Başvuru, internet haber sitelerinde yayımlanan haberler nedeniyle başvurucunun şeref ve itibar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, internet haber sitelerinde yayımlanan haberler nedeniyle başvurucunun şeref ve itibar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 25/2/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2015/3500 ile 2015/15328 numaralı bireysel başvuru dosyalarının birleştirilmelerine, incelemenin 2015/3500 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu; olayların meydana geldiği tarihte bir devlet üniversitesinde tıp profesörü olarak görev yapmaktadır. Başvurucu hakkında, ulusal ölçekte yayın yapan Habertürk gazetesinin internet sitesinde 20/4/2011 tarihinde "Hastasıyla yemeğe giden prof'a yasak aşk suçlaması" başlıklı bir haber yayımlanmıştır. Söz konusu haber şöyledir:"... Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. [A.T.], tedavisini yaptığı lösemi hastası [Ö.Y.] ile yemeğe gittiği restoranda [Ö.Y.nin] anne babasının ve eşinin saldırısına uğradı.[Ö.Y.nin] karısı, profesörün, kocasıyla aşk yaşadığını ileri sürdü.... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. [A.T.] (49), yaklaşık 8 aydır tedavisini sürdürdüğü lösemi hastası [Ö.Y.nin] (32) daveti üzerine, kendisiyle buluşup Konyaaltı Serbest Bölgesindeki bir restoranda yemeğe gitti. [Ö. Y.nin] eşi [Y.] (27), kayınpederi [Y.] ve kayınvalidesi [A.Y.] de ikiliyi takip ederek restorana geldi. İddiaya göre [Y.], eşiyle aşk yaşadığını ileri sürdüğü kadın profesöre tepki gösterince aralarında tartışma çıktı. Restoran dışında kavgaya dönüşen olaya polis müdahale etti ve taraflar birbirinden şikayetçi oldu.İki çocuk annesi [Y.], emniyetteki ifadesinde Prof. Dr. [A.T.yi] suçlayarak şunları söyledi:'YUVAMI YIKACAK''6 yıllık eşim lösemi olduğunu öğrenince tedavi için Prof. Dr. [A.T.ye] gitti. Bir süre sonra doktorun eşime gösterdiği özel ilgiden şüphelendim. Yaklaşık 1 ay önce eşim 'boşanmamız lazım.' diyerek evi terk etti. Nedenini sorduğumda anlatmak istemedi. Olay günü eşim, bir telefon gelince evden ayrıldı. Kayınvalidem ve kayınpederim ile birlikte eşimi takip ettik. Amacımız doktordan, eşimin yakasını bırakmasını istemekti. Restoranda konuşurken eşim ve o kadın bize saldırdı. Kayınvalidem, 'Ne olur oğlumu bize ve çocuklarına bağışla, peşini bırak' diye yalvardı. Fakat o yaşlı kayınvalideme bile tekme tokat vurdu.'YERDE SÜRÜKLEDİLERSuçlamanın asılsız olduğunu ileri süren bir çocuk annesi Prof. Dr. [A.T.] de ilk ifadesinde şunları söyledi:'Hastam [Ö.Y.], olay günü telefonla arayıp, eşiyle kavga ettiğini ve psikolojisinin bozuk olduğunu söyledi. Bir alışveriş merkezindeydim, [Ö.Y.yi] Konyaaltı'nda aracıma aldım. Sakin bir yerde konuşmak amacıyla yakında bulunan bir restorana gittik, yemek söyledik. Bu arada [Ö.Y.], 'Eyvah eşim ve ailem geldi' dedi. Onları da kısmen tanıyordum. Beni konuşmak için dışarı çağırdılar. Sonra beni hastamla ilişki yaşamakla suçlayıp saldırdılar. Saçlarımdan tutup yerlerde sürüklediler. [Ö. Y.] beni kurtarmak isterken ona da saldırdılar. Polisler gelip bizi kurtardı. Hastamla aramda doktor-hasta ilişkisi dışında bir ilişki yoktur.'Kadın profesörün ifadelerini doğrulayan [Ö.Y.] de 'Ben istediğim için buluştuk. Eşimin suçlamaları asılsızdır' diye ifade verdi." Benzer bir haber, www.sacitaslan.com isimli internet haber sitesinde 25/4/2011 tarihinde "Kadın profesörle hastasına aşk baskını" başlığı ile yayımlanmıştır. Anılan haber sitesinde yukarıdaki haberde yer verilen iddialara ek olarak şu ifadeler bulunmaktadır: "...Antalya Konyaaltı'ndaki bir balık Iokantasında 12 Nisan akşamı yaşanan olayda, doktoru olan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. [A.T.] (50) ile yemek yiyen lösemi hastası [Ö.Y.] (32), eşi, annesi ve babasının restorana geldiğini görünce hemen dışarı çıktı. [A.T.] de peşinden gitti. İddiaya göre anne [A.Y.] ile gelini [ Y.] Profesöre saldırdı. Bu sırada dizlerinden yaralanan [A.T.nin] gözlüğü kırıldı. Restoran çalışanları duruma müdahale ederek, polise haber verdi. İki çocuk annesi [ Y.], 5 yıldır evli olduğu eşinin 7 Mart 2010'da Iösemi tedavisi görmeye başladığını ve [A.T.nin] eşine karşı özel ilgisi olduğunu gözlemlediğini belirterek şunları söyledi: "Kontrol için profesörle birlikte Ankara'ya gittikten sonra eşim evi terk edip benden boşanmak istediğini söyledi. Kabul ettim. Ancak ailesi karşı çıktı. Aile toplantısı yaptık. Eşim bir hata yaptığını, ancak doktorun kendisini 'Senin tedavini benden başka yapabilecek kimse yok. Boşanmıyorsan dosyayı sekreterime bırakıyorum' dediğini söyledi. Tedavide sıkıntı yaşayacağından korktuğumuz için bunlara katlandım.[Y.], kadın profesörün lösemi hastası eşini, sigara ve alkole alıştırdığını da iddia etii. Baba [Y.] profesör [A.T.nin] oğlunu tehdit ederek kendine bağladığını öne sürdü. Baba ve anne, oğulları ile profesör hakkında suç duyurusunda bulundu.'' Başvurucu, söz konusu haberler ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu iddiasıyla tazminat davaları açmıştır. Başvurucunun www.sacitaslan.com isimli internet haber sitesindeki habere yönelik açtığı dava Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin 31/5/2012 tarihli kararıyla, Habertürk gazetesinde yer alan habere yönelik açtığı dava ise Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/4/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Her iki Mahkeme de gerekçeli kararında yayımlanan haberin ceza soruşturmasına konu olan maddi bir olaya dayandığını, haberde tarafların savcılıkta alınan ifadelerine yer verildiğini ve haberin görünür gerçekliğe uygun olduğunu belirtmiştir. Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 7/10/2013 tarihli ilamı ile onanmıştır. Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı da Dairenin 26/2/2015 tarihli ilamı ile onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme talepleri sırasıyla Dairenin 17/12/2014 ve 30/6/2015 tarihli ilamları ile reddedilmiştir. Ret kararları başvurucuya sırasıyla 5/2/2015 ve 24/8/2015 tarihlerinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 25/2/2015 ve 4/9/2015 tarihlerinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk kuralları için İlhan Cihaner (2) (B. No: 2013/5574, 30/6/2014), Bekir Coşkun ([GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015) ve Kemal Kılıçdaroğlu (B. No: 2014/1577, 25/10/2017) kararlarına bakılabilir.