aykırılıkların giderilmemesi neticesinde satış ruhsatının/iznin iptal edileceği yönünde bir yaptırım öngörülmemiş, ayrıca davalı idareye bu konuda (sınırları çizilmek suretiyle) yaptırım düzenleme yetkisi de verilmemiştir. Bu durumda, dava konusu bentte belirtilen ihlal karşılığında satış izninin askıya alınmasına karar verilen veteriner tıbbî ürünlerini satmak üzere onaylı satış yerlerinin, askıya alma süresi sonunda aykırılıkların giderilmemesi neticesinde satış izninin iptal edileceği yönünde Kanun'da herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiş olmasına rağmen konunun Kanun'u aşar şekilde Yönetmelikle düzenlenerek askıya alma sürelerinin sonunda, gerekli incelemelerin yapılacağı ve aykırılıkların giderilmediğinin tespiti halinde satış yerlerinin satış izninin iptal edileceğini öngören Yönetmeliğin 80. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinin 2. cümlesinde yer alan "aksi halde satış ruhsatı/izni iptal edilir." ibaresinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 2) Yönetmeliğin 80. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinin incelenmesi: Her ne kadar, 09/01/2024 tarih ve 32424 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile dava konusu bentte değişiklik yapılmış ise de, anılan değişikliğin işbu davada Dairemizce 23/06/2021 tarihinde verilen yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi amacını taşıdığı, bu nedenle mevcut uyuşmazlığın konusuz kalmasına neden olmayacağı kanaatine varıldığından, uyuşmazlığın esasının incelenmesi uygun görülmüştür. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun "Veteriner sağlık ürünleri ile ilgili yaptırımlar" başlıklı 37. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "Veteriner tıbbî ürünleri ile ilgili Bakanlıkça istenen kayıtları tutmayan, veteriner tıbbî ürünlerinin toptan ve perakende satışı ile ilgili esaslara uymayan onay sahibine, üretim yerlerine ve toptan satış depolarına yirmibin Türk Lirası, perakende satış yerlerine beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir." kuralına yer verilmiştir. Yönetmeliğin 80. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, "Veteriner tıbbi ürünleri ile ilgili Bakanlıkça istenen kayıtları tutmayanlarla ilgili olarak Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde belirtilen cezai işlemler uygulanır. Aynı uygunsuzluğun bir yıl içerisinde iki defa tekrar etmesi halinde Bakanlıktan izinli perakende satış yerlerinin faaliyetleri bir ay süreyle durdurulur, ruhsatları/izinleri askıya alınır, ürün satmaları engellenir, ürünler yediemine alınır. Uygunsuzluğun devam etmesi durumunda ruhsatları/izinleri iptal edilir ve bir yıl boyunca yeni ruhsat/izin verilmez. Ürünler satın alındığı pazarlama izin sahibi ya da ecza deposuna veya bir başka perakende satış yerine Bakanlık izni ile devir edilir, altı ay içerisinde iade edilmeyen ve devredilmeyen ürünler masrafı sahibine ait olmak üzere imha edilir. Eczaneler hakkında Sağlık Bakanlığı bilgilendirilir." düzenlemesine yer verilerek, uygunsuzluğun bir yıl içerisinde iki defa tekrar etmesi halinde perakende satış yeri izinlerinin askıya alınması ve uygunsuzluğun devamında iptalinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Veteriner tıbbî ürünleri ile ilgili Bakanlıkça istenen kayıtların tutulmaması, 5996 sayılı Kanun'da yaptırım gerektiren bir fiil olarak düzenlenmiş ve karşılığı olan yaptırım da yine Kanunla idari para cezası olarak belirlenmiş, anılan uygunsuzluğun tekrarı haline ilişkin herhangi bir ek yaptırım öngörülmemiş, ayrıca davalı idareye bu konuda (sınırları çizilmek suretiyle) yaptırım düzenleme yetkisi de verilmemiştir. Bu durumda, veteriner tıbbî ürünleri ile ilgili Bakanlıkça istenen kayıtların tutulmaması fiilinin tekerrürü haline ilişkin olarak Kanun'da herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiş olmasına rağmen konunun Kanun'u aşar şekilde Yönetmelikle düzenlenerek uygunsuzluğun bir yıl içerisinde iki defa tekrar etmesi halinde ruhsatların/izinlerin askıya alınmasını ve uygunsuzluğun devamında iptalini öngören Yönetmeliğin 80. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinin 1. cümlesi dışında kalan kısımlarında bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 3) Yönetmeliğin 80. