15. Hukuk Dairesi 2013/4121 E. , 2014/2106 K. "" Mahkemesi :Bilecik Asliye Hukuk Hakimliği Tarihi :13.09.2011 Numarası :2010/1077-2011/927 Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat A.M. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle ma…
**15. Hukuk Dairesi 2013/4121 E. , 2014/2106 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Bilecik Asliye Hukuk Hakimliği Tarihi :13.09.2011 Numarası :2010/1077-2011/927 Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat A.M. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, tapu iptâli ve tescili istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Davacılar vekili, arsa sahipleri H.. A.. ve Y. B. ile davalıların miras bırakanı K. Ç. arasında Bilecik Noterliği’nce doğrudan düzenlenen 28.03.2005 tarihli ve 02965 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşme konusu B. İli M. İlçesi C.Mahallesi B. Caddesi mevkiinde bulunan ve tapuda .. pafta, .. ada, .. parsel sayısıyla kayıtlı taşınmazda yüklenici tarafından inşaatı yapılan binadaki 1, 2, 3, 6, 11, 12 ve 13 nolu bağımsız bölümlerin yükleniciye iş bedeli olarak verilmesinin, sözleşmede kararlaştırılmış olduğunu; ancak, bu bağımsız bölümlerin yüklenicinin tüm mirasçılarına devir ve temlikinin yapılması gerekirken, davalının, K. E.’ın tüm mirasçıları adına hareket ettiğini beyanla, tapu devri sırasında arsa sahiplerinin iradesini yanıltarak, belirtilen bağımsız bölümlerin kayden adına devir ve temlikini sağladığını; diğer mirasçıların, davalı adına yapılan temlikleri kabul etmediklerini ve arsa sahiplerinin karşı edimlerini tüm mirasçılara yapması gerektiğini bildirdiklerini ileri sürerek; 1, 2, 11, 12 ve 13 numaralı bağımsız bölümlerin, yüklenicinin tüm mirasçılarına devrini sağlayabilmek için davalı adına olan tapu kayıtlarının iptâline ve davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili de özetle; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi miras bırakanı K. Ç. arasında yapılmış ise de, onun ölümünden sonra inşaatın tamamlanması için arsa sahipleri ile “sözlü” olarak davalının anlaştığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Ancak, Bilecik Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve 06.06.2013 tarihinde kesinleşen, 2013/80 Esas ve 2013/145 Karar sayılı hükümle, sözü edilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenici tarafının, davalının da miras bırakanı olan K.Ç.’ın olduğu saptanmış bulunduğundan; bu hüküm, davalının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenicisi olmadığına yönelik olarak 6100 Sayılı HMK’nın 303. maddesi gereğince “kesin delil” teşkil etmektedir.