(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6063 E. , 2009/11678 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, ... İlçesi ... Köyü sınırlarında ve ... Orman İşletmesi ... Bölgesi içerisinde bulunan 91.500 m2’lik alanın, 6831 sayılı yasan…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6063 E. , 2009/11678 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, ... İlçesi ... Köyü sınırlarında ve ... Orman İşletmesi ... Bölgesi içerisinde bulunan 91.500 m2’lik alanın, 6831 sayılı yasanın 17. maddesine göre Orman Genel Müdürlüğü tarafından 49 yıllık intifa hakkının davalıya tahsis edildiğini, davalı Belediyenin de taşınmazın bir bölümünü, açılan ihale sonucunda “yap işlet devret” modeli ile aynı süre ile kendisine devrettiğini, bu şekilde intifa hakkı sahibi olduğu alanda, mevzii imar plan ve projesine göre inşa ettiği yazlık evi kullanmaya başladığını, ne var ki dava dışı Orman İdaresinin, davalı Belediye ile yapmış olduğu intifa hakkına ilişkin sözleşmeyi iptal etmesi ile birlikte kendisinin de 4.10.2000 tarihinde söz konusu yeri kullanmaktan men edildiğini, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/7 E. 2006/112 K. sayılı dosyası üzerinden hakkında “işgal ve faydalanma” suç isnadıyla açılan ceza davası sonunda da, orman arazisinde bulunduğu gerekçesiyle yazlık evinin müsaderesine karar verildiğini, davalıya karşı taahhütlerini yerine getirmiş olmasına rağmen, kullanamadığı yazlık evinin rayiç değeri üzerinden zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 20.000,00 YTL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiş, 21.11.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile de talep miktarını 40.000,00 YTL’ye çıkarmıştır. Davalı Belediye, davacının söz konusu yerde mülkiyet hakkının bulunmadığını, dava dışı Orman İdaresi tarafından Belediyeye yapılan tahsisin iptal edilmesi üzerine, ... İdare Mahkemesinde açmış oldukları davanın, Orman İdaresi lehine sonuçlanarak “tahsisin iptali” işleminin kesinleştiğini, olayda Belediyenin kusuru olmadığından davacıya karşı herhangi bir sorumlulukları da bulunmadığını, kaldı ki tahsisin iptalinden sonra söz konusu yerin, dava dışı Orman İdaresince yapılan ihale sonucunda, davacının da ortak olduğu bir şirkete kiralanması ve davacının halen bu yeri kiracı sıfatı ile kullanmakta olması nedeniyle, herhangi bir zararının da söz konusu olmadığını savunarak, davanın gerek husumet gerekse esastan reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının daha önce aynı nedene dayanarak 2001 ve 2002 yılları için söz konusu yeri kullanamaması nedeniyle uğradığı zararların tazmini için açmış olduğu Uzunköprü Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2005/13 E. 2005/397 K. sayılı davada ilk hükümle verilen “davanın reddine” ilişkin kararın, davacı tarafından temyizi üzerine, Dairemizce verilen, özet olarak “...davacının yapmış olduğu giderlerden dolayı bir zararı varsa, bunu akidi olan Belediyeden talep edebileceği” şeklindeki, 14.9.2004 tarihli 2004/3394 E. 2004/11824 K. sayılı bozma kararına atıfta bulunularak, davacının, alınan bilirkişi raporu gereğince inşa ettiği evin, dava tarihi itibariyle rayiç değeri olan 40.000,00 YTL üzerinden zarara uğradığı benimsenmek suretiyle, davanın kabulüne, 20.000,00 YTL tazminatın dava tarihi olan 21.12.2006 tarihinden itibaren, 20.000,00 YTL tazminatın ise ıslah tarihi olan 21.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde bulunan 91.500 m2’lik orman arazisinin, 6831 sayılı Orman Kanununun 17. maddesi gereğince “Eğitim ve Dinlenme Tesisleri” kurulması amacıyla 26.1.1987 tarihinde dava dışı Orman İdaresince davalı Uzunköprü Belediyesine 49 yıl süre ile intifa hakkının tahsis edildiği, bu konuda adı geçen Belediye Başkanlığından 21.10.1987 tarihli taahhüt senedi alındığı, 10.5.1988 tarihinde teslim edilen tahsise konu yerde Belediye tarafından su basman seviyesinde inşaatların yapıldığı, ancak Belediye Encümenince 27.9.1988 tarihinde, “su basman seviyeleri tamamlanmış yerlerin belli bir bedel karşılığında, ihale ile 153 kişiye dağıtımının sağlanması” konusunda alınan karar üzerine, açılan ihale ve 13.12.1988 tarihinde yapılan kura çekimi ile, davacının da aralarında olduğu bu kişilerden taahhütname alınmak suretiyle, inşaatların tip projelerine uygun olarak iki yıl içerisinde kendileri