Başvuru, kaçakçılık suçuna ilişkin olarak yürütülen ceza soruşturmasında araca el konması ve el konan aracın kovuşturma sonunda iadesine karar verilmekle beraber bu aracın yargılama sonuçlanıncaya kadar teslim edilmesi için ödenen adli teminat bedelinin faiz işletilmeden iade edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kaçakçılık suçuna ilişkin olarak yürütülen ceza soruşturmasında araca el konması ve el konan aracın kovuşturma sonunda iadesine karar verilmekle beraber bu aracın yargılama sonuçlanıncaya kadar teslim edilmesi için ödenen adli teminat bedelinin faiz işletilmeden iade edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 24/2/2014 tarihinde Edirne İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 26/1/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 2/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından 22/3/2016 tarihinde başvuru hakkında bu aşamada bir görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da kurulduğu belirtilen kara yolu taşımacılığı ve otobüs işletmeciliği alanında faaliyet gösteren bir şirkettir. Araca El Konması ve Ceza Yargılaması Süreci Başvurucu şirkete ait otobüsün Bulgaristan'dan Türkiye'ye girişi sırasında 30/8/2007 tarihinde gümrük muhafaza memurları tarafından yapılan arama sırasında otobüste çeşitli markalarda ve sayıda kaçak sigara ile alkollü içki yakalanmış ve bu kaçak eşyalar ile eşyaların taşınmasında kullanılan C6784H plakalı otobüse el konmuştur. Edirne Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğünün 31/8/2007 tarihliyazısı ve Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının aynı tarihli talebi üzerine Edirne Sulh Ceza Mahkemesinin 31/8/2007 tarihli ve 2007/1083 Değişik İş sayılı kararı ile soruşturma sırasında ele geçirilen kaçak eşyalara ve bu eşyaların taşınmasında kullanılan otobüse el konması işleminin onaylanmasına ayrıca eşyanın zilyedine Cumhuriyet Başsavcılığınca durumun bildirilmesine karar verilmiştir. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/7426 Soruşturma sayılı dosyasında düzenlenen 3/9/2007 tarihli ve 2007/1419 sayılı iddianamesi ile "olay tarihinde Kapıkule Gümrük Kapısından Türkiye’ye giriş yapan şüphelilerden sürücülüğünü G. G.’in yaptığı, diğer şüphelilerin de personeli olduğu Metro Turizm firması adına kayıtlı C6784BH plakalı otobüste yapılan aramada Türkiye’ye kaçak olarak sokulmak istenen dosya içerisindeki kaçak eşya tespit varakasında yazılı muhtelif sigara ve içkilerin yakalandığı, suça konu mallar ile taşımada kullanılan otobüse elkonulduğu, şüphelilerin atılı suçu işledikleri belirtilen delillerle anlaşıldığı" belirtilerek Bulgaristan uyruklu üç şüphelinin 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca cezalandırılması ve müsadereye ilişkin 5607 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası ile26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının uygulanmasına karar verilmesi talep olunmuştur. Edirne Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulüyle görülmeye başlanan kamu davasında verilen 12/11/2007 tarihli ve E.2007/267 sayılı ara kararı ile el konan ve müsaderesi talep edilen aracın gümrüklenmiş değeri olan 545 TL teminat karşılığında başvurucuya iadesine karar verilmiştir. Başvurucu 14/11/2007 tarihinde 545 TL tutarındaki teminatı Maliye Bakanlığı Kapıkule Gümrük Saymanlığı veznesine yatırmış ve aynı tarihtegümrük memuru tarafından düzenlenen bir tutanak ile söz konusu araç başvurucuya iade edilmiştir. Mahkeme 20/11/2007 tarihli ve E.2007/267, K.2007608 sayılı kararı ile sanıklardan A.nın beraatine, diğer sanıkların ise 5607 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca ve 5237 sayılı Kanun'un maddesi de uygulanarak 10 ay hapis cezası ve 080 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ancak 5237 sayılı Kanun'un maddesine göre verilen hapis cezalarının ertelenmesine, kaçak eşyaların 5237 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre müsadere edilmelerine, el konan C6784H plakalınakil aracının ise müsadere edilmesine yer olmadığına,bu aracın teminatla iade edilmiş olması hâlinde teminat bedelinin, tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin karar kesinleştiğinde sahibine iadesine karar verilmiştir. Karar, katılan Gümrük