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinin incelenmesi: Davacı tarafından Yönetmeliğin 80. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde yer alan, "Satış yerlerinde ambalajı açılmış, bozuk veya son kullanma tarihi geçmiş veteriner sağlık ürünleri bulunduran ve satan kişilerle ilgili olarak, Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde belirtilen cezai işlemler uygulanır." şeklindeki dava konusu düzenlemenin, Bakanlıkça 13/12/2018 tarihinde yayımlanan Veteriner Hekim E-Reçete ve İlaç Takip Sistemi Talimatı & Uygulama Kılavuzu'nun 11.3.2.6 (ecza depoları) ile 11.4.8. (perakende satış yerleri) maddelerindeki son kullanma tarihi geçmiş ilaçların, sistem tarafından satışına izin verilmeyeceği, toptan/perakende satış yerlerinin "iade/ret" alanına alınması, kimyasal atıkların imhası için de İl Müdürlüğünün izin ve kontrolünde imha ettirilerek stoktan düşülmesi gerektiği yönündeki düzenlemelerle çelişkili olduğu ileri sürülmektedir. Öncelikle, dava konusu düzenlemenin, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 37. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan, veteriner tıbbî ürünlerinin toptan ve perakende satışının yapıldığı yerlerde, ambalajı açılmış, bozuk veya son kullanma tarihi geçmiş veteriner sağlık ürünleri bulunduran ve satan kişilere bin Türk Lirası idarî para cezası verileceği yönündeki kurala uygun olduğu görülmektedir. Ayrıca, Veteriner Hekim E-Reçete ve İlaç Takip Sistemi Talimatı & Uygulama Kılavuzu'nun yukarıda aktarılan düzenlemelerinin; dava konusu Yönetmeliğin 34. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, satış yerlerinde izinsiz, sahte, taklit, son kullanma tarihi geçmiş, ambalajı açılmış veya bozuk ürünlerle izne esas halinden farklı olan ürünlerin ve Bakanlıkça bildirilen serilerin satışı ve dağıtımının yasak olduğu, tespiti halinde bu tür ürünlerin ayrı bir yere alınacağı ve durumun derhal il müdürlüğüne bildirileceği ve talimatlar doğrultusunda hareket edileceği yönündeki düzenleme ile aynı doğrultuda olduğu, dava konusu 80. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde de, ambalajı açılmış, bozuk veya son kullanma tarihi geçmiş veteriner sağlık ürünlerinin, toptan veya perakende satış yerlerinin, ürünlerin satışa sunulduğu alanda bulundurulup satılmasının yaptırıma bağlandığı, satış yerlerinin iade/ret işlemleri yapılacak ürünleri ayırdıkları bölümlere yönelik ceza içermediği görüldüğünden, dava konusu Yönetmelik ile Talimat hükümlerinin de birbirleriyle uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, adı geçen Talimatın hiyerarşik olarak dava konusu Yönetmelikten alt düzeyde bir düzenleme olduğu da açıktır. Öte yandan, davacı tarafından 01/04/2020 tarih ve 31086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik'in 80. maddesinde yapılan diğer değişikliklerin de 5996 sayılı Kanun'a aykırı olduğu ileri sürülmekteyse de, anılan düzenlemeler yönünden 5996 sayılı Kanun'a aykırılık görülmemiştir. İ) Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesinde yer alan "31/12/2024” ibaresinin İncelenmesi: Davacı tarafından, Yönetmelik kapsamında yapılan değişikliklerle Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinin yaklaşık 5 yıl, Yönetmeliğin 34. maddesinin 14. fıkrasında yer alan düzenlemenin ise 6 ay sonra yürürlüğe gireceğinin düzenlendiği, bu farklı uygulamaların Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, 5 yıl ötelemenin ekonomik gücü yüksek olan firmaları kapsadığı, bunun bir nevi bu firmalara yönelik muafiyet sağladığı ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; 5 yıllık geçiş süresinin çoğunluğu kamuya ait tesislerde üretilen ürünlerin sürdürülmesi ile ülkemiz hayvan hastalıkları ile mücadelesinde önemli bir silah olan aşılamalara destek amacıyla getirildiği, yani iddia edilenin aksine söz konusu değişikliğin büyük firmalar için değil büyük oranda kamuya ait tesisler için yapıldığı, insan ve hayvan sağlığı ile ilgili faaliyet alanında hizmet veren veteriner hekimlerin yaptığı tüm mesleki iş ve işlemlerde zamansal olarak herhangi bir süreç verme imkanı bulunmadığından bu konuda bir ek süre tanınmadığı, çünkü yapılan faaliyetin bir sağlık hizmeti olduğu savunulmaktadır. Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmeliğin, 16/11/2017 tarihli ve 30242 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik Geçici 1. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinde, Şap, Brusella, Koyun ve Keçi Vebası, Koyun ve Keçi Çiçek, Antraks, Mavi Dil, Sığırların Nodüler Ekzantemi ve Üç Gün Hastalığı aşıları, Tüberkülin ve Mallein test antijenleri ile otovaksinlerin üretim yerlerinin, bu ürünlerin üretimi için 24/12/2019 tarihine kadar iyi üretim uygulamaları (GMP) belgesi almak zorunda oldukları düzenlenmiştir. Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile anılan geçiş sürecinin 31/12/2024 tarihine kadar uzatıldığı görülmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere, İyi Üretim Uygulamaları (GMP) sertifikası almanın bir süreç gerektirdiği, bu sertifikanın alınması bakımından belirli bir süre öngörülmesinin uyum sağlayacak işletmeler bakımından bir ihtiyaç olduğu, farklı ürünleri üreten işletmeler bakımından farklı uyum süreleri öngörülmesinin GMP sertifikası alınması süreçleri arasında farklılıklar bulunmasından kaynaklandığı ve davalı idarenin bu geçiş sürecini ihtiyaca göre uzatma yetkisi bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede dayanağı mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, davacı tarafından, Yönetmeliğin 34. maddesinin 14. fıkrasında yer alan düzenlemelerin 6 ay sonra yürürlüğe gireceğinin düzenlenmesine rağmen dava konusu maddedeki uyum sürecinin 5 yıl olarak belirlenmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de; eşitlik kavramı, herhangi bir nesnel ve makul dayanağı olmaksızın aynı durumdaki bireylere farklı muamelede bulunulmamasına ilişkin gerekliliği ifade ettiğinden, aynı yükümlülükleri düzenlemeyen, dolayısı ile uyum sağlanması için farklı sürelere ihtiyaç duyulan bahse konu maddeler bakımından ilgililerin eşit konumda bulunduğundan bahsedilemeyeceği sonucuna varıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1) 24/12/2011 tarih ve 28152 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik'in, 01/04/2020 tarih ve 31086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik/ek; a) 42. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "5 yıl" ibaresinin iptali istemi yönünden dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, oy birliğiyle, b) 4. maddesinin 1. fıkrasının (ü) bendinde yer alan "veya veteriner tıbbi ürün temin izin sorumlusu veteriner hekime" ibaresi ile "ya da elektronik ortamda düzenlenen belgeyi" ibaresi, 34. maddesinin 5. fıkrasının "Satış yerlerinde ürün ya da terkip hazırlanamaz," ibaresi haricindeki kısmı ile 11. fıkrası, 41. maddesinin 5. fıkrasının (a) bendinde yer alan "Veteriner tıbbi ürün temin izni verilmesi" ibaresi, (c) bendinde yer alan "Veteriner tıbbi ürün temin iznine sahip yerlerde" ibaresi, 46. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi, 47. maddesinin 7. fıkrası, 48. maddesinin 5. fıkrasının "Ancak Bakanlık elektronik reçete sisteminde düzenlenen reçetelerde bu hüküm uygulanmaz.” şeklindeki son cümlesi ile 8. fıkrası, 59. maddesinin 2. fıkrası, 79. maddesinin 1. fıkrası (j bendi hariç) ile 5. fıkrası, 80. maddesinin başlığı ile birlikte 1. ve 3. fıkralarında geçen "veteriner tıbbi ürün temin izinli yerler" ibareleri, 3. fıkrasının (b) bendinin 2. cümlesinde yer alan "aksi halde satış ruhsatı/izni iptal edilir." ibaresi dışında kalan kısımları, 3. fıkrasının (d) bendinin birinci cümlesi, 3. fıkrasının (e) bendi, Geçici 1. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesinde yer alan "31/12/2024” ibaresi yönünden DAVANIN REDDİNE, oy birliğiyle, c) 23. maddesinin 12. fıkrasının, 40. maddesinin 7. fıkrasının ve 79. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin İPTALİNE, oy çokluğuyla, ç) 34. maddesinin 5. fıkrasının "Satış yerlerinde ürün ya da terkip hazırlanamaz," ibaresi yönünden DAVANIN REDDİNE, oy çokluğuyla, d) 80. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinin 2. cümlesinde yer alan "aksi halde satış ruhsatı/izni iptal edilir." ibaresinin İPTALİNE, oy birliğiyle, e) 80. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinin, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci cümlelerinin İPTALİNE, oy birliğiyle, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1/2'si olan ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan... TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, yine... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/10/2024 tarihinde karar verildi. (X)-KARŞI OY : 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, "(Veteriner hekim) likte tatbik olunan her türlü aşı, serum, biyolojik maddelerle müstahzaratı (ihtisas sahibi olmak ve bu maksatların tahakkuku için tedvin olunmuş hususi kanunların hükümlerine uymak şartiyle) ihzar, muayene, tahlil eylemek ve bu gibi hususatta rapor verebilmek;" veteriner hekimlerin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun Veteriner tıbbî ürünlerin uygulanması" başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "Veteriner hekim, uygulayacağı veya tavsiye edeceği, reçeteye tâbi veteriner tıbbî ürünler ve terkipler için, reçete düzenlemek, belirlenen kayıtları tutmak ve talep edildiğinde Bakanlığa sunmak zorundadır." kuralına yer verilmiştir. Anılan Kanun hükümlerine göre, veteriner hekimlerin terkip hazırlama, uygulama ve tavsiye etme konusunda yetkili oldukları açıktır. Bu durumda, hem 5996 sayılı Kanun'da hem de 6343 sayılı Kanun'da veteriner hekimlerin terkip hazırlamasına ilişkin yetkisinin kısıtlanması yönünde bir hüküm bulunmamasına rağmen, Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik'in, 01/04/2020 tarih ve 31086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 34. maddesinin dava konusu 5. fıkrasında, satış yerlerinde ürün ya da terkip hazırlanamayacağı düzenlemesine yer verilerek, veteriner hekimlerin terkip hazırlama yetkisinin Kanun'u aşar şekilde kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik'in, 01/04/2020 tarih ve 31086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 34. maddesinin dava konusu 5. fıkrasında yer alan, "Satış yerlerinde ürün ya da terkip hazırlanamaz," ibaresinin iptali gerektiği oyuyla bu kısım yönünden Daire kararına katılmıyoruz. (XX)-KARŞI OY : 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 12. maddesinde, veteriner sağlık ürünlerinin onayı, üretimi ve sahibinin sorumluluklarına ilişkin genel hükümlere yer verildiği ve bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirleneceğinin düzenlendiği görülmektedir. Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesi ile veteriner tıbbi ürün üretim iznine ilişkin düzenlemelere yer verildikten sonra, maddenin 12. fıkrası ile bu madde kapsamında veteriner tıbbi ürün üretim yerlerine izin verilmesi ile ilgili diğer hususların Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimat ile belirleneceğinin düzenlendiği; 40. maddesi ile veteriner ecza deposu ruhsatının verilmesine ilişkin düzenlemelere yer verildikten sonra, maddenin 7. fıkrasıyla bu madde kapsamında veteriner ecza deposuna izin verilmesi ve depolama faaliyetleri ile ilgili diğer hususların Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimat ile belirleneceğinin düzenlendiği; 79. maddesi ile üretim yeri, iyi üretim uygulamaları (GMP) denetimleri ve yaptırımları ile ilgili genel usul ve esasların belirlenmesine ilişkin düzenlemelere yer verildikten sonra, maddenin 1. fıkrasının (j) bendi ile de GMP denetimlerine dair diğer usul ve esasların Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimat ile belirleneceğinin düzenlendiği görülmektedir. Dava konusu Yönetmelik maddeleri incelendiğinde; veteriner tıbbi ürün üretim iznine, veteriner ecza deposu ruhsatına ve üretim yeri, iyi üretim uygulamaları (GMP) denetimleri ile yaptırımlarına ilişkin genel esasların, bu konudaki asli düzenleme yetkisinin kullanıldığı dava konusu Yönetmelikle kapsamlı bir şekilde belirlendiği görülmektedir. Diğer taraftan, Anayasa'nın 124. maddesi ve normlar hiyerarşisi prensibi gereği, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, görev alanlarına ilişkin olmak ve üst normlara aykırı olmamak kaydıyla yönetmelik dışında, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilecekleri açıktır. Bu itibarla, 5996 sayılı Kanun'a uygun bir şekilde konu ile ilgili genel esasların Yönetmelikle düzenlenmesinden sonra, diğer detaylı hususların Genel Müdürlükçe çıkarılacak talimat ile belirleneceği yönündeki dava konusu düzenlemelerde dayanağı mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik'in 23. maddesinin 12. fıkrası, 40. maddesinin 7. fıkrası, 79. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi yönünden de davanın reddi gerektiği oyuyla Daire kararının bu kısmına katılmıyorum.