10. Hukuk Dairesi 2025/7768 E. , 2025/17695 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1538 E., 2023/2586 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/692 E., 2023/70 K. Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle maddi tazminat ve bakıcı gideri istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı .... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzeri…
10. Hukuk Dairesi 2025/7768 E. , 2025/17695 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1538 E., 2023/2586 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/692 E., 2023/70 K. Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle maddi tazminat ve bakıcı gideri istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı .... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı .... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 21.11.2007 meydana gelen iş kazasında malûl ve bakıma muhtaç kaldığını, davalının kusurunun Ankara 1. İş Mah. 2012/709 ve Ankara 33. İş 2016/ 502 E. sayılı dosyalar ile kanıtlandığını ileri sürerek bakıcı giderinin ve maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bakıma muhtaç olmadığını, yeniden bakıcı giderlerinin ve maddi tazminat talep edilmesinin yersiz olduğunu, taleplerin kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, davacının bakıma muhtaç olduğunun tespiti amacıyla Ankara 33. İş Mahkemesinde 2016/502 E. sayılı dava açtığını ve davanın henüz kesinleşmediğini, davacının geçirdiği kazanın tarihi 21.11.2007 tarihi olduğunu, davacının o dönemde yapılan incelemelerde 4 farklı raporda bakıma muhtaç olmadığının rapor edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulü ile 230.873,43 TL fark maddi tazminatın ve 1.139.887,11 TL bakıcı giderinin kaza tarihi olan 21.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... A.Ş. istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; 10 yıllık zaman aşımı süresinin ıslah dilekçesi öncesinde dolduğunu, bakiye ömür içerisinde sürekli bakıcı çalıştırılmayıp aile içinde bakım dayanışmasınından da yararlanacağı göz önünde bulundurularak, hükmedilen bakıcı gideri için en az %50 indirim uygulanması gerekirken Mahkeme kararında indirim uygulanmadığını, davacının emeklilik yaşı olarak 60 yaşın esas alındığını, dosya kapsamında belirlenen kusur oranlarını da kabul etmediklerini savunarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dairemizce istinaf incelemesi HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta SGK'ca tespit edilen %63 maluliyet oranına göre Ankara 1. İş Mahkemesinin 2012/709 E. sayılı dosyası ile açılan davada davacının %20, davalı işveren ... Vinç San. Tic. A. Ş. %40 ve davalı ... Müh. İnş. Mak. San. Ltd. Şti.'nin %40 oranında kusurlu bulunduğu ve dosyanın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, Ankara 33. İş Mahkemesinin 2020/193 E.- 2021/192 K. sayılı davasında davacının maluliyet oranının kaza tarihinden itibaren %100 olduğu ve bakıcıya muhtaç olduğunun tespit edildiği ve kararın kesinleştiği tespit edilmiştir. Buna göre Ankara 33. İş Mahkemesinin 2020/193 E.- 2021/192 K. sayılı davasında alınan ATK rapor tarihi dikkate alındığında zaman aşımına uğrayan alacak bulunmadığı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından..." gerekçesiyle davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi tazminat ve bakıcı gideri istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1 14... . maddeleri ile 369. maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... . maddeleri, 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417. maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16... . maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4. maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davacı kazalı tarafından davaya konu iş kazası nedeniyle Ankara 1. İş Mahkemesinin 2012/709 E. 2012/1523 K. (bozma öncesi 2008/245 Esas, 2010/84 Karar ) sayılı dosyası ile açılan davada 1.000,00 TL maddi tazminat talep olunduğu, bakıcı gideri alacak kalemi yönünden ayrı bir talep miktarı ileri sürülmemiş ise de dava dilekçesi içeriğinde bu yönde de talebinin bulunduğunun anlaşıldığı, Mahkemece davacının sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi için Kuruma yazılan müzekkereye yazılan cevapla oranın %63 oranı olarak belirlendiği devamla hesap raporu aldırıldığı, aldırılan 12.04.2010 tarihli hesap raporunda %63 oranına göre belirlenen zararın Kurumca yapılan ödeme ile karşılandığı gerekçesiyle bakiye zararın kalmadığı yönünde görüş bildirildiği ,davacı vekilince anılan rapora sürekli iş göremezlik oranı yönünden itiraz edilmediği, Mahkemece anılan rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiği, taraf vekillerince kararın temyiz edilmesi üzerine ( davacı vekilince temyiz dilekçesinde sürekli iş göremezlik oranına yönelik temyiz nedeninin de ileri sürülmediğinin de görüldüğü) Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 12.03.20 12... /92 87... /3596 Karar sayılı bozma ilamı ile davacının ücretinin asgari ücret olarak esas alınmasının hatalı olduğu ve davacının bakıcı gideri alacağı yönünden talebinin bulunmasına rağmen bu talebin değerlendirilmediği gerekçesiyle kararın bozulduğu, Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunarak yeniden hesap raporu aldırıldığı, aldırılan raporda bu kez %63 oranındaki sürekli iş göremezliğe göre maddi zararın 46.202,43 TL hesaplandığı, bakıcı gideri yönünden hesaplama yapılmadığı, Mahkemece raporun hükme esas alınması suretiyle davacı lehine 46.202,43 TL maddi tazminata karar verildiği, kararda ve gerekçesinde bakıcı gideri talebi yönünden hüküm bulunmadığı, kararın davalı vekilince temyiz edildiği ancak süresinde harç yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verildiği ve kararın 20.03.2013 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafça bakıma muhtaçlık tespiti amacıyla dava dışı Kurum ile iş bu dosya davalıları taraf gösterilmek suretiyle dava açıldığı, Ankara 33. İş Mahkemesinin 2020/193 E.- 2021/192 K. sayılı davasında davacının maluliyet oranının kaza tarihinden itibaren %100 olduğu ve bakıcıya muhtaç olduğunun tespit edildiği ve kararın kesinleştiği, devamla davacı vekilince işbu dosyada %100 oranındaki sürekli iş göremezliğe göre bakiye maddi tazminat ile bakıcı giderinin talep edildiği, Mahkemece 12.01.2023 tarihli hesap raporu aldırıldığı ve davacının maddi tazminat talebi ile bakıcı gideri talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114. maddesinin (i) bendi uyarınca “aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması” dava şartları arasında düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 115. maddesi gereği bu durum kamu düzeni ile ilgilidir ve davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. Anılan madde metninde belirtildiği üzere kesin hüküm; açılan bir davanın daha önce aynı veya başka bir Mahkemede açılıp kesin hükme bağlanmış olmasıdır. Bu bağlamda kesin hükmün söz konusu olabilmesi için tarafları, sebepleri ve konusu aynı olan davanın iki defa ayrı ayrı açılmış olması ve birinde verilen hükmün kesinleşmiş olması gerekir. Birinci ve ikinci davanın aynı dava sayılabilmesi için gerekli ilk şart her iki davanın taraflarının aynı kişiler olmasıdır. Tarafların aynı sayılması, tarafların her iki davada da aynı sıfatla, yani davacı ve davalı sıfatıyla, hareket etmiş olmaları gerekmez. Birinci davada davacı olan taraf, ikinci davada davalı olabileceği gibi tam tersi de söz konusu olabilir. Davaların aynı dava sayılabilmesinin bir diğer şartı her iki davanın sebebinin aynı olmasıdır. Dava sebebinin aynı olmasından kasıt hukuki sebepler değil, davacının davasını dayandırdığı vakıalardır. Son şart ise; davaların konularının (müddeabihlerinin) aynı olmasıdır. Müddeabihlerin aynı olup olmadığını tespit edebilmek için davaların ilkinde verilen kararın, ikinci davada verilebilecek kararı gereksiz hale getirip getirmediği ya da ikinci davada verilebilecek kararla aynı sonuçların sağlanıp sağlanamayacağına bakılmalıdır. Somut olayda, yukarıda bahsi geçen aynı iş kazası olayına ilişkin Ankara 1. İş Mahkemesinin 2012/709 E. 2012/1523 K. sayılı dosyasında bakıcı gideri talebi yönünden hüküm kurulmadığına göre Mahkemece bakıcı gideri talebinin kabulüne karar verilmesi yerinde ise de kesinleşen maddi tazminat dosyasında (Ankara 1. İş Mahkemesinin 2012/709 E. 2012/1523 K. sayılı dosya ) açıklandığı üzere davacı tarafça aşamalarda %63 oranındaki sürekli iş göremezlik oranına itiraz etmediği gözetildiğinde bakiye maddi tazminat talebi yönünden taraflar için kesin hükmün varlığı nazara alınarak davanın reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemece yapılacak iş, davacı kazalının %37 oranındaki fark sürekli iş göremezliğe dayanan bakiye maddi tazminat talebi yönünden Ankara 1. İş Mahkemesinin 2012/709 E. 2012/1523 K. sayılı hükmünün kesin hüküm teşkil ettiği nazara alınarak davanın yalnızca bu alacak kalemi yönünden dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek verilecek kararda temyize gelmeyen diğer davalı yönünden davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakka gözetmekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.