Müsteşarlığı tarafından temyiz edilmiş; Yargıtay Ceza Dairesinin 20/12/2011 tarihli ve E.2009/1225, K.2011/26699 sayılı ilamıyla sanık A. hakkındaki beraat hükmünün onanmasına, diğer sanıklar haklarındaki mahkûmiyet hükümlerinin ise yapılan yasa değişiklikleri nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşullarının değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir. Mahkûmiyet hükümlerine ilişkin bozma ilamı üzerine yapılan yargılama neticesinde Mahkeme 29/3/2012 tarihli ve E.2012/200, K.2012/143 sayılı kararı ilesanıkların 5607 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca ve 5237 sayılı Kanun'un maddesi de uygulanarak 10 ay hapis cezası ve 000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ancak 5237 sayılı Kanun'un maddesine göre verilen hapis cezalarının ertelenmesine, kaçak eşyaların 5237 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre müsadere edilmesine, el konan C6784H plakalı nakil aracının ise müsadere edilmesine yer olmadığına, bu aracın teminatla iade edilmiş olması hâlinde teminat bedelinin, tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin karar kesinleştiğinde sahibine iadesine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"Hazırlık evrakı kapsamı, sanıkların savunmaları, gümrük idaresince düzenlenmiş tutanaklar, kaçak eşyaya mahsus tespit varakası, keşif tutanağı, bilirkişi raporları ile dosyada mevcut tüm delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden; Sanıklar Petar Georgıev ve Angel Mılanov Metro Turizme ait C 6784 BH plakalı araçta şöför olarak ücret karşılığında çalıştıkları, olay tarihinde eylem birliği içersinde Bulgaristan tan temin ettikleri içki ve sigaraları ticari amaçlaotobüse yükledikleri yapılan kontrolde yakalandıkları bu şekilde üzerlerine atılı suçu işledikleri sabit olmakla sanıkların tecziyesine, nakil aracının kaçak eşyanın ve suçun işlenmesine kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasına engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli bir tertibat ve zula içersinde saklanmamış ve taşınmamış olması, ve kaçak eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını ve ağırlıklı bölümünü oluşturmaması veya naklinin bu aracın kullanılmasına gerekli kılmadığı anlaşılmakla C 6784 BH plakalı nakil aracının müsaderesine YER OLMADIĞINA, aracın sahibine iadesine, yakalanan bizzihati suç eşyalarının müsaderesine karar vermek gerekmiştir." Karar yeniden temyiz edilmiş, başvurucunun 3/1/2012 tarihinde teminatın kendisine iade edilmesi yönündeki talebi Mahkemece temyiz edilen kararın kesinleşmediği gerekçesiyle 4/1/2012 tarihinde reddedilmiştir. Katılan vekili 3/5/2012 tarihinde temyiz talebinden vazgeçtiklerini bildirmiş, Mahkemece kararın 22/5/2012 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlenmiştir. Başvurucunun teminat bedeli olarak ödediği 545 TL ise 17/5/2012 tarihinde banka hesabına yatırılmak suretiyle iade edilmiştir. Başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamıştır. İdari Yargılama Süreci Başvurucu, el konan aracının yapılan ceza yargılaması neticesinde iadesine karar verildiğini belirterek bu aracın kovuşturma sırasında tarafına iadesi için yatırdığı 545 TL tutarındaki teminatın, 14/11/2007 ile 17/5/2012 tarihleri arasındaki yasal faizi olduğunu belirttiği 650 TL tutarındaki faiz zararının ödenmesi istemiyle 29/5/2012 tarihinde Gümrük Müsteşarlığı aleyhine Edirne İdare Mahkemesinde tam yargı davası açmıştır. Mahkeme 19/7/2013 tarihli ve E.2012/512, K.2013/842 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"Olayda, Edirne AsliyeCezaMahkemesinin 29/3/2012 tarihli ve E.2012/200, K.2012/143 sayılı kararında davacı tarafından yatırılan teminatın faiziyle birlikte davacıya ödeneceğine ilişkin bir hüküm kurulmadığı, öte yandan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'unda parasal değer olarak yatırılan teminatın yargılama sonucunda yasal faiziyle birlikte ödeneceği yönünde bir hükme yer verilmediği gözönüne alındığında; davacının iade edilen teminata14/11/2007-17/5/2012 tarihleri arasında yasal faiz uygulanması söz konusu olmadığından,davacının 14/11/2007-17/5/2012tarihleri arasındaki günlerde aracın idarece haksız yere tutulduğu iddiasıyla 650 TL faiz zararının tazmini istemiyle açılan