(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/827 E. , 2012/10480 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı murisi, iş kazası sonucu ölümünden ... maddi ve manevi tazminatın ödertilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin g…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/827 E. , 2012/10480 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı murisi, iş kazası sonucu ölümünden ... maddi ve manevi tazminatın ödertilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2- Dava 20.02.2006 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu ölen sigortalının “hak sahiplerinin” maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Yerel Mahkemenin manevi tazminatın takdirine ilişkin kararı isabetlidir. Maddi tazminata gelince: Dava, sigortalının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle hak sahiplerinin, uğramış olduğu zararların giderilmesi istemine ilişkindir. Kusurun aidiyeti ve oranı ile ölümün iş kazası sonucu meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, tazminatın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Tazminatın saptanmasında ise; zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, iş görebilirlik çağı, iş görmezlik ve karşılık kusur oranları, destek görenlerin gelirden alacakları pay oranları, eşin evlenme olasılığı, Sosyal Sigortalar tarafından bağlanan peşin sermaye değeri gibi tüm verilerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde öncelikle belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır. Öte yandan tazminat miktarı; işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluştuğu yönü ise söz götürmez. Başka bir anlatımla, işçinin günlük net geliri tespit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise; yıllık olarak %10 arttırılıp %10 iskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşına kadar (aktif) dönemde, 60 yaşından sonrada bakiye ömrüne kadar (pasif) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yöntemine başvurulmadan ve asgari ücretle her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.