DAVACI : VEKİLİ :DAVALI : VEKİLLERİ :DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)DAVA TARİHİ : 11/05/2016KARAR TARİHİ : 11/04/2022GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH :11/04/2022 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incele
davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin 1995 tarihli kararla davalı şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, 06.01.2021 tarihli genel kurul kararına kadar müdür sıfatı ile şirket ortaklığını yürüttüğünü, müvekkili ile birlikte ..., ... ve ...'ın ortağı ve 12.02.2039 tarihine kadar münferiden müdür sıfatına haiz olduğu şirketteki müdürlük haklarını, diğer müdürlerin eylemleri nedeniyle 2016 yılından bu yana fiilen kullanamadığını, müvekkilinin 2016 yılında hastalanması nedeniyle bir süre şirket işleriyle ilgilenemediğini, tedavisinin ardından çalışma hayatına devam etmek istemesine rağmen diğer ortaklarca müvekkilinin fiilen şirket yönetim haklarını kullanması, genel kurullara katılması, şirket çalışanları ile iletişimi ve şirkete girişinin engellendiğini, müvekkilinin şirket işleyişinden haberdar edilmediğini, genel kurul tarihlerinin müvekkilinin hastanede olacağı günlere denk getirildiğini ya da çeşitli usulsüzlüklerle müvekkilinin katılımının engellendiğini müvekkiline genel kurul kararları şirketin finansal tabloları, kar-zarar durumu, kar payının paylaşılması hakkında bilgi verilmediğini, müvekkilinin bilgisi dışında ve çağrı usulüne uyulmaksızın, açıkça yasaya ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde gerçekleştirilen 06.01.2021 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunu, limited şirketlerde genel kurul çağrısı yetkisinin varsa müdürler kurulu başkanından, bulunmaması halinde tüm müdürlerde olduğunu, oy birliğinin sağlanmaması halinde şirket ortaklarınca genel kurul çağrısı yapılabileceğini, çağrı şekline ilişkin anonim şirket hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanması gerektiğini, TTK'nın 418. maddesine göre genel kurul kararı alınmasından sonra tarih ve gündemin iadeli taahhütlü davetiye ile bildirilmesi gerekirken, bu işlemin yapılmadığını ve genel kurul çağrısının ilan edilmediğini, 21.12.2020 tarihli genel kurul çağrısının oy birliğiyle alındığı belirtilmesine rağmen, müvekkilinin müdür olarak toplantıya davette imzasının bulunmadığını ileri sürerek, 06.01.2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının iptaline veya genel kurulun çağrıya ilişkin şekil şartlarına uyulmaması nedeniyle yoklukla malul olduğunun tespitine, karar verilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın yasada belirtilen üç aylık hak düşürücü sürede açılmaması nedeniyle reddi gerektiğini, TTK'nın 448/3 maddesi gereğince teminat yatırması gerektiğini, davacının uzun süredir üçüncü kişiler nezdinde şirket ortaklığını, şirketin maddi ve manevi prestijini tehlikeye atan faaliyetlerde bulunduğunu, dava dilekçesinde değinilen birçok hususun bu davanın konusu olmadığını, davacının toplantı çağrısından haberdar olmadığını beyan etmesine rağmen yönetim kurulunun genel kurul çağrısına ilişkin kararının 28.12.2020 tarihinde davacıya iadeli taahhütlü mektupla tebliğ edildiğini, buna rağmen davacı veya vekilinin toplantıya katılmadığını, diğer ortakların davacının babası ve kardeşleri olduğunu buna rağmen davacının şirket faaliyetlerini engelleyecek eylemlerde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.