Başvuru, başvurucunun davet üzerine emniyet birimine gelmesi sonrası ifadesinin alınmasının tazminat talebine esas teşkil etmeyeceği gerekçesiyle tazminat talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucunun davet üzerine emniyet birimine gelmesi sonrası ifadesinin alınmasının tazminat talebine esas teşkil etmeyeceği gerekçesiyle tazminat talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 18/6/2021 tarihinde yapılmıştır. Komisyon başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne ve başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması üyesi olduğu şüphesiyle Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından soruşturma yürütülmüştür. Güvenlik güçleri tarafından düzenlenen 12/6/2019 tarihli tutanağa göre başvurucu, Sakarya Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne (Şube Müdürlüğü) ait sabit telefondan görevliler tarafından aranmış ve şüpheli olarak ifadesinin alınması için Şube Müdürlüğüne davet edilmiştir. Başvurucu aynı tarihte Şube Müdürlüğüne gelmiştir. Başvurucunun, müdafiinin de hazır bulunmasıyla ifadesi alınmış, ifade alma işlemi saat 10 ile 30 arasında devam etmiştir. İfadesi alındıktan sonra fizik kimlik bilgilerinin tespiti açısından başvurucunun parmak izi alınıp fotoğrafı çekilmiş ve başvurucu salıverilmiştir. Başvurucu hakkında yapılan yargılama sonucunda Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 3/12/2019 tarihinde silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan beraat kararı verilmiş, anılan hükme karşı yapılan istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Kararın kesinleşmesi üzerine başvurucu 2/1/2020 tarihli dilekçeyle, uygulanan haksız gözaltı tedbiri nedeniyle tazminat davası açmış; 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi"... Canan Çelik'in 2019 tarihinde kolluk tarafından telefonla aranarak şüpheli olarak ifadesi alınmak üzere Kom Şube Müdürlüğüne davet edildiği, şüpheli olarak ifadesi alınmasına müteakiben aynı gün (2019 günü) saat 30'da Kom Şube Müdürlüğünce salıverildiği, bu haliyle davacının haksız koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerini haklı kılacak herhangi bir gözaltında kaldığı gün mevcut olmadığı ..." gerekçesiyle 17/9/2020 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Başvurucunun istinaf talebi Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince 18/5/2021 tarihinde reddedilmiştir. Nihai karar başvurucuya 26/5/2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurucu 18/6/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk İlgili Mevzuat 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "İfade veya sorgu için çağrı" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir; gelmezse zorla getirileceği yazılır." Yargıtay İçtihadı Yargıtay Ceza Dairesinin (Yargıtay) 5/7/2021 tarihli ve E.2020/1039, K.2021/5426 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "...davacının ifade vermek için davet üzerine karakola gittiği, hakkında fiili olarak yakalama veya gözaltı işlemi yapılmadan salıverildiği gerekçesi ile davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. ..." Yargıtayın 6/3/2023 tarihli ve E.2022/9980, K.2023/668 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "...tazminat talebinin dayanağı olan dosyada davacı hakkında yakalama ve gözaltı evrakı düzenlenmediği, davacının olay nedeniyle şikayetçi olduğu müşteki beyanında kendisinin de ifade ettiği üzere ifade vermek üzere telefon ile aranarak çağrıldığını, ifadesinin alınarak serbest bırakıldığının anlaşılması karşısında davacı hakkında fiili olarak yakalandığı veya gözaltına alınmadığı bu nedenle tazminat isteme koşullarının oluşmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir..."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özgürlük ve güvenlik hakkı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" Herkes özgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir. Aşağıda belirtilen haller dışında ve yasanın öngördüğü usule uygun olmadan hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz:... Bu madde hükümlerine aykırı bir yakalama veya tutma işleminin mağduru olan herkes tazminat hakkına sahiptir." Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin maddesiyle ilgili içtihadında, maddenin (1) numaralı fıkrasında geçen "özgürlük" kavramının kişinin fiziksel özgürlüğünü kapsadığını belirtmektedir (Engel ve diğerleri/Hollanda, B. No: 5100/71, 5101/71, 5102/71, 5354/72, 5370/72, 8/6/1976, § 58). AİHM'e göre özgürlükten yoksun bırakmanın nesnel ve öznel iki unsuru bulunmaktadır. Nesnel unsur, kişinin gözardı edilemeyecek uzunlukta bir süre boyunca sınırları belli bir yere kapatılması; öznel unsur ise bu kapatılmanın geçerli bir rızaya dayanmamasıdır (Storck/Almanya, B. No: 61603/00, 16/6/2005, § 74).