tarafından tamamlanması koşulu ile, söz konusu yerlere ilişkin intifa haklarının 49 yıllığına adı geçen kişilere devredildiği, inşaatların 1989-1990 yılarında tamamlanarak, “yazlık ev” olarak kullanılmaya başlandığı, bu arada Belediye Başkanlığının, dava dışı Orman Genel Müdürlüğüne vermiş olduğu taahhüt senedinin 9. maddesine aykırı hareket ederek, “Eğitim ve dinlenme tesisi olarak kullanılması gereken yerlerin, 49 yıllık intifa hakkının özel kişilere bedeli karşılığında devredildiği, dolayısıyla orman arazisinin tahsis amacı dışında kullanıldığı, 1993-1994 yılarına ait tahsis bedelleriyle ağaçlandırma bedellerinin de ödenmediği” gerekçeleriyle Belediyeye verilen intifa hakkının 26.11.1996 tarihinde Orman İdaresince iptal edildiği, buna rağmen bu yerleri kullanmaya devam eden kişilerin, intifadan men edilerek, 4.10.2000 tarihinde de evlerin mühürlendiği, bu aşamadan sonra ise 24.10.2003 tarihinde davacı ve diğer intifa hakkı sahiplerinin ... Köyü Şirketini kurarak 15.6.2004 tarihinde de adı geçen şirketin, yapılan ihale sonucunda ... Orman İşletme Müdürlüğünden söz konusu yerleri 116.000,00 YTL yıllık kira bedeli karşılığında 10 yıllık kira sözleşmesi ile kiraladığı, davacı ve diğer kişilerin de aynı tarihte adı geçen şirketle ayrı ayrı kira sözleşmeleri imzalamak suretiyle, 2004 yılından itibaren ve halen de, dava konusu sözleşmeden bağımsız olarak yapılan bu sözleşme ve ödenen kira bedelleri karşılığında evlerini kullandıkları tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dava konusu olayda davacı, su basman seviyesinde iken davalıdan bedeli karşılığında intifa hakkını alarak tamamladığı yazlık evini, mühürlendiği tarihten sonra 2001, 2002, 2003, 2004 ve 2005 yıllarında kullanamadığından bahisle daha önce söz konusu yılara ilişkin rayiç kira bedellerinin ödetilmesi istemiyle iki ayrı dava açmış, açılan davalar rayiç kira bedelleri üzerinden kabul edilerek kesinleşmiş olup, eldeki davada ise, uğranılan zararlar nedeniyle inşa edilen evin dava tarihi itibariyle rayiç değeri talep etmiştir. Mahkemece tazminat talebine konu olan zararın, davacı tarafından tamamlanan evin, 8.10.2007 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen dava tarihi itibariyle rayiç değeri olan 40.000,00 YTL olduğu benimsenerek, bu miktar üzerinden hüküm kurulmuşsa da, söz konusu bilirkişi raporu, denetime elverişli olmadığı gibi, az yukarda da açıklandığı üzere, dava dışı Orman İdaresi tarafından, Orman Kanununun 17. maddesi gereğince “Eğitim ve Dinlenme Tesisleri” olarak kullanılması amacıyla davalı Belediyeye intifa hakkı tahsis edilen orman arazisinin, söz konusu bu hakkın lehdarı tarafından tahsis amacına aykırı şekilde üçüncü kişilere devredildiği, bu nedenle de Belediyeye verilen intifa hakkının 26.11.1996 tarihinde Orman İdaresince iptal edildiği, davalının bu işleme karşı ... İdare Mahkemesinde açmış olduğu 2002/491 E. 2003/48 K. sayılı davanın da reddedilerek kesinleştiği sabit olup, böylelikle davalı Belediyenin, kamu kurumu olması itibariyle, dayanağını Orman Kanununun ilgili maddesinden alan tahsis işlemine ve bu tahsis nedeniyle vermiş olduğu 21.10.1987 tarihli taahhüt senedine aykırı davrandığının, kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olması karşısında, davalının tahsise konu yerlerle ilgili üçüncü kişilerle yapmış olduğu sözleşmelerin de geçersiz olduğunun kabulü gerekir. Bu kabule göre de somut olayda davacı, su basman seviyesinde iken davalıdan intifa hakkını alarak tamamladığı binanın ancak yapıldığı tarih itibariyle serbest piyasa fiyatlarına göre malzeme ve işçilik bedelleri dahil olmak üzere tüm yapım masraflarının ödetilmesini talep edebileceğinden, mahkemenin, geçerli olması halinde dahi “yap işlet, devret” şeklindeki niteliği itibariyle mülkiyet hakkı doğurmayan geçersiz sözleşmeye dayanarak, “yapılan binanın dava tarihindeki rayiç değerinin ödetilmesi” gerektiğine ilişkin kabulünde isabet bulunmamaktadır. O halde mahkemece davacı tarafından tamamlanan binanın, yapıldığı tarih itibariyle serbest piyasa fiyatlarına göre malzeme ve işçilik bedelleri dahil olmak üzere tüm yapım masrafları, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan açıklayıcı ve denetime elverişli rapor alınmak suretiyle belirlenerek, belirlenecek bu miktarın ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.