12. Ceza Dairesi 2014/5911 E. , 2014/22977 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : Dilekçenin reddi Davacının tazminat talebini içeren dava dilekçesinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 466 sayılı Kanun gereğince açılan tazminat istemine ilişkin davalar nedeniyle verilen her türlü karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmanın olanaklı olduğu, anılan kanunda itir…
**12. Ceza Dairesi 2014/5911 E. , 2014/22977 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : Dilekçenin reddi Davacının tazminat talebini içeren dava dilekçesinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 466 sayılı Kanun gereğince açılan tazminat istemine ilişkin davalar nedeniyle verilen her türlü karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmanın olanaklı olduğu, anılan kanunda itiraz kanun yolundan bahsedilmediği, bu itibarla dava dilekçesinin reddine ilişkin hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Tazminat davasının dayanağını oluşturan Diyarbakır 4 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1997/94 Esas – 1997/355 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) terör örgütüne yardım ve yataklık etme suçundan 11.12.1996 tarihinde gözaltına alındığı ve yargılama sonunda 05.11.1997 tarihinde beraatine hükmedildiği, davacının 13.03.2009 tarihinde vermiş olduğu vekaletnameye istinaden Av. ...'nın 18.12.2012 tarihinde tazminat davasını açtığı anlaşılmıştır. Davacı hakkındaki gözaltı işlemi, 1 Haziran 2005 tarihinden önce gerçekleştiğinden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesine göre, davacının tazminat talebi 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi olacaktır 466 sayılı Kanunun 2. maddesine göre de "verilen kararların kesinleştiği veya bu iddiaların mercilerince karara bağlandığı tarihten itibaren üç ay içinde" davanın açılması gerekmektedir. Kanunda öngörülen 3 aylık sürenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 tarih ve 2009/256 esas, 2010/57 sayılı kararı ile, "kesinleşen kararların tebliğinden" itibaren başlayacağı kabul edilmiş, ancak, kesinleşmiş kararların tebliğini öngören bir kanuni düzenleme bulunmaması nedeniyle, kararının tebliğ edilmemesi halinde tazminat davasının hangi sürede açılacağı hususu belirtilen kararda tartışılmamış, Ceza Genel Kurulu'nun 6.5.2014 tarih ve 141-229 sayılı kararında da 466 sayılı Kanuna göre incelenen tazminat davasının usul ve yasaya uygun yapılan kesinleşmesinden itibaren her halükarda 10 yıl içinde eğer kesinleşmiş beraat kararı tebliğ edilmiş ise tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde davanın açılması gerektiği kabul edilmiştir. Bununla beraber ceza yargılaması sonunda verilen beraat hükümlerinin, hükümden sonra usulüne uygun olarak tebliğ edilememesi veya tebliğ edildiğine dair tebligat parçalarının dosyada bulunamaması gibi hallerde, kısaca zamanında kesinleştirilmeyen beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarda tazminat davasının hangi sürede açılacağı konusunda açıklık