8. Ceza Dairesi 2016/10887 E. , 2018/8151 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz, imar kirliliğine neden olmak HÜKÜM : Beraat Gereği görüşülüp düşünüldü: Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan alana, demir ve beton kazıklar üzerine ahşap kaplamalı iskele ve güneşlenme terasları yapmak ve ücret karşılığı müştekilerin kullanımına sunma iddiası ile hakkı olmayan yere tecavüzden açılan kamu davasının yargılaması sonucunda verilen beraat kararını…
**8. Ceza Dairesi 2016/10887 E. , 2018/8151 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz, imar kirliliğine neden olmak HÜKÜM : Beraat Gereği görüşülüp düşünüldü: Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan alana, demir ve beton kazıklar üzerine ahşap kaplamalı iskele ve güneşlenme terasları yapmak ve ücret karşılığı müştekilerin kullanımına sunma iddiası ile hakkı olmayan yere tecavüzden açılan kamu davasının yargılaması sonucunda verilen beraat kararının temyiz incelemesinde, Dairemizce 14.05.2012 gün 2011/8644 esas 2012/16261 sayılı kararında, sanığın eyleminin İmar Kanunu ve mevzuatı kapsamına girip girmediği, Kıyı Kanununa göre kıyıda veya uygulama imar planı varsa sahil şeridinde kalıp kalmadığı hususunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekçesi ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılamada; 03.03.2014 tarihli bilirkişi raporu ile dava konusu aykırılığın yapı niteliğinde olduğu, ancak TCK.nun 184. maddesi dikkate alındığında aykırılığın kalıcı bina vasfı ve niteliğinde olmadığı, iskele ve güneşlenme teraslarının devletin hüküm ve tasarrufu altında Maliye Hâzinesi adına kayıtlı alan içinde kaldığı ve tecavüzlü durumda olduğu, kıyı kenar çizgisini ihlal ettiğinin tespit edildiği; mahkemece sanığın kıyı kenar çizgisini ihlal eder şekilde deniz kenarına iskele kurması şeklindeki eyleminin; 5841 sayılı Kanun ile TCK.nun 154. maddesinde yapılan değişiklik sonrası "kamuya ait taşınmaz" ibaresinin madde metninden çıkarılması nedeniyle TCK.nun 154. maddesinde düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluşturmayacağı, suça konu yapının iskele vasfında olup, TCK.nun 184. maddesinde belirtilen "bina" vasfında olmadığı bu nedenle imar kirliliğine neden olma ve kıyı kanununun 15/4. maddesindeki suç kapsamına girmediği, Kıyı Kanununa muhalefet eyleminin idari yaptırım yönünden değerlendirilmesi bakımından idareye ihbarda bulunulmasına karar verildiği; dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre sanığın kıyının doğal yapısını bozacak şekilde duvar, betonarme yapı ve benzeri imalatlar yapmak şeklinde sabit olan eyleminin Kıyı Kanunun 15/4. maddesine aykırılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden; sanığın hukuki anlamda tek olan eyleminin bölünerek Kıyı Kanununa muhalefet suçundan suç duyurusunda bulunulmasına, hakkı olmayan yere tecavüz suçu ile imar kirliliğine neden olmak suçlarından beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.