9. Ceza Dairesi 2021/4766 E. , 2023/1639 K. MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 s…
**9. Ceza Dairesi 2021/4766 E. , 2023/1639 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2014 tarihli ve 2012/101 Esas, 2014/302 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 37 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Usul ve kanuna aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamı, olay tutanağı, iddianame, savunma, katılan mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, sosyal inceleme raporu, Adli Tıp Kurumu Büyükçekmece Şube Müdürlüğünün raporları, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığının raporu, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun raporu ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 2011 yılı okulların kapanmasına tekabül eden evrede yaz aylarında katılan mağdure ... ile inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...'in facebook üzerinden kurdukları haberleşme üzerine okul bahçesinin arka kısmında bir araya geldikleri, mağdurenin rızası dahilinde ... ile öpüştükleri, ...'in mağdure ve kendisinin pantolonu ve iç çamaşırlarını sıyırıp cinsel organına eliyle dokunduğu penisini dışarı çıkardığı, bu sırada inceleme dışı suça sürüklenen çocuklar Şinasi ve Abdulsamet'in de yanlarına gelip bunlardan birisinin mağdurenin arkasına diğeri de önüne geçip erkeklik organlarını mağdureye sürtmek suretiyle cinsel istismarda bulundukları, mağdurenin maruz kaldığı eylemi ailesine ve arkadaşlarına aktarmayarak gizli kalmasını sağladığı, bu olaydan sonra 14.02.2012 günü kız arkadaşının ağabeyi suça sürüklenen çocuk ... ile internet cafeden çıkarak tek katlı metruk bir binaya girdikleri, burada ...'ın mağdurenin etek ve iç çamaşırını çıkardığı ve anal yoldan penisini sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği, mağdurenin bu yerde de bağırıp yardım istememesinin, ... olmadığı malum olan metruk binaya rızasıyla gittiği hususları birlikte değerlendirildiğinde eylemin rızası ile gerçekleştirildiği, böylelikle suça sürüklenen çocuk ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismar suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 37 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, mahkemenin suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Mahkemenin gerekçesinde suça sürüklenen çocuk ...'ın katılan mağdureye karşı 14.02.2012 tarihinde bizzat işlediği eylem haricinde farklı bir tarihte mağdureye karşı eylemde bulunduğuna yönelik bir kabulünün olmaması karşısında, hüküm fıkrasında suça sürüklenen çocuğun aynı zaman ve yerde inceleme dışı suça sürüklenen çocuklar ..., Şinasi ve Abdulsamet ile birlikte suçu işlediği ve diğer suça sürüklenen çocukların eylemlerine yardımda bulunduğu kabul edilerek belirlenen temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin tatbiki suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması hukuka aykırı görülmüştür. 3. Karar başlığında suç tarihinin 14.02.2012 yerine 13.03.2012 olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Sanığın eylemi cebirle işlediği halde hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2014 tarihli ve 2012/101 Esas, 2014/302 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası göz önüne alınarak, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2023 tarihinde karar verildi.