TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2025 KARAR TARİHİ : 02/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, davacı aleyhinde ... İcra Müdürlüğünün …
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 202... Esas - 202.... T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2025 KARAR TARİHİ : 02/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, davacı aleyhinde ... İcra Müdürlüğünün 2024/6856 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplere özgü icra takibi başlatılmış; davacının elinde olmayan nedenlerle, süresi içerisinde yasal itiraz hakkını kullanamadığından takip kesinleştiğini, davacı şirket , davaya konu icra takip dosya kapsamında, haciz ve muhafaza uygulaması yapılması nedeniyle, cebri icra baskısı altında ve ticari itibarının korunması için icra takip dosyasına sunmuş olduğu ihtirazı kayıt dilekçesi ile dava ve takip hakkını saklı tutarak, 26/06/2024 tarihinde tüm ferileri ile birlikte olmak üzere 95.185,66 TL ( tutarında ki icra dosya borcunun tamamını ödemek zorunda kaldığını, davacı şirketin, hakkında haksız ve hukuka aykırı şekilde başlatılarak, kesinleşmiş icra takibi nedeniyle, ödemek zorunda kaldığı paranın iadesi ile borçlu olmadığının tespiti için 1 yıllık yasal süre içerisinde işbu istirdat davası açıldığını, Yukarıda izah edilen ve resen tespit edilecek nedenlerle, haklı davamızın kabulüne, cebri icra baskısı altında, ... İcra Müdürlüğünün 2024/6856 Esas sayılı dosyasına yaptığı, 95.185,66 TL ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, yargılama harç ve masrafları ile kanuni avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı kurucusu ve yetkilisi olduğu ....Şirketi adına dava dilekçesinin ekinde sunulan 2 adet faturada yer alan makinelerin bakımına ilişkin işi gördürmüştür. Bu faturalar tarafımızca kabul edilmektedir. ancak söz konusu faturaların ödemesi hem banka üzerinden hem de çek aracılığıyla yapılmıştır. davalı müvekkil tarafından fatura bedellerine ilişkin ilk etapta 2 adet çek verilmiştir. ancak bu çeklerin vadesinin uzun olmasının üzerine davacı yana kısmi ödeme yapılmıştır. bu kısmi ödeme 30/04/2024 tarihinde yapılmış olup dekontun açıklamasına da fatura numaraları yazılmıştır. akabinde davacı yan verilen çekleri teslim etmediği gibi bankaya ibraz ederek haksız yere fazladan ödeme almıştır. müvekkil bunlarla da kalmamış davacı yan ve eşine sürekli olarak banka üzerinden ödeme yapmak zorunda kalmıştır. müvekkilin sahip olduğu şirketin çek defteri olmadığından şahsi çek defterinden 2 adet çek verilmiştir. bu çekler davacı yan tarafından bankaya sunulduğunda karşılığı alınmış olup müvekkil tarafından da ticari defterine işlenmiştir. söz konusu çekler sırasıyla; 1- ziraat bankası adına kayıtlı, 0064579 çek seri numaralı, alacaklısının mars iş mak. yedek parça inş.turizm olduğu, keşidecisinin münür elmaz olduğu, 16/04/2024 vade tarihli ve 35.000,00 tl bedelli olan 2-ziraat bankası adına kayıtlı, 0064580 çek seri numaralı, alacaklısının mars iş mak. yedek parça inş.turizm olduğu, keşidecisinin münür elmaz olduğu, 16/05/2024 vade tarihli ve 35.000,00 tl bedelli olan çekler olduğunu, davacı yanın açmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddini, yargılama giderleri ile lehimize taktir edilecek vekalet ücretinin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Açılan dava, faturadan kaynaklı yürütülen takip dosyası nedeniyle yapılan ödemenin istirdadına yöneliktir. Eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra 13/06/2025 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. Somut olayda; ....Defterdarlığının 20/06/2025 24/09/2025 tarihli cevabi yazısına göre davacının işletme usulüne göre defter tutmadığı, ......Şirketinin kurucusu ve ortağı olduğu, ticari faaliyetten kaynaklanan vergi matrahının olmadığı bildirilmiştir. ...Sanayi ve Ticaret Odasında davalının kaydının olmadığı, ....Ticaret Sicili Müdürlüğünde şirket ortağı kaydının olduğu,....Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinde kaydının olmadığı cevabi yazılardan anlaşılmıştır. Davalının bir şirketin ortağı olmasının kendisini tacir sıfatına haiz kılmayacağı gibi tacir sıfatına haiz olması gereken niteliklere ayrıca sahip olması gerekir. Yapılan inceleme neticesinde davacının tacir vasfına sahip olmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda eldeki davada, tarafların tacir sıfatına haiz olmadığı, davanın konusu dikkate alındığında davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi davalının tacir olmaması nedeniyle de davanın nisbi ticari dava da olmadığı, bu haliyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılarak 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizin kısa kararında "Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı." şeklinde belirtilen kısımda yer alan " davalı tarafın yokluğunda" ibaresinin yazımında sehven maddi hataya düşüldüğü, davalı vekilinin duruşmada hazır olduğu anlaşılmakla bu ibarenin hükümden çıkarılmasına ve yerine "davalı vekilinin yüzünde" ibaresinin eklenmesi, hükmün bu şekilde tashihine dair hüküm altında tashih şerhi düzenlenmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun İHTARINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/12/2025 Katip E-imzalıdır. Hakim E-imzalıdır. TASHİH ŞERHİ Mahkememizin kısa kararında "Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı." şeklinde belirtilen kısımda yer alan " davalı tarafın yokluğunda" ibaresinin yazımında sehven maddi hataya düşüldüğü, davalı vekilinin duruşmada hazır olduğu anlaşılmakla bu ibarenin hükümden çıkarılmasına ve yerine "davalı vekilinin yüzünde" ibaresinin eklenmesi, hükmün bu şekilde tashihine karar verildi. Katip E-imzalıdır. Hakim E-imzalıdır.