Başvuru, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvuru ve akabinde açılan davada makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvuru ve akabinde açılan davada makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/8/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların murisi A.T., 4/3/2005 tarihinde 5233 sayılı Kanun kapsamına giren zararlarının karşılanması talebiyle Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur. Komisyonun 4/10/2012 tarihli ve 47/01/2012/254 sayılı kararı ile 144,18 TL tazminatın başvurucuların murisine ödenmesine karar verilmiştir. Belirtilen Komisyon kararının aleyhine 19/11/2012 tarihinde başvurucuların murisi tarafından açılan iptal davasında, 20/3/2013 tarihli Mardin İdare Mahkemesi (Mahkeme) kararı ile davanın reddine hükmedilmiştir. Başvurucuların murisinin temyizi üzerine 25/3/2015 tarihinde Danıştay Onbeşinci Dairesi ilamı ile kararın onanmasına hükmedilmiş, kararın düzeltilmesi istemi ise aynı Dairenin 7/12/2015 tarihli kararı ile kabul edilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece 10/6/2016 tarihli karar ile bozma kararına uyulmayarak ısrar kararı verilmiştir. Başvurucular murisinin temyizi üzerine 21/5/2018 tarihinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (İDDK) ilamı ile ısrar kararı onanmıştır. Başvurucuların İDDK kararına yönelik kararın düzeltilmesi istemleri de İDDK'nın 13/5/2019 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Nihai karar 23/7/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucular 6/8/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.