4. Hukuk Dairesi 2009/6536 E. , 2010/3138 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/12/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rap…
**4. Hukuk Dairesi 2009/6536 E. , 2010/3138 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/12/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, ... Bankası ... şubesinin Nüfus ve Vatandaşlık İşleri bürosunda şef, davalı ise ... Genel Müdürlüğü çalışanı ve aynı zamanda banka müşterisidir. Davalı, davacının yapmış olduğu işlemle bankada döviz hesabı açtırmıştır. Daha sonraki başvurusunda hesabında para olmadığı yanıtı verilmesi üzerine 17/08/2006 günlü dilekçe ile hesabından para çekmediğini ve imzaların kendisine ait olmadığını belirterek yasal inceleme yapılmasını istemiştir. İnceleme sonucu ödeme (tediye) fişlerindeki imzaların davalıya ait olduğu saptanarak, görevlilerin kusur ve görevi kötüye kullanmak biçiminde eylemlerinin bulunmadığı belirtilmiştir. Davalı şikayetini davacı ismini belirtmeden yapmıştır. Olay nedeniyle davacı hakkında herhangi bir disiplin cezası da uygulanmamıştır. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayın gelişimi, tarafların konumu ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen 6.000.00 TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 3.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 1 nolu bendinde yer alan “…6.000,00…” biçimindeki sayıların silinerek yerine “…3.000,00…” sayılarının yazılmasına; 3 nolu bendinin tümden silinerek yerine 3 nolu bent olarak “3-Alınması gereken 162,00 TL karar harcı peşin alınan harçtan indirilerek artık 27,00 TL’nin karar kesinleştiğinde ve isteği durumunda davacıya geri verilmesine,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; 4 nolu bendinde yer alan “…148,10…” biçimindeki sayıların silinerek yerine "…162,00…" sayılarının yazılmasına; 5 nolu bendinde yer alan "…% 60…", “…162,30…”, “…% 40…” ve “…88,20…” biçimindeki sayıların ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…%30…”, “…81,15…”, “…%70…” ve “…189,20…” sayılarının yazılmasına; 6 nolu bendinde yer alan “…% 40…”, “…6,80…”, “…% 60…” ve “…10,20…” sayılarının ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…%70…”, “…12,00…”, “…%30…” ve “…5,00…” sayılarının yazılmasına; 7 nolu bendinde yer alan “…720,00…” biçimindeki sayıların silinerek yerine “…575,00…” sayılarının yazılmasına, davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçimiyle ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.