başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ulusal yargı ağı bilişim sistemi uyap aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir olayların geçtiği tarihlerde me ve fatih emniyet müdürlüğü çocuk büro amirliğinde polis memuru olarak görev yapmaktadır anılan polis memurlarının iddiasına göre tarihinde başvurucu yanlarına yaklaşarak kendisini kılıç olarak tanıtıp uyuşturucuya ihtiyaçları olup olmadığını sormuş bunun üzerine daha fazla uyuşturucu madde e
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ulusal yargı ağı bilişim sistemi uyap aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir olayların geçtiği tarihlerde me ve fatih emniyet müdürlüğü çocuk büro amirliğinde polis memuru olarak görev yapmaktadır anılan polis memurlarının iddiasına göre tarihinde başvurucu yanlarına yaklaşarak kendisini kılıç olarak tanıtıp uyuşturucuya ihtiyaçları olup olmadığını sormuş bunun üzerine daha fazla uyuşturucu madde ele geçirmek için başvurucu ve diğer şüphelinin yaşadığı eve gidilmiş ve evde bulunan nitelikleri tutanakta belirtilen uyuşturucu maddeye el konulmuştur başvurucu ise bu iddiaları kabul etmemiştir anılan konutta tarihinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler muhafaza altına alındıktan yaklaşık on sekiz saat sonra durum cumhuriyet savcısına bildirilmiş ve bu işlemle ilgili olarak tarihli ve saatli tutanak düzenlenmiştir tutanakta başvurucunun polis memurlarına yaklaşarak uyuşturucu satma teklifinde bulunduğu ve polislerin daha fazla uyuşturucuya ulaşmak düşüncesiyle başlangıçta alıcı gibi hareket ettikleri evden hassas terazi çok sayıda uyuşturucu hap değişik miktarlarda kokain ve eroin maddesi ele geçirildiği ifade edilmiştir anılan tutanakta kolluk görevlileri me ve imzası bulunmaktadır daha sonra cumhuriyet başsavcılığının telefonla verdiği talimat üzerine olaya müdahale eden kolluk görevlileri aa ve ek tarafından tarihli ve saatli tutanak düzenlenmiştir başvurucu ve yanındakilerle birlikte önceki tutanağı düzenleyen kolluk görevlileri me ve hakkında yasal işlemler başlatılmış evde ele geçirilen suç eşyaları g kokain ve g amfetamin tabletler ml amonyak ve hassas terazi me ve tarafından diğer kolluk görevlilerine teslim edilmiştir soruşturmalar sonucunda başvurucu ile arama ve yakalama işlemi yaparak tarihli ilk tutanağı düzenleyen kolluk görevlileri me ve hakkında cumhuriyet başsavcılığının tarihli iddianamesiyle rüşvet ve irtikap suçlarından kamu davası açılmıştır ağır ceza mahkemesince anılan polis memurları yakaladıkları uyuşturucu maddelerle ilgili yasal işlem yapmama karşılığında başvurucu ile anlaşma yaptıkları gerekçesiyle rüşvet suçundan mahkum edilmiştir söz konusu karar tarihinde kesinleşmiştir b numarası karar tarihi soruşturma kapsamında cumhuriyet başsavcılığının tarihli iddianamesiyle başvurucu ile birlikte aynı evde yakalanan vk hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan ağır ceza mahkemesinin mahkeme sayılı dosyasında kamu davası açılmıştır bu arada cumhuriyet başsavcılığının tarihli iddianamesiyle kolluk görevlileri me ve hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından da kamu davası açılmıştır yargılama sonunda atılı suçlardan hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde verilen karar tarihinde kesinleşmiştir mahkemenin tarihli kararıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunu işlediği kanaatine ulaşılarak başvurucunun yıl ay hapis ve gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir kararın gerekçe kısmı şöyledir olay nedeniyle polis memurları me ve tarafından düzenlenen sayfa bulunan tutanak ile polis memurları aa ve ek imzasını içeren olay tespit csavcısı telefon görüşme ve talimat tutanağı polis memurları öy mb hm ve yb imzasını içeren günü saat