10. Hukuk Dairesi 2025/10436 E. , 2026/564 K. "" MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/4351 E., 2025/414 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI: 2019/388 E., 2022/175 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan …
10. Hukuk Dairesi 2025/10436 E. , 2026/564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/4351 E., 2025/414 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI: 2019/388 E., 2022/175 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin 1997 yılında davalı iş yerinde 6 ay sonra usta olduğunu, usta olduktan sonra usta farkı ücretini 450 TL olarak elden aldığını, müvekkilin banka hesabına yatırılan ücret ve primine esas olan ücretin eksik olduğunu, müvekkilin davalı iş yerinden en son 3.100,00 TL net maaş aldığını, bu miktarın 2.650,00 TL'sinin bankaya yatırıldığını, müvekkilin hem emekli olduğu dönemde hesaplanan kıdemini hem 20 12... yılları arasındaki çalıştığı döneme ilişkin kıdemini hem de emekli maaşını etkilediğini ve maddi kayba uğradığını, müvekkilin 05.12.2012 tarihinde emekli olduğu döneme ilişkin çalışmış olduğu 4 günlük maaş bordrosunda saatlik çalışma ücreti 4,31 TL üzerinden hesaplanmışken yine aynı aya ait müvekkilin yeniden aynı iş yerinde işe başladığı döneme ilişkin 12 günlük maaş bordrosunda saatlik çalışma ücreti 5,24 TL üzerinden hesaplandığını, aynı ay ve yıla ait iki farklı bordronun saatlik çalışma ücretindeki fark göz önünde bulundurulduğunda müvekkilin primi ve kıdem ve emeklilik maaşının eksik hesaplandığını belirterek, müvekkilin davalı iş yerinde 10.01.19 97... .12.2012 tarihleri arasında ve 06.12.20 12... .10.2018 tarihine kadar sürede bir fiil çalıştığının ve bu süre içerisinde eksik ödenmiş olan prime esas kazancın tespiti ile eksik primlerinin iş verence tamamlatılmasını talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Şirket vekili cevap dilekçesi özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkil şirkette kesintisiz çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının ilk işe girdiği tarih 10.01.1997 olup sonrasında 30.05.2006 tarihinde müvekkil şirketten bütün hak ve alacaklarını alarak ayrıldığını, sonrasında 17.06.2006 - 23.01.2008 tarihinde, 09.05.2008 - 05.12.2012 yılları arasında çalıştığını 05.12.2012 tarihinde emekli olarak işten ayrıldığını, müvekkil şirketçe davacının yerine emsal çalışan bulunamadığı için davacı ile yeniden anlaşarak 18.12.2012 yılında ücretini iyileştirerek yeniden işe başladığını, davacının ayrı ayrı her hizmet yılına ait ayrılışında tüm hak ve alacaklarını alarak müvekkil şirketi de ibra ederek hizmet akdinin sona erdiğini, davacının ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin aylık maaş bordrolarını imzaladığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil Kurum davalı işverenin bildirimleri üzerine işlem tesis ettiği için aksi ispat edilinceye kadar müvekkil Kurum kayıtlarının doğru olduğu karinesi gereğince hizmet dökümünde yer alan sicil kayıtları doğrultusunda hüküm verilmesi gerektiğini, hizmet akdiyle davalı işverene bağlı olarak fiilen çalışıldığı ispatlanmalı, çalışmanın niteliği ve ödenen ücret somut delillerle edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile dosya kapsamında mevcut belge ve beyanlardan davacının uyuşmazlık konusu dönemde Kuruma bildirilmeyen hizmet süresi olmadığı değerlendirilerek bu talebinin reddine karar verildiğini, davacının prime esas kazanç tespiti talebi yönündense; HMK 200 maddesi doğrultusunda tanıkla ispat sınırı her yıl güncellenmekte olup davacının iddiası bu rakamın altında ise de dosya kapsamında mevcut olan davacı tarafından sunulan üzeri yazılı boş zarflar incelendiğinde kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilci tarafından verilmiş yahut gönderilmiş olduğuna dair herhangi bir emare/kayıt bulunmadığı anlaşılmakla bu zarfların delil yahut yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilemeyeceği ve tanıkların da ücrete ilişkin net beyanda bulunmamış olmaları dikkate alındığında davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından dosya kapsamında dinlenen bordro tanıklarının, bölümlerinin müvekkilin bölümünden farklı olması nedeniyle müvekkil ile aynı bölümde çalışan bordro tanıklarının dinlenilmesi talebinin istinaf tarafından dikkate alınmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.