10. Hukuk Dairesi 2022/10459 E. , 2023/12675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1066 E., 2022/979 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/619 E., 2021/357 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, B
**10. Hukuk Dairesi 2022/10459 E. , 2023/12675 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1066 E., 2022/979 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/619 E., 2021/357 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.01.2015 tarihli iş kazası nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 245.476,62 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 08.01.2015 günü davacının, davalı şirketin işçisi olarak pres makinesine demir yerleştirmekte iken parmağını pres makinesine sıkıştırması suretiyle iş kazası geçirdiği, davacı adına düzenlenmiş 16.04.2015 tarihli ‘İş Güvenliği Talimatı ve Taahhütnamesi Kişisel Koruyucuların Zimmeti’ başlıklı belgede işvereni temsilen davalı şirketin kaşesinin kullanılmış olması ve bu kaşede dava dışı ...’un adının yer alması; Adıyaman Ticaret Sicil Müdürlüğü’nce sunulan Adıyaman 1. Noterliği’nce onaylanan 04.12.2008 tarihli karar uyarınca, dava dışı ...’un, davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığının kararlaştırılmış olması; Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasında ifadeleri alınan şahısların beyanlarında davacının davalı şirketin işçisi olarak çalıştığı sırada uyuşmazlığa konu iş kazasının meydana geldiğine dair beyanda bulunmuş olmaları karşısında, davalı şirketin husumet itirazının yerinde olmadığı, davacının davalı şirketin işçisi iken iş kazasının meydana geldiği kanaatine varıldığı,davalı şirketin gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini vermediği; pres makinesinde yapılan çalışmalara dair gerekli önleyici tedbirlerin alınmadığı, bu nedenle iş kazasının meydana gelmesinde % 95 oranında kusurlu olduğu, davacı kazazede ...’ın ise davacının kendi can güvenliğini tehlikeye atarak tehlikeli harekette bulunmak suretiyle, gerekli dikkat, tedbir ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle iş kazasının meydana gelmesinde % 5 oranında kusurlu olduğu, aktüerya alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 11.05.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda, TRH2010 yaşam tablosu esasları, davacının maluliyet oranı, davacının yaşı, dosya içeriği ile uyumlu kusur oranları dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, davacının manevi tazminat talebi yönünden ise 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, davacı kazalı işçinin yaşı, maluliyet oranı, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, yargılamaya konu iş kazasının işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklanması, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü gözetilerek, gelişen hukuktaki yaklaşıma uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıracak oran kapsamında, hak ve nefaset kuralları uyarınca manevi tazminat miktarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,"245.476,62 TL maddi tazminatın iş kazasının meydana geldiği 08.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10.000 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği 08.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, davacının davalı şirketin çalışanı olmadığını, davacının şirketin yetkilisi olan ...'un kendi çalışanı olduğunu, iş kazası tarihinde davalı şirketin değil ...'un işinde çalıştığını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, kusurun da SGK müfettiş raporunda Mustafa Durmuş'a yüklendiğini, kusur raporuna yönelik itirazlarına rağmen ek rapor alınmadığını, davacının pedalın bozuk olduğunu bile bile makineyi kullandığını, asli kusurlunun davacı olduğunu, davacının tecrübeli bir işçi olduğunu ve davacıya izafe edilen kusurun düşük olduğunu, maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile , davacının dosya kapsamına göre kayıtlarda işvereninin ... olarak gözüktüğü, işveren olarak gözüken ...'un davalı şirketi temsile yetkili kurucu müdürü olduğu, iş kazasının SGK müfettiş raporuna göre ve bu raporda ifadesi alınan tanık beyanlarına göre ... Metal adlı işyerinde meydana geldiği, dava dışı ...'a ait gerçek şahıs ünvanlı işletmenin faaliyet konusu ile davalı şirketin faaliyet konusunun benzer nitelikte olduğu , davalı şirketin organik bağ nedeniyle iş kazasından kaynaklanan davacının zararından sorumlu olduğu ve husumet yöneltilmesinin yerinde görüldüğü, kusur raporuna yönelik istinaf nedenleri bakımından ise, iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin hazırladığı 19.01.2021 tarihli raporda, işverenin %95 ve davacının %5 kusurlu olduğuna yönelik SGK Müfettiş inceleme raporuna, ... Şirketinin yetkili işvereninin ... olması nedeniyle katıldıklarının belirtildiği, davacının pres makinasına demir yerleştirirken baş parmağını pres makinasında sıkıştırması sonucunda koptuğu, istinaf edilmeyen Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenene raporda davacının %22,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği hükme esas alınan kusur raporunda yer alan tespitlerin, olayın oluş şekline ve olay tarihindeki iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı hükümlerine göre mahkemece işverenin %95 oranında, kazazede davacının %5 oranında kusurlu olduğuna yönelik kabul yerinde olduğundan kusura yönelik davalının istinaf başvurusu yerinde görülmediği, hesap raporunda da bakiye ömür tablosu olarak TRH-2010 tablosunu esas alarak yapılacak hesaptan kazazade sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri ile geçici iş göremezlik ödeneğinin 6098 sayılı TBK 55 inci maddesi kapsamında rücu edilebilecek kısmını tenzil edildiği ve raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedenlerinin de yerinde olmadığı, davacı lehine takdir edilen 10.000,00 TL manevi tazminat miktarının yerinde olduğu gerekçesi ile davalı Şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacı ...'ın, davalı şirketin çalışanı olmadığını, aynı zamanda şirketin yetkilisi de olan ...'un kendi çalışanı olduğunu ve iş kazası meydana geldiğinde davalı şirketin işinde değil ...'un işinde çalıştığını, SGK kayıtlarında da davacı ...'ın dava dışı ...'un çalışanı olarak göründüğünü, SGK müfettiş raporunda işveren olarak ...'un gösterildiğini ve kusurun ...'a yükletildiğini, SGK müfettiş raporunda davalı şirkete yüklenen kusur olmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının pedalın bozuk olduğunu bile bile makineyi kullandığını ve gerekli tedbirleri almadığını, asli kusurlu olduğunu, hesap bilirkişisi tarafından çok fahiş oranda maddi ve manevi tazminat rakamları çıkarıldığını ve mahkemece bu rapora göre karar verildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğraması sonucu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 inci, 74 üncü ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Eldeki dosyada davacının 08.01.2015 tarihinde parmağını pres makinesine sıkıştırması neticesi %22.2 meslekte kazanma gücü kaybı oluşacak şekilde yaralandığı, hizmet cetvelinde 04.09.2013- 01.09.2016 tarihleri arasında çalışmasının 1003362 sicil numaralı numaralı ... adına tescilli işyerinden bildirildiği, işyerinin 18.7.2002 tarihinde demir kaynak işinden ... Sanayi Sitesi 34 Ada adresinde kanun kapsamına alındığı, ticaret sicil kayıtlarına göre davalı ... Metal..Ltd.Şti.'nin ... San. Sitesi 25 Blok No 8 adresinde 28.10.2008 tarihinde tescil edildiği, ortaklarının kuruluştan itibaren ... ve ... ,faaliyet konusunun demir,çelik metal ürünleri,zirai alet vs.imalatı,inşaat vs..olduğu, ...'un şirketi münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili müdür olduğu şirketin son adresinin Küçüksanayi Sitesi 94/A olarak belirtildiği, 03.02.2015 tarihli kararla da ...'ın ortaklıktan ayrıldığı ve şirketin tek ortağının ... olduğu, vergi dairesince şahıs olarak ...’un Adıyaman vergi dairesine kayıtlı olup 06.09.2016 tarihinde işi terk ettiğinin bildirildiği, faaliyet konusu ile ilgili bilgi verilmediği, dosya kapsamında bulunan SGK denetmen raporunda olayın iş kazası olduğunun kabul edildiği, işverenin ... olarak belirlendiği ve ...'un %95 kusurlu olduğu, sigortalının %5 kusurlu olduğunun belirtildiği, eldeki dosyada alınan kusur raporunda davalı şirketin iş sağlığı ve güvenliği kurallarını ihmal ettiği, teknik önlemler konusunda ağır kusurlu olduğu, iş güvenliği eğitimi vermediği,kontrol ve denetim yapılmadığı gerekçesiyle ağır kusurlu olduğu, davacının kişisel güvenliğini sağlama konusunda ihmali olduğu belirtilerek, bilirkişi heyeti tarafından kusur oranı belirlenmeksizin ve fakat SGK müfettiş raporundaki işveren ...'un %95, kazalı ...’ın %5 kusurlu olduğu şeklindeki görüşüne, davalı işveren ... Metal Asansör Nakliyat Ltd.Şti'nin yetkili işvereni ... olduğundan katıldıkları yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmaktadır. 2.Öncelikle, kazanın pres makinesine davacı tarafından demir yerleştirildiği sırada meydana geldiği belirgin olmakla birlikte, söz konusu zararlandırıcı sigorta olayının dava dışı ... işyerinde mi yoksa davalı şirket işyerinde mi gerçekleştiği, kazanın meydana geldiği işyerinin hangisi adına kayıtlı olduğu hususunun anılan gerçek ve tüzelkişilerin adresleri, işyeri kapsam durumları, ticaret sicil ve vergi kayıtları da titizlikle araştırılarak açıklığa kavuşturulması gereklidir. 3.Zararlandırıcı sigorta olayının 08.01.2015 tarihinde meydana gelmesi, diğer taraftan davacının 04.09.2013 ile 01.09.2016 tarihleri arasında dava dışı ... adına tescilli işyerinden kaynakçı olarak bildirimlerinin yapıldığı gözetilerek, ayrıca rücu dosyası da celbedilip içeriği irdelenmek suretiyle işverenlik sıfatının dava dışı ...'a mı yoksa davalı şirkete mi ait olduğu açık ve net olarak belirlenmelidir. 4.Kabule göre de hükme dayanak kılınan kusur raporunda, dava dışı ...'a %95 davacıya %5 kusur verilmiş olan SGK müfettiş raporuna atfen kusur belirlenmesine rağmen, davalı işverenliğin yazılı şekilde sorumluluğuna gidilmesi ve çelişki giderilmeksizin karar tesisi yerinde bulunmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının, bozma nedenine göre sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.