6. Hukuk Dairesi 2010/14228 E. , 2011/4125 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tahliye taahhüdüne dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından…
**6. Hukuk Dairesi 2010/14228 E. , 2011/4125 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tahliye taahhüdüne dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili 9.8.2006 tarihinde düzenlenen ve 31.12.2006 tarihinde tahliye edileceği taahhüt edilen tahliye taahhüdüne dayalı olarak süresinde başlattığı icra takibi ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Tahliye emri davalılardan ...’a 6.2.2007, ...’ya ise 5.2.2007 tarihinde tebliğ edilmiştir.Davalılar vekili süresinde yaptığı itirazında kiracılığa karşı çıkmamış,taahhüt altındaki imzayı inkar etmişlerdir. Bu itiraz üzerine davacı Alanya İcra Mahkemesi’nin 2007/127 esasında 20.2.2007 tarihinde itirazın kaldırılması davası açmıştır. İtirazın kaldırılması davasının yargılamasında davacı davasından feragat etmiş, mahkemece de feragat nedeniyle itirazın kaldırılması davasını reddetmiştir. Bunun üzerine davacı bir yıllık süre içinde aynı takibe dayanarak iş bu davayı13.7.2007 tarihinde itirazın iptali olarak açmıştır. Her ne kadar davacı vekili Alanya İcra Mahkemesi'nin 2007/127 sayılı dosyanın yargılaması sırasında 14.6.2007 tarihinde verdiği dilekçesinde “Huzurunuzda görülmekte olan davadan vekaletnamedeki yetkiye istinaden feragat ediyorum” şeklinde beyanda bulunmuş ise de, bu beyanın, HUMK’nun 91 ve devamı maddelerinde yer alan anlamda dava ve haktan feragat edildiği anlamına geldiğinden söz edilemez. Davacı vekili bu ifade ile tahliye taahhüdündeki imzaya davalıların itiraz etmesi üzerine dar yetkili olan icra mahkemesinde uyuşmazlığın çözümlenmesinin mümkün olmadığını, imza incelemesinin genel mahkemede yapılabileceğini kastederek itirazın kaldırılması davasını takip etmekten feragat ettiğini (vazgeçtiğini) ifade etmeye çalışmıştır. Bu nedenle davanın açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece tahliye taahhüdü altındaki imzanın bilirkişi marifetiyle davalıların eli ürünü olduğu tesbit edildiğine göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davacı vekilinin itirazın kaldırılması davasındaki beyanına farklı anlam verilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 4.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.