5. Ceza Dairesi 2006/4266 E. , 2010/2529 K. Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, cinsi münasebette bulunma ve bu suçlara iştirakten sanıklar ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’in atılı suçlardan beraetine, diğer sanık ...’ın mahkümiyetine dair, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.05.2005 gün ve 2004/225 Esas, 2005/255 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava …
**5. Ceza Dairesi 2006/4266 E. , 2010/2529 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, cinsi münasebette bulunma ve bu suçlara iştirakten sanıklar ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’in atılı suçlardan beraetine, diğer sanık ...’ın mahkümiyetine dair, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.05.2005 gün ve 2004/225 Esas, 2005/255 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında verilen beraet hükmünün incelenmesinde; Sanığa isnat edilen iştirak halinde reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarına 765 sayılı Yasanın 416/son ve 430/2. maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli dava zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını en son kesen 22.12.2003 günlü sorgu işlemi ile inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanık ... hakkında kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 maddesinde “zaman bakımından uygulama”, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, “lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul” kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında; 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin belirtilen nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.