21. Hukuk Dairesi 2017/2711 E. , 2018/7848 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi TÜRK MİLLETİ ADINA K A R A R A)Davacı İstemi: Dava, davacı kız çocuğunun vefat eden babasından almakta olduğu Bağ-kur ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ve Kurum'a borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. B)Davalı Cevabı: Davalı Kurum vekili; davanın reddini istemiştir. C)İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş…
**21. Hukuk Dairesi 2017/2711 E. , 2018/7848 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi TÜRK MİLLETİ ADINA K A R A R A)Davacı İstemi: Dava, davacı kız çocuğunun vefat eden babasından almakta olduğu Bağ-kur ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ve Kurum'a borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. B)Davalı Cevabı: Davalı Kurum vekili; davanın reddini istemiştir. C)İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. D) İstinaf Başvurusu : Davalı Kurum vekili tarafından sunulan dilekçe ile kararın usul ve yasaya aykırı olduğu özet olarak belirtilerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı: Bölge Adliye Mahkemesince “ davacının babası ...'ın vefat ettiği 08.10.1984 ve eşi ...'in vefat ettiği 06.9.1996 tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Kanun'un 45/2-(c) bendine göre yapılan değerlendirmeye göre "davacının eşinden almakta olduğu 5434 sayılı Kanun kapsamındaki dul aylığının geçimini sağlamaya yetecek miktarda olduğu" ve bu nedenle ölüm aylığına hak kazanamadığı gibi, davacıya eşinden bağlanan ölüm aylığının babasından bağlanan aylıktan daha fazla olduğu ve böylece 4956 sayılı Kanun ile değişik 1479 sayılı Kanun'un 45/2-(c) ve 5510 sayılı Kanun'un 54'üncü maddesinin 1/a-5 numaralı bendine göre davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında dul aylığı yanında 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığına hak kazanmasının mümkün bulunmadığı, Kurumun aylığın kesilmesi ve borç tahakkukuna dair işleminin yerinde olduğu” gerekçesine dayanılarak, sonuç olarak; Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile “... 8.İş Mahkemesi'nin 08/12/2016 gün ve 2015/735 Esas, 2016/340 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yerine, davanın reddine” karar verilmiştir. F)Temyiz: Davacı vekili tarafından sunulan dilekçe ile “davacının 1479 Sayılı Yasa'ya dayanarak hak kazandıktan sonra yasada yapılan değişikliklerle hakkın kapsamı daraltılsa dahi davacı hakkında hakkın kazanıldığı tarihteki yasa hükümlerinin uygulanması ve dolayısıyla “Yasaların geriye yürümezliği” temel ilkesinden uzaklaşılmaması gerektiği, Kurum'un davacıya haksız ödendiği iddia edilen yersiz aylık borcunun tespitini zamanında yapmadığı ve aylık kesme işlemini zamanında gerçekleştirmediği için borç bedelinin tamamından kendisinin tek başına sorumlu olması gerektiği, davacının her yıl, asgari ücret artışını kendi aldığı aylıkla karşılaştırıp hesap yapması ve bunu da idareye bildirimde bulunması gerektiği yönünde yasal bir yükümlülüğünün bulunmadığı, yasal şartları taşıyarak aylık almaya hak kazanan davacının idarenin iddia ettiği bu bedelden hiçbir şekilde sorumluluğunun olmadığı” özet olarak belirtilmek suretiyle kurulan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur. G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: