2. Ceza Dairesi 2023/21246 E. , 2025/3975 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2502 E., 2021/3030 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 26…
**2. Ceza Dairesi 2023/21246 E. , 2025/3975 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2502 E., 2021/3030 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, suça sürüklenen çocuğun teşhise yarar fotoğraflarının temini ile güvenlik kamera görüntülerinin kriminal inceleme yapma yetkisi bulunan uzman bir bilirkişiye ya da kriminal polis laboratuvarına tevdi ile olayı gerçekleştiren faillerden birinin suça sürüklenen çocuk olup olmadığına ilişkin gerekli inceleme yapılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; UYAP'tan alınan nüfus kayıt örneğine göre; suça sürüklenen çocuğun doğum tarihinin 26.09.2004 olduğunun anlaşılması karşısında, suç tarihine göre, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararında; suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/2. maddesi yerine hatalı olarak aynı Kanun'un 31/3. maddesinin uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuk ...'in tüm aşamalarda atılı suçları kabul etmediğini, görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığını belirtmesine rağmen temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'ın soruşturma aşamasında, suça sürüklenen çocuk ...'le birlikte şikayetçinin iş yerine gece vakti kapısını zorlayarak girerek hırsızlık yaptıklarını beyan etmesi karşısında; olay yeri kamera kayıtlarının büyütme ve netleştirme teknikleri de kullanılmak suretiyle güvenlik kamera görüntülerinin değerlendirilmesi, suça sürüklenen çocuk ...'in temin edilecek teşhise elverişli fotoğraflarıyla karşılaştırılması ve görüntülerdeki suça iştirak eden failler arasında suça sürüklenen çocuk ...'in bulunup bulunmadığına ilişkin, konusunda uzman Emniyet Genel Müdürlüğü ya da Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Daire Başkanlığından rapor alınarak ve suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde kullanmış olduğu dosya kapsamında mevcut olan cep telefonu hatlarının suç tarihine ve saatine ilişkin HTS kayıtlarının (arama, aranma, mesaj, baz istasyonu vs) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan getirtilerek, suça sürüklenen çocuğun hukukî durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde kararlar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.