işbu davanın reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır." Başvurucu karara itiraz etmiş, Edirne Bölge İdare Mahkemesinin 15/11/2013 tarihli ve E.2013/1853, K.2013/1826 sayılı kararı ile itiraz reddedilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme istemi de Bölge İdare Mahkemesinin 8/1/2014 tarihli ve E.2014/4, K.2014/57 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu 24/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 5607 sayılı Kanun’un "Suçlar ve kabahatler" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde, verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır.” 5607 sayılı Kanun’un "Kaçak eşya naklinde kullanılan taşıta elkoyma" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) Bu Kanunda tanımlanan suçların işlenmesinde kullanılan taşıtlara, Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne göre elkonulur. (2) 13 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmesi, Türkiye'de sicile kayıtlı olmaması ya da soruşturma ve kovuşturma devam ederken, kaçakçılık suçunun işlenmesinde tekrar kullanılması halinde, elkonulan araç alıkonulur. Sahibinin aracın değeri kadar teminatı alıkoyma tarihinden itibaren otuz gün içinde gümrük idaresine teslim etmesi halinde, araç sahibine iade edilir. Aksi takdirde, tasfiye idaresi tarafından soruşturma ve kovuşturma sonucu beklenmeksizin derhal tasfiye olunur. Tasfiyenin satış suretiyle gerçekleşmesi halinde, satıştan elde edilen gelirden taşıtın muhafaza edilmesi ve satışı için gerekli olan bütün masraflar karşılandıktan sonra kalan miktar, kovuşturma sonucuna göre işlem yapılmak üzere emanet hesabına alınır. (3) İkinci fıkra hükmünün uygulanmasındaki değerden, kara taşıtlarında kasko değeri; deniz taşıtlarında, tekne ve makine sigortasına esas teşkil eden değer; sigortasız taşıtlar ile hava ve demiryolu taşıtlarında ise piyasa değeri anlaşılır." 5607 sayılı Kanun’un "Müsadere" kenar başlıklı maddesi şöyledir: “(1) Bu Kanunda tanımlanan suçlarla ilgili olarak 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümleri uygulanır. Ancak kaçak eşya taşımasında bilerek kullanılan veya kullanılmaya teşebbüs edilen her türlü taşıma aracının müsadere edilebilmesi için aşağıdaki koşullardan birinin gerçekleşmesi gerekir: a) Kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış veya taşınmış olması. b) Kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması veya naklinin, bu aracın kullanılmasını gerekli kılması. c) Taşıma aracındaki kaçak eşyanın, Türkiye'ye girmesi veya Türkiye'den çıkması yasak veya toplum veya çevre sağlığı açısından zararlı maddelerden olması. (2) Etkin pişmanlık nedeniyle fail hakkında cezaya hükmolunmaması veya kamu davasının düşmesine karar verilmesi, sadece suç konusu eşya ile ilgili olarak müsadere hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.” 5237 sayılı Kanun'un "Eşya müsaderesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.(2) Birinci fıkra kapsamına giren eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir. (3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.(5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir.(6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur." 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Eşya veya kazancın muhafaza altına alınması ve bunlara elkonulması" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) İspat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri, muhafaza altına alınır.(2) Yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya elkonulabilir. 5271 sayılı Kanun'un "Elkoyma kararını verme yetkisi" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir.. (3) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/16 md.)Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar. (4) Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir.(5) Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir.." 5271 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,.Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un maddesinin 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un maddesi ile eklenen (3) numaralı fıkrası şöyledir:"Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir." 5271 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir."