T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/284 - 2025/1568 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/284 KARAR NO : 2025/1568 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.11.2023 NUMARASI : 2022/335 Esas 2023/896 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 11.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/284 - 2025/1568 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/284 KARAR NO : 2025/1568 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.11.2023 NUMARASI : 2022/335 Esas 2023/896 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 11.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18.12.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 05.02.2022 tarihinde davalı ... idaresindeki, davalı şirketin işletmesinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı Gürcistan plakalı ... plakalı aracın neden olduğu kazada, askerlik görevini yapmak üzere ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacıların oğlu ...’ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde yolcu olan müteveffanın ve bulunduğu aracın kusuru bulunmadığını, taleplerinde teselsül hükümlerine dayanıldığını, davalı şirketin uluslararası taşımacılık yapan tırın Türkiye sınırlarında iken işleteni ve Cumhuriyet Başsavcılığından aracı yetki belgesi ve vekaletname ile teslim alan şirket olduğunu, uluslararası ... Lojistik firmasının Türkiye’deki temsilcisi olduğunu, araç işleteni olarak sorumlu olduğunu, ...’ın vefatıyla davacıların destekten yoksun kaldığını, ayrıca cenaze gideri yapıldığını, davalı sigorta şirketi ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nin 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, her bir davacı için 25,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve her bir davacı için 25,00 TL cenaze gideri olmak üzere 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında cenaze gideri talebinden feragat edilmiş, davacı ... için maddi tazminat talebini 269.769,68 TL, davacı ... için 240.945,05 TL olarak artırmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigortası ile sigortalı olup kaza nedeni ile ödenmesi gereken tazminatın tamamını davacılara ödediğini, davacıların müracaatı üzerine 06.04.2022 tarihinde ...'a 108.682,99 TL, ...'a 105.411,16 TL ödeme yapıldığını, aktüer tarafından yapılan hesaplamanın somut duruma ve hukuka uygun olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, söz konusu sorumluluğun aynı zamanda davacının yoksun kaldığı gerçek destek miktarı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Lojistik Taşımacılık AŞ vekili, davalı şirketin davada taraf sıfatı bulunmadığını, kazaya karışan Gürcistan plakalı tırın Türkiye'deki işleteninin davalı şirket olduğu ve sorumlu olduğu iddiasının doğru olmadığını, şirketin müşterilerine kara taşımacılığı, demiryolu ve deniz taşımacılığı yoluyla uluslararası nakliye ve lojistik hizmeti veren İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne 267415-5 ticaret sicil numarasıyla kayıtlı bulunan yerel bir şirket olduğunu, ancak söz konusu tırın dava dilekçesinde de açık bir şekilde kabul edildiği ve öğrenildiği üzere Gürcistan plakalı olduğunu, Gürcistan'da bulunan şirkete ait olduğunu, dolayısıyla söz konusu tırın ticari olarak sevk ve idaresinin Gürcistan'da bulunan şirkete ait olduğunu, davalı şirketin söz konusu ticari faaliyetle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, trafik kazaları kapsamında sorumluluk atfedilebilmesi için aracın sahibi-işleteni olması, aracın bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibi olması ya da aracın uzun süreli kiralanması gerektiğini, davalı şirketin aracın maliki- işleteni, aracın bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibi ve aracın uzun dönem kiracısı olmadığını, kendi nam ve hesabına işletmediğini, ayrıca davaya konu tırın diğer davalı ...'ın davalı şirketin çalışanı olmayıp aralarında herhangi bir işçi-işveren, emir- talimat ilişkisi de bulunmadığını, dava konusu haksız fiilin TBK'dan kaynaklanan unsurlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, trafik kazasının davalının idaresindeki tırda meydana gelen teknik kusur/arıza sebebiyle meydana geldiğini, aracın arıza yapması üzerine aracını yolun en sağındaki güvenlik şeridine kadar çektiğini, el frenini çektiğini, olay yerine trafik polis memurlarının geldiğini, tırdan aşağıya inip takoz koymaya fırsat bulamadan tırın geriye doğru hareket etmeye başladığını, polis memurlarının kaçıp canını kurtarırken davalının hareket halindeki tıra binerek frenine basmaya çalışırken yerde metrelerce sürüklendiğini, yaralandığını, el fireni çekilmiş ve stop halinde ki bir tırın normalde hareket edebilmesinin mümkün olmadığını üstelik davalının tırın bakımını kazadan daha birkaç saat önce yaptırdığını, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, kazaya karışan aracın Gürcistan plakalı olduğu, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinde sigortalının ... LTD şirketi olduğu, dosya kapsamındaki tüm belgeler değerlendirildiğinde aracın davalı şirket adına kayıtlı olmadığı ve davalı şirketin Türkiye'deki araç işleteni olduğu ispat edilemediği, 15.08.2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 269.769,68 TL'nin kaza tarihi 05.02.2022 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi açısından teminat limiti ile sınırlı 151.021,17 TL açısından ve temerrüt tarihi olan 11.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sorumlu olmak üzere) işleyecek avans faizi ile davalılar ...Sigorta AŞ ile davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 240.945,05 TL'nin kaza tarihi olan 05.02.2022 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi açısından teminat limiti ile sınırlı 134.884,69 TL açısından ve temerrüt tarihi olan 11.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sorumlu olmak üzere) işleyecek avans faizi ile davalılar ...Sigorta şirketi ile davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davalı ... Lojistik ve Taşımacılık Anonim Şirketi hakkında açılan davanın reddine, cenaze gideri masrafı için her iki davacı açısından açılan davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece davanın davalı ... Lojistik ve Taşımacılık AŞ yönünden reddine karar verildiğini ve kararı bu yönden istinaf ettiklerini, resmi evrakta işleten olarak görünen Gürcistan menşeili ... Ltd şirketinin Türkiyede aynı isimli organik ve fiilen bağları bulunan davalı şirkete husumet yönelttiğini, şirketin Türkiye’deki temsilcisi ve acentası olduğunu, kaza sonucu aracı Jandarma Komutanlığından davalı şirketin teslim aldığını ve buna ilişkin vekaletname ve belgelerin sunulduğunu, davalı şirketin gerçek dışı, yanıltıcı ve iyiniyetten uzak beyanda bulunduklarını, aracın Türkiye’de fiili işleteninin davalı şirket olduğunu, internet sitelerindeki bağlantılar ve davalı şirket adına alınan sertifikaların davalı şirketin Türkiye temsilcisi, yetkilisi ve acentası olduğunu açıkça gösterdiğini, davalı şirketin ve araç sahibi şirketin vekillerinin aynı olduğunu, sürücünün SGK verilerinin araştırılması gerektiğini, kayıtlarda dava dışı kişinin ismi bulunduğunu, bu işverenin ne iş yaptığı, davalının tır şoförlüğü yapıyor olması karşın işe giriş bilgilerinde hangi vasıfla işe alımı yapıldığının araştırılması gerektiğini, kararın kaldırılması halinde güncel rakamlar ile yeniden zarar hesabı yapılmasını talep ettiklerini, güncel asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılmasını talep ettiklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, davalı ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ve davalı şirketin Türkiye'deki işleteni olduğu Gürcistan plakalı araç ile davacıların oğlu ...'ın yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kazada ...'ın vefat ettiğini, anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze gideri taleplerinde bulunmuş, yargılama sırasında cenaze gideri talebinden feragat edilmiş, mahkemece davalı ... Lojistik AŞ'nin aracın işleteni olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içeriğinden 05.02.2020 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römork ile seyir halinde iken aracında meydana gelen arızadan dolayı sağ şerit üzerinde durduğu, aracından inmek istediği esnada araç aniden geriye doğru kendiliğinden hareket etmek suretiyle kontrolsüz bir şekilde sol şeritte seyretmekte olan ... plakalı araç ile çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda olan ...'ın vefat ettiği, anne ve babası olan davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze gideri talebiyle dava açıldığı, kazaya karışan ... plakalı çekicinin Gürcistan plakalı olduğu, 31.01.2022 tarihli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinde sigortalının ... Ltd. olarak, adresinin Hopa/Artvin olarak belirtildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde, aracın Türkiye'deki işleteni olduğu iddiası ile husumet yöneltilen davalı ... Lojistik ve Taşımacılık AŞ hakkındaki davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece davalı şirketin sorumluluğu yönünden yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli ve elverişli olmadığı anlaşılmıştır. İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatı belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçütten yararlanılmıştır. Şekli ölçüte göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüte göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüttür. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin veya motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletilmesi halinde işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Somut olayda, kazaya karışan ... plakalı çekicinin Gürcistan plakalı olduğu, 31.01.2022 tarihli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinde sigortalının ... Ltd olarak, adresinin Hopa/Artvin olarak belirtildiği, davalı olarak husumet yöneltilen şirketin ... Lojistik ve Taşımacılık AŞ olup sigortalı şirket ile aynı adı taşıdığı, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre şirket yönetiminin ... ...'ye ait olduğu, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün cevabi yazısında transit rejim kapsamında ağırlık veya boyutu itibariyle ilgili mevzuatta belirlenen ölçülere uymayan taşıtların ülkemize girişinde Karayolları Genel Müdürlüğü tarafında düzenlenen özel yük taşıma izin belgesi arandığı, ancak bu taşımalarda kullanılan söz konusu belgelere ilişkin Genel Müdürlükte bir kayıt bulunmadığı, Kara Kapıları Taşıt Takip Programında 01.10.2020-30.05.2023 yılları arasında ... plakalı çekici ve ... plakalı dorse ile ülkemize giriş ve çıkışlar sorgulandığında ... olduğu ve 14 kayda rastlandığının belirtilmiş olması nazara alınarak öncelikle kazaya karışan ... plakalı çekici ve ... plakalı dorse ile ilgili Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından düzenlendiği belirtilen izin belgelerinin merciinden temini, daha sonra cevabi yazıda belirtilen giriş ve çıkışlara ilişkin tüm kayıtların getirtilmesi, bu yönde taraflarca gösterilen delillerin eksiksiz toplanarak davalı şirketin kazaya karışan araç nedeniyle ekonomik yarar sağlayıp sağlamadığı, masraf ve rizikolarına katlanıp katlanmadığı motorlu aracın hangi teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında çalıştığı belirlenerek davalının işleten sıfatı bulunup bulunmadığı yukarıda açıklanan ilkelere göre değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.