düzenlenen tutanak tartı ve tespit tutanağı ev arama tutanakları teşhis tutanakları tarihli kriminal polis laboratuvarı müdürlüğünce düzenlenen ekspertiz raporu ile diğer tutanak ve belgeler dosyadadır dosyada mevcut olay tespit csavcısı telefon görüşme ve talimat tutanağı polis memuru me ve imzasını içeren tarihli tutanak keza polis memurlarından öy ve arkadaş arınca düzenlenen tarihli tutanağın birlikte değerlendirilmesinden sanık orhan kılıçın başvurucu uyuşturucu madde kullanıcısı olmadığı vknın kaldığı konutta ele geçirilen uyuşturucu maddelerin sahibi ya da ortağı olduğu kabul edilmiştir zira bu sanık haklarında sonradan rüşvet suçundan kamu davası açılan tutanak imzacısı me ve ile rüşvet pazarlığına girişmiş onlara suça konu olayın ortaya çıkarılmaması hakkında uyuşturucu madde ticareti yapılmasından tutanak tutulmamasının temini için rüşvet teklif etmiş onun teklif ettiği rüşvet polis memurları tarafından kabul edilmiş ve olay gecesi saat itibaren ertesi gün saat kadar beklenmiş beklenen süre sonunda sanık vknın temin edip getirterek polis sanıkların yönlendirdiği kişiye vaat edilen paranın teslim edilmemesi sonucu olay daha sonra ilgili makamlara ihbar edilerek resmiyete konulmuştur olay nedeniyle düzenlenen tutanaklar ve sanıkların ifadesi ve me ve aşamalardaki ayrıntılı ifadelerinin karşılaştırılmalı olarak değerlendirilmesiyle sanık orhan kılıçın suça konu maddelerle bağlantılı olduğu polis memurları tarafından ele geçirilen uyuşturucu maddeler nedeniyle tutanak tutulup ilgili mercilere intikal ettirilmemesi için polis memurları ile pazarlık yaptığı sonunda vaat ettiği parayı temin edip teslimini sağlayamaması üzerine ilgili polis memurlarının da her iki sanık hakkında işlem yaptığı açıklıkla anlaşılmaktadır bu nedenle sanık orhan kılıçın uyuşturucu maddelerle ilgisi olmadığı içmek için uyuşturucu madde satın almak için geldiği yerde yakalanınca nişanlı olup ilerde düzeninin bozulmaması için polis memurlarının baskısı sonucu onların talebini kabul ettiği yolundaki savunmasına itibar edilmemiştir ayrıca polis memurları me ve işten ayrılıp sivil giyimli olarak sokakta yürüdükleri sırada sanık orhan kılıçın yanlarına yaklaşıp kendisinde uyuşturucu madde olduğunu belirterek isteyip istemediklerini sorduğunu ondan daha fazla uyuşturucu madde istediklerini daha sonra onun kendilerini diğer sanığın evine getirdiğini bildirmişlerdir ki bu tanıkların anlatımının bu bölümünün doğru olduğu sanık orhan kılıçın başlangıcına ilişkin anlatımlarının gerçeği yansıtmadığı kabul edilmiştir başvuru numarası karar tarihi toplanan tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesiyle olay tarihinde vknın kaldığı evde ele geçirilen tüm uyuşturucu maddelerin orhan kılıça ait olduğu vknın uyuşturucu maddelerin korunması pazarlanması konusunda para ile tutulmuş birisi birlikte zaman zaman evde bulunan uyuşturucu maddeleri pazarladığı kanaatine varılmıştır sanık orhan kılıçın uyuşturucu maddenin gerçek sahibi mi yoksa ortağı mı olduğu net değildir ancak uyuşturucu maddenin tek başına sahibi olabileceği gibi başka bir kişi ile birlikte ortağı da olabileceği kabul edilmiştir gerçi vk ifadelerinde hacı diye birisinden bahsetmekte ise de o kişinin orhan kılıç olup olmadığı net değildir orhan olması ihtimali bulunduğu gibi orhan kılıçın ortağı birisi de olması ihtimali sözkonusudur ancak her halükarda orhan kılıçın uyuşturucu maddelerle ilişkisi olduğu yani uyuşturucu maddenin sahip ve ortağı olduğu diğer sanık vk vasıtası ile uyuşturucu maddeleri pazarladığı sonuç ve kanaatine varılarak her iki sanık hakkında aşağıda yazılı olduğu gibi hüküm kurulması mahkememizce uygun görülmüştür anılan hüküm yargıtay ceza dairesinin tarihli kararıyla onanmıştır başvurucu nihai karardan tarihinde haberdar olmuştur başvurucu tarihinde ve başvurucu vekili ise tarihinde ayrı ayrı bireysel başvuruda bulunmuştur iv hukuk a ulusal hukuk mevzuat tarihli ve sayılı ceza muhakemesi kanununun şüpheli veya sanıkla ilgili arama kenar başlıklı maddesi şöyledir yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa şüphelinin veya sanığın üstü eşyası konutu işyeri veya ona ait diğer aranabilir sayılı kanunun arama kararı kenar başlıklı maddesi şöyledir hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısının cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler ancak konutta işyerinde ve kamuya açık olmaya kapalı alanlarda arama hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları cumhuriyet başsavcılığına derhal bildirilir arama karar veya emrinde a aramanın nedenini oluşturan fiil b aranılacak kişi aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya c karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi açıkça gösterilir arama tutanağına işlemi yapanların açık kimlikleri yazılır mülga ikinci cümle md cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur mahallerde yapılacak arama cumhuriyet savcısının istem ve askeri makamlar tarafından yerine getirilir sayılı kanunun delillerin ortaya konulması ve reddi kenar başlıklı maddesinin numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hallerde reddolunur a delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse başvuru numarası karar tarihi sayılı kanunun delilleri takdir yetkisi kenar başlıklı maddesi şöyledir hakim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir bu deliller hakimin vicdanı kanaatiyle serbestçe takdir edilir yüklenen suç hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir tarihli ve sayılı türk ceza kanununun uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti kenar başlıklı maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan ve numaralı fıkraları şöyledir uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan satışa arz eden başkalarına veren sevk eden nakleden depolayan satın alan kabul eden bulunduran kişi beş yıldan yıla kadar hapis ve güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır uyuşturucu veya uyarıcı maddenin eroin kokain morfin veya olması halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır yargı kararları yüce divanın tarihli ve sayılı kararında konuya ilişkin şu ifadelere yer verilmiştir çağdaş hukuk sistemlerinde hukuka aykırı delillerin ceza yargılamasında hükme esas alınıp alınamayacağı hususunda iki ayrı görüş bulunmaktadır bunlardan birincisine göre maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasındaki kamu yararı ile kişinin hukuka aykırı olarak delil toplanması sırasında ihlal edilen hakkının dengelenmesi kamu yararının ağır basması halinde hukuka aykırı olarak toplanmış olan delillerin hükme esas alınması aksi halde bunların hükme esas alınmaması gerekir görüşe göre ise delillerin hukuka aykırı olarak toplanması sırasında kişilerin temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilip edilmediği maddi gerçeğin araştırılmasındaki kamu yararının ağırlığı dikkate alınmaksızın elde edilen hukuka aykırı deliller hükme esas alınmamalıdır anayasa maddesinin altıncı fıkrasında kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak değerlendirilemez sayılı kanun un maddesinin numaralı fıkrasında yüklenen suç hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir denilmiştir aynı kanun un maddesinin numaralı fıkrasında ortaya konulması istenilen bir delilin kanuna aykırı olarak elde edilmiş olması halinde reddolunacağı maddesinde numaralı fıkrasında ise mahkumiyet hükmünün gerekçesinde hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtileceği bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterileceği kurala bağlanmıştır söz konusu kurallar dikkate alındığında hukukumuzda toplanmaları sırasında kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilip edilmediğine bakılmaksızın hukuka aykırı delillerin ceza yargılamasında kullanılması yasaklanarak ikinci görüşün benimsendiği anlaşılmaktadır bununla birlikte doktrinde ve kimi yargıtay ceza genel kurulu kararlarında belirtildiği üzere delillerin toplanması için yapılan işlemlerin geçerliliğini etkilemeyen şekle ilişkin basit usul hatalarının bu kapsamda değerlendirilmemesi gerekir yargıtay ceza genel kurulunun tarihli ve sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir esrar bulundurduğu yönünde gelen ihbar üzerine hakim kararı alınmaksızın yapılan aramada ele geçen suça konu kurusıkıdan çevrilme tabancaya ise de arama emrinin verilmesinden bir gün önce arama kararı verilmesi talebinin sulh ceza tarafından reddedildiği ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulmadığı gibi b numarası karar tarihi gerçekleştirilen arama için hakim kararı alınmasının ya da hakim tarafından verilen ret kararına karşı kanun yoluna başvurulmasının gecikmeye neden olacağı ve bunun da telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağını düşündürecek bir belge ve bilgi de dosyada mevcut değildir dolayısıyla cumhuriyet savcısının arama konusundaki istisnai yetkisinin doğabilmesi için gereken kanuni şartlar oluşmadan verilen arama emri ile buna dayalı olarak gerçekleştirilen arama işleminin hukuka aykırı olduğu ve arama sonucu elde edilen suça konu tabanca ve eklerinin de hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delil olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır bu itibarla sanığın evinde hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen arama işlemi sonucu elde edilen maddi delil ile buna ilişkin düzenlenen tutanağın yerel mahkemece hükme esas alınmaması isabetlidir yargıtay ceza genel kurulunun tarihli ve sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir avrupa hakları mahkemesi de kararlarında istikrarlı bir biçimde dürüst ve adil bir yargılamadan söz edilebilmesi için delillerin elde edilme yol ve yöntemi dahil olmak üzere yargılamanın bütün olarak adil olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde emniyet müdürlüğü talep yazısında hakkında iletişimin denetlenmesi kararı verilmesi istenilen cep telefonu numarasının aynı adliyede birinci hakim olarak görev yapan sanık cdnin kullanımında olup açık kimlik bilgileri ve adresi bilinmeyen yabancı uyruklu olga adına kayıtlı bulunduğu açıkça bildirilmesine rağmen savcılığınca sulh ceza mahkemesinden talepte bulunulurken telefon numarası ve kayıtlı olduğu kişilere ilişkin kimlik bilgileri doğru yazılmasına rağmen kullanıcı olarak diğer sanık menin gösterildiği sulh ceza mahkemesince de tedbir uygulanacak kişi olarak kararda menin isminin yazıldığı anlaşılmaktadır sulh ceza mahkemesi tarafından verilen tarih ve değişik iş sayılı iletişimin tespitine ilişkin bu karar maddesine aykırı olup hukuka aykırı bu kararla elde edilen delillerin mahkumiyet hükmüne esas alınması mümkün değildir bu itibarla hukuka aykırı yolla elde edilen bu deliller değerlendirme dışı bırakıldıktan sonra sanık ile ilgili bir karar verilmesi gerekmektedir yargıtay ceza genel kurulunun tarihli ve sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir sanık bnin olay tarihinde evinde yakalandığını ve burada yapılan arama sonucu pantolonunun cebindeki uyuşturucu maddelerin bulunduğunu savunması inceleme dışı sanık bu savunmayı destekleyecek şekilde sanık b polisler tarafından evinde yakalandığını ve evde arama yapıldığını beyan etmesi ile kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanağın suçun konusu ve delili olan uyuşturucu maddelerin nerede ve nasıl ele geçirildiğine ilişkin bir açıklık taşımaması karşısında arama işleminin sanık b konutunda yapıldığı şüphesinin hasıl olduğu ve bu durumun sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği öte yandan sanık hnin üzerinde ele geçen maddenin de uyuşturucu veya uyarıcı niteliğinde olmadığı nazara alındığında sanık b konutunda yapılan aramanın anayasanın ve maddelerine aykırı olduğu kabul edilmelidir bu itibarla adli arama kararı alınmadan yapılan arama işlemi sonucunda hukuka aykırı şekilde ele geçirilen suçun maddi konusu ve delili niteliğindeki uyuşturucu maddenin hükme esas alınamayacağı ve buna bağlı olarak da suçun unsurları oluşmayacağı anlaşıldığından haklı nedene dayanmayan yargıtay cumhuriyet başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir b numarası karar tarihi b uluslararası hukuk sözleşme avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir herkes cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan bir mahkeme tarafından davasının hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesin istemek hakkına sahiptir avrupa hakları mahkemesi avrupa hakları mahkemesi hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ceza muhakemesini ilgilendiren boyutunda savunma hakkı ile bağlantılı olduğunu vurgulamaktadır delillerin kabul edilebilirliği ile ilgili olarak somut davada kullanılan delillerin sanığın hazır bulunduğu duruşmada silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri gözetilerek tartışılıp tartışılmadığını ya da söz konusu delillerin yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmamasına etkisini değerlendirmektedir b no barbera ve b no delil sunmak veya bazı belgeleri istemek gibi davanın taraflarının inisiyatifine bırakılan konularda dahi mahkemenin gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için sözleşmenin maddesinin numaralı fırkasındaki hakları güvence altına alma pozitif yükümlülüğü bulunduğuna değinilmektedir barbera ve sözleşmenin maddesinde güvence altına alınan özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı kapsamındaki güvencelere aykırı olarak elde edilen delillerin mahkumiyete esas alınmasının yargılamanın hakkaniyete uygun olmadığı ve dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılması bakımından tek başına yeterli bir ölçüt olmadığını vurgulamaktadır bunun için yürütülen ceza soruşturmasının iç hukukta bir dayanağının var olması delillerin sıhhati veya gerçekliği konusunda kuşkuya düşülmesini haklı kılan sebeplerin bulunmaması veya bulunsa dahi destekleyici diğer deliller sayesinde bu kuşkuların giderilmiş olması ve sanığa delillerin gerçekliğine etkili bir şekilde itiraz etme fırsatının tanınmış olması şartlarını aramaktadır b n o b no krallık b no bariz bir şekilde keyfi olmadıkça belirli bir kanıt türünün iç hukuk açısından hukuka aykırı olarak elde edilmiş kanıtlar da dahil olmak üzere kabul edilebilir olup olmadığına veya aslında başvurucunun suçlu olup olmadığına karar vermenin kendi görevi olmadığını kararlarında ifade etmektedir kanıtların elde edilme yöntemi de dahil olmak üzere yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığını ve sözleşmedeki bir hakkın ihlali söz konusu ise tespit edilen ihlalin niteliğini inceleme konusu yapmaktadır b no b no ve b no e göre iç hukukta yeterli hukuki temeli bulunmadan veya hukuka aykırı vasıtalar kullanılarak elde edilmiş materyallerin yargılamada kanıt olarak kullanılması kural olarak başvurucuya gerekli usule ilişkin güvencelerin sağlanmış olması ve materyalin baskı zorlama ve tuzak gibi yargılamayı lekeleyebilecek yöntemlerle elde edilmemiş olması şartıyla sözleşmenin maddesinin numaralı fıkrasındaki adil yargılanma standartlarına aykırılık oluşturmaz krallık kk b no başvuru numarası karar tarihi v