T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1256 Esas KARAR NO : 2025/1460 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 14/07/2025 NUMARASI : 2025/134 E. - 2025/185 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1256 Esas KARAR NO : 2025/1460 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 14/07/2025 NUMARASI : 2025/134 E. - 2025/185 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; canlandırdığı karakterlerle sadece sinemamızda değil bir jenerasyonun gündelik yaşamında dahi büyük iz bırakan, erdemli ve dürüst yurttaşlık üzerine ders niteliğindeki icralarıyla Yeşilçam döneminin en bilinen figürlerinden biri olarak hafızalara kazınan ve 5 Ocak 2018 tarihinde aramızdan ayrılan ...'un Yeşilçam döneminde imza attığı yapımlar kapsamında o dönem var olmayan komşu haklarını doğal olarak devretmediğini, hatta çoğu yapımda yazılı bir sözleşme dahi akdetmediğini, buna rağmen müvekkilinin babası ve murisi ...'un ismiyle ve performansıyla ünlenen bu yapımların on yıllardır çeşitli suretlerde, Özkul'un ve mirasçılarının izni olmaksızın kullanıldığını, üstelik ...'unda yaşamında bu kullanımlardan en ufak karşılık elde edemediğini, Müvekkil bakımından yapılan araştırmalar ışığında, müvekkilin başrol olarak yer aldığı ve ...Filmi olarak tanınan birçok yapım bakımından, davalı yan ile müvekkil arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığını ve bulunamayacağını, bir sözleşmenin varlığı öne sürülse dahi davalı yanın gelir elde ettiği mevcut yayma biçimlerinin (Youtube, Netflix, CD/DVD/Blu-Ray, TV kanalları vb…) anılan dönemde ilgili teknolojilerin mevcut olmamasından ve sözleşmelerin yalnızca sinema salonlarında gösterime ilişkin olmasından ötürü ilgili sözleşmelerde FSEK m. 52 hükmünün gereği gibi anılmış olamayacağı, münhasır bir sözleşmeden bağımsız olarak, müvekkilden icracı sanatçı sıfatıyla bu kullanımların gerçekleştirilmesi için 21.02.2001 tarihinden sonra bu kullanımlara ilişkin yeni komşu hakları doğrultusunda alınmış olması gereken izinlerin alınmadığının ortaya çıktığını, sinema salonlarında gösterimleri sonlanmış olmasına rağmen, bu yeni teknolojilere dayanan yayma yöntemleri üzerinden davalı yanca ciddi gelirler elde edildiğini, anılan kullanımlardaki maddi ve manevi zararların tazmini için işbu davanın açılması gerektiğini belirterek, şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, işbu dosyanın, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/24 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı yana yükletilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞTİRME KARARI: İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince 06/05/2025 tarihli, 2025/80 Esas, 2025/139 Karar sayılı kararı ile İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/24 Esas sayılı davası ile işbu dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle davanın 2025/24 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir. TEFRİK KARARI: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/24 Esas sayılı dava dosyası üzerinden 11/07/2025 tarihli ara karar ile birleşen davanın 2025/24 Esas sayılı davadan tefrik edilerek Mahkemenin ayrı bir esasına kaydedilmesine karar verilmiş, dava 2025/134 Esas sırasına kaydedilmiş, yargılamaya bu esas numarası üzerinden devam edilmiştir. MAHKEME KARARI:İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 14/07/2025 tarihli 2025/134E. - 2025/185 K. sayılı kararıyla; "... Davacının dava dilekçesi kapsamı ve uyuşmazlık konusu incelendiğinde; 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca "bu Kanunun (TTK) 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı" olarak düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin dava şartı olması nedeniyle mahkemece uygulamasının res'en gözetilmesinin zorunlu olduğu, aynı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı kanuna eklenen 18/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceğinin düzenlendiği, söz konusu kanunun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, davanın ise bu tarihten sonra açıldığı, ve dava dilekçesi incelendiğinde arabuluculuk faaliyetinin olumsuz sonuçlandığına dair bir beyan geçmediği gibi dilekçe ekinde de bu yönde belge bulunmadığı, yani arabuluculuk başvurunun olumsuz sonuçlandığına dair belge sunulmadan dava açıldığı, aynı yasanın 18/A-2 fıkrası son cümlesi uyarınca, arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği anlaşıldığından, birleşen dava mahkememizin 2025/24 esas sayılı dosyasından tefrik edilmiş ve davacı yan arabuluculuk tutanağını ibraz etmediğinden araştırılacak başkaca bir husus kalmadığı gözetilerek dava dilekçesinin dava şartı yokluğundan usulden reddine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen, müvekkili lehine maddi ve manevi tazminat talepleriyle ilgili vekalet ücretine hükmedilmemesinin usule ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine aykırı olduğunu belirterek, kararın yalnızca müvekkili lehine hükmedilmeyen vekalet ücreti yönünden kaldırılarak, müvekkili lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uygun şekilde vekalet ücretine hükmedilecek şekilde hükmün onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/24 Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden inceleme talep edilerek incelenmiş ve taraflarının aynı olduğu, 04/02/2025 tarihinde fikri haklara tecavüzün tespiti, önlenmesi ve refi talebiyle dava açıldığı, halen derdest olduğu, davalı tarafa birleştirme kararının tebliğ edildiği, davalı vekilinin 27/05/2025 tarihinde birleşen dava da dahil cevap süresinin uzatılması için dilekçe sunduğu, 29/05/2025 tarihinde ise yeniden dosyaya vekaletname sunduğu tespit edilmiştir. G E R E K Ç E : Dava, davacının murisinin FSEK’ten kaynaklanan haklarına tecavüz edildiği iddiasıyla maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde, işbu dava İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/24 Esas sayılı davası ile birleştirildikten sonra ve davanın tefrikinden önce 29/05/2025 tarihinde davalı vekili tarafından birleşen davayla ilgili vekaletname ve 27/05/2025 tarihinde birleşen davayla ilgili cevap süresinin uzatılması talebiyle dilekçe sunulduğu, yani davalının işbu davada vekili aracılığıyla temsil edildiği tespit edilmiştir.Bu durumda, Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi halinde kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet üzerine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır. Davalı vekilinin istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla, istinaf talebinin kabulüne, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, ön inceleme tutanağı imzalanmadan davanın reddine karar verilmiş olmakla karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1. ve 13/2. maddeleri uyarınca davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir .H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,2-HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 14/07/2025 tarihli, 2025/134 Esas, 2025/185 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,Dava konusunun niteliği gereği huzurdaki uyuşmazlıkta zorunlu olarak Arabulucuya başvurulması dava şartı olduğundan ve bu şart yerine gelmeden dava açıldığı anlaşıldığından; 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunun 18/A, HMK’nın 115/2. maddeleri gözetilerek DAVA DİLEKÇESİNİN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 3-İlk derece yargılaması yönünden; -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL ilam harcı yatırılmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, -Davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1. ve 13/2. maddeleri uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf yargılaması yönünden; -Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 285,00 TL tebligat ve posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 13